KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1200 E., 2022/241 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2022
- Esas No
- 2021/1200
- Karar No
- 2022/241
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 24/09/2020 tarih ve E:2017/4148, K:2020/3873 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
831 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 24/09/2020 tarih ve E:2017/4148, K:2020/3873 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildiği,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı" ile "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı"ndan, davacının "…" ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, lise döneminde örgüte müzahir dershaneye gittiğine, üniversitede örgüt evlerinde kaldığına, örgüt içerisinde ev ablası ve bölge talebe mesulü olarak görev yaptığına ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Diğer taraftan, davacının örgütün yargı erkine kendisine iltisak ve irtibatlı kişileri yerleştirebilmek amacıyla oluşturduğu hakim-savcılık sınavına hazırlık evlerinde anılan sınavlara hazırlanmış olmasının FETÖ ile iltisak ve irtibatı ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava süresince tarafına tebliğ edilen evraklarda yer almayan delil, bilgi ve belgelere kararda yer verildiği ve bunların hükme esas alındığı, kararda, tarafına ilişkin spesifik hiçbir tespit veya makul bir açıklamaya yer verilmeksizin, örgüt ile ilişkili olduğu sonucuna varıldığının belirtildiği, tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığı, hukuken delil olarak kabul edilemeyeceği, 2011 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra yapıya ait herhangi bir yerde kalmadığı,
dönemin şartları itibarıyla suç olduğunu düşünmediği için üniversitedeyken yapının yurdunda kaldığını samimiyetle ifade ettiği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, eşitlik ilkesinin, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ve şahsiliği ilkelerinin, hukuk devleti ilkesinin, savunma hakkının, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, özel hayata saygı hakkının, mülkiyet hakkının, eğitim hakkının, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, delillerin tamamının dava konusu işlemin tesisinden sonra gündeme geldiği, ByLock verilerinin yasa dışı delil niteliğinde olduğu, anılan programı kullanmadığı,
hakimlik savcılık sınavına Elazığ İli'nde, ailesinin yanında hazırlandığı, varsayım üzerinden değerlendirme yapıldığı, dava konusu işlemin gerekçesinin, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün ihlal edilmesi olmadığı; irtibat veya iltisak olduğu, Dairenin tarafsızlığını yitirdiği, AİHM kararları yok sayılarak Anayasa ve uluslararası hukuka aykırı bir şekilde verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/1200, K. 2022/241, 31 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama