KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/2266 E., 2021/2251 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2021
- Esas No
- 2020/2266
- Karar No
- 2021/2251
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurulu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 18/09/2019 tarih ve E:2017/15737, K:2019/4826 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
818 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının tazmini istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 18/09/2019 tarih ve E:2017/15737, K:2019/4826 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Daireleri kararının verildiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı"nın incelenmesinden; davacı tarafından … GSM numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulasının yüklendiği ve 04/09/2014-27/01/2015 tarihleri arasında 766 defa irtibat sağlayarak giriş yapmakla ByLock programını yoğun olarak kullandığının açık olduğunun tespit edildiği,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacı tarafından, tanık ifadelerinin çok eskiye dayandığı, tanık C.U'nun beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, okul hayatı boyunca Ankara Mamak'taki … Erkek Öğrenci Yurdunda kaldığı, ilgili tanığın itirafçı olması sonucunda meslekten çıkarılma kararının kaldırılarak avukat olarak görev yapmasının sağlandığı, tanık S.Y'nin beyanlarının soyut ve ispata muhtaç olduğu, idda edildiği gibi murakıp olmadığı nitekim tanıkların ifadesi doğru kabul edilse bile bir eylemin FETÖ'ye dair örgütsel bir eylem niteliğinin kazanması için 17/25 Aralık 2013 tarihlerinden sonrasının esas alınması gerektiği ileri sürülmüş ise de, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu işlemlerle özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tazmini isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu kararların, Anayasa'ya, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'na ve ilgili mevzuata aykırı olarak usule ilişkin işlemlere riayet edilmeden, hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadan, savunma hakkı tanınmadan, hâkimlik teminatı ve adil yargılanma hakkı ihlal edilerek adli soruşturma sonucu beklenmeksizin tesis edildiği; genel geçer gerekçelerle şahsının terör örgütü üyesi olduğu kabul edilerek ve adının basına sızdırılması suretiyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği, dava dosyasındaki tüm işlemler meslekten çıkarılma sonrasında tesis edilen işlemler olduğu,
meslekten çıkarılmaya karar veren üyeler ile yeniden inceleme talebini değerlendiren üyelerin aynı kişiler olduğu, temyize konu Daire kararında bireyselleştirme yapılmadığı yönündeki iddialarına yönelik bir gerekçe belirtilmediği, ByLock kullanıcısı olmadığı, bu verilerin hukuka aykırı yol ve yöntemlerle elde edildiği dolayısyla ceza ve disiplin hukukunda delil olarak kullanılmayacağı, dava konusu kararda sosyal çevre bilgileri, sosyal medya paylaşımları gibi hususlara yer verildiği,
bu durumun açık bir fişleme olduğu ve özel hayatın gizliliği ilkesinin ihlali anlamına geldiği belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/2266, K. 2021/2251, 8 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama