KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/3466 E., 2022/746 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 7 Mart 2022
- Esas No
- 2021/3466
- Karar No
- 2022/746
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ....
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 29/03/2021 tarih ve E:2017/1753, K:2021/818 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
873 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisakı ve irtibatı bulunduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin ... Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun ... tarih ve .... sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 29/03/2021 tarih ve E:2017/1753, K:2021/818 sayılı kararıyla;
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:.... K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacının yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında "..sanığın ... numaralı GSM hattı ile .... imei numaralı telefonu üzerinden 03.09.2014-20.12.2014 tarihleri arasında bylock programınca kullanılan IP ye 284 kez giriş yaptığının tespit edildiği ByLock kullanım tespit ve değerlendirme tutanağında ...
ID numaralı kullanıcısı olarak kullanıcı adının eşinin adı ve daha önce görev yapığı Sivas ili trafik plaka kodunun rakamsal şekilde yer alacak ..., giriş şifresini ilk çocuğunun adının başharfleri ile çocuğunun doğumgünü ile uyumlu ....' ve kullanıcı adının memleketi Malatya ili plaka kodu ile uyumlu .... olması ile ekleyen kişilerin kullanıcı adı olarak sanığın ad ve soyadı ile uyumlu önder ve topal isimlerini vermesi karşısında sanık savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmış savunmalarına itibar edilmeyerek Bylock kullanıcı olduğu" şeklinde tespite yer verildiği;
kullanıcısının davacı olduğu tespit edilen GSM numarasına ilişkin "ByLock Tespit Tutanağı" ve diğer tespitlerin birlikte incelenmesinden; davacı tarafından 553.....01 GSM numarasından, ... IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına, hâkim-savcı sınav çalışma ve staj evinde kaldığına, sınav çalışma eviyle ilgilenen kişilerden biri olduğuna ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, davacının YARSAV üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, meslekten çıkartılma kararı alınırken savunma hakkı tanınmadığı, soruşturma yapılmadığı, yasal ve usule ilişkin güvencelerin verilmediği, hâkimlik teminatı ve diğer anayasal ve kanuni teminatlarının yok sayıldığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, hakkında iddia edilen delillerin ihraç kararından sonra adli soruşturma ve kovuşturma sırasında ortaya çıkan kesinliği ispat edilmemiş ve ihraç kararının somut delili niteliğinde olmayan hususlar olduğu, adli yargılamanın devam ettiği, ispatlanmayan sonradan çıktığı iddia olunan bu hususların karar gerekçesine alınamayacağı;
nereden çıktığı belirsiz, içinde kendisinin de bulunduğu liste şeklindeki kararların gerekçe ve delilinin istihbari nitelikte bilgiler olduğunu ortaya koyduğu, kişisel olarak gerekçe veya kıstas belirtilmeksizin verilen kararın hukuksuz olduğu; davalı idarenin savunmalarının ihraç kararının hukuka uygun olduğunu ispat edemediği, işlemin iptali gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak verilen davanın reddi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/3466, K. 2022/746, 7 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama