İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/2156 K.2022/3240

Dava konusu istem: 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ö) bendinin, 12. maddesinin 1. fıkrasının, 18. maddesinin 2. fıkrasının, 19. maddesinin 2. fıkrasının, Geçici 2. maddesinin 2.…

Esas2022/2156Karar2022/3240Tarih14 Kasım 2022Okuma10 dk · 2.081 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/2156 E., 2022/3240 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
14 Kasım 2022
Esas No
2022/2156
Karar No
2022/3240
Temyiz edenler
1-(DAVALI) : ... Bakanlığı
Vekili
...
2-(davalı yanında müdahil)
... Odası
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
... Odası
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Sekizinci Dairesinin 19/01/2022 tarih ve E:2017/7299, K:2022/64 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.081 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ö) bendinin, 12. maddesinin 1. fıkrasının, 18. maddesinin 2. fıkrasının, 19. maddesinin 2. fıkrasının, Geçici 2. maddesinin 2. fıkrasının ve Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-8'in "Ön/Genel/Detay Arama Dönemi Termin Planı" kısmının belirtilen bölümleri ile hazırlayanın imza bölümünün, Ek-11'in hazırlayanın imza bölümünün, Ek-12'nin 6.3. maddesinin 1., 8. ve 10. fıkraları ile hazırlayanın imza bölümünün, Ek-13'ün raporda bulunması zorunlu olan asgari faaliyetlerin sayıldığı bölümünün 4. ve 5. maddeleri ile hazırlayanın imza bölümünün, Ek-14'ün 4.1. maddesinin 2. fıkrası ile 5.1. maddesinin (d) bendinin, Ek-25'in 4.1. ve 4.2. maddelerinin iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 19/01/2022 tarih ve E:2017/7299, K:2022/64 sayılı kararıyla; davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,

Anayasa'nın 168. maddesi, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 3. maddesinde yer alan "Maden Arama Projesi", "Ön İnceleme Raporu", "Ön Arama Faaliyet Raporu", "Genel Arama Faaliyet Raporu" ve "Detay Arama Faaliyet Raporu" tanımları ile 16. maddesinin 1., 6. ve 7. fıkraları, 17. maddesinin 1. ve 2. fıkraları, Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Jeofizik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği'nin 5. maddesinde yer alan "Jeofizik" tanımı, Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Jeofizik Mühendisleri Odası Serbest Müşavirlik Mühendislik Hizmetleri, Büro Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliği'nin 5. maddesi, Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Jeoleji Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği'nin 4. maddesinde yer alan "jeoloji mühendisliği" tanımı ile 6. maddesinde yer alan kurallar aktarılarak,

Davacı tarafından, dava dilekçesinin konu ve sonuç kısımlarında, dava konusu Yönetmelik'in ekinde yer alan "Genel Arama Faaliyet Raporu" başlıklı Ek-12'nin 6.3. maddesinin 1., 8. ve 10. fıkralarının, "Detay Arama Faaliyet Raporu" başlıklı Ek-13'ün raporda asgari faaliyetlere ilişkin bulunması zorunlu unsurların sayıldığı kısımda yer alan 4. ve 5. bendinin, Ek-14'ün 4.1. maddesinin 2. fıkrasının, "Fizibilite Raporu" başlıklı Ek-25'in 4.1. ve 4.2. maddelerinin iptali istemine yer verilmiş ise de,

dilekçenin içeriğinden Ek-12'nin 6.3. maddesinin 1. ve 8. fıkralarında yer alan "gerektiğinde" ibaresi ile 10. fıkrasında yer alan "gerekli durumlarda" ibaresinin, Ek-13'ün 4. bendinde yer alan "gerekli görülmesi" ibaresi ile 5. bendinde yer alan "veya" ibaresinin, Ek-14'ün 4.1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "gerektiğinde" ibaresinin, Ek-25'in 4.1. maddesinde yer alan "gerektiğinde" ibaresi ile 4.2. maddesinde yer alan "veya" ibaresinin iptali istemine yönelik olduğu anlaşıldığından, incelemenin bu ibareler yönünden yapıldığı,

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden.

I. Grup, II. Grup (a) ve (c) bendi madenler için doğrudan işletme ruhsatı verileceği, II. Grup (b) bendi, III. Grup, IV. Grup ve V. Grup madenlerin ise arama ruhsatı ile aranacağı, I. Grup (b) bendi ve IV. Grup madenler dışındaki ruhsatların ihale ile verileceği, ihale yolu ile hak sağlanan sahaların ihâle bedelinin yatırılmasını müteakip iki ay içinde ön inceleme raporu ile arama dönemi faaliyetlerinin yerine getirilebilmesi için gerekli olan mali yeterliliği de içeren maden arama projesinin verilmesi ve ruhsat bedelinin yatırılması hâlinde arama ruhsatı verileceği,

II. Grup (b) bendi ve IV. Grup madenler için müracaatların Genel Müdürlüğe doğrudan yapılacağı, talep edilen alanın müsait olan kısmının müracaat tarihinde müracaat edene bildirileceği ve iki ay içinde ön inceleme raporu, arama dönemi faaliyetlerinin yerine getirilebilmesi için gerekli olan mali yeterliliği de içeren maden arama projesinin verilmesi ve ruhsat bedelinin yatırılması hâlinde arama ruhsatının verileceğinin anlaşıldığı,

Ayrıca, arama ruhsatının düzenlenmesinden sonraki ilk bir yılın ön arama dönemi olduğu, ön arama süresi sonuna kadar, asgari faaliyetlerin tamamlandığını ve bu faaliyetlere ilişkin yatırım harcamalarını gösteren ön arama faaliyet raporunun verilmesinin zorunlu olduğu, arama ruhsatının, IV. Grup madenlerde iki yıl, diğer gruplarda bir yıl olmak üzere genel arama dönemine hak sağlayacağı, genel arama dönemi süresi sonuna kadar maden arama projesinde belirtilen maden kaynağına ilişkin bilgilerin ve bu dönemde yapılan arama faaliyetlerine ilişkin yatırım harcamalarını da gösteren genel arama faaliyet raporunun verilmesinin zorunlu olduğu,

arama ruhsatının, IV. Grup madenlerde dört yıl detay arama dönemine hak sağlayacağı, II. Grup (b) bendi, III. ve V. Grup ruhsatlarda ise genel arama dönemi sonuna kadar işletme ruhsat talebinde bulunulmaması hâlinde ruhsatın iptal edileceği, detay arama dönemi sonuna kadar görünür maden kaynağına ilişkin bilgilerin ve bu dönemde yapılan arama faaliyetlerine ilişkin yatırım harcamalarını gösteren detay arama faaliyet raporunun verilmesinin zorunlu olduğu,

IV. Grup (b), (c) ve (ç) bendi maden arama ruhsatlarında detay arama dönemini takiben fizibilite çalışmalarına ihtiyaç duyularak gerekçesi ile birlikte Genel Müdürlüğe müracaatta bulunulması ve talebin uygun bulunması hâlinde, detay arama dönemi sonrasında iki yıllık bir fizibilite dönemine hak sağlanacağı, iki yıllık süre sonuna kadar fizibilite raporunun verilmesinin zorunlu olduğunun görüldüğü,

Dava konusu Yönetmelik maddelerinde de, ön, genel, detay ve fizibilite dönemlerinden oluşan maden arama dönemi ile ön inceleme raporu, maden arama projesi ve işletme projesinin düzenlenmesi aşamalarında hangi çalışmaların yapılacağı ve arama dönemleri ile ilgili proje ve faaliyet raporlarını hazırlamaya kimlerin yetkili olduğunun düzenlendiği,

Davacı Oda tarafından, maden arama faaliyetlerinin her aşamasında jeofizik çalışmaların zorunlu olduğu, dava konusu maddelerde ise, jeofizik mühendislerinin maden arama faaliyetlerine ilişkin mesleki yetkilerinin sınırlandırıldığı, bu sınırlandırmanın da üç farklı şekilde yapıldığı; dava konusu maddelerin bir kısmında, jeofizik çalışmalara hiç yer verilmeyerek eksik düzenleme yapıldığı, bir kısmında, "gerektiğinde/gerekli görülmesi halinde" ibarelerine yer verilerek jeofizik çalışmanın idarenin tercihine bırakıldığı, bu konuda idareye keyfiyet getirildiği, maddelerin bazılarında ise, jeofizik uygulamaya yer verildiği ancak jeofizik mühendisinin yaptığı iş için başka bir mühendislik dalı olan jeoloji mühendisine imza yetkisi verildiğinin ileri sürüldüğü,

İptal davalarının, idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olduğu, idari işlemin ise, idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlem olduğu, idareyi işlem yapmaya sevk eden hukuki ve maddi etkenlerin ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturduğu, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesinin; bu değerlendirmeyi doğrulayan maddi sebeplerin davalı idarece somut şekilde ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlı olduğu, bu konudaki yükümlülüğün ise dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye ait olduğu,

Uyuşmazlıkta; davalı idarece, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmakta ise de, söz konusu düzenlemelerin bilimsel gerekçesinin ortaya konulamadığının anlaşıldığı,

Bu durumda, ön, genel, detay ve fizibilite dönemlerinden oluşan maden arama dönemi ile ön inceleme raporu, maden arama projesi ve işletme projesinin düzenlenmesi aşamalarında hangi çalışmaların yapılacağı ve arama dönemleri ile ilgili proje ve faaliyet raporlarını hazırlamaya kimlerin yetkili olduğu hususunda bilimsel bir rapor esas alınarak düzenleme yapılması ve gerekirse bilimsel rapor oluşturulurken sektör temsilcilerinin de katılımının sağlanması gerekirken, bilimsel bir rapora dayanılmaksızın jeoloji mühendislerine öncelik hakkı tanıyacak ve jeofizik biliminden yararlanılması konusunda keyfiyete sebebiyet verecek şekilde yapılan dava konusu düzenlemelerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle,

21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ö) bendinin, 12. maddesinin 1. fıkrasının, 18. maddesinin 2. fıkrasının, 19. maddesinin 2. fıkrasının, Geçici 2. maddesinin 2. fıkrasının ve Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-8'in "Ön/Genel/Detay Arama Dönemi Termin Planı" kısmının belirtilen bölümleri ile hazırlayanın imza bölümünün, Ek-11'in hazırlayanın imza bölümünün, Ek-12'nin 6.3. maddesinin 1. ve 8. fıkralarında yer alan "gerektiğinde" ibaresi ile 10. fıkrasında yer alan "gerekli durumlarda" ibaresinin ve hazırlayanın imza bölümünün,

Ek-13'ün raporda bulunması zorunlu olan asgari faaliyetlerin sayıldığı bölümünün 4. bendinde yer alan "gerekli görülmesi" ibaresi ile 5. bendinde yer alan "veya" ibaresinin ve hazırlayanın imza bölümünün, Ek-14'ün 4.1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "gerektiğinde" ibaresinin ve 5.1. maddesinin (d) bendinin, Ek-25'in 4.1. maddesinde yer alan "gerektiğinde" ibaresi ile 4.2. maddesinde yer alan "veya" ibaresinin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davalı idare ve davalı yanında müdahil tarafından, dava konusu düzenlemelerin bir kısmında jeofizik çalışmalara ihtiyaç bulunmaması nedeniyle hiç yer verilmediği, bir kısmında ise jeofizik çalışmalara ihtiyaç bulunması halinde yaptırılabileceğine yönelik düzenleme yapıldığı, idari yargıda resen araştırma ilkesinin geçerli olduğu, dava konusu düzenlemelerde belirtilen proje ve faaliyet raporlarını hazırlamaya kimlerin yetkili olduğu konusunda bilimsel rapor alınması gerektiği düşünülüyor ise bunun Dairece yaptırılması gerektiği, idarenin dava konusu işlemin sebep unsurunu açıklamadığı gerekçesiyle iptal kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idare ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine, 2. Dava konusu düzenlemelerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 19/01/2022 tarih ve E:2017/7299, K:2022/64 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 14/11/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Uyuşmazlık; ön, genel, detay ve fizibilite dönemlerinden oluşan maden arama dönemi ile ön inceleme raporu, maden arama projesi ve işletme projesinin düzenlenmesi aşamalarında hangi çalışmaların yapılacağına ve arama dönemleri ile ilgili proje ve faaliyet raporlarını hazırlamaya kimlerin yetkili olduğuna ilişkindir.

Davalı idarece, yapılacak iş tanımlarının ayrıntılı olarak ortaya konulması ve bu işleri yapmaya hangi mühendislerin yetkin olduğu hususunun gerekirse ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş sorulduktan sonra tespit edilmesi suretiyle düzenleme yapılması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak tesis edilen dava konusu düzenlemelerde sebep unsuru yönünden hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemelerin iptali yolunda verilen temyize konu Daire kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyorum.

KARŞI OY

XX- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin bilirkişi konusunda göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz..." hükmüne yer verilmiştir.

Dava konusu Yönetmelik hükümlerinde, ön, genel, detay ve fizibilite dönemlerinden oluşan maden arama dönemi ile ön inceleme raporu, maden arama projesi ve işletme projesinin düzenlenmesi aşamalarında hangi çalışmaların yapılacağı ve arama dönemleri ile ilgili proje ve faaliyet raporlarını hazırlamaya kimlerin yetkili olduğu düzenlenmiştir.

Davacı Oda tarafından; maden arama faaliyetlerinin her aşamasında jeofizik çalışmaların zorunlu olduğu, dava konusu maddelerde ise, jeofizik mühendislerinin maden arama faaliyetlerine ilişkin mesleki yetkilerinin sınırlandırıldığı, bu sınırlandırmanın da üç farklı şekilde yapıldığı; dava konusu maddelerin bir kısmında, jeofizik çalışmalara hiç yer verilmeyerek eksik düzenleme yapıldığı, bir kısmında, "gerektiğinde/gerekli görülmesi halinde" ibarelerine yer verilerek jeofizik çalışmanın idarenin tercihine bırakıldığı, maddelerin bazılarında ise, jeofizik uygulamaya yer verildiği ancak jeofizik mühendisinin yaptığı iş için başka bir mühendislik dalı olan jeoloji mühendisine imza yetkisi verildiği ileri sürülmektedir

Davalı idare tarafından ise; ön inceleme döneminin seçilecek hedef saha için literatür-bilgi araştırma, şifahi görüşme yapılarak öngörüde bulunma, aranacak maden grubuna yönelik tahminde bulunarak ruhsat talebinde bulunma dönemi olduğu, dolayısıyla, bu dönemde jeofizik çalışma yapılmasına ihtiyaç olmadığı, genel arama döneminin, madenin genel özelliklerinin belirlendiği dönem olduğu,

yarma, kuyu, sondaj, galeri vb. fiziksel çalışmalar olmadan jeofizik çalışmaların tek başına yeterli olmayacağı, jeofizik çalışmaların arama faaliyetlerini destekleyen/tamamlayan mahiyette olduğu ve ihtiyaç duyulursa yapılması gerektiği, detay arama döneminin kaynağın üç boyutlu olarak belirlendiği dönem olduğu, bu dönemde de jeofizik çalışmaların arama faaliyetlerini destekleyen/tamamlayan mahiyette olduğu ve ihtiyaç duyulursa yapılması gerektiği, fizibilite döneminde arama çalışması yapılmadığı, bu nedenle jeofizik çalışma yapılmasına ihtiyaç olmadığı,

Tuz Gölü havzasında verilen ruhsatların sadece göl yüzeyinde, her yıl ağırlıklı olarak 25 cm'yi geçmeyen derinlikte verildiği, dolayısıyla, çok derinlerdeki tuz yataklarına yönelik ruhsatlandırma yapılmadığından jeofizik çalışmalara ihtiyaç olmadığı belirtilmektedir.

Uyuşmazlıkta, jeofizik ve jeoloji bilim dallarının benzer disiplinler içerisinde yer almaları ve bu bilim dallarında görev alan mühendislerin çalışma alanlarındaki yakınlık dikkate alındığında, davacının iddialarının ve davalı idarenin savunmasının hukuken değerlendirilebilmesi için, jeofizik ve jeoloji mühendislerinin, aldıkları eğitim bağlamında faaliyet alanlarının ve meslek disiplinlerinin ayrı ayrı ortaya konulması, madencilik faaliyetlerinin hangi aşamalarında rol aldıkları ve/veya almaları gerektiğinin tespit edilmesi gerekmektedir.

Bu çerçevede yapılacak inceleme ise özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, Dairesince davacının ve davalı idarenin ileri sürdüğü hususlar ve dosyadaki bilgiler de dikkate alınarak alanındaki uzman kişilere dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, davalı idarece dava konusu düzenlemelerin bilimsel gerekçesinin ortaya konulamadığı gerekçesiyle söz konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, eksik incelemeye dayalı olarak verilen temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/2156, K. 2022/3240, 14 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Karşı Oy
  9. Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2022/2156
Karar No
2022/3240
Tarih
14 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2022/2158 K.2022/10222
  • Danıştay 2. Daire E.2022/2158 K.2022/5664
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/2160 K.2022/3323
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/2162 K.2022/3109
  • Danıştay 12. Daire E.2022/2163 K.2022/5754
  • Danıştay 3. Daire E.2022/2165 K.2022/4473

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.