İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/2419 K.2021/788

Dava konusu istem: Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 17/08/2016 tarihli işlemle onaylanan Ordu-Trabzon-Rize-Giresun -Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı…

Esas2020/2419Karar2021/788Tarih19 Nisan 2021Okuma13 dk · 2.621 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/2419 E., 2021/788 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
19 Nisan 2021
Esas No
2020/2419
Karar No
2021/788
Temyiz eden (davacı)
... Odası (... Şubesi
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Altıncı Dairesinin 10/02/2020 tarih ve E:2017/310, K:2020/1224 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.621 kelime·13 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 17/08/2016 tarihli işlemle onaylanan Ordu-Trabzon-Rize-Giresun -Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 10/02/2020 tarih ve E:2017/310, K:2020/1224 sayılı kararıyla; 1. Nüfus kestirimi konusu

ÇDP’nin 2016 Revizyonuna ilişkin Plan Açıklama Raporunun nüfusla ilgili bölümünde Trabzona ilişkin 4.6. sayılı Nüfus başlıklı bölümünde: “Bu planın nüfus projeksiyonları 2000 yılı resmi nüfus sayımına göre yapılmıştır. Ancak 2007, 2008 ve 2009 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçları ile bu planın nüfus projeksiyonları karşılaştırılmış ve gerekli kontroller yapılmıştır.

İl merkezleri hariç tüm ilçelerde 2000 yılı nüfuslarının 2007 yılı itibariyle düşüş gösterdiği veya hemen hemen aynı kaldığı tespit edilmiştir. Artvin ilinde ise il merkezi nüfusunun da düştüğü belirlenmiştir.

Bu doğrultuda 2000 yılı nüfusu ile kıyaslandığında yükseldiği tespit edilmiş olan il merkezlerinin (Artvin İli de dahil edilmiştir) ADNKS sonuçları da hesaplamaya dahil edilerek il merkezleri özelinde yeniden projeksiyonlar yapılmış olup yapılan projeksiyon sonucunda bu plan ile belirlenen nüfus büyüklüklerinin ADNKS sonuçları göz önünde bulundurularak yapılan projeksiyon sonuçlarından daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (Tablo 3-10).

Dolayısıyla bu planda plan kararlarıyla da desteklenen 2026 yılı için kabul edilen nüfus büyüklükleri en son nüfus sayımı sonuçları ile kontrol edilmiş ve yeterli büyüklükte nüfus kabulü yapıldığından, nüfus projeksiyonlarının ADNKS sonuçlarına göre revize edilmesine gerek görülmemiştir.” açıklamalarına yer verildiği,

Bilirkişi raporunda artırılan nüfusun oranının gerçekçi olmadığı belirtilmiş ise de, davalı idarenin yukarıda vurgulanan gerekçeleri, plan notları ile alanın tümünün yapılaşmaya açılmayacağının belirtilmesi, bu bağlamda nüfusun plana yansıyan olumsuz bir yönünün bulunmaması nedeniyle bu hususun dava konusu planı kusurlanmadığı,

2.Ekolojik eşikler konusu

Bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere, davacının, ekolojik eşikler ile ilgili olarak somut plan öngörülerine yönelik olmaktan çok genel ifadeler şeklinde ileri sürülen itirazlarının olduğu ve bu durumda somut ve ayrıntılı bir değerlendirme yapma olanağının olmadığı,

Genel düzeyde bakıldığında da dava konusu planda ekolojik eşik ya da kaynakların tanımlanmış olduğu, sürdürülebilirlik hedefini somutlaştıran bazı ilke ve tedbirlerin plan açıklama raporunda yer aldığı, bu hususa ilişkin mevzuata aykırılık bulunmadığı,

3.Dava konusu Çevre Düzeni Planlarının Mekânsal Strateji Planları geliştirilmeksizin ele alındığı konusu

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinde, çevre düzeni planlarının mekansal strateji planlarına uygun olması durumu, mekansal strateji planının varlığı koşuluna bağlandığı,

Dolayısıyla, henüz hazırlanıp onaylanmış mekansal strateji planlarının bulunmadığı durumda, ÇDP’lerin mekansal strateji planlarına uygunluğunun aranmasının beklenilemeyeceği, bu durumda bu hususta mevzuata aykırılık bulunmadığı,

4. Dava konusu planların, Havza Koruma Eylem Planı gibi üst ölçekli strateji belgeleri ile bütünleştirilmemiş olduğu konusu

Bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere, eylem planının, ağırlıklı olarak havzadaki yerleşmelerde yerel yönetimlerce yerine getirilmesi gereken kanalizasyon altyapı hizmetlerine ilişkin çalışmalarla sınırlı tutulduğu, dava konusu üst ölçekli planda, planlama alanındaki akiferleri gösteren hidrojeoloji haritalarının üst ölçekte belirlenmiş alan sınırlarının işlenmesinin planın ölçeği açısından gerekli olduğu, ancak yerleşmelere ilişkin kanalizasyon hizmetleriyle ilgili olarak mekânsal düzeyde ayrıntılı bir çalışma yapılmasının dava konusu planın ölçeği göz önüne alındığında olanaklı olmadığı, bu bağlamda plana yansıyan olumsuz bir yön bulunmadığından planda bu hususa ilişkin olarak mevzuata aykırılık görülmediği,

5. Biyoçeşitlilik envanter çalışmalarının dikkate alınmadığı konusu

Bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere, davacının biyoçeşitlilik envanter çalışmalarının dikkate alınmadığı ile ilgili olarak dile getirdiği iddiasının somut plan öngörülerine yönelik olmaktan çok genel ifadeler şeklinde ileri sürülen itirazlar olduğu ve bu durumda somut ve ayrıntılı bir değerlendirme yapma olanağının olmadığı, bu itibarla bu hususa ilişkin mevzuata aykırılık bulunmadığı,

6. Kentsel açık alan ve yeşil alan sistemlerine ilişkin stratejilere ve peyzajın değerlendirilmesine yönelik çalışmaların eksikliği konusu

Dava konusu 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının birden çok yerleşmeyi içeren bölge ölçeğinde leke planı niteliğinde olduğu, bu düzeydeki bir planlama çalışmasından, kentlerin açık ve yeşil alan sistemlerini planlanmasını, yeşil alan sürekliliklerinin ya da omurgalarının oluşumuna yönelik stratejileri geliştirmesinin beklenemeyeceği, davacı tarafından ileri sürülen hususların alt ölçekli planların konusu olduğu, bu hususa ilişkin mevzuata aykırılık bulunmadığı,

7.Dava konusu planların hazırlanması sırasında jeolojik etüt, jeolojik- jeoteknik etüt ve mikrobölgeleme etüt raporlarının dikkate alınmadığı, risk sakınımı konusunun göz ardı edildiği konusu

Dava konusu 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının birden çok yerleşmeyi içeren bölge ölçeğinde leke planı niteliğinde olduğu, davacı tarafından ileri sürülen hususların bu düzeydeki bir planlama çalışmasının konusu olmayıp alt ölçekli planların konusu olduğu anlaşıldığından, bu hususa ilişkin mevzuata aykırılık bulunmadığı,

8.Dünyanın oluşumu açısından bölgenin jeolojik özgünlüğünün göz ardı edildiği konusu

Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, bu hususun plan eksikliği olduğu kabul edilmekle birlikte, planın iptalini gerektirir nitelikte, hukuka aykırılık nedeni olmadığı,

9.Dava konusu planın habitat parçalanmalarına yol açacağı konusu

Davacı tarafından ileri sürülen hususun somut, incelenebilir olmadığı ve anılan hususa ilişkin olarak ayrıntılı bir değerlendirme yapma olanağının bulunmadığı, bu hususa ilişkin mevzuata aykırılık bulunmadığı,

10.Öngörülen yatırımların ulusal ve uluslararası kabul ve mevzuata uygun olmadığı konusu

Davacı tarafından ileri sürülen hususun somut, incelenebilir olmadığı ve anılan hususa ilişkin olarak ayrıntılı bir değerlendirme yapma olanağının bulunmadığı, bu hususa ilişkin mevzuata aykırılık bulunmadığı,

11.Dava konusu plana ait Açıklama Raporu ile Plan Hükümlerinde bölgenin su kaynakları açısından önemli olan akiferlerinin tanımlanmadığı konusu

Davacı tarafından ileri sürülen plan açıklama raporunda, plan hükümlerinde ve plan lejantında Doğu Karadeniz Bölgesi için özellikle yeraltı su kaynakları açısından son derece önemli olan akiferlerin tanımlanmadığı itirazına karşılık olarak, Çevre Düzeni Planının Plan Hükümlerinde “Su Toplama Havzaları, İçme ve Kullanma Suyu Koruma Kuşakları, Yeraltı Suyu Kaynaklarına İlişkin Hükümler'' başlığı altında 6.17.2 sayılı ''Bu plan kapsamında kalan su havzalarının tamamında, yer altı ve yer üstü sularının kirletilmemesi ve suyun dengeli kullanılması doğrultusunda Bakanlıkça Havza Planının/Planlarının hazırlanması esastır";

ve 6.17.1 sayılı "İçme ve kullanma suyu temin edilen kıta içi yüzeysel su kaynaklarının korunmasında Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinin ilgili hükümleri geçerlidir" ifadelerini içeren maddelerin yer aldığı,

Öte yandan bu konudaki eksikliğin eleştiri olarak kabul edilebilecek olmakla birlikte iptal sebebi olmayacağı, bu hususa ilişkin mevzuata aykırılık bulunmadığı,

12.Planlama Alt Bölgeleri kaldırılmış olmasına karşın plan paftası üzerinde ilgili simgeye yer verilmesi konusu

Bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere, anılan yanlışlığın sehven yapıldığı, plan değişikliğinde ilgili pafta üzerinde unutulmuş olduğu, bu konunun yalnızca bir planın kendi içinde tutarlılığı sorunu ile ilişkili olduğu, bu hususun iptal sebebi olmayacağı,

13.Yargı kararı ile iptal edilen plan paftaları üzerindeki gösterimlerle ilişkili tanımların plan hükümlerinde hala yer alıyor olması konusu

Yargı kararı ile iptal edilen plan paftaları üzerindeki gösterimlerle ilişkili tanımların plan hükümlerinde hala yer alıyor olmasının hatalı olduğu ancak bunun sehven yapıldığı, ilgili paftası üzerinde unutulmuş olduğu, yalnızca bir planın kendi içinde tutarlılığı sorunu ile ilişkili bulunduğu, bu hususun bir eksiklik olduğunun kabulü ile birlikte iptal sebebi olmayacağı,

14.Artvin ilinde Ormanlı Köyünde depolama alanları öngörüsü konusu

Plan açıklama raporunun 4.2.2.1 sayılı atıkların bertarafına ilişkin kararlar (katı atık berteraf ve depolama alanları) başlıklı bölümünde; " Katı atık alanlarının projelendirilmesi ve katı atıkların kontrol altına alınması çevrenin olumsuz yönde etkilenmesinin ve doğal zenginliklerin ve ekolojik dengenin bozulmasının engellenmesi açısından önem taşımaktadır.

Katı atık olarak tanımlanan atık çeşitleri, evlerden atılan katı evsel atıklar, park bahçe ve yeşil alanlardan atılan bitki atıkları, iri katı atıklar, zararlı atık olmamakla birlikte evsel katı atık özelliklerine sahip sanayi ve ticarethane katı atıkları, evsel atık su arıtma tesisinden elde dilen (atılan) arıtma çamurları, harfiyat toprağı ve inşaat molozu şeklinde sıralanmaktadır.

Plan çerçevesinde katı atık tesisleri için seçilecek alanların, değerlendirme ve berteraf etme yöntemlerinin belirlenmesi adına 14/03/1991 tarihli, 20814 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan " Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 'nden faydalanılmıştır." ifadesine yer verildiği,

Öte yandan, plan hükümlerinin 6.3.2 sayılı "Sanayi ve Depolama Alanları" başlıklı bölümünün 6.3.2.14 sayılı plan hükmünde, "Depolama alanlarında açık ve kapalı depolama ve stok alanı, yükleme ve boşaltma alanları, açık ve kapalı otoparklar, garajlar, altyapı tesis alanları yer alabilir. Bu alanlarda yapılacak tesislerin çevresinin ağaçlandırılması zorunludur. Açık ve kapalı depolama tesisleri türü ve yapılaşma koşulları ihtiyaca göre alt ölçekli planlarda belirlenecektir." notunun yer aldığı,

Plan açıklama raporu ve plan hükümlerinde yer verilen bu düzenlemelerin yeterli olduğu, öte yandan plan açıklama raporunun itiraz edilen bölümünde yer verilen "detaylı analiz ve inceleme yapıldıktan sonra öneri düzenli depolama alanı olarak önerilebilir” ifadesinden de anılan öngörünün kesinlik içermediği, yapılacak analiz ve incelemelerden sonra karar verileceği,

Diğer taraftan, bu alanların kurulmasında mevzuat hükümlerinin gözönünde bulundurulması ve Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği hükümlerine uyulmasının zorunlu olması karşısında davacı iddialarının yerinde görülmediği,

15.Arhavide Organize Sanayi Bölgesi yer seçimi konusu

OSB alanlarının ilgili mevzuatı gereğince Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca oluşturulan komisyonlar marifetiyle belirlenmekte olduğu, dava konusu plan ile yer seçimi kesinleşmiş OSB'nin plana işlenmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, Dairece yerinde yapırılan keşif ve bilirkişi raporundaki tespitler göz önünde bulundurulduğunda, Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının, dava konusu edilen kısımlarında şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uyarlık bulunmadığı, bu itibarla Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ

Dava konusu Çevre Düzeni Planının 1. Nüfus kestirimi konusuna ilişkin kısmı yönünden;

Dairece yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda. "Verilere göre 2000 yılı ile 2015 yılları arasında il nüfusu toplam yaklaşık 50.000 kişi artmıştır. Bu da yılda yaklaşık 3.300 kişilik bir artışa karşılık gelmektedir. Aynı artış gelecek 11 yılda da sürerse 2026 nüfusu yaklaşık 805.000 kişi olacaktır. TÜİK projeksiyon verilerine göre ise il nüfusu 2023 yılında azalarak 758.130 kişi olacaktır.

Nitekim TÜİK nüfus tahminleri il için nüfus artış hızını (% 0) olarak hesaplamaktadır. Dava konusu rapordaki il için üst sınır tahmini ise 1.400.000 kişidir. Diğer bir deyişle, TÜİK in %0 olarak hesapladığı nüfus projeksiyonu dava konusu raporda 2015-2026 yılları arasında %82’lik bir artış öngörmektedir. Bu iki veri arasında kapatılması olanaksız bir uçurum söz konusudur. Dolayısıyla, bu inanılmaz nüfus artışının gerekçesi açıklanmalıdır.

Rapor diğer illerdeki nüfus farkını örneğin, Artvin’de turizm, Gümüşhane’de ise organik tarım ve madencilik sektörlerinin geliştirilmesine bağlamakta ise de Trabzon için bu nerede ise toplam nüfusu iki katına çıkaracak hiçbir yatırım kararından söz etmemektedir. Dolayısıyla, Kurulumuz dava konusu planın Trabzon kenti için öngördüğü nüfus projeksiyonunun yeterli bilimsel dayanağı olmadığı görüşündedir.

Kuşkusuz nüfus verisindeki bu son derece yüksek projeksiyon verisi temel alınarak başta Ortahisar olmak üzere tüm ilçeler için önerilen yeni kentsel gelişme alanlarının yeniden ele alınmasının kaçınılmaz olduğu da değerlendirilmektedir. " şeklinde tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.

Bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda, dava konusu Çevre Düzeni Planında, Trabzon ili için öngörülen nüfus projeksiyonunun TÜİK verileri ile karşılaştırıldığında, çok ciddi bir farklılık içerdiği, araştırma ya da açıklama raporunda, buna yönelik somut ve nesnel gerekçelerin ortaya konulamadığı anlaşıldığından, söz konusu nüfus değerlerinin ayrıntılı bir inceleme ve araştırmaya dayanmadan belirlendiği sonucuna varılmış olup, bu haliyle Çevre Düzeni Planının Trabzon iline yönelik nüfus projeksiyonuna ilişkin kısmında şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu Çevre Düzeni Planının 1. Nüfus kestirimi konusuna ilişkin kısmı yönünden; temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması, diğer hususlar yönünden, Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 10/02/2020 tarih ve E:2017/310, K:2020/1224 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 19/04/2021 tarihinde, 1. Nüfus kestirimi konusu ve 14.Artvin ilinde Ormanlı Köyünde depolama alanları öngörüsü konusu yönünden oyçokluğu, diğer hususlar yönünden oybirliği ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Dava konusu Çevre Düzeni Planının 1. Nüfus kestirimi konusuna ilişkin kısmı yönünden

Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 19.maddesinin 2.fıkrasında, çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında, diğer başka konular yanında, "demografik ve toplumsal yapı" konusunda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edileceği ve bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılacağı öngörülmüştür.

Dairece yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda. "Verilere göre 2000 yılı ile 2015 yılları arasında il nüfusu toplam yaklaşık 50.000 kişi artmıştır. Bu da yılda yaklaşık 3.300 kişilik bir artışa karşılık gelmektedir. Aynı artış gelecek 11 yılda da sürerse 2026 nüfusu yaklaşık 805.000 kişi olacaktır. TÜİK projeksiyon verilerine göre ise il nüfusu 2023 yılında azalarak 758.130 kişi olacaktır.

Nitekim TÜİK nüfus tahminleri il için nüfus artış hızını (% 0) olarak hesaplamaktadır. Dava konusu rapordaki il için üst sınır tahmini ise 1.400.000 kişidir. Diğer bir deyişle, TÜİK in %0 olarak hesapladığı nüfus projeksiyonu dava konusu raporda 2015-2026 yılları arasında %82’lik bir artış öngörmektedir. Bu iki veri arasında kapatılması olanaksız bir uçurum söz konusudur. Dolayısıyla, bu inanılmaz nüfus artışının gerekçesi açıklanmalıdır.

Rapor diğer illerdeki nüfus farkını örneğin, Artvin’de turizm, Gümüşhane’de ise organik tarım ve madencilik sektörlerinin geliştirilmesine bağlamakta ise de Trabzon için bu nerede ise toplam nüfusu iki katına çıkaracak hiçbir yatırım kararından söz etmemektedir. Dolayısıyla, Kurulumuz dava konusu planın Trabzon kenti için öngördüğü nüfus projeksiyonunun yeterli bilimsel dayanağı olmadığı görüşündedir.

Kuşkusuz nüfus verisindeki bu son derece yüksek projeksiyon verisi temel alınarak başta Ortahisar olmak üzere tüm ilçeler için önerilen yeni kentsel gelişme alanlarının yeniden ele alınmasının kaçınılmaz olduğu da değerlendirilmektedir. " şeklinde tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.

Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması için arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması amacıyla hazırlanan çevre düzeni planlarında abartılı nüfus projeksiyonları ile nüfus kabullerinin, yerleşim ihtiyacının çok üzerinde bir alanın yapılaşmaya açılması ve planlama alanındaki doğal alanlar üzerindeki kentsel gelişme baskısının artması sonucunu doğurabileceği dikkate alındığında, söz konusu planlarda yer alan nüfus projeksiyonu ve kabullerinin ayrıntılı bir araştırma ve inceleme sonucu hazırlanması ve buna yönelik verilerin planların bir bütününü oluşturan açıklama raporu ile ortaya konulması gerekmektedir.

Yukarıda yer verilen bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda, dava konusu Çevre Düzeni Planında, Trabzon ili için öngörülen nüfus projeksiyonunun TÜİK verileri ile karşılaştırıldığında, çok ciddi bir farklılık içerdiği, araştırma ya da açıklama raporunda, buna yönelik somut ve nesnel gerekçelerin ortaya konulamadığı anlaşıldığından, söz konusu nüfus değerlerinin ayrıntılı bir inceleme ve araştırmaya dayanmadan belirlendiği sonucuna varılmış olup, bu haliyle Çevre Düzeni Planının Trabzon iline yönelik nüfus projeksiyonuna ilişkin kısmında şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu Çevre Düzeni Planının "1. Nüfus kestirimi konusuna" ilişkin kısmı yönünden, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bu kısmının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.

KARŞI OY

XX- Dava konusu Çevre Düzeni Planının "14.Artvin ilinde Ormanlı Köyünde depolama alanları öngörüsüne" ilişkin kısmı yönünden;

Bilirkişi raporunda "Plan Açıklama Raporunda seçilen yöntemde herhangi bir sorun saptanmamaktadır. Planda “katı atık” konusu ile ilgili olarak günümüzün teknolojik olanakları ve üretim yapısı içinde bilimsel bir yöntem arayışına gidildiği, belirsizliklerin ortadan kaldırılmasına yönelik bir yaklaşım izlendiği gözlenmektedir. Buna karşın, Açıklama Raporunun anılan maddesinin devamında “Artvin iç kesimlerine yönelik düzenli depolama alanları ihtiyacı gelecekte meydana gelebilir.

Sentez ve doğal kaynaklar paftaları üzerinden yapılan incelemeye, yönetmelikteki kriterlere göre Ormanlı Köyü’nün 1 km kadar güney doğusundaki alan, detaylı analiz ve inceleme yapıldıktan sonra öneri düzenli depolama alanı olarak önerilebilir” denilerek hem belirsizlik yaratılmakta hem de yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği gibi gerekli mühendislik çalışmaları yapılmadan ve yeterli arazi koşulları verilerine dayanmaksızın alt ölçekli bir planlamanın konusunu oluşturan doğrudan yer seçimine ve alt ölçekli planlamaya özgü irdelemeleri başından ortadan kaldırmaya yönelik bir yaklaşım izlenmektedir.

Bu yönüyle anılan açıklama raporu maddesinin dile getirilen bölümü Kurulumuzca planlama esasları ve şehircilik ilkeleri açısından doğru bulunmamıştır." tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda, yer seçimi kararı alt ölçekli planlamanın konusunu oluşturan, Ormanlı Köyü’nün 1 km kadar güney doğusundaki alanın depolama alanı olarak öngörülmesine yönelik dava konusu Çevre Düzeni Planı kararında şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu Çevre Düzeni Planının "14.Artvin ilinde Ormanlı Köyünde depolama alanları öngörüsüne" ilişkin kısmı yönünden, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bu kısmının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/2419, K. 2021/788, 19 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nun Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Karşı Oy
  9. X- Dava konusu Çevre Düzeni Planının 1. Nüfus kestirimi konusuna ilişkin kısmı yönünden
  10. Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2020/2419
Karar No
2021/788
Tarih
19 Nisan 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/2420 K.2021/796
  • Danıştay 2. Daire E.2020/2426 K.2021/1107
  • Danıştay 10. Daire E.2020/2429 K.2021/2093
  • Danıştay 2. Daire E.2020/2438 K.2021/1431
  • Danıştay 3. Daire E.2020/2450 K.2021/2214
  • Danıştay 2. Daire E.2020/2465 K.2021/1247

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.