KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/3280 E., 2022/3232 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2022
- Esas No
- 2021/3280
- Karar No
- 2022/3232
- Temyiz eden (davacı)
- ... vasisi ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 08/06/2021 tarih ve E:2017/7179, K:2021/1816 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
940 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına yönelik yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi ve 667 sayılı KHK'nın 3/1 maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 08/06/2021 tarih ve E:2017/7179, K:2021/1816 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun da ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilerek anılan mahkumiyet kararının kesinleştiği,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı"nın incelenmesinden; davacı tarafından ... GSM numarasından, ... IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüte himmet topladığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ''bağımsız'' adaylarını desteklediğine, örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde öğrencileri sınavlara hazırladığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, davacının YARSAV üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Yıllık Kurulu Üyeliği/Sınıf Başkanlığı yönünden, davacının örgütün yargıda etkin olduğu dönemde Adalet Akademisinde Yıllık (albüm) Kurulu üyeliği yapmasının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Diğer hususlar yönünden, davacının, FETÖ'nün Adalet Bakanlığında ve HSK'da etkin olduğu dönemde 2012-2014 yılları arasında (3 ay) ve (1 ay) olmak üzere iki kez yurt dışına dil kursuna gönderildiğine ilişkin tespitin, davacı hakkında aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 667 sayılı KHK'nın 3. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu; herhangi bir soruşturma açılmadan, savunma alınmadan kanaate dayalı olarak meslekten ihraçların öngörülmesinin amaç ile araç arasındaki orantısızlık nedeniyle ölçülülük ilkesine aykırı olduğu; meslekten çıkarılanlara sınırsız olarak belirli istihdam alanlarının kapatılmasının hem demokratik toplum niteliklerine ters düştüğü hem de Anayasa'ya aykırı şekilde çekirdek haklara müdahale anlamına geldiği; kesinleşmiş yargı kararı aranmadan bir kişinin terörist ilan edilmesine sebep olan düzenleme ile mahkumiyet cezası almış gibi davranıldığı,
Anayasal güvence altında olan masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği; dava konusu işlemin dayanağı olan 6749 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle, OHAL'den sonra da uygulanmaya devam edecek kalıcı düzenlemeyle, kamuda veya kamusal nitelikli herhangi bir görevde bir daha çalışamayacak şekilde ihraç kararı verildiği, bunun hukuka aykırı olduğu.
OHAL ilanına ve OHAL KHK'larının çıkarılmasına neden olan süreç ve faaliyetler ile kendisi arasında somut bir belirleme, delillendirme yapılamadığı; savunma hakkının kullandırılmadığı; yargılamanın makul sürede tamamlanmadığı; nasıl ve ne şekilde sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiğinin ortaya konulamadığı; hiçbir gerekçe ve delil gösterilmeksizin görevinden çıkarılması uygun görülerek, idari işleme karşı açılan davalarda ilanihaye idareye delil sunma hakkı tanınmasının hak arama hürriyetini ihlal niteliğinde olduğu.
ByLock kullandığına dair tespitlerin nasıl yapıldığının bilinmediği, mevcut ByLock kaydının bilimsel ve tarafsız, alanında uzmanlaşmış bilirkişilerce onaylanmadığı; tanık ifadelerinin delil niteliği taşımadığı; aleyhe olan beyanların dikkate alınıp, lehe olanların dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/3280, K. 2022/3232, 10 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama