KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/2764 E., 2021/1372 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2021
- Esas No
- 2020/2764
- Karar No
- 2021/1372
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
- Mülga
- … Bakanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- İstemin konusu
- Danıştay Onuncu Dairesinin 10/03/2020 tarih ve E:2019/9903, K:2020/1094 sayılı kararının, yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünün 03/05/2018 tarih ve 49260 sayılı "cezaevi ve tutukevinde bulunan kişilere yönelik yardımlar" konulu, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne hitaplı işleminin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 10/03/2020 tarih ve E:2019/9903, K:2020/1094 sayılı kararıyla;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay'da altmış gün olduğu; aynı maddenin 4. fıkrasında ise ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine dava açabilecekleri; anılan Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin ilk inceleme esnasında süre aşımı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, yasal süresi içerisinde açılmayan davaların reddine karar verileceği hususlarının kurala bağlandığı,
Dava konusu işlemin 03/05/2018 tarihli olduğu, davacı tarafından işlemin Ağustos 2018 sonu gibi öğrenildiğinin belirtildiği, Danıştay Sekizinci Dairesince reddedilen ilk dava dilekçesinin ise, Siirt E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kaydına 20/11/2018 tarihinde girdiği; davacının ifadesine göre, işlemin en geç 31/08/2018 tarihinde öğrenildiği kabul edilse dahi, 2577 sayılı Kanun uyarınca, davanın en geç 30/10/2018 tarihine kadar açılması gerektiği, bu süre geçtikten sonra 20/11/2018 tarihinde Ceza İnfaz Kurumunun kaydına giren dilekçe ile açılan davanın süresinde olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, davanın 20/11/2018 tarihinde açıldığı, ilk inceleme hususları arasında yer alan süre aşımı nedeniyle davanın yaklaşık 17 ay sonra ret ile sonuçlandığı; davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun ilk inceleme safhasında kararlaştırılması gerektiği; zamanında karar verilmemesi nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yargılama mercilerinin hatası nedeniyle oluştuğu ve vekalet ücretinin aleyhine hükmedilmesinin hukuken kabul edilemez olduğu; lehine adli yardım kararı verildiği; vekalet ücretinin tutar olarak yanlış hesaplandığı, kararın verildiği tarihte yürürlükteki Tarifeye göre vekalet ücretine hükmedilemeyeceği belirtilerek, Daire kararının yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/2764, K. 2021/1372, 1 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama