İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/1686 K.2023/1092

Dava konusu istem: 30/07/2019 tarih ve 30847 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelik"in 6. ve 12. maddelerinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 20/10/2021 tarih ve…

Esas2022/1686Karar2023/1092Tarih24 Mayıs 2023Okuma7 dk · 1.476 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1686 E., 2023/1092 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
24 Mayıs 2023
Esas No
2022/1686
Karar No
2023/1092
Temyiz eden (davacı)
… Odası
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Bakanlığı
Vekili
Hukuk Müşaviri …
İstemin konusu
Danıştay Altıncı Dairesinin 20/10/2021 tarih ve E:2019/19200, K:2021/11634 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.476 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Dava konusu istem: 30/07/2019 tarih ve 30847 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelik"in 6. ve 12. maddelerinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 20/10/2021 tarih ve E:2019/19200, K:2021/11634 sayılı kararıyla; Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile 12. maddesinin 1. ve 2. fıkraları yönünden;

2872 sayılı Çevre Kanununun Ek 2. maddesinde; faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olacak veya çevreye zarar verecek kurum, kuruluş ve işletmelerin çevre yönetim birimi kurmak, çevre görevlisi istihdam etmek veya Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurum ve kuruluşlardan bu amaçla hizmet satın almakla yükümlü olduklarının ve bu konuyla ilgili usûl ve esasların ise Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğinin düzenlendiği göz önüne alındığında,

davalı idareye çevre görevlisi olarak görev alacak kişilere yönelik olarak Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde sayılan söz konusu meslek gruplarının çevre alanındaki uzmanlıkları ile tecrübelerini ölçmeye yönelik olarak sınav yapma yetkisini veren dava konusu düzenlemelerin yasal dayanağı olmadığından ve dayanağı Kanuna aykırı olduğundan söz edilemeyeceği,

Diğer mühendislik dallarından farklı olarak, mesleki anlamda çevre görevlisi yükümlülüklerinin yerine getirilmesi sırasında ihtiyaç duyulacak birçok konunun, çevre mühendisliği bölümünün lisans ve lisansüstü eğitim konuları arasında yer aldığı, yüksek lisans ve üzeri eğitimler ile de genel olarak mesleki konuda derin bilgi, bilgiyi değerlendirme ve yorumlama yeteneğinin kazanıldığı, çevre mühendisliği bilimine yönelik olarak alınan bu eğitimler ile eğitimler sonucu ortaya çıkan faaliyet alanlarının, Bakanlığın görev alanı çerçevesinde yürütülen birçok yükümlülüğü ve sorumluluk alanını içerdiği,

ayrıca Çevre Kanununda da çevre mühendisinin doğrudan çevre görevlisi olarak belirtildiği dikkate alındığında, bu nitelikteki formasyonu haiz bir meslek grubunun, çevre görevlisi olabilmek için uzmanlıklarını ve tecrübelerini ayrıca eğitim ve sınav ile ortaya koymalarının gerekmediği,

Çevre mühendisliği disiplinine yönelik lisans eğitiminin niteliği gereği, bu bölümden mezun olan veya belirtilen alanlarda lisansüstü eğitim alanların uzmanlıklarını ve tecrübelerini ayrıca eğitim ve sınav ile ortaya koymalarının gerekmediği halde, maddede sayılan çevre mühendisliği dışındaki diğer meslek gruplarının aldıkları lisans eğitiminin niteliği ve kapsamı dikkate alınarak, belirtilen konularda eğitim ve sınav koşulu öngörülmesinin, işin doğası gereği olması, öngörülen sınavın genel olarak bir mesleğin icrasına yönelik olmaması ve bu konuda herhangi bir sınırlama ve kısıtlama getirmemesi, sınav şartının çevre görevlisi olarak çalışabilmenin bir koşulu olarak getirilmesi karşısında, bu yönüyle söz konusu fıkranın Anayasaya ve diğer üst hukuk normlarına aykırı bir yönünün bulunmadığı

Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile 12. maddesinin 1. fıkrası yönünden;

644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinde.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görevlerinin sayıldığı, anılan görevlerin merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı kuruluşlardan meydana gelen bakanlık teşkilatı tarafından ifa edileceği açık olup, bu kapsamda, Bakanlığın 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede çerçevesi belirlenen görev ve sorumlulukları dahilinde çevre yönetimi, çevresel etki değerlendirmesi, çevre izni, çevre izni ve lisansı, çevre denetimi alt dallarındaki teknik birimlerde çalışanların zaten çevre mevzuatının uygulanmasından sorumlu kişiler olduğu,

kaldı ki bu çalışanlar bakımından da en az 5 yıllık mesleki tecrübenin arandığı dikkate alındığında, çevre görevlisi olabilmek için uzmanlıklarını ve tecrübelerini ayrıca eğitim ve sınav ile ortaya koymalarının gerekli olmadığı,

Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 2. fıkrası yönünden;

Çevre mühendislerinin, diğer mühendislik dallarından farklı olarak mesleki anlamda çevre görevlisi yükümlülüklerinin yerine getirilmesi sırasında ihtiyaç duyulacak birçok konuya ilişkin bilgileri lisans ve lisansüstü eğitim sırasında aldıkları, çevre mühendisliği bilimine yönelik olarak alınan bu eğitimler ile alınan eğitimler sonucu ortaya çıkan faaliyet alanlarının, Bakanlığın görev alanı çerçevesinde yürütülen birçok yükümlülüğü ve sorumluluk alanını içerdiği,

söz konusu eğitim formasyonlarının da bu çerçevede belirtilen nitelikteki formasyonu haiz olması ile en az dört yıllık üniversite mezunu olup, Bakanlık veya merkez ve taşra teşkilatlarında çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış olanların çevre mevzuatının uygulanmasından sorumlu kişiler olması ve beş yıllık mesleki tecrübe aranması nedeniyle, Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği ek-1 veya ek-2 listesinde yer alan işletmelerin bünyesinde kurulan ve çevre yönetim birimi yeterlik belgesi almak isteyen birimde, en az iki personelden birinin, söz konusu meslek gruplarından istihdam edilmesinin zorunlu olmasının,

hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı, kaldı ki, maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde sayılan bölümlerinden mezun olanların da çevre mühendisliği, çevre bilimleri veya çevre teknolojileri konularında lisansüstü eğitim alarak veya Bakanlığın çevre ile ilgili teknik birimlerinde beş yıl süreyle çalışarak, zorunlu olarak istihdam edilen grubun içerisinde yer alabileceği,

Diğer istihdam edilmesi zorunlu personelin ise, çevre ile ilgili konularda üç yıllık mesleki tecrübeye sahip kişilerden seçilmesi yönündeki düzenlemede, davacının iddia ettiği gibi, açıkça eğitim ile ilgili bir husus belirtilmemiş ise de, maddenin bir bütün olarak yorumlanması ile bu personelin, çevre konusunda çalışabilecek uzmanlığa ve tecrübeye sahip kişiler olarak anlaşılması gerektiği, bu yönüyle iddia edilenin aksine, düzenlemenin belirsiz olmadığı, Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendi yönünden;

Çevre mühendislerinin, diğer mühendislik dallarından farklı olarak mesleki anlamda çevre görevlisi yükümlülüklerinin yerine getirilmesi sırasında ihtiyaç duyulacak birçok konuya ilişkin bilgileri lisans ve lisansüstü eğitim sırasında aldıkları, çevre mühendisliği bilimine yönelik olarak alınan bu eğitimler ile alınan eğitimler sonucu ortaya çıkan faaliyet alanlarının, Bakanlığın görev alanı çerçevesinde yürütülen birçok yükümlülüğü ve sorumluluk alanını içerdiği,

söz konusu eğitim formasyonlarının da bu çerçevede belirtilen nitelikteki formasyonu haiz olması ile en az dört yıllık üniversite mezunu olup, Bakanlık veya merkez ve taşra teşkilatlarında çevre ile ilgili konularda en az beş yıl çalışmış olanların çevre mevzuatının uygulanmasından sorumlu kişiler olması ve mesleki tecrübe aranması nedeniyle, birden çok ve farklı sektörlere hizmet vereceği açık olan çevre danışmanlık firmalarında çevre görevlisi olarak çalışacakların en az 3/4’ünün çevre mühendisleri veya çevre mühendisliği,

çevre bilimleri veya çevre teknolojileri konularında yüksek lisans ve üzeri eğitim almış olanlar ile en az 5 yıl süreyle Bakanlığın belirtilen teknik birimlerde çalışanlardan seçilmelerinin hukuka aykırı olmadığı,

Ayrıca kimya mühendisleri ile biyomühendisler gibi maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde sayılan bölümlerinden mezun olanlar da çevre mühendisliği, çevre bilimleri veya çevre teknolojileri konularında lisansüstü eğitim alarak veya Bakanlığın çevre ile ilgili teknik birimlerinde beş yıl süreyle çalışarak, 3/4 olarak istihdam edilen grubun içerisinde yer alabileceği gibi, dava konusu fıkranın diğer alt bentleri uyarınca belirtilen sürelerle çevre ile ilgili konularda tecrübeli olanların da istihdam edilmesinin öngörülmesi nedeniyle 1/4 olarak istihdam edilecek grubun içerisinde de yer alabilecekleri anlaşıldığından, davacının kimya mühendisleri ile biyomühendislerin bu istihdam alanında çalışmalarının engellendiği yönündeki iddiasına itibar edilmediği,

Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 3. fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile 4. fıkrasına ve 12. maddenin 3., 4. ve 5. fıkralarına gelince;

Davacı tarafından, bu bent ve fıkralara yönelik ayrıca bir hukuka aykırılık iddiası ileri sürülmemiş ise de, Yönetmeliğin 6. maddesi ile 12. maddesinin tamamının iptali istenildiğinden, bu yönüyle yapılan değerlendirmede, söz konusu bentlerin ve fıkraların dayanağı Çevre Kanunu'na ve ilgili diğer mevzuata uygun olduğu anlaşılmış olup, iptalini gerektiren bir yönünün bulunmadığı,

sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, üniversitelerin çevre mühendisliği bölümünden mezun olarak çevre mühendisi unvanı taşıyanlarla, çevreyle ilgili konularda lisansüstü eğitim almış olan, mühendis olup olmadığına bakılmaksızın, başka unvanlı kişilerin mezuniyet belgeleriyle başvuru yapmaları halinde eğitim ve sınav koşulu getirilmeksizin doğrudan "çevre yönetimi hizmeti yeterlilik belgesi" düzenleneceği, hangi mesleki unvana sahip olup olmadığına bakılmaksızın en az dört yıllık üniversite mezunu olup, davalı Bakanlık bünyesinde bazı alanlarda en az beş yıl çalışmış olanlara yine eğitim ve sınav koşulu getirilmeksizin doğrudan belge verileceği,

davalı Bakanlık dışındaki kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörde aynı görevleri yapmış olan kişilere tanınmayan bir ayrıcalığın, düzenlemeyi yapan Bakanlık çalışanları için tanındığı, benzer nedenlerle, 12. maddenin de iptaline karar verilmesi gerektiği, Anayasa’nın “çalışma ve sözleşme hürriyeti” başlıklı 48. maddesinde, “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir” hükmüne yer verilerek, çalışma hakkının anayasal güvence altına alındığı,

bazı iş alanları belirli eğitim ve deneyim gerektirmekle birlikte, o işi yapabilmeleri için zorunlu eğitimi almış meslek mensuplarının, mesleki olarak hak ettikleri çalışmayı yapmalarının bir yönetmelik düzenlemesiyle engellenmesinin açıkça Anayasa’ya aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 20/10/2021 tarih ve E:2019/19200, K:2021/11634 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 24/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/1686, K. 2023/1092, 24 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. Hukuki Değerlendirme
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2022/1686
Karar No
2023/1092
Tarih
24 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2022/1688 K.2023/2141
  • Danıştay 12. Daire E.2022/1691 K.2023/2331
  • Danıştay 12. Daire E.2022/1695 K.2023/2737
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2022/1697 K.2023/561
  • Danıştay 3. Daire E.2022/1705 K.2023/2214
  • Danıştay 3. Daire E.2022/1706 K.2023/2215

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.