KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1812 E., 2023/1119 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2023
- Esas No
- 2022/1812
- Karar No
- 2023/1119
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- Diğer davalı
- … Kurulu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 30/12/2021 tarih ve E:2019/6633, K:2021/5056 sayılı kararının, iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.558 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının Denizli Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde hakkında iyi olarak düzenlenen 23/11/2007 tarihli hal kağıdının "Kişisel ve Sosyal Özellikleri" bölümünün 4.,5.,6.,7. ve 10. hanelerine takdir edilen notlar ile 24/01/2007 tarih ve 26413 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği'nin 89. maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 30/12/2021 tarih ve E:2019/6633, K:2021/5056 sayılı kararıyla;
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/07/2019 tarih ve E:2018/766, K:2019/3541 sayılı usuli bozma kararına uyularak işin esası incelenmiş,
Anayasa'nın dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 144. maddesi, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 24. maddesi ve Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği'nin 88. ve 89.maddeleri hükümlerine yer verilerek;
24/01/2007 tarih ve 26413 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği'nin 89. maddesinin iptali istemi yönünden;
Anılan Yönetmelik hükmünün 2802 sayılı Kanun'un 24. maddesi hükmüne aykırılık oluşturmadığı sonucuna varıldığından hükümde hukuka aykırılık görülmediği,
23/11/2007 tarihli hal kağıdının "Kişisel ve Sosyal Özellikleri" bölümünün 4.,5.,6.,7. ve 10. hanelerine takdir edilen notların iptali istemi yönünden;
Uyuşmazlığa konu 23/11/2007 tarihli hal kağıdının "Kişisel ve Sosyal Özellikleri" bölümünde yer alan 4 nolu "Dürüstlük ve tarafsızlığı ile mesleğin vakar ve haysiyetini koruması" hanesine, 5 nolu "Kötü alışkanlıklarının bulunmaması" hanesine, 6 nolu "Menfaatine düşkün olmaması" hanesine, 7 nolu "Şahsı ve ailesi itibariyla çevrede bıraktığı intiba" hanesine 10 tam not üzerinden 9'ar, 10 nolu "Mesaiye riayeti" hanesine 10 tam not üzerinden 8 not verildiği, 2005 yılında davacı hakkında pekiyi düzeyde 4, 5 ve 6 nolu hanelere 10 puan, 7 ve 10 nolu hanelere ise 9 puan takdir edildiğinin görüldüğü,
Adalet Müfettişlerinin denetimleri sırasında inceledikleri belgelere ve gözlemlerine dayanarak hakim ve savcılar hakkında düzenledikleri ve ilgilinin gizli sicil dosyasında muhafaza edilen “hâl kağıtları”nın hakimin ve savcıların kişisel, sosyal, mesleki performansının belirlendiği sicil niteliğinde olduğu, bu belgelerin derece yükselmesinde göz önünde tutulacak belgeler arasında sayıldığı,
hakim ve savcıların atama nakil işlemlerinde dikkate alındığı ve bu sebeple de ilgili hakimler ve savcılar bakımından çalışma hayatını ve mesleki kariyerini etkileyecek subjektif sonuç doğurucu, menfaat ihlal edici nitelikte idari işlemler olduğunda duraksamaya yer bulunmadığı, bu sebepledir ki, aynen sicil raporları gibi, hâl kağıtlarının düzenlenmesine etki eden unsurların muhakkak belgelendirilmesi gerekliliği sicil hukukunun genel ilkelerinden olup yargısal içtihatların da bu yönde olduğu,
Yukarıda belirtilen hukuki düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, müfettiş hâl kağıtlarının; her denetimden sonra düzenlenen, ilgili hakim-savcının o dönem içindeki kişisel ve sosyal özellikleri ile mesleki bilgi ve çalışmasını yansıtan ve tüm bu hususların müfettişlerce değerlendirilmesinden sonra oluşan bir hukuki belge olduğu, müfettiş hâl kağıtlarında kanaatin oluşmasına etki eden hususların somut bilgi ve belgeye dayandırılma zorunluluğunun ise, "idari işlemin objektifliği" ilkesinin sonucu olduğu,
Uyuşmazlık konusu hal kağıdının "Kişisel ve Sosyal Özellikleri" (Daire kararında sehven "mesleki bilgi ve çalışması" olarak yazılmıştır) bölümünde yer alan "Dürüstlük ve tarafsızlığı ile mesleğin vakar ve haysiyetini koruması", "Kötü alışkanlıklarının bulunmaması", "Menfaatine düşkün olmaması",
"Şahsı ve ailesi itibariyla çevrede bıraktığı intiba" hanesi ile "Mesaiye riayeti" haneleri hakkında yapılan değerlendirmelerin tespite dayandırılmadığı gibi teftiş dönemine ilişkin yapılan tavsiyelerdeki tespit ve önerilerle de örtüşmediği ve geçmiş yıl hal kağıdında aynı hanelere daha yüksek not verildiği de dikkate alındığında davacı hakkında düzenlenen hal kağıdının uyuşmazlık konusu hanelere takdir edilen notların hukuken geçerli somut bilgi ve belgeye dayanmadığı dolayısıyla işlemin tesisinde objektiflik ilkesine uyulmadığı sonucuna varıldığından,
23/11/2007 tarihli müfettiş hal kağıdının dava konusu bölümlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle,
24/01/2007 tarih ve 26413 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği'nin 89. maddesinin iptali istemi yönünden davanın reddine, 23/11/2007 tarihli hal kağıdının "Kişisel ve Sosyal Özellikleri" bölümünün 4.,5.,6.,7. ve 10. hanelerine takdir edilen notlar yönünden iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idarelerden Adalet Bakanlığı tarafından, davacı hakkında 2007 yılında düzenlenen hal kağıdının "Kişisel ve Sosyal Özellikleri" bölümünün 4.,5.,6.,7. ve 10. hanelerine takdir edilen notların Yönetmelik ve Teftiş Kurulunca belirlenen kriterler çerçevesinde müfettişlerce takdir edildiği, 2005 yılındaki hal kağıdına göre 1'er puanlık bir düşüşün söz konusu olduğu, bu durumun gayet olağan olduğu, dava konusu hal kağıdının keyfi, objektiflikten uzak nitelikte değerlendirmeler yapılarak hazırlandığına yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığı, mevzuata ve hukuka aykırı bir durumun olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/1812, K. 2023/1119, 25 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama