İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/1101 K.2022/2756

Dava konusu istem: 03/06/2016 tarih ve 29731 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik'in 21. maddesinin 4. fıkrası ile bu fıkra uyarınca davacıya bir yıl beyanda bulunmama cezası verilmesine ilişkin … tarih ve…

Esas2022/1101Karar2022/2756Tarih6 Ekim 2022Okuma9 dk · 1.868 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1101 E., 2022/2756 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
6 Ekim 2022
Esas No
2022/1101
Karar No
2022/2756
Temyiz edenler
1- (DAVACI) : ..
Vekili
Av. …
2- (davalı)
… Bakanlığı
Vekili
…
İstemin konusu
Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/09/2021 tarih ve E:2018/526, K:2021/3951 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.868 kelime·9 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: 03/06/2016 tarih ve 29731 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik'in 21. maddesinin 4. fıkrası ile bu fıkra uyarınca davacıya bir yıl beyanda bulunmama cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/09/2021 tarih ve E:2018/526, K:2021/3951 sayılı kararıyla;

Anayasa'nın 124. maddesi, 3213 Sayılı Maden Kanunu'nun 3. maddesinde yer alan "Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler" tanımı, 10. maddesinin 4. ve 8. fıkraları, 03/06/2016 tarih ve 29731 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik'in 1., 2. ve 3. maddeleri ile 21. maddesinin 4. fıkrasında yer alan kurallar aktarılarak,

Dava konusu Yönetmelik'in 21. maddesinin 4. fıkrası yönünden;

Yönetmelik'in 21. maddesinin 4. fıkrasında "YTK’ya sözleşme ile hizmet veren kişi tarafından hazırlanan bilgi ve belgelerin doğru olmadığı ya da gerçeğe aykırı beyan içerdiğinin tespit edilmesi halinde ilgili kişiye bir yıl süre ile Kanunun 10 uncu maddesi gereğince beyanda bulunmama cezası verilerek ilgili meslek odasına bildirilir. Bu kişiler ile herhangi bir YTK arasında bir yıl süre ile yeniden sözleşme yapılamaz." hükmünün yer aldığı,

Davacı tarafından, Anayasa'nın 38. maddesinde, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerinin ancak kanunla konulabileceği öngörüldüğünden, dava konusu Yönetmelik ile getirilen cezanın hukuka aykırı olduğunun ileri sürüldüğü,

Davalı idare tarafından, 3213 sayılı Kanun'un 3. maddesinde, yetkilendirilmiş tüzel kişilerin, Genel Müdürlükçe yetkilendirilen, bu Kanun kapsamında Genel Müdürlüğe verilmesi gereken rapor, proje ve her türlü teknik belgeyi hazırlamaya yetkili, şirket hisselerinin yarısından fazlasının sahibinin mühendis olduğu ya da bünyesinde nitelik ve nicelikleri yönetmelikle belirlenen mühendisler çalıştıran maden arama ruhsat sahibi veya işletmesi olan tüzel kişiler olarak tanımlandığı,

Kanun'un 10. maddesinin 11. fıkrasında, "Bu Kanun kapsamında tanımlanan işlemleri yapmak üzere kurulan yetkilendirilmiş tüzel kişiler veya maden arama ya da işletmecileri, Genel Müdürlükten yetki belgesi almakla yükümlüdür.

Yetkilendirilmiş tüzel kişiler ile maden arama ya da işletmecilerine yetki belgesinin verilmesi, denetimi, uyarılması, yetki belgelerinin askıya alınması ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” hükmünün yer aldığı, belirtilen Kanun hükümleri çerçevesinde, dava konusu Yönetmelik'in 03/06/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, uluslararası standartlarda madencilik faaliyetleri yapılmasına yönelik olarak,

maden ocaklarında konusunda uzman ve yeterli sayıda mühendis çalıştırılmasını ve Maden İşleri Genel Müdürlüğüne verilecek rapor, proje ve her türlü teknik belgenin yetkin mühendislerce hazırlanmasını ve bu kişilere yeterlik belgesi verilmesini sağlamak amacıyla yürürlüğe giren dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığının belirtildiği,

Düzenleyici işlemlerin, idarenin görev alanına giren konularda kamu idaresinin ve hizmetinin düzenli olarak işlemesini sağlamak amacıyla, üst normlara aykırı olmayan ve kanunların uygulamasını gösteren, idarenin asli yetkisine dayalı, genel ve tek yanlı idari tasarruflar olarak tanımlandığı,

Dava konusu Yönetmelik'in, anılan Kanun hükmü ile idareye verilen görev ve yetki çerçevesinde yürürlüğe koyulduğu, dayanağı olan Kanun hükümlerine aykırı ya da onu aşan herhangi bir hüküm içermediği anlaşıldığından, Yönetmelik'in 21. maddesinin 4. fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı,

Davacıya bir yıl beyanda bulunmama cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem yönünden;

3213 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında davacıya bir yıl beyanda bulunmama cezası verilmişse de, bu maddeye göre söz konusu cezanın verilebilmesi için; gerçek dışı veya yanıltıcı beyanın tespit edilmesi, beyanı veren teknik elemanın uyarılması, uyarıya rağmen üç yıl içinde aynı fiilin işlenmesi halinin gerçekleşmesi gerektiği,

Somut olayda ise, ilgili maddeye aykırı biçimde uyarı yapılmaksızın, doğrudan bir yıl beyanda bulunmama cezası verildiği görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçeleriyle,

Davacıya bir yıl beyanda bulunmama cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline, 03/06/2016 tarih ve 29731 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik'in 21. maddesinin 4. fıkrası yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından, Yönetmelik'in 21. maddesinin 4. fıkrasının 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 4. fıkrasına aykırı olduğu, temyize konu Daire kararında bu yönde herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, bireysel işlemin iptaline karar verilmesine karşın Yönetmelik maddesinin iptal edilmemesinin çelişkili olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, dava konusu Yönetmelik'in 21. maddesinin 4. fıkrası uyarınca verilen bir yıl beyanda bulunmama cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş; davacı tarafından ise savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Daire kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Yetkilendirilmiş tüzel kişiye sözleşme ile hizmet veren davacı tarafından Sicil: … sayılı ruhsat sahasına ilişkin olarak hazırlanan imalat haritasının sahanın son durumunu yansıtmadığı tespit edilmiştir. Bu tespite dayanılarak davacıya Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik'in 21. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bir yıl süreyle beyanda bulunmama cezası verilmiştir. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

3213 sayılı Maden Kanunu'nun 04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanun ile değişik "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler: Genel Müdürlükçe yetkilendirilen, bu Kanun kapsamında Genel Müdürlüğe verilmesi gereken rapor, proje ve her türlü teknik belgeyi hazırlamaya yetkili, şirket hisselerinin yarısından fazlasının sahibinin mühendis olduğu ya da bünyesinde nitelik ve nicelikleri yönetmelikle belirlenen mühendisler çalıştıran maden arama ruhsat sahibi veya işletmesi olan tüzel kişiler.".

10. maddesinin 11. fıkrasında, "Bu Kanun kapsamında tanımlanan işlemleri yapmak üzere kurulan yetkilendirilmiş tüzel kişiler veya maden arama ya da işletmecileri, Genel Müdürlükten yetki belgesi almakla yükümlüdür. Yetkilendirilmiş tüzel kişiler ile maden arama ya da işletmecilerine yetki belgesinin verilmesi, denetimi, uyarılması, yetki belgelerinin askıya alınması ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükümleri yer almaktadır.

3213 sayılı Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte bulunan 10/06/2010 tarih ve 5995 sayılı Kanun ile değişik 10. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve haksız surette hak iktisabına sebep olan teknik elemanlar uyarılır. Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanların üç yıl içinde tekrarı halinde teknik elemanların bu Kanun gereğince yapacakları beyanlar bir yıl süreyle geçersiz sayılır. Fiilin her tekrarında hak mahrumiyeti uygulamasına devam edilir. Uygulanan uyarı ve hak mahrumiyeti, teknik elemanın bağlı bulunduğu mesleki teşekküle bildirilir." hükmü yer almıştır.

03/06/2016 tarih ve 29731 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik'in 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, tüzel kişiler veya maden arama ya da işletmecilerinin 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında Genel Müdürlüğe verilmesi gereken rapor, proje ve her türlü teknik belgeyi hazırlamak için, Genel Müdürlükçe tüzel kişilere yeterlik belgesi verilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.".

3. maddesinde, "Bu Yönetmelik Maden Kanununun 10 uncu maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.". 21. maddesinin 4. fıkrasında, "YTK’ya sözleşme ile hizmet veren kişi tarafından hazırlanan bilgi ve belgelerin doğru olmadığı ya da gerçeğe aykırı beyan içerdiğinin tespit edilmesi halinde ilgili kişiye bir yıl süre ile Kanunun 10 uncu maddesi gereğince beyanda bulunmama cezası verilerek ilgili meslek odasına bildirilir.

Bu kişiler ile herhangi bir YTK arasında bir yıl süre ile yeniden sözleşme yapılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmı yönünden;

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Sekizinci Dairesi kararının davanın reddine ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Daire kararının iptale ilişkin kısmı yönünden;

04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanun ile 3213 sayılı Maden Kanunu'na "yetkilendirilmiş tüzel kişiler" tanımı eklenmiştir. Bu tanımda yetkilendirilmiş tüzel kişilerin, Maden İşleri Genel Müdürlüğünce yetkilendirilen, bu Kanun kapsamında Genel Müdürlüğe verilmesi gereken rapor, proje ve her türlü teknik belgeyi hazırlamaya yetkili, şirket hisselerinin yarısından fazlasının sahibinin mühendis olduğu ya da bünyesinde nitelik ve nicelikleri yönetmelikle belirlenen mühendisler çalıştıran maden arama ruhsat sahibi veya işletmesi olan tüzel kişiler olduğu belirtilmiştir.

Aynı Kanun ile 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesine eklenen 11. fıkrada ise, yetkilendirilmiş tüzel kişilerin Genel Müdürlükten yetki belgesi almakla yükümlü oldukları kuralına yer verilmiş; yetki belgesinin verilmesi, denetimi, uyarılması, yetki belgelerinin askıya alınması ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esasların da yönetmelikle belirleneceği öngörülmüştür.

Kanun'un bu hükmüne dayanılarak çıkarılan dava konusu Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik'in 21. maddesinin 4. fıkrasında, yetkilendirilmiş tüzel kişiye sözleşme ile hizmet veren kişi tarafından hazırlanan bilgi ve belgelerin doğru olmadığı ya da gerçeğe aykırı beyan içerdiğinin tespit edilmesi halinde ilgili kişiye bir yıl süre ile 3213 Kanun'un 10. maddesi gereğince beyanda bulunmama cezası verileceği hükme bağlanmıştır.

Olayda, yetkilendirilmiş tüzel kişiye sözleşme ile hizmet veren davacı tarafından Sicil: … sayılı ruhsat sahasına ilişkin olarak hazırlanan imalat haritasının sahanın son durumunu yansıtmadığının tespit edilmesi üzerine, anılan Yönetmelik'in 21. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davacıya bir yıl süreyle beyanda bulunmama cezası verildiği anlaşılmaktadır.

Dairece, 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 4. fıkrası gereğince bir yıl süreyle beyanda bulunmama cezası verilebilmesi için, gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunan teknik elemanın uyarılması ve bu uyarıya rağmen gerçek dışı veya yanıltıcı beyanların üç yıl içinde tekrar etmesi gerektiği, somut olayda ise, davacıya uyarı yapılmaksızın doğrudan bir yıl süreyle beyanda bulunmama cezası verildiği gerekçesiyle dava konusu bireysel işlemin iptaline karar verilmiş ise de, söz konusu işlemin dayanağının anılan Kanun'un 10. maddesinin 4. fıkrası değil, dava konusu Yönetmelik'in 21. maddesinin 4. fıkrası olduğu açıktır.

Zira, Kanun'un 10. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen teknik elamanın, işletme tekniği, büyüklüğü ve yapısal durumu göz önüne alınarak, Kanun ve ilgili mevzuat kapsamında maden ruhsat sahibi veya hammadde üretim izin sahibi tarafından ruhsat veya izin sahasında istihdam edilen mühendisleri ifade ettiği açık olup, yetkilendirilmiş tüzel kişi/kuruluşlarda çalışan personel ile herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır.

Öte yandan, Yönetmelik'in 21. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "...ilgili kişiye bir yıl süre ile Kanunun 10 uncu maddesi gereğince beyanda bulunmama cezası verilerek..." ibaresi ile kastedilenin, hazırlanan bilgi ve belgelerin doğru olmadığı ya da gerçeğe aykırı beyan içerdiğinin tespit edilmesi halinde ilgili kişiye Kanun'un 10. maddesinde sayılan cezalardan biri olan bir yıl süreyle beyanda bulunmama cezasının verilmesi olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, ceza verilirken Kanun'un 10. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen usulün uygulanmasına gerek bulunmamaktadır.

Bu durumda, davacı tarafından hazırlanan imalat haritasının sahanın son durumunu yansıtmadığı hususu sabit olduğundan, davacıya bir yıl süreyle beyanda bulunmama cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 3. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu bireysel işlemin iptali, düzenleyici işlem yönünden davanın reddi yolundaki Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/09/2021 tarih ve E:2018/526, K:2021/3951 sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 4. Anılan Daire kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA, 5. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 6. Kesin olarak, 06/10/2022 tarihinde, onamaya ilişkin kısım yönünden oybirliği, bozmaya ilişkin kısım yönünden oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının da onanması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/1101, K. 2022/2756, 6 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunmaları
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2022/1101
Karar No
2022/2756
Tarih
6 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2022/1103 K.2022/3657
  • Danıştay 2. Daire E.2022/1110 K.2022/4791
  • Danıştay 4. Daire E.2022/1111 K.2022/5841
  • Danıştay 7. Daire E.2022/1122 K.2022/3735
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/1125 K.2022/2964
  • Danıştay 9. Daire E.2022/1126 K.2022/4660

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.