İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/1431 K.2022/3349

Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten…

Esas2022/1431Karar2022/3349Tarih23 Kasım 2022Okuma6 dk · 1.193 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1431 E., 2022/3349 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
23 Kasım 2022
Esas No
2022/1431
Karar No
2022/3349
Temyiz eden (davacı)
...
Karşı taraf (davalı)
... Kurulu
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Beşinci Dairesinin 21/09/2021 tarih ve E:2016/34945, K:2021/2631 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.193 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 21/09/2021 tarih ve E:2016/34945, K:2021/2631 sayılı kararıyla;

Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları ile davacının birleştirme talebi yerinde görülmemiş,

"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,

Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;

Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile reddedildiği, ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan kararın onandığı ve mahkumiyet kararının kesinleştiğinin görüldüğü,

ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı"nın incelenmesinden; davacının ... ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,

Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüte himmet verdiğine, üniversitede örgüt evlerinde kaldığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,

YARSAV üyeliği yönünden, YARSAV Derneğine üyelik şekli ile ilgili hususlar değerlendirildiğinde, davacının YARSAV üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,

Unvanlı görev yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün Adalet Bakanlığında ve HSYK'da etkin olduğu dönemde il Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak atanmasının, yukarıda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,

Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,

Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, 667 sayılı KHK ile bu KHK'yı onaylayan 6749 sayılı Kanun'un Anayasa'ya aykırı olduğu, "iltisak ve irtibat" kavramlarının muğlak olduğu, açık ve kesin bir tespitin aranmaması nedeniyle hakimlik ve savcılık teminatının ihlal edildiği, dava konusu işlem bir ceza olduğundan fiilin sübuta ermesi koşulunun mevcut olması gerektiği, meslekten çıkarma cezasının dayanağı olan delillerin 667 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği tarihten öncesine ilişkin olduğu, savunma hakkı tanınmadığı,

dava konusu işlemin gerekçesinde demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesi yer almaması nedeniyle yargı organının bu gerekçeye dayanmasının mümkün olmadığı, kişiselleştirme yapılmadığı, ByLock verilerinin yasal delil olarak kabul edilemeyeceği, lehine olan tanık ifadelerine itibar edilmesi gerektiği, YARSAV'a üye olma konusunda örgüt talimatı aldığına ilişkin somut delil bulunmadığı, unvanlı göreve ilk olarak 2008 yılında atandığı, haksız tutukluluğu nedeniyle AİHM'in ihlal kararı verdiği,

kanunilik, Anayasal meşru bir amaca dayanma ve demokratik toplum düzeni için gerekli ve ölçülü olma ilkelerinin ihlal edildiği, temyize konu Daire kararında yer alan tetkik hakiminin görüşlerinin tarafına tebliğ edilmediği, bu şekilde çekişmeli yargılama ilkesine aykırı bir yargılama yapıldığı, aynı şekilde görüşlerine yer verilen Danıştay savcısı tarafından yer verilen değerlendirmelerle masumiyet karinesinin ihlal edildiği, mesleğini icra ederken tarafsızlık ve bağımsızlık ilkelerine aykırı davrandığının ileri sürüldüğü ancak bu hususa ilişkin somut bir tespite yer verilmediği,

dava konusu işlemin soyut nitelikte olduğu ve kişiselleştirilmediği, bu durumun Venedik Komisyonu kararları ile de ortaya konulduğu, temyize konu Daire kararında ise, dosyaya sonradan ibraz edilen bilgi ve belgelerin kişiselleştirme olarak kabul edildiği, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte mevcut olmayan bilgi ve belgelere dayanılamayacağından, bu yaklaşıma katılmanın mümkün olmadığı; dava konusu işlem ve Daire kararında terör örgütüyle irtibat ve iltisak gerekçesine dayanıldığı, bu kavramların Kanun Hükmünde Kararname ile mevzuata girdiği, anılan kavramların muğlak ve belirsiz olduğu,

bu durumun hukuki belirlilik ilkesine aykırı olduğu gibi, suç ve cezaların kanuniliği ve kanunların geriye yürümezliği ilkeleri ile de bağdaşmadığı; irtibatlı ve iltisaklı olduğu iddia edilen yapının ilk olarak 30/05/2016 tarihinde terör örgütü olarak kamuya ilan edildiği, bu tarihten önceki fiillerden ötürü şahsına yaptırım uygulanamayacağı, bahse konu hususlara yönelik ileri sürülen iddiaların Dairece temyize konu kararda dikkate alınmadığı; temyize konu Daire kararında delil olarak gösterilen olguların iptali istenen işlemin tesis edildiği tarihte mevcut olmadığı,

bu nedenle anılan olgulara dayanılarak karar verilmesinin hukuken kabul edilemez olduğu, bir kamu görevlisinin görevden alınması için suç örgütleriyle kurulan bağlantısının anlamlı olmasının gerektiği, oysa Daire kararında hükme esas alınan delil ve olguların, kişisel kanaaten öteye geçmeyen varsayıma dayalı beyanlar, yasal hakların kullanılması ve mesleki eğitim faaliyeti gibi suç teşkil etmeyen fiili unsurlar olduğu.

YARSAV'ın bağımsız yargıçların kendi aralarında oluşturduğu bir oluşum olduğu, anılan oluşama talimatla üye olduğunu ortaya koyan somut bir tespitin bulunmadığı, hiçbir bağımsız yargıcın özgür iradesi ile faaliyetine katıldığı bağımsız bir oluşumun faaliyetleri nedeniyle cezai sorumluluğa tabi tutulamayacağı; varsayım, yorum ve tahmine dayalı bağlantılar kurmak suretiyle yapılan tespitlerden hareket edilerek, anayasal sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğinin kabul edilemeyeceği; geçmişte katıldığı dini sohbetlerin barışçıl toplanma ve örgütlenme özgürlüğü kapsamında kaldığı,

dava konusu işleme esas suçlama ve faaliyetlere dayalı olarak ağır bir hapis cezasına mahkum edildiği, adil yargılanma hakkı kapsamında, gerekçeli karar hakkı, tanık dinletme ve bilirkişi görüşüne başvurma hakkı, hukuki dinlenilme hakkı ve bilgi edinme hakkının ihlal edildiği; masumiyet karinesinden yararlanma hakkının, özel hayata saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, non bis in idem ilkesinin ihlal edildiği; çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine aykırı yargılama yapılarak karar verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 21/09/2021 tarih ve E:2016/34945, K:2021/2631 sayılı kararının ONANMASINA, 3. 23/11/2022 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/1431, K. 2022/3349, 23 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nun Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2022/1431
Karar No
2022/3349
Tarih
23 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2022/1433 K.2022/4556
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2022/1435 K.2022/1384
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/1437 K.2022/3246
  • Danıştay 4. Daire E.2022/1441 K.2022/6762
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/1444 K.2022/3207
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/1451 K.2022/3268

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.