İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/135 K.2022/2909

2- … 3- … 4- …

Esas2022/135Karar2022/2909Tarih13 Ekim 2022Okuma13 dk · 2.549 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/135 E., 2022/2909 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
13 Ekim 2022
Esas No
2022/135
Karar No
2022/2909
Temyiz eden (davalı)
… Bakanlığı
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacılar)
1- … Başkanlığı
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.549 kelime·13 dk okuma·12 bölüm

2- … 3- … 4- …

İSTEMİN KONUSU

Danıştay Altıncı Dairesinin 28/09/2021 tarih ve E:2018/2579, K:2021/10234 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Tekirdağ İli, Çerkezköy İlçesinde termik santral yapılması amacıyla "Enerji Üretim Alanı" planlanmasına yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 17/10/2017 tarihinde onaylanan Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100.000 ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin (F20 sayılı plan paftası) iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 28/09/2021 tarih ve E:2018/2579, K:2021/10234 sayılı kararıyla;

Dairelerince, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 27/10/2016 tarihinde onaylanan, 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planı, 1/25.000 Ölçekli Tekirdağ İl Çevre Düzeni Planı ve 1/25.000 Ölçekli Kırklareli İl Çevre Düzeni Planı (plan notları dahil) değişikliklerine karşı açılan dava dosyaları ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 17/10/2017 tarihinde onaylanan, 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planı ve 1/25.000 Ölçekli Tekirdağ İl Çevre Düzeni Planı değişikliklerine karşı açılan dava dosyalarının birlikte incelendiği ve davalı idarenin ehliyet ve süre yönünden usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği belirtilerek;

Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan rapor ve anılan rapora yapılan itirazların birlikte değerlendirilmesinden;

1- Çevre düzeni planlarında yapılacak değişikliklerle ilgili mevzuata yansıyan ilkeler göz önüne alındığında; dava konusu değişikliklerin, çevrenin korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik olmadığı, plan değişikliğine davalı idarece neden olarak gösterilen hususların plana teknik ve bilimsel bir katkı sağlamadığı, Yönetmelik'teki ilkelere uygun olmadığı,

1/100.000 ölçekli revizyon çevre düzeni planı ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında sanayi gelişiminin sınırlandırılması ana ilke olmasına karşın, planın vizyon ve ilkeleri ile taban tabana zıt ve aykırı biçimde, tarım toprakları aleyhine ve yeraltı su rezervlerine zarar verebilecek şekilde kömür çıkarılmasını öngören ve çevre kirliliğine yol açma potansiyeli bulunan sanayi/enerji yatırımlarını destekleyen planlamanın anılan ilkelerle uyumlu olmadığı,

Bu nedenle, dava konusu plan değişikliklerinde bu yönlerden planlama esaslarına ve hukuka uyarlık bulunmadığı, davalı idarece bilirkişi raporuna bu hususlarla ilgili olarak yapılan itirazların da yerinde görülmediği,

2- Plan Açıklama Raporunda, Trakya Bölgesinde kömür çıkarılmasının akiferler üzerinde yapacağı tahribatlar belirtilmesine karşın, Tekirdağ İli, Çerkezköy İlçesinde, orman alanı üzerinde "Enerji Üretim Alanı" (EÜA) gösterimi ile bölgedeki mevcut kömür rezervlerinin kullanılması amacıyla bir adet termik santral öngörülmesine ilişkin plan değişikliğinin, santralin ihtiyaç duyacağı soğutma ve diğer kullanım suyunun, yeraltı su rezervleri üzerinde olumsuz yönde etki yapacak olması ve Ergene Havzasının başta gelen çevre sorunu haline gelen yeraltı su kaynaklarındaki hızlı azalış nedeniyle, yeraltı suyu kullanacak yeni sanayilerin kurulmasına izin vermeyen Revizyon Çevre Düzeni Planı kararının sürdürülebilirlik ve planlama ilkelerine uygun olmadığı,

Davalı idarenin, kömür çıkarımının çevreye ve doğal değerlere zarar vermeden, bu alanlar üzerinde olumsuz etkileri en aza indirmenin önemli olduğuna yönelik Çevre Düzeni Planının (ÇDP) Plan Açıklama Raporunda ifadelerin yer aldığı, bu planın yol gösterici ve stratejiler ürettiği, aksi yönde bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmelerin doğru olmadığı, DSİ Genel Müdürlüğünün analizleri doğrultusunda oluşturulan "Yer Altı Suyu Besleme Alanları" ve "Aşırı Yer Altı Suyu Çekim Alanları"nın plan kararı olarak ÇDP'de yer aldığı, planda aykırılık olmadığı yolundaki itirazlarının, rapordaki saptamalar karşısında isabetsiz olduğu,

Dolayısıyla, Ergene Havzasında başta gelen çevre sorunu haline gelen yeraltı su kaynaklarındaki hızlı azalış nedeniyle yeraltı suyu kullanacak yeni sanayilerin kurulmasına izin verilmemesine rağmen, bu kapsamda bulunan ithal ve/veya yerli kaynaklı ve mevcut kömür rezervinin kullanılmasına dönük olarak kömüre dayalı termik santral kurulmasına olanak sağlayan planlamanın Ergene Havzası açısından sürdürülebilirlik ilkesine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı,

gerekçeleriyle, dava konusu plan değişikliğinin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, 24/08/2009 onay tarihli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100.000 ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planının, sanayileşmeye, kentleşmeye, kentsel gelişmeye nasıl yön verileceği, kirliliğin nasıl kontrol altına alınacağı, tarımsal üretimin nasıl sürdürülebilir kılınacağı, doğal yapının nasıl korunacağı, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarındaki kirliliğin nasıl kontrol altına alınacağına ilişkin, aynı zamanda alt ölçekli planları da yönlendiren bir dizi plan kararını bünyesinde barındırdığı ve planın, bu plan kararları, ilke ve stratejileri doğrultusunda uygulanmasının kararlılıkla sürdürüldüğü,

Ancak ülkemizin artan enerji ihtiyacının arz güvenliği sağlanarak karşılanması gerekliliğinin yeni çözüm yollarını gerektirdiği, Trakya Bölgesinin de gelişmiş sanayi yapısı nedeniyle artan enerji talebiyle karşı karşıya olduğu, dava konusu değişikliklerin de belirtilen ihtiyaca binaen, doğalgaz santralleri haricinde diğer "baz yük" santrallerinin bölgede kurulması gerekliliğini ortaya koyan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının talebi doğrultusunda gerçekleştirildiği, değişikliklerin 10. Kalkınma Planındaki ve 64. Hükümet Eylem Planındaki hedeflerin de bir gerekliliği olduğu, ülkemizin ihtiyaçları doğrultusunda yapılan değişikliğe plan ana kararlarını, sürekliliğini ve stratejilerini bozucu nitelikte bakılmaması gerektiği,

Yapılan düzenlemelerle Termik Santrallerin, Trakya genelinde değil, belli noktalarında yapılacağının da göz önünde bulundurulması gerektiği, bu kapsamda verimli tarım topraklarının yitirileceği, orman alanların yok edileceği ve su kaynaklarının tükeneceği sonucuna varmanın bilimsellikten uzak olduğu, Termik Santral Alanlarının yer seçimlerinin olabildiğince tarım arazilerinden uzak ve halkın en az etkileneceği sahalarda yapıldığı,

ilave bir kirliliğin oluşmayacağı, tesislerin kurulumu aşamasında, hazırlanacak ÇED raporlarına uygun olarak saha çalışmalarının yürütüleceği, yürürlükteki çevre düzeni planlarındaki ayrıntılı plan notları ve mevzuat uyarınca yeraltı sularının kirlenmesi ve aşırı kullanılmasını önleyici tedbirlerin de alınacağı, bu tesisler sayesinde kömürün ısınma amaçlı kullanımının da önüne geçilerek hava kalitesinde olumlu yönde değişimlerin sağlanacağı,

Bu kapsamda, ülkemizin ihtiyaç duyduğu enerjinin zamanında, güvenilir, ucuz, kaliteli, temiz ve öngörülen kalkınma hızı ile sosyal gelişmeyi destekleyecek şekilde temin edilmesi ve istihdam oluşturulması amacıyla yapılan, dava konusu plan değişikliğinde mevzuata aykırı bir yön bulunmadığından, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra ve dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Bir kısmı İstanbul İli, Silivri İlçesi sınırları içerisinde, bir kısmı da Tekirdağ İli, Çerkezköy İlçesi sınırlarında, yaklaşık 545 ha büyüklüğünde yapılması planlanan "EÜAŞ Çerkezköy Termik Santrali" için Çerkezköy İlçesi sınırlarındaki 60 ha büyüklüğündeki alan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 27/10/2016 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planı ve 1/25.000 ölçekli Tekirdağ İl Çevre Düzeni Planı değişiklikleri ile "Enerji Üretim Alanı" olarak belirlenmiştir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 17/10/2017 tarihinde onaylanan Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100.000 ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planı ve 1/25.000 ölçekli Tekirdağ İl Çevre Düzeni Planı değişiklikleri ile de, "EÜAŞ Çerkezköy Termik Santrali"nin yaklaşık 500 ha büyüklüğünde ve tamamı Çerkezköy İlçesinde olacak şekilde planlanmasına yönelik değişiklik yapılmış, bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği, 14. maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendinde dilekçenin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, aynı Kanun'un 49. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması,

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması", sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün kılınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Daire kararının, Tekirdağ Barosu haricindeki davacılar yönünden incelenmesi;

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Altıncı Dairesi kararının, Tekirdağ Barosu haricindeki davacılara ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan davacılara ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Daire kararının, davacılardan Tekirdağ Barosu yönünden incelenmesine gelince;

2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının genel nitelikteki düzenleyici işlemlere karşı sadece kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunmaktadır. Nitekim konuyla ilgili anayasal ve yasal düzenlemelerde de bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açık bir biçimde yer almıştır.

Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 sayılı Kanun ile değişik 76. maddesinde.

Barolar avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlanmış, yine aynı Kanun'un Baro Yönetim Kurulunun görevlerinin sayıldığı 95. maddesinin birinci fıkrasının 21. bendinde de, Yönetim Kurulunun, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak,

korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli olduğu belirlenmiştir.

Uyuşmazlıkta, 1136 sayılı Kanun'un 76. maddesinde sayılan Baroların görevleri gözönünde bulundurulduğunda, dava konusu 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında yapılan değişikliğin, doğrudan, davacı Baro'nun hak ve menfaatlerini etkilemediği; anılan Kanun maddesinin de davacı Baro'ya hukuken böyle bir hak tanımayacağı açık olduğundan dava konusu plan değişikliği ile Tekirdağ Barosu arasında menfaat ilişkisinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, Dairece, davacılardan Tekirdağ Barosu açısından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek verilen kararın anılan davacıya ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen REDDİNE;

2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 28/09/2021 tarih ve E:2018/2579, K:2021/10234 sayılı kararının Tekirdağ Barosu haricindeki davacılara ilişkin kısmının ONANMASINA,

3. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen KABULÜNE;

4. Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 28/09/2021 tarih ve E:2018/2579, K:2021/10234 sayılı kararının davacılardan Tekirdağ Barosuna ilişkin kısmının BOZULMASINA,

5. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine,

6. Kesin olarak, 13/10/2022 tarihinde usulde ve esasta oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Daire kararının, davacılardan Tekirdağ Barosu yönünden incelenmesi

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 76. maddesinde; baroların avukatlık mesleğine mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, avukatlık mesleğinin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak amacıyla kurulmuş meslek kuruluşları olduğu belirtilmiş iken 10/05/2001 tarih ve 24398 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4667 sayılı Kanun ile 1136 sayılı Kanunun 76. maddesinde değişiklik yapılarak;

barolar, avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak, meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlanmış.

1136 sayılı Kanun'un Baro Yönetim Kurulunun görevlerinin düzenlendiği 95. maddesine yine 4667 sayılı Kanun ile eklenen 21. bentte de, Yönetim Kurulunun, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli olduğu belirtilmiştir.

1136 sayılı Kanun'un 76. ve 95/21. maddelerinde yapılan ve yukarıda açıklanan yasal değişiklikten sonra Baroların; mesleki bir örgüt olmanın ötesinde hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak gibi bir işlev yüklenmesi nedeniyle diğer meslek örgütlerinden farklı bir konuma sahip olduğu açıktır.

Danıştay kararları ışığında konuya bakıldığında; 1136 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikten sonra açılan davalarda dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı saptanırken, iptal davasının genel amacının yanı sıra dava konusu idari işlemin, hukukun üstünlüğünü, hukuk devleti ilkesini, genel kamu yararı, Anayasa ile koruma altına alınan eşitlik, kişinin dokunulmazlığı, özel hayatın gizliliği, kanunsuz suç ve ceza olamayacağı gibi temel insan haklarını ihlal edip etmediğine ve yargı kararlarının uygulanmaması veya geçersiz kılınması gibi hukuk devleti ilkesini zedeleyen bir durumun olayda söz konusu olup olmadığına bakılarak menfaat ilgisinin olaya özgü, ancak daha geniş yorumlandığı görülmektedir.

Dava açma ehliyeti, davanın esasının incelenebilmesinin ön koşuludur. Bu aşamada davacı iddialarının hukuken doğru olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılamaz. Davada menfaat ihlalinin olup olmadığının saptanabilmesi için, öncelikle davacının iddialarına bakılması gerekmektedir.

Dava, Tekirdağ İli, Çerkezköy İlçesinde termik santral yapılması amacıyla "Enerji Üretim Alanı" planlanmasına yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 17/10/2017 tarihinde onaylanan Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100.000 ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin, Anayasa'nın 56. maddesinde yer alan çevrenin korunması hakkına, 2872 sayılı Çevre Kanunu'na, imar mevzuatı ile şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve ayrıca 2009 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı hakkında verilen yargı kararlarına aykırı olduğu iddialarıyla açılmıştır.

Bu durumda, davacılardan Tekirdağ Barosunun hukuka aykırılık iddiaları da dikkate alındığında, dava konusu değişikliğin iptalini istemekte, kişisel, meşru ve güncel menfaat ihlali şartının gerçekleştiği sonucuna ulaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, Daire kararına yönelik temyiz istemi hakkında, davacılardan Tekirdağ Barosu yönünden de, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, kararın anılan davacıya yönelik kısmına katılmıyoruz.

KARŞI OY

XX- Daire kararının, Tekirdağ Barosu haricindeki davacılar yönünden incelenmesi;

27/10/2016 tarihli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğiyle Trakya Bölgesinde Kırklareli Vize İlçesinde ve Çerkezköy'de iki adet termik santral alanı belirlenmiş ve 2.10.31.1 sayılı plan notunda değişiklik yapılarak kömüre dayalı termik santral yasaklı olmaktan çıkarılmıştır.

17/10/2017 tarihli değişiklik ile de Çerkezköy'de yapılması planlanan termik santralin konumu değiştirilmiştir.

Danıştay Altıncı Dairesince bakılan dava ve aynı işlemlere karşı açılan diğer davalar bir bütün olarak incelenip yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Ancak söz konusu bilirkişi incelemesi sonucu yapılan tespitlerin soyut ve genel nitelikte olduğu, uyuşmazlıkta hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan, davalı idare tarafından.

"1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının üst ölçekli planın bir gerekliliği olarak, sorunları gören ve çözümler sunan, çözüme yönelik stratejiler getiren özellik taşıdığı, dava konusu plan değişiklikleri ile getirilen arazi kullanım kararlarına yer altı sularına ilişkin plan hükümlerinin aksine uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, bu bölgelerdeki tüm uygulamaların DSİ Genel Müdürlüğünün izin ve denetiminde olduğu; dava konusu termik santrallerde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca Süperkritik Dolaşımlı Akışkan Yatak Teknolojisinin kullanılmasının öngörüldüğü;

bu teknolojide yanma sonucu çıkan kirleticileri taşıyan baca gazlarının gerekli arıtma işlemlerinden geçirildikten sonra baca veya soğutma kulesi vasıtası ile havaya verileceği; baca gazları yarı kuru kireç yöntemi ile S02 arıtımına tabi tutulduğunda baca gazının sıcaklığının 80-90 derece gibi düşük sıcaklık değerinde havaya verileceği; aynı zamanda bölgede kullanılan kömürün kalitesinin arttırılıp kontrollü biçimde dağıtımının sağlanmasının da bölgedeki kirlilik yükünü azaltmaya yardımcı olacağı;

termik santrallerin kurulumu yapılmadan önce Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği gereği, ÇED süreci yürütüleceği, çevreye olası etkileri bu süreçte daha detaylı bir şekilde araştırılarak irdeleneceği.

ÇED sürecinde, çevresel önlemlerin ilgili mevzuatta tariflenen şekilde alınmadığının tespiti ve çevreye olumsuz etkilerinin ortaya çıkması halinde ise “ÇED Olumlu Kararı” verilemeyeceği, Trakya Bölgesinin, elektrik enerjisinin yoğun olarak tüketildiği ve talebin hızla artmakta olduğu ancak güvenilir kaynak tedariğinin aynı ölçüde sağlanamadığı bir bölge olarak dikkat çektiği.

Trakya Bölgesinin arz güvenliğinin kısa vadede bazı iletim yatırımları ile sağlanabilecek olsa da orta ve uzun vadede arz güvenliği için bölgede çevresel duyarlılık gözetilerek ve yüksek verimlilikteki ileri kömür yakma teknolojilerinin kullanılması sağlanarak Trakya'daki linyit rezervlerinin enerji üretimine açılmasının; doğalgaz santralleri haricinde diğer "baz yük" santrallerinin de kurularak doğalgaza olan bağımlılığın azaltılıp kaynak çeşitliliğinin arttırılmasının yüksek önem arz ettiği..." yönünde savunma yapılmıştır.

Bu itibarla, bölgede enerji üretim alanlarının da bulunmasını sağlayacak şekilde üst ölçekli planda şematik düzenleme yapılmasında mevzuata ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı, gerek plan hükümleri gerekse yer altı sularına ilişkin mevzuat hükümleri uyarınca yer altı sularında izinsiz, kontrolsüz ve aşırı su kullanımının yapılmasının mümkün olmadığı, dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca iletilen talep doğrultusunda ülkenin artan enerji açığının kapatılması amacıyla yapıldığı,

söz konusu plan kararlarının alt ölçekli planlarda daha detaylı irdeleneceği, termik santralin yapım aşamasında çevreye zarar verilmemesi için Çevresel Etki Değerlendirmesi olumlu kararının alınacak olması hususları değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile, Daire kararının Tekirdağ Barosu haricindeki davacılar yönünden de bozulması gerektiği oyuyla, kararın anılan davacılara ilişkin kısmına katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/135, K. 2022/2909, 13 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunmaları
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Karşı Oy
  13. X- Daire kararının, davacılardan Tekirdağ Barosu yönünden incelenmesi
  14. Karşı Oy
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2022/135
Karar No
2022/2909
Tarih
13 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/136 K.2022/2901
  • Danıştay 2. Daire E.2022/137 K.2022/5120
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/138 K.2022/2910
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/139 K.2022/2911
  • Danıştay 9. Daire E.2022/143 K.2022/4517
  • Danıştay 13. Daire E.2022/144 K.2022/3640

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.