KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/3264 E., 2023/815 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2023
- Esas No
- 2021/3264
- Karar No
- 2023/815
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ...Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 23/02/2021 tarih ve E:2016/56991, K:2021/401 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
691 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/02/2021 tarih ve E:2016/56991, K:2021/401 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin derdestlik dışındaki usule ilişkin itirazları ve davacının birleştirme talebi yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
Davacı tarafından, dava konusu istemle aynı istemi içeren Dairelerinin E:2017/1170 sayılı dosyasına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve bu davanın Dairelerinin 23/02/2021 tarih ve K:2021/400 sayılı kararı ile reddine karar verildiği, anılan kararın ise henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı,
Buna göre, Dairelerinin E:2017/1170 sayılı esasına kayıtlı dava ile bakılmakta olan bu davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle bu davanın incelenmesine hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle, davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ilk olarak bu davanın açıldığı, E:2017/1170 sayılı davanın ise daha sonra açıldığı, derdestlik nedeniyle ilk olarak açılan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, her iki dosyanın birleştirilmesinin talep edildiği, ihraç edildiği tarihte (04/10/2016) ihraç işlemine karşı herhangi bir yargı yolunun öngörülmediği, olası bir hak kaybına uğramamak amacıyla bu davanın açıldığı, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davanın açılmasına sebebiyet veren idarenin sorumlu tutulması gerektiği, bu dava ile E:2017/1170 sayılı dava dosyaları arasında hukuki ve fiili bağlantının söz konusu olduğu, bu nedenle her iki davanın bağlantılı olduğu gerekçesiyle birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi ve anılan Kanun'un 38. maddesinde yer verilen bağlantı müessesesinin, çok sayıdaki dava dosyasının tek dava dosyasında birleştirilmesi anlamına gelmemesi ve anılan Kanun'da birleştirmeye ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemesi nedeniyle birleştirme talebi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, davacı tarafından, derdestlik nedeniyle ilk olarak açılan bu davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmekteyse de, bu davadan sonra açılan ve Danıştay Beşinci Dairesinin E:2017/1170 sayılı dosyasında bakılan davada,
"667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi" şeklindeki davanın konusu dikkate alındığında,
işbu davadan daha geniş kapsamlı istemlerde bulunulduğu anlaşılmış olup, Dairece istem olarak daha geniş kapsamlı olan dava dosyasında davanın esasının incelenmesinin davacının hukuki yararına olduğu sonucuna varıldığından söz konusu iddiaya itibar edilmemiştir.
Ayrıca temyize konu Daire kararında atıf yapılan, Danıştay Beşinci Dairesinin 23/02/2021 tarih ve E:2017/1170, K:2021/400 sayılı kararı, Kurulumuzun 25/04/2023 tarih ve E:2021/2428, K:2023/814 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/3264, K. 2023/815, 25 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama