İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2021/3495 K.2022/1641

2- … Bakanlığı.

Esas2021/3495Karar2022/1641Tarih27 Nisan 2022Okuma11 dk · 2.121 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/3495 E., 2022/1641 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
27 Nisan 2022
Esas No
2021/3495
Karar No
2022/1641
Temyiz eden (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalılar)
1- …
Vekili
Huk. Müş. …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.121 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

2- … Bakanlığı.

VEKİLİ

I. Huk. Müş. Yrd. …

İSTEMİN KONUSU

Danıştay Beşinci Dairesinin 19/11/2020 tarih ve E:2016/21029, K:2020/5281 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacının, komiser yardımcısı olarak görev yapmakta iken F.F.K. isimli şahsın iletişiminin dinlenmesi olayında kasıtlı olarak gerçeğe aykırı belgeler düzenlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 12/06/2014 tarih ve 2014/37 sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 2/e,

8. ve 8/12. maddeleri ile Tüzüğün tamamının iptali ve meslekten çıkarma işlemi nedeniyle mahrum kaldığı maaş ve diğer parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 19/11/2020 tarih ve E:2016/21029, K:2020/5281 sayılı kararıyla;

Davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması yönündeki istemi; Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 tarih ve 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verildiğinden, anılan maddenin iptali için yeniden Anayasa Mahkemesine başvurulmasına gerek olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş;

Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 2/e, 8. ve 8/12. maddelerinin ve tamamının iptali istemi yönünden;

23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun hükümleri dikkate alındığında, davacı hakkında uygulanan meslekten çıkarma cezasının dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağı ile ilgili herhangi bir duraksama bulunmadığı, bu Tüzük hükümleri uyarınca tesis edilen disiplin cezalarının, gerek 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, gerekse 7068 sayılı Kanun uyarınca tesis edilmiş kabul edileceğinin kurala bağlandığının görüldüğü,

Bu durumda, dava konusu Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağı mevcut olduğundan anılan Tüzük'te bu yönden hukuka aykırılık bulunmadığı,

Öte yandan, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dava konusu 2/e, 8. ve 8/12. maddelerinde, meslekten çıkarma cezasının tanımı ile meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiillerin düzenlendiği, anılan düzenlemelerin, polislik mesleğinin önem ve özelliği dikkate alınarak, toplum nazarındaki saygınlığının korunması ve teşkilat personeline duyulan güvenin sarsılmamasını sağlamak amacını haiz olduğu ve personel ve disiplin hukuku ilkelerine aykırı bir yönünün bulunmadığı,

ayrıca polislik mesleğinin niteliği dikkate alındığında “kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek“ fiilinin meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gereken fiiller arasında sayılmasının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu anlaşıldığından, anılan Tüzük'ün dava konusu maddelerinde bu yönden de hukuka aykırılık bulunmadığı;

Davacının meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemi yönünden;

Dava konusu meslekten çıkarma cezasına esas soruşturma raporu ile dosyadaki diğer bilgi ve belgeler incelendiğinde; söz konusu dinlemelerin iletişimin dinlenmesini gerektirecek emareler olmaksızın, hukuki dayanaktan yoksun gerekçeler gösterilerek, gerçeğe aykırı belge düzenlemek suretiyle yapıldığı, dinlenen kişinin, iletişimin dinlenmesine esas teşkil edecek Teknik Takip ve İzleme Talep Formlarında belirtilen örgütsel faaliyet içerisinde olmadığı, yapılan dinleme işleminin gerekçeleri ve amaçları itibarıyla 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun ek 7. maddesinde öngörülen amaçlarla bağdaşmadığı sonucuna varıldığı,

Öte yandan, dinleme işlemlerinin hakim kararı ile yapılmasının, bu kararlara esas teşkil eden formların gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi durumunu ve bu bağlamda işlemin hukuka aykırılığını ve suç olma vasfını ortadan kaldırmadığı,

Bu durumda, davacının "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediği anlaşıldığından, anılan fiili nedeniyle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;

Davacının meslekten çıkarma işlemi nedeniyle mahrum kaldığı maaş ve diğer parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden;

Dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği,

gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, Danıştay Beşinci Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davalı idareler tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması", sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Diğer taraftan, davacının ve bir başka polis memurunun imzasını taşıyan ve "F.F.K. isimli şahsın örgütlü bir yapı içerisinde bir araya gelerek uyuşturucu madde kaçakçılığı, taşıyıcılığı, imal ve ticareti yapan M.K. ve B.K. isimli şahıslarla irtibatlı olduğu ve bu kişilerle birlikte hareket ettiği yönünde güvenilir kaynaklardan bilgiler elde edildiği" ifadelerine yer verilen "Teknik Takip Uzatma Talep Formu"na istinaden alınan hakim kararı uyarınca F.F.K.'nın iletişiminin dinlenmesi işlemi ile ilgili yapılan inceleme sonucunda, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile.

İstihbarat Daire Başkanlığınca, F.F.K.'nın takip ve dinlenmeye başlandığı tarih öncesinde kaydının bulunmadığı ve "Teknik Takip Uzatma Talep Formunda gösterilen gerekçeye esas teşkil edebilecek nitelikte herhangi bir örgütsel faaliyetinin ve belgeye dayanan bir irtibatının tespit edilemediği, ayrıca F.F.K.'nın dinlenmesi işlemlerinde belirtilen organize suç örgütü gerekçesinin doğrulanmadığının görüldüğü, dolayısıyla F.F.K.'nın iletişiminin dinlenmesi işleminin Teknik Takip Uzatma Talep Formunda belirtilen gerekçeler dışında, iletişimin dinlenmesini gerektirecek bilgi ve emareler olmaksızın dayanaktan yoksun gerekçeler gösterilerek,

gerçeğe aykırı belge düzenlemek suretiyle yapıldığı gerekçesiyle davacının meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine karar verilmiştir.

Uyap kayıtlarının incelenmesinden; … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;

Davacının "resmi belgede sahtecilik" suçunu işlediğinden bahisle yapılan ceza yargılaması sonucunda, Teknik Takip ve İzleme Talep Formunda yazılı gerekçelerin mevcut olup olmadığına ve dinleme yapılmasını gerektirecek emarelerin varlığına veyahut yokluğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olması, dinlemenin yasada öngörülen süre şartını ihlal etmeyecek şekilde gerçekleştirilmiş olması, yapılan dinleme işleminin istihbari amaçla önleme dinlemesi olması sebebiyle yoğun suç şüphesine ihtiyaç duyulmaması,

önleme dinlemesinin, suç işlenmesinin ve kamu düzeninin bozulmasının önlenmesi amacıyla başvurulan bir yol olması ve önleme amacıyla yapılan iletişimin tespiti ve denetlenmesi sonucunda ulaşılabilen bulguların yasanın öngördüğü amaçlar dışında ve bu arada bir ceza soruşturması veya kovuşturmasında delil olarak kullanılamayacak olması, yasada herhangi bir suç şüphesi derecesi de öngörülmediğinden terör örgütü gerekçesiyle yapılan iletişimin tespiti ve denetlenmesi işleminin usulüne aykırı olduğu yönünde her türlü şüpheden uzak kesin bir kanaate varılamadığından, üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle davacının beraatine;

Davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğundan bahisle yapılan ceza yargılaması sonucunda ise sübut bulan eyleminden dolayı 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verildiği, anılan kararın kesinleşmediği anlaşılmaktadır.

Ceza muhakemesi hukuku ve disiplin hukuku farklı kural ve ilkelere tabi disiplinlerdir. Disiplin hukuku kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir hukuk alanıdır.

Bazı hâllerde ise kamu görevlisinin fiili, ceza hukuku kapsamında suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin hukuku yönünden de sorumluluk gerektiren bir mahiyet taşıyabilir. Cezai sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş veya ceza sorumluluğu ortadan kalkmış olsa dahi aynı olaylar nedeniyle -daha hafif bir ispat külfeti temelinde- kişi hakkında başka tür bir sorumluluğun tesis edilmesinin önünde bir engel bulunmamaktadır.

Bu bağlamda ceza yargılamasına konu maddi olay ve olguların disiplin hukuku esasları çerçevesinde diğer kamu makamlarınca (idari/adli) ayrıca değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucunda ulaşılacak kanaate göre işlem/karar tesis edilmesi mümkündür (Anayasa Mahkemesi, Başvuru Numarası: 2016/13566, § 48, 49).

Bakılan uyuşmazlıkta, Ceza Mahkemesinin beraat kararının gerekçesi, yapılan dinleme işleminin istihbari amaçla önleme dinlemesi olması sebebiyle yoğun suç şüphesine ihtiyaç duyulmaması, önleme dinlemesinin suç işlenmesinin ve kamu düzeninin bozulmasının önlenmesi amacıyla başvurulan bir yol olması ve önleme amacıyla yapılan iletişimin tespiti ve denetlenmesi sonucunda ulaşılabilen bulguların yasanın öngördüğü amaçlar dışında ve bu arada bir ceza soruşturması veya kovuşturmasında delil olarak kullanılamayacak olması sebebiyle,

yasada herhangi bir suç şüphesi derecesi de öngörülmediğinden terör örgütü gerekçesiyle yapılan iletişimin tespiti ve denetlenmesi işleminin usulüne aykırı olduğu yönünde her türlü şüpheden uzak kesin bir kanaate varılamadığı tespitine dayanmakta olup, anılan gerekçe, ceza sorumluluğu ortadan kalkmış olsa dahi aynı olaylar nedeniyle, polislik mesleğinin önem ve özelliği de göz önüne alındığında, davacı hakkında bir disiplin yaptırımı uygulanmasına engel değildir.

Belirtilen nedenlerle, Teknik Takip Uzatma Talep Formunda yazılı gerekçelerin mevcut olup olmadığının ve dinleme yapılmasını gerektirecek emarelerin varlığı veyahut yokluğunun her türlü şüpheden uzak kesin olarak ortaya konulamaması gerekçesi, ceza mahkumiyetinin önünde engel teşkil etmiş olsa da, beraat kararından farklı olarak,

dava konusu disiplin yaptırımı, İstihbarat Daire Başkanlığınca sunulan, iletişimi dinlenen F.F.K.'nın takip ve dinlenmeye başlandığı tarih öncesinde kaydının bulunmadığı ve Teknik Takip Uzatma Talep Formunda gösterilen gerekçeye esas teşkil edebilecek nitelikte herhangi bir örgütsel faaliyetinin ve belgeye dayanan bir irtibatının tespit edilemediği bilgisine dayanmakta ve bu durum da disiplin hukuku bakımından "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek" fiilini oluşturmakta olup, bakılan uyuşmazlığın çözümlenmesi için ceza yargılaması sonucunda verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerekmemektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 19/11/2020 tarih ve E:2016/21029, K:2020/5281 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 27/04/2022 tarihinde, Daire kararının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğüne ilişkin kısmı yönünden oyçokluğu, diğer kısımlar yönünden oybirliği ile karar verildi.

KARŞI OY

X- 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 83. maddesinde, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur.

Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır." kuralı yer almış; anılan maddenin iptali istemiyle açılan davada, anılan Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin, Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan "suçta kanunilik" ilkesine ve 128. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen "kanuni düzenleme ilkesine" aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla iptaline karar verilmiştir.

Daha sonra Anayasa'nın 121. maddesi ile 25/10/1983 tarih ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. madde yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenmiştir.

682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 tarih ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı ve bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı hükmüne yer verilmiştir.

Bilahare 08/03/2018 tarih ve 30354 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de.

Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiş, Kanun'un geçici 1. maddesinde; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 tarih ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı;

bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı kuralına yer verilmiştir.

Bu durumda, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine yasal dayanağı kalmadığı için hukuka aykırı bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün iptali gerekmekte ise de, yukarıda bahsi geçen 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve sonrasında 08/03/2018 tarih ve 30354 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesiyle Tüzüğün uygulanma imkanı kalmadığından, düzenleyici işlemin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken Dairece bu yönden davanın reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, Daire kararının düzenleyici işlemle ilgili bu kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara bu yönden katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/3495, K. 2022/1641, 27 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. İstemin Konusu
  5. Yargılama Süreci
  6. Temyiz Edenin İddiaları
  7. Karşı Tarafın Savunmaları
  8. Türk Milleti Adına
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2021/3495
Karar No
2022/1641
Tarih
27 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2021/3496 K.2022/2394
  • Danıştay 10. Daire E.2021/3497 K.2022/2108
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2021/3502 K.2022/1656
  • Danıştay 5. Daire E.2021/3503 K.2022/1905
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2021/3503 K.2022/1444
  • Danıştay 5. Daire E.2021/3512 K.2022/1906

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.