İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2021/2038 K.2022/979

Dava konusu istem: Davacı Jeofizik Mühendisleri Odası tarafından, 12/05/2015 tarih ve 29353 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Su Yapıları Denetim Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 9. fıkrasının, jeofizik mühendislerine yer verilmemek suretiyle…

Esas2021/2038Karar2022/979Tarih24 Mart 2022Okuma10 dk · 1.973 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/2038 E., 2022/979 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
24 Mart 2022
Esas No
2021/2038
Karar No
2022/979
Temyiz eden (davalı)
...Genel Müdürlüğü
Vekili
Huk. Müş. Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...Odası
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Onuncu ve Onüçüncü Daireleri Müşterek Heyetinin 17/11/2020 tarih ve E:2015/2736, K:2020/5020 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.973 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Davacı Jeofizik Mühendisleri Odası tarafından, 12/05/2015 tarih ve 29353 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Su Yapıları Denetim Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 9. fıkrasının, jeofizik mühendislerine yer verilmemek suretiyle eksik düzenlendiğinden bahisle iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu ve Onüçüncü Daireleri Müşterek Heyetinin 17/11/2020 tarih ve E:2015/2736, K:2020/5020 sayılı kararıyla;

Üniversitelerarası Kurul Başkanlığından, jeofizik mühendisliğinin jeoloji mühendisliğinden farklılaştığı hususlar ile dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesinin 9. fıkrasında yer alan "baraj, gölet gibi depolamalı tesislerde, içinde jeoloji ve inşaat mühendislerinin bulunduğu en az üç kişilik bir Komisyon marifeti ile temelin gövde inşasına başlanması için uygun olup olmadığının yerinde incelenmesi"nin yapılması işinin Jeoloji ve İnşaat Mühendisliğinin müfredatı ile uyumlu olup olmadığı,

davacının iddiaları doğrultusunda jeofizik mühendisliğinin davaya konu hükümler kapsamında yeterli bilgi ve uzmanlığa sahip olup olmadığı ve Yönetmeliğin 12. maddesinin 9. fıkrasında belirtilen "yerinde inceleme"de jeofizik mühendislerinin de yer almasının zorunluluk arz edip etmediği, sorularak bunlara ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği,

Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının 26/08/2020 tarihli yanıtında; sonuç olarak, yapılaşma alanlarının yapı-zemin ilişkisinin incelenmesinde mesleki tutkuların dizginlenip bilimsellik safında kalınarak jeoloji, jeofizik ve inşaat mühendisliği-geoteknik araştırmalarının ayrı ayrı değil bir arada etkileşimli olmasının sağlanması ve son rapor aşamasında üç disiplini kapsayan bir kurumsallaşma etiği yaklaşımı ve doğrultusunda yasal düzenlemeler yapılması, yönetmelikler oluşturulması ve uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır." görüşüne yer verildiği,

Uyuşmazlıkta, dava konusu düzenleme üzerinde yukarıda belirtildiği şekilde yapılan kapsamlı inceleme sonucunda; Kurul kararında da vurgulandığı üzere, baraj, gölet gibi depolamalı tesislerde temelin gövde inşasına başlanmasının yerinde incelenmesi sürecinde jeoloji mühendisliği ve inşaat mühendisliği ile birlikte jeofizik mühendisliği uzmanlık alanına asli derecede ihtiyaç duyulacak çalışmalar yapılacağı gözetildiğinde dava konusu Yönetmelik hükmünde jeofizik mühendisliğine yer verilmemesinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle dava konusu Su Yapıları Denetim Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 9. fıkrasının "jeofizik mühendisleri"ne de yer verilmemesi nedeniyle iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, dava konusu edilen Su Yapıları Denetim Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin dokuzuncu fıkrasında yer alan "DSİ baraj, gölet gibi depolamalı tesislerde, içinde jeoloji ve inşaat mühendislerinin bulunduğu en az üç (3) kişilik bir komisyon marifeti ile temelin gövde inşasına başlanması için uygun olup olmadığını yerinde inceler ifadesinin, uygulamanın birebir yerinde tespitine ve gözlemci olarak değerlendirilmesine yönelik bir çalışmayı tanımladığı, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının dosyada yer alan açıklamalarından da anlaşılacağı üzere jeofizik mühendislerinin;

arazide ve laboratuvar ortamında yapılan deney, ölçüm ve analizlere göre yer altına yönelik yorumlama ve değerlendirmede bulunduğu, jeofizik mühendisliği disiplininin zemin ve zemin altını değerlendirirken aletsel olarak çalışmaya ihtiyaç duyduğu, jeoloji mühendisliği disiplininin ise hem aletsel hem de baraj, gölet gibi depolamalı tesis yerlerinde bulunan kaya veya zemin birimlerin özellikleri ve niteliklerini gözlemsel olarak teknik açıdan değerlendirebildiği,

6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında özel sektör tarafından tesis edilen HES projelerine ait kati proje onay aşamasından önce proje alanını ve yapı yerlerini içeren ve Kurumlarının Jeoteknik Etüt Şartnamesine uygun olarak hazırlanarak onaya sunulan jeoteknik etüt raporunun, jeoloji mühendisleri tarafından hazırlanarak jeoloji mühendisleri tarafından onaylandığı, sismik tehlike analiz raporunun ise jeofizik mühendisleri tarafından hazırlanarak jeofizik mühendisleri tarafından onaylandığı, uygulamaya esas temel kayasının tanımlanmasının sadece genel bir jeoloji bilgisi kapsamında olmadığı,

lisans eğitiminden itibaren detaylı olarak Mineraloji, Petrografi, Sedimanter, Stratigrafi, Magmatik Petrografi, Hidrojeoloji vb. gibi ana dersleri alan jeoloji mühendisleri tarafından yapılması gereken bir çalışma olduğu, sıyırma kazıları sonrasında ortaya çıkan ana kayanın incelenerek tanımlanması sonrasında, üst yapıya sorun teşkil edebilecek jeolojik bir durumun (Süreksizlikler, alüvyon ve yamaç molozu gibi stabilite sorunu yaratabilecek birimlerin tespiti, araştırma sırasında tespit edilemeyen temelde sorun oluşturabilecek jeolojik birim ve yapılar v.b.) olup olmadığı hususlarının,

ayrıca da temelin hidrojeolojik ve geçirimlilik durumlarının tespitinin sadece jeoloji mühendislerinin aldığı eğitim ve uzmanlık alanı kapsamında olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı ... Mühendisleri Odası tarafından, 12/05/2015 tarih ve 29353 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Su Yapıları Denetim Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 9. fıkrasında "jeofizik mühendisleri"ne de yer verilmesi gerektiği öne sürülerek anılan fıkranın eksik düzenleme nedeniyle iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Dava konusu edilen Su Yapıları Denetim Hizmetleri Yönetmeliği'nin "DSİ'nin görev ve sorumlulukları" başlıklı 12. maddesinin dokuzuncu fıkrasında; "DSİ baraj, gölet gibi depolamalı tesislerde, içinde jeoloji ve inşaat mühendislerinin bulunduğu en az üç (3) kişilik bir Komisyon marifeti ile temelin gövde inşasına başlanması için uygun olup olmadığını yerinde inceler. DSİ, yatırımcı ve/veya yüklenicinin gövde inşaatına başlama konusundaki yazılı talebini en geç onbeş gün içerisinde gerekli incelemeleri yaparak sonuçlandırır. Uygun görülmeyen hususlar DSİ tarafından SYDF ve yatırımcıya yazılı olarak bildirilir. DSİ’nin onayı olmadan gövde inşaatına başlanılmaz." kuralına yer verilmiştir.

6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'un ek 6. maddesinin 1. fıkrasında, 14/03/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve su kullanım hakkı anlaşması çerçevesinde elektrik enerjisi üretmek amacıyla yapılacak olan hidroelektrik tesislerinin baraj, regülatör, yükleme havuzu, tünel, kanal, borulu isale hattı gibi su yapısıyla ilgili kısımları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılacak baraj, gölet ve regülatör gibi su yapılarının inşasının inceleme ve denetiminin zorunlu olduğu,

diğer su yapılarından sulama tesisi, isale hattı, kolektör, arıtma tesisi, taşkın ve nehir yatağı düzenlemesi gibi su yapılarının da denetim masrafları ilgililerine ait olmak üzere denetim hizmetinin DSİ tarafından yapılacağı veya DSİ tarafından yetkilendirilen Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulmuş şirketlerden DSİ’ce müşavirlik hizmeti satın alınarak yaptırılacağı, denetim masraflarının, denetlenen yatırımcı gerçek ve tüzel kişiler tarafından DSİ’ye ödeneceği.

8. fıkrasında, denetim işleriyle ilgili masrafların tahsiline dair usuller ile denetim yapacak personelin nitelikleri, denetleme usulleri ve diğer şartların, DSİ tarafından, bağlı olduğu Bakanlığın görüşü alınarak hazırlanacak yönetmelikle düzenleneceği hükmüne yer verilmiş, anılan hükme dayanılarak 12/05/2015 tarih ve 29353 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Su Yapıları Denetim Hizmetleri Yönetmeliği uygulamaya konulmuştur.

Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 6200 sayılı Kanunun ek 6. maddesinde; su yapılarının denetiminin DSİ tarafından veya DSİ tarafından yetkilendirilen Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulmuş şirketlerden DSİ’ce müşavirlik hizmeti satın almak yoluyla yaptırılabileceği kuralına yer verilirken, aynı maddede denetim yapacak personelin nitelikleri ile diğer şartların, DSİ tarafından belirlenmesi kurala bağlanmıştır.

TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği'nin "Kuruluş" başlıklı 4. maddesinde, "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununa uygun olarak kurulan, tüzel kişiliği haiz ve kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Jeofizik Mühendisleri Odası bu Yönetmelik hükümlerine bağlı olup, merkezi Ankara’dadır." hükmüne,

Aynı Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinde, "Jeofizik Mühendisliği: Petrol, maden ve benzeri doğal kaynakların aranması, araştırılması, bulunması, rezerv özelliklerinin saptanması, içme ve kullanma amaçlı yeraltı ve yerüstü suları, jeotermal enerji, çevre ve çevre sorunları ve arkeolojik amaçlı araştırmalar ile her türlü mühendislik yapılarının yapı yeri ve güzergah seçimi, zemin ve temel etütleri, deprem, doğal afet ve benzeri konularında eğitim ve araştırma etkinliklerinin yürütüldüğü, fizik, matematik, bilgisayar, elektronik teknolojisine dayalı, dili matematik olan mühendislik dalını,

Jeofizik mühendisliğinin uzmanlığı: Yerkürenin incelenen bölümüne ve olayına göre ya da belirli fiziksel özelliklerinden yola çıkılarak, sismoloji (deprembilim), yer içi fiziği, hidroloji, deniz jeofiziği, jeomanyetizma, aeronomi, meteoroloji, atmosfer fiziği, volkanoloji, yer içi kimyası, fiziksel oşinografi, jeofizik bilimi ve jeofizik mühendisliği ile ilgili araştırmalarını, ifade eder." düzenlemesine yer verilmiştir.

TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Serbest Müşavirlik Mühendislik Hizmetleri Büro Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliğinin "Jeofizik Mühendisliği Uzmanlık Alanları " başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının "Mühendislik yapılarının zemin araştırmaları, kent planlamalarına esas yer seçimi, jeoteknik çalışmalar kapsamında jeofizik mühendisliği hizmet alanları/dalları" başlıklı (c) bendinin 17. alt bendinde, "yol, baraj, tünel yapımı, metro, kanalizasyon ve içme suyu şebeke yapımı ve benzeri kazı ve sökü işleri gerektiren çalışmalarda; zemin veya kayaçların sökülebilirliğinin/kazılabilirliğinin saptanması kapsamında sismik yöntemler kullanılarak yürütülecek jeofizik mühendisliği hizmetleri," jeofizik mühendisliği hizmet alanları arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Davacı ... Mühendisleri Odası tarafından özetle; dava konusu Yönetmelik hükmünde, jeofizik mühendislerinin denetim yapacak meslek mensupları olduğunun belirtilmemesinin eksiklik olduğu iddiasına dayanılarak bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Müşterek Heyet tarafından ise; jeoloji mühendisliği ile jeofizik mühendisliğinin farklılaştığı hususların neler olduğu, maddelerde yer alan düzenlemelerin jeoloji mühendisliği müfredatı ile uyumlu olup olmadığı ve jeofizik mühendislerinin dava konusu düzenleme noktasında yeterli uzmanlığa sahip olup olmadığının Üniversitelerarası Kurul Başkanlığından sorulduğu ve Kurulun bütüncül bir yaklaşımla;

"... yapılaşma alanlarının yapı-zemin ilişkisinin incelenmesinde mesleki tutkuların dizginlenip bilimsellik safında kalınarak jeoloji, jeofizik ve inşaat mühendisliği-geoteknik araştırmalarının ayrı ayrı değil bir arada etkileşimli olmasının sağlanması ve son rapor aşamasında üç disiplini kapsayan bir kurumsallaşma etiği yaklaşımı ve doğrultusunda yasal düzenlemeler yapılması, yönetmelikler oluşturulması ve uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır." şeklindeki görüşü üzerine de dava konusu düzenleme bakımından eksik düzenleme bulunduğu gerekçesiyle iptal kararı verildiği görülmektedir.

Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 6200 sayılı Kanun'un Ek 6. maddesinde; su yapılarının denetiminin DSİ tarafından veya DSİ tarafından yetkilendirilen Türk Ticaret Kanununa göre kurulmuş şirketlerden DSİ’ce müşavirlik hizmeti satın almak yoluyla yaptırılabileceği kuralına yer verilirken, aynı maddede denetim yapacak personelin nitelikleri ile diğer şartların, DSİ tarafından belirlenmesine olanak tanınmıştır.

DSİ'ye verilen bu yetkinin teknik gerekliliklere aykırı kullanıldığının somut olarak ortaya konulması durumunda yargı yerince eksik düzenleme nedeniyle iptal kararı verilebileceği açık ise de; dava dosyasında yer alan Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı görüşünde, genel ifadelerle ve bütüncül bir yaklaşımla, yapı-zemin ilişkisinin incelenmesi konusunda; jeoloji, jeofizik ve inşaat mühendisliği-geoteknik araştırmalar disiplinlerinin her üçünün bir arada olmasının sağlanması gerektiği konusunda kanaat bildirildiği görülmektedir.

Anılan raporda, depremsellik ve zemin dinamik parametreleri konularının jeofizik mühendisliğinin uzmanlık alanı olduğuna vurgu yapıldığı ve yer altının saha bazında incelenmesi ve sismik yöntemlerle zemin sınıflaması yapılması gerektiği üzerinde durulduğu anlaşılmaktadır.

Bu bağlamda, davalı idare tarafından hazırlanan 21/02/2014 tarihli Baraj Projesi Yapım Teknik Şartnamesi ile idarenin savunmaları bir arada değerlendirildiğinde; yapılacak baraj projelerine esas alınan raporlardan birinin "sismik risk değerlendirme raporu" olduğu, raporun baraj gövdesinin tasarımı, deprem yükleri altında barajın ve temelin davranışının incelenmesi gibi konularda esas teşkil edeceği ve bu raporun uzmanlık alanlarına uygun olarak jeofizik mühendislerince hazırlandığı anlaşılmaktadır.

Bu sebeple depremsellik tehdidinin son derece yüksek olduğu ülkemizde, baraj, gölet gibi depolamalı tesislerin yapım sürecinde jeofizik mühendisliği disiplinin dışarıda bırakıldığından söz edilemeyeceğinden Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı görüşünde işaret edilen teknik kanaate aykırı bir durumun varlığından söz edilemez.

Ancak, dava konusu Yönetmelik kuralı yönünden yapılacak incelemenin bu tür genel bir değerlendirme üzerinden değil; yalnızca baraj, gölet gibi depolamalı tesislerde "temelin gövde inşaatına uygunluğu" bağlamında yapılacak bir değerlendirme ile açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Dosya kapsamından, baraj, gölet gibi depolamalı tesislerin yapımı süreçlerinde üretilen mühendislik hizmetlerinin çoğunluğunun, (jeolojik takip, mühendislik jeolojisi çalışmaları, zemin iyileştirme ve jeoteknik hizmetler ile inşa süreçlerindeki beton, demir vb. hizmetler gibi) jeoloji ve inşaat mühendislerinin görev alanı içerisinde yer aldığı, bu nedenle de komisyonlarda görev alacakların en az birinin jeoloji, birinin de inşaat mühendisi olmasının yönetmelikte açık şekilde düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Öte yandan, dava konusu düzenlemenin jeofizik mühendisliği disiplinin temel uzmanlık alanları olan, sismoloji (deprembilim), yer içi fiziği, hidroloji, deniz jeofiziği, jeomanyetizma, aeronomi, meteoroloji, atmosfer fiziği, volkanoloji, yer içi kimyası, fiziksel oşinografi gibi alanlardan ziyade temelin gövde inşasına başlanması için uygun olup olmadığının yerinde incelenmesine dayanan gözlemsel bir çalışmayı tanımladığı ve bu bağlamda jeofizik mühendislerinin komisyonda bulunmasının zorunlu tutulmasına ilişkin teknik bir gerekliliğinin gerek davacının iddiaları gerekse de Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı görüşünde ortaya konulamadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Kaldı ki, dava konusu düzenleme ile söz konusu komisyonda yer alacak üçüncü kişinin su yapısının yapımı süreçlerinde üretilen diğer mühendislik hizmetlerinin niteliğine göre komisyona dahil olacağı ve eğer teknik açıdan gerekli ise bu kişinin jeofizik mühendisi olacağı açıktır.

Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki müşterek heyet kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu ve Onüçüncü Daireleri Müşterek Heyetinin temyize konu 17/11/2020 tarih ve E:2015/2736, K:2020/5020 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Danıştay Onuncu Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 24/03/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/2038, K. 2022/979, 24 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2021/2038
Karar No
2022/979
Tarih
24 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2021/2038 K.2022/860
  • Danıştay 10. Daire E.2021/2046 K.2022/1152
  • Danıştay 9. Daire E.2021/2052 K.2022/787
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2021/2054 K.2022/1072
  • Danıştay 7. Daire E.2021/2055 K.2022/1157
  • Danıştay 7. Daire E.2021/2058 K.2022/828

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.