İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/2102 K.2021/2109

Dava konusu istem: 26/07/2017 tarih ve 30135 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ulusal Maden Kaynak ve Rezerv Raporlama Komisyonu Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesi ile anılan maddeye dayalı olarak davalı idarece yapılan komisyon üyelik…

Esas2020/2102Karar2021/2109Tarih27 Ekim 2021Okuma14 dk · 2.806 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/2102 E., 2021/2109 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
27 Ekim 2021
Esas No
2020/2102
Karar No
2021/2109
Temyiz eden (davalı)
…Genel Müdürlüğü (…Bakanlığı)
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
…Odası
Vekili
Av. …
İstemin konusu
Danıştay Sekizinci Dairesinin 24/10/2019 tarih ve E:2017/5661, K:2019/9206 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.806 kelime·14 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: 26/07/2017 tarih ve 30135 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ulusal Maden Kaynak ve Rezerv Raporlama Komisyonu Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesi ile anılan maddeye dayalı olarak davalı idarece yapılan komisyon üyelik başvurusu alınacağına ilişkin ilânın iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti:Danıştay Sekizinci Dairesinin 24/10/2019 tarih ve E:2017/5661, K:2019/9206 sayılı kararıyla;

Davalı idare tarafından ileri sürülen usule ilişkin itirazlar yerinde görülmemiş,

Anayasa'nın 124. ve 168. maddeleri; 3154 sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1., 2. ve 28. maddeleri ile 3213 sayılı Maden Kanunu'na 20/08/2016 tarih ve 6745 sayılı Kanun ile eklenen Ek 14. maddesinden bahsedilerek,

Dava Konusu Yönetmelik hükmü yönünden;

Ulusal Maden Kaynak ve Rezerv Raporlama Komisyonu Hakkında Yönetmeliğin, "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinde, Yönetmeliğin amacının; madenlerin aranması, araştırılması ve üretilmesi ile ilgili açık, güvenilir, uygulanabilir kaynak ve rezerv bilgilerini oluşturmak, bunlarla ilgili raporlama standartlarını ve kriterleri belirlemek, sistem kurmak, uygulamak, geliştirmek ve yayımlamak, yetkin kişi ve/veya yetkilendirilmiş tüzel kişilerde aranan nitelikleri belirlemek, bunlara eğitim vermek, sertifikalandırmak, sicil ve sicil kayıtlarını tutmak, denetlemek, ihtar vermek, belgeleri askıya almak veya iptal etmek,

uluslararası benzeri kuruluşlara üye olmak veya bunlarla işbirliği yapmak, görev alanına giren konularda eğitim, araştırma ve yayın faaliyetlerinde bulunmak ve bu faaliyetler ile ilgili düzenlemeleri yapmak ve yayımlamak amacıyla kurulan UMREK’in teşkili, yönetimi, görevleri, çalışma esasları ile üyelerin atanmasında aranan nitelikler, görev süreleri ve üyeliğin sona ermesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek olarak düzenlendiği;

"UMREK’in Kuruluş ve Görevleri" başlıklı İkinci Bölümünde yer alan, "Komisyonun teşkili ve üyelerin atanması" başlıklı 4. maddesinde de, "(1) Komisyon üyeleri, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7), (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla jeoloji, maden ve ilgili diğer meslek grubu mühendislik bölümleri, iktisadi ve idari bilimler fakültesi ile işletme fakültesi, maliye, siyasal bilgiler, kamu yönetimi ve hukuk mezunlarından, mesleğinde en az on yıllık deneyim sahibi kişilerden atanır.

(2) Komisyon üyeleri üç yıllık süreler için önerilen üyeler arasından.

MİGEM ve MTA Genel Müdürlüklerinin her birinden önerilecek iki aday arasından seçilecek birer üyeden toplam iki üye, BDDK ve TBB tarafından önerilecek birer aday arasından seçilecek bir üye, SPK ve BİST tarafından önerilecek birer aday arasından seçilecek bir üye, Maden, Jeoloji, Jeofizik, Harita, Metalurji mühendisi olup Komisyona üye olmak isteyenlerin MİGEM’ de oluşturulan yeterlilik ve seçim komitesine başvuru yapması halinde bu komite tarafından önerilecek meslek odasına kayıtlı dört aday arasından seçilecek iki üye,

TOBB tarafından önerilecek iki aday arasından seçilecek bir üye olmak üzere Bakanın seçtiği ve atadığı toplam yedi üyeden oluşur. Bir üye en fazla iki defa atanabilir. Komisyona aday gösterilmemesi halinde o pozisyona Bakan tarafından doğrudan üye ataması yapılır." hükmüne yer verildiği;

Her ne kadar bakılmakta olan davada, Yönetmeliğin iptali istenen 4. maddesinin 2. fıkrasında, 29/12/2017 tarihinde yayımlanan Yönetmelik ile değişiklik yapılmış ise de; Maden, Jeoloji, Jeofizik, Harita, Metalürji mühendisi olup Komisyona üye olmak isteyenlerin MİGEM’de oluşturulan yeterlilik ve seçim komitesine başvuru yapması halinde bu komite tarafından önerilecek meslek odasına kayıtlı dört aday arasından seçilecek iki üye sayısının; sekiz aday arasından seçilecek dört üye olarak artırılmak suretiyle toplam üye sayısının 7 üyeden 9 üyeye çıkarıldığı görülmekte olup; bu değişikliğin, yalnızca komisyon üye sayısının değişikliğine yol açtığı ve davanın açılma gerekçelerini ortadan kaldırıcı nitelikte bulunmadığı;

Komisyonun kuruluş amacını düzenleyen hükümde belirtilen amaç doğrultusunda komisyonda Maden, Jeoloji, Jeofizik, Harita ve Metalürji Mühendislerinin ağırlıklı olarak bulunmasının konunun nitelikli teknik bilgi gerektirmesi ve düzenlemenin getiriliş amacına doğrudan olumlu yönde etkisi bulunacağı açık olup; dava konusu hükümde oluşturulacak komisyon üyelerinden kaçının Maden, Jeoloji, Jeofizik, Harita ve Metalürji Mühendisinden oluşması gerektiği hususunda belirleme yapılmadığı;

üyeler seçilirken, komisyonun kuruluş amacını gerçekleştirecek ve ülkemizdeki madencilik sektörünün temelini esaslı biçimde revize edecek olan komisyon üyelerinin madenciliğe ilişkin alanlarda belli süre çalışmış olmak ve bu alanda akademik kariyer yapmak gibi işin gerektirdiği liyakati belirleyecek kriterlere yer verilmediği,

MİGEM'ce oluşturulan Komitenin, önereceği üyeleri hangi kriterlere göre belirleyeceğinin ortaya konulmadığı gibi yine MİGEM'ce oluşturulacak "yeterlik ve seçim komitesi" üyelerinin hangi kriterlere göre belirleneceği, mesleki deneyim ve uzmanlık alanlarının nasıl olması gerektiği, Komisyonun görev alanı içindeki çalışmalarla ilgili deneyimle ilgili bir belirlemenin de yapılmadığının görüldüğü;

Bu durumda; dava konusu Yönetmelik hükmünün, Ulusal Maden Kaynak ve Rezerv Raporlama Komisyonunun (UMREK) kuruluş amacını düzenleyen Yasa hükmüne uygun olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı;

Dava konusu komisyon üyelik başvurusu alınacağına ilişkin ilân yönünden;

Dava konusu UMREK üyelik başvurusunu düzenleyen ilanda da 21/08/2017 tarihine kadar Maden İşleri Genel Müdürlüğüne müracaat edilmesi gerektiği belirtildikten sonra şartların sayıldığı ve dava konusu edilen Yönetmelik hükümlerine paralel düzenlemeler getirildiği; üyelerin hangi mühendislerden oluşacağı hususunda tam bir belirtme yapılmadığı, liyakat esasına ilişkin kuralların düzenlenmediği anlaşıldığından, dava konusu ilanda da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle,

Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesi ile üyelik başvurusuna yönelik ilanın iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, dava konusu düzenleyici işleme dayanak teşkil eden Maden Kanunu'nun Ek 14. maddesinin son fıkrası ile idarelerine verilen yetki kapsamında Yönetmelik çıkarılarak konunun ayrıntılandırıldığı, komisyonun kurulmasındaki amacın;

kurum ve kuruluşların herhangi bir hammadde konusunda yatırım kararı verilebilmesi için, o maden hazırlanmış maden arama, kaynak ve rezerv tahminlerine ilişkin raporlama kurallarını düzenlemek, bir maden sahasında yapılan maden arama ve işletme faaliyetlerine ait (sondaj, analiz, test vb.) kaynak ve rezerv raporlarının uluslararası standartlarının aynı zamanda ulusal standartlar haline getirilerek raporlamaların doğru, güvenilir ve şeffaf olmasını sağlamak olduğu,

bu kapsamda, dünyadaki benzer komisyonlarda da yer bilimleri (maden, jeoloji, jeofizik vb.) ile ilgili kurum ve kuruluşların yanında, bankalar, ülkemizdeki karşılığı Sermaye Piyasası Kurumu olan kurumlar gibi finans kurumlarının da bulunduğu, hazırlanan raporların finans kurumları, bankalar tarafından kabul görmekte olduğu ve finansal değerlendirme aracı olarak dikkate alındığı, bu nedenle önemli olanın komisyonda hangi meslek grubunun ağırlıklı olduğu değil, UMREK'in kuruluş amacına hizmet eden her sektörden birer temsilcinin olması olduğu,

dava konusu düzenlemede ve bu düzenlemeye dayalı olarak davalı idarece yapılan komisyon üyelik başvurusu alınacağına ilişkin ilânda hukuka aykırı bir yön bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT

Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 3154 sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinde,

"Bu Kanunun amacı, enerji ve tabii kaynaklarla ilgili hedef ve politikaların, ülkenin savunması, güvenliği ve refahı, milli ekonominin gelişmesi ve güçlenmesi doğrultusunda tespitine yardımcı olmak, enerji ve tabii kaynakların bu hedef ve politikalara uygun olarak araştırılmasını, geliştirilmesini, üretilmesini ve tüketilmesini sağlamak için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının kurulmasına, teşkilat ve görevlerine ilişkin esasları düzenlemektir." hükmüne,

Bakanlığın görevlerinin sayıldığı 2. maddesinde;

"Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının görevleri (Ek ibare: 20/2/2001-4628/17 md.) ilgili Kanunlarda piyasada faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlara bırakılmadığı takdirde ve ölçüde şunlardır:

a) Ülkenin enerji ve tabii kaynaklara olan kısa ve uzun vadeli ihtiyacını belirlemek, temini için gerekli politikaların tespitine yardımcı olmak, planlamalarını yapmak,

b) Enerji ve tabii kaynakların ülke yararına, teknik icaplara ve ekonomik gelişmelere uygun olarak araştırılması, işletilmesi, geliştirilmesi, değerlendirilmesi, kontrolü ve korunması amacıyla genel politika esaslarının tespit ve tayinine yardımcı olmak, gerekli programları yapmak, plan ve projeleri hazırlamak veya hazırlatmak,

..." hükmüne,

28. maddesinde ise, "Bakanlık, Kanunla yerine getirmekle yükümlü olduğu hizmetleri tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir.

Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 3213 sayılı Maden Kanunu'na 20/08/2016 tarih ve 6745 sayılı Kanun ile eklenen Ek 14. maddesinde,

"Uluslararası standartlar ile bilimsel ve teknik esaslara göre yetkin kişi ve/veya yetkilendirilmiş tüzel kişiler tarafından, madenlerin aranması, araştırılması ve üretilmesi ile ilgili açık, güvenilir, uygulanabilir kaynak ve rezerv bilgilerini oluşturmak, bunlarla ilgili raporlama standartları ve kriterler belirlemek, sistem kurmak, uygulamak, geliştirmek ve yayımlamak, bu faaliyetler ile ilgili strateji ve hedefler oluşturmak, yetkin kişi ve/veya yetkilendirilmiş tüzel kişilerde aranan nitelikleri belirlemek, bunlara eğitim vermek, sertifikalandırmak, sicil ve sicil kayıtlarını tutmak, denetlemek, ihtar vermek,

belgeleri askıya almak veya iptal etmek, uluslararası benzeri kuruluşlara üye olmak veya bunlarla işbirliği yapmak, görev alanına giren konularda eğitim, araştırma ve yayın faaliyetlerinde bulunmak ve bu faaliyetler ile ilgili düzenlemeleri yapmak ve yayımlamak amacıyla, kısa adı UMREK olan Ulusal Maden Kaynak ve Rezerv Raporlama Komisyonu kurulmuştur. UMREK’in mali işleri dâhil her türlü sekretarya hizmetleri Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülür.

UMREK eğitim, sertifika, aidat, yayın ve diğer faaliyetlerinden gelir elde edebilir.

UMREK, görevini yerine getirirken bağımsızdır. UMREK, görevlerini yerine getirirken resmî ve özel kurum, kuruluş ve kişilerden belge, bilgi ve görüş isteyebilir. UMREK üyelerine verilecek huzur hakkı Cumhurbaşkanınca tespit edilir. UMREK’in teşkili, yönetimi ve çalışması ile üyelerin atanmasında aranacak nitelikler, görev süresi ve üyeliğin sona ermesi ile ilgili usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır. Ulusal Maden Kaynak ve Rezerv Raporlama Komisyonu Hakkında Yönetmeliğin, "Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar" başlıklı Birinci Bölümünün, "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinde,

"Bu Yönetmeliğin amacı, madenlerin aranması, araştırılması ve üretilmesi ile ilgili açık, güvenilir, uygulanabilir kaynak ve rezerv bilgilerini oluşturmak, bunlarla ilgili raporlama standartlarını ve kriterleri belirlemek, sistem kurmak, uygulamak, geliştirmek ve yayımlamak, yetkin kişi ve/veya yetkilendirilmiş tüzel kişilerde aranan nitelikleri belirlemek, bunlara eğitim vermek, sertifikalandırmak, sicil ve sicil kayıtlarını tutmak, denetlemek, ihtar vermek, belgeleri askıya almak veya iptal etmek, uluslararası benzeri kuruluşlara üye olmak veya bunlarla işbirliği yapmak, görev alanına giren konularda eğitim,

araştırma ve yayın faaliyetlerinde bulunmak ve bu faaliyetler ile ilgili düzenlemeleri yapmak ve yayımlamak amacıyla kurulan UMREK’in teşkili, yönetimi, görevleri, çalışma esasları ile üyelerin atanmasında aranan nitelikler, görev süreleri ve üyeliğin sona ermesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir." hükmüne;

"UMREK’in Kuruluş ve Görevleri" başlıklı İkinci Bölümünde yer alan, "Komisyonun teşkili ve üyelerin atanması" başlıklı dava konusu 4. maddesinde de, "(1) Komisyon üyeleri, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7), (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla jeoloji, maden ve ilgili diğer meslek grubu mühendislik bölümleri, iktisadi ve idari bilimler fakültesi ile işletme fakültesi, maliye, siyasal bilgiler, kamu yönetimi ve hukuk mezunlarından, mesleğinde en az on yıllık deneyim sahibi kişilerden atanır.

(2) Komisyon üyeleri üç yıllık süreler için önerilen üyeler arasından.

MİGEM ve MTA Genel Müdürlüklerinin her birinden önerilecek iki aday arasından seçilecek birer üyeden toplam iki üye, BDDK ve TBB tarafından önerilecek birer aday arasından seçilecek bir üye, SPK ve BİST tarafından önerilecek birer aday arasından seçilecek bir üye, Maden, Jeoloji, Jeofizik, Harita, Metalurji mühendisi olup Komisyona üye olmak isteyenlerin MİGEM’ de oluşturulan yeterlilik ve seçim komitesine başvuru yapması halinde bu komite tarafından önerilecek meslek odasına kayıtlı dört aday arasından seçilecek iki üye,

TOBB tarafından önerilecek iki aday arasından seçilecek bir üye olmak üzere Bakanın seçtiği ve atadığı toplam yedi üyeden oluşur. Bir üye en fazla iki defa atanabilir. Komisyona aday gösterilmemesi halinde o pozisyona Bakan tarafından doğrudan üye ataması yapılır." hükümlerine yer verilmiştir.

Dava konusu UMREK Üyelik Başvurusunu düzenleyen ilanda da 21/08/2017 tarihine kadar Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne müracaat edilmesi gerektiği belirtildikten sonra şartlar sayılmıştır.

Buna göre; 1- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (6), (7), (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak,

2- Üniversitelerin Mühendislik Fakültelerinden Maden, Jeoloji, Jeofizik, Harita, Metalürji Mühendisi Mezunlarından mesleğinde en az on yıllık deneyim sahibi olmak (10 yıllık deneyimi gösterir belge SGK kayıtları vb. )

3- Cv - Özgeçmiş (Kimlik/İıetişim Bilgileri, Eğitim Bilgileri, iş Deneyimi, Kısa Özgeçmiş, Erkek Adaylar için Askerlik Durumu, Proje ve Çalışmalar, UMREK Hakkında Görüşler)

4- İlgili Meslek Odasına güncel kayıt belgesiyle başvuru yapılması aranmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Anayasa'nın 125. maddesinin 4. fıkrasında, "Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez." ve dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkartabileceği hüküm altına alınmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrasında, "İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." kuralı yer almıştır.

Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre; normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir.

İdareler, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, hizmette etkinliğin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma hususunda takdir yetkisine sahiptirler. Kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı için, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda idarelerin takdir yetkisi bulunmaktadır.

Takdir yetkisi, temel amacı faaliyetlerinde kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin, belli bir konuda karar alıp almama, yahut karar alma hususunda birden fazla seçenek arasında seçim yapma serbestisine sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır. Düzenleyici işlemlerde idareye düzenleme yapma yetkisi veren üst normlarda düzenlemenin içeriği itibarıyla belli bir sınır çizilmemesi durumunda, idarenin takdir yetkisi söz konusu olmaktadır.

Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun düzenleme yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduğu hallerde, yürürlüğe konulan kanunların Anayasa'ya uygunluk denetimi kapsamında verdiği kararlarda, kanun koyucunun kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerektiğini vurgulamaktadır (Anayasa Mahkemesinin 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararı).

Kanun koyucunun sahip olduğu takdir yetkisinin denetiminde, Anayasa Mahkemesince de benimsenen bu görüşün, takdir yetkisi kapsamında türev (ikincil) nitelikte düzenleme yapan idarenin tesis ettiği düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminde de kullanılacak ölçüt olarak nazara alınması mümkündür.

Bu çerçevede, kendisine düzenleme yapma yetkisi tanınan idarece, düzenlemenin içeriğini belirleme konusundaki takdir yetkisinin Anayasa ve diğer üst normların çizdiği sınırlar içerisinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütleri gözetilerek kullanılması gerekmektedir.

Dolayısıyla, takdir yetkisi kullanılarak ihdas edilen düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminde, başta normlar hiyerarşisi olmak üzere yukarıda temas edilen ölçütlere göre düzenlemenin denetlenmesi gerektiği hususunda duraksama bulunmamaktadır.

Danıştay içtihatlarında da belirtildiği üzere, idarenin kamu yararını gerçekleştirmek için yapacağı işlem ve eylemlerin türünü, zamanını ve yöntemini belirlemekte sahip bulunduğu takdir yetkisinin sınırsız olmadığı ve yetki, şekil, sebep, amaç ve konu yönlerinden yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Bununla birlikte, idarelerin birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatıldıkları durumlarda, idari yargı mercilerinin idareyi bu seçeneklerden birisini tercihe zorlayacak ya da belirli bir yönde işlem veya eylem tesisine zorunlu kılacak biçimde yargı kararı vermeleri, Anayasa ve 2577 sayılı Kanun'un yukarıda temas edilen hükümleriyle ve idare hukuku ilkeleriyle bağdaşmayacaktır.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir.

Olayda, dava konusu düzenleyici işleme dayanak teşkil eden Maden Kanunu'nun Ek 14. maddesinin son fıkrası ile, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının, Komisyonun teşkili, yönetimi ve çalışması ile üyelerin atanmasında aranacak nitelikler, görev süresi ve üyeliğin sona ermesi ile ilgili usûl ve esasları düzenleme konusunda yetkili kılındığı ve bu yetki kapsamında Yönetmelik çıkarılarak konunun ayrıntılandırıldığı anlaşılmaktadır.

Komisyonun kurulmasındaki amacın; kurum ve kuruluşların herhangi bir hammadde konusunda yatırım kararı verilebilmesi için, o maden için hazırlanmış maden arama, kaynak ve rezerv tahminlerine ilişkin raporlama kurallarını düzenlemek, bir maden sahasında yapılan maden arama ve işletme faaliyetlerine ait (sondaj, analiz, test vb.) kaynak ve rezerv raporlarının uluslararası standartlarının aynı zamanda ulusal standartlar haline getirilerek raporlamaların doğru, güvenilir ve şeffaf olmasını sağlamak olduğunda kuşku bulunmamaktadır.

Nitekim, davalı idarenin savunmasında da belirttiği üzere, hazırlanan raporların finans kurumları, bankalar tarafından kabul görmekte olduğu ve finansal değerlendirme aracı olarak kullanıldığı dikkate alındığında, UMREK'in kuruluş amacına hizmet eden her sektörden birer temsilcinin bulunması esasına dayalı tesis edildiği anlaşılan dava konusu düzenlemede ve bu düzenlemeye dayalı olarak davalı idarece yapılan komisyon üyelik başvurusu alınacağına ilişkin ilânda hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Bu itibarla, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2.Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 24/10/2019 tarih ve E:2017/5661, K:2019/9206 sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4.Kesin olarak, 27/10/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/2102, K. 2021/2109, 27 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2020/2102
Karar No
2021/2109
Tarih
27 Ekim 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2020/2102 K.2021/4193
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/2103 K.2021/1993
  • Danıştay 12. Daire E.2020/2103 K.2021/4968
  • Danıştay 7. Daire E.2020/2103 K.2021/4243
  • Danıştay 4. Daire E.2020/2105 K.2021/5765
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/2110 K.2021/1887

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.