İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/2452 K.2023/875

Dava konusu istem: 18/03/2018 tarih ve 30364 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 22/01/2018 tarih ve 2018/11275 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile ekinde yer alan Türkiye Deprem Tehlike Haritası ve Parametre Değerleri Hakkında Kararın iptali…

Esas2022/2452Karar2023/875Tarih27 Nisan 2023Okuma5 dk · 1.024 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/2452 E., 2023/875 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
27 Nisan 2023
Esas No
2022/2452
Karar No
2023/875
Temyiz eden (davacı)
… Odası
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
…
Vekili
Huk. Müş. …
İstemin konusu
Danıştay Altıncı Dairesinin 01/06/2022 tarih ve E:2019/2530, K:2022/6559 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.024 kelime·5 dk okuma·4 bölüm

Dava konusu istem: 18/03/2018 tarih ve 30364 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 22/01/2018 tarih ve 2018/11275 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile ekinde yer alan Türkiye Deprem Tehlike Haritası ve Parametre Değerleri Hakkında Kararın iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 01/06/2022 tarih ve E:2019/2530, K:2022/6559 sayılı kararıyla;

Davalı tarafından, davacının dava açma ehliyetinin olmadığı iddia edilerek davanın ehliyet nedeniyle reddi gerektiği ileri sürülmüş ise de; dava konusu düzenlemenin davacı Odanın kişisel, meşru ve güncel menfaatini ilgilendirdiği sonucuna varıldığından davanın esastan incelemesine geçildiği,

7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1, 2, 3. maddeleri ile 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 12, 17 ve 24. maddelerine yer verilerek,

Yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca 7269 sayılı Kanunun 2 ve 3. maddelerinde belirtildiği üzere İmar ve İskan Bakanlığına verilen düzenleme yapma yetkisi, geçmiş tarihte anılan Bakanlığa bağlı olan Afet İşleri Genel Müdürlüğü dolayısıyla verilmişken, anılan Müdürlük ile İçişleri Bakanlığına bağlı Sivil Savunma Genel Müdürlüğü ve Başbakanlık’a bağlı Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü kapatılarak 2009 yılında çıkarılan 5902 sayılı Kanun ile Başbakanlık’a bağlı Afet ve Acil Durum (AFAD) Yönetimi Başkanlığı kurularak yetki ve sorumlulukların tek bir çatı altında toplandığı,

Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan AFAD Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun yukarıda yer verilen 12 ve 17. maddelerine dayanılarak, AFAD Yönetim Başkanlığının sorumluluğunu üstlenen Başbakan yardımcılığının 12/01/2018 tarih ve 6925 sayılı yazısı üzerine Bakanlar Kurulu gündemine alınarak tesis edilen dava konusu karar ve ekinde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,

Öte yandan ülkemizin deprem ülkesi olarak nitelendirildiği gerçeği dikkate alındığında; deprem tehlikesinin ülkemizin her metrekaresinde tespit edilebilmesi, yeni yapılacak yapıların deprem tehlikesine karşı tasarlanması, mevcut yapıların bu bilinçle güçlendirilmesi suretiyle deprem riskinin azaltılması faaliyetlerinde kullanılmak üzere Türkiye Deprem Tehlikesi Haritasının ve buna ilişkin parametre değerlerinin tespit edilmesinin amaçlandığı, bu amaç doğrultusunda ülkemizin deprem geçmişi, deprem konusundaki son 20 yıllık hukuki ve teknik gelişmelere bakılarak,

deprem konusunda başarılı olan ülkelerin de (ABD ve AB ülkeleri gibi) bölge teriminden uzaklaşarak daha hassas ve uygulanabilir yöntemleri kullandığı (SHARE projesi, Avrupa Deprem Tehlike Haritası) göz önüne alınarak, yaklaşık 4 yıl süren bir çalışma sonrasında kamu kurum ve kuruluşları, konunun uzmanları ve akademisyenler bir araya gelmek suretiyle düşünce ve önerilerin toplanarak çalışmaların yürütüldüğü, bu kapsamda 02/06/2016 - 04/06/2016 tarihleri arasında "Türkiye Sismik Tehlike Haritası ve Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği Çalıştayı" düzenlenerek, davacı Odanın da bu çalıştaya davet edildiği,

nihayetinde çalıştay paydaşlarına sunulan taslak çalışmaya ilişkin olarak verilen düşünce ve öneriler dikkate alınarak dava konusu Deprem Tehlike Haritasına ve Bina Deprem Yönetmeliğine son şeklinin verildiği, yürürlüğe girmesinin ise 01/01/2019 tarihine ertelendiği, Deprem Tehlike Haritalarının internet ortamında da yayımlandığı, böylece uygulamadan kaynaklı aksaklıklar için revizyon yapma veya ilgililerin anılan düzenlemelere uyum sağlamalarının da amaçlandığının anlaşıldığı,

Bu itibarla, bölgeleme sistematiğine göre birincisi 1947'de yapılmış olan ve devamlı güncellenen, sonuncusu da 1996'da yapılan altı adet deprem tehlike haritasından farklı bir sistematik ile "noktalama" sistemi ile yapılan dava konusu haritanın daha hassas, daha uygulanabilir ve deprem tehlikesi riskini azaltmak için teknik gelişmelerle doğru orantılı, daha güvenilir, ülkemizin deprem geçmişinde yaşanılan sıkıntıların bir daha yaşanmaması için daha güncel bir harita olduğu,

bölgeleme sisteminden yeni haritaya geçiş döneminde oluşması muhtemel dezavantajlı durumları ortadan kaldırabilmek amacıyla haritayla bağlantılı deprem mevzuatının da hazırlandığı ve haritanın yürürlüğe girmesinin de yaklaşık bir yıl ertelendiği de dikkate alındığında, dava konusu kararname ve ekinde, dayanağı Kanuna, hizmet gereklerine, kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, dava konusu kararnamenin eki kararın 2. maddesinde dayanak olarak 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 2 inci maddesi ile 29/5/2009 tarih ve 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 12 ve 17 nci maddelerinin gösterildiği, ancak 7269 sayılı Kanunun bu konuda Bakanlar Kuruluna yetki vermediği, 1945 yılından günümüze kadar düzenlenen tüm deprem tehlike haritalarının “deprem bölgeleme” esasına dayalı olarak hazırlandığı,

ancak dava konusu kararname ekinde yer alan karar eki haritalarda deprem bölgeleme sistematiğinin ortadan kaldırıldığı, oysa mevzuatımızın “deprem bölgeleme sistematiği” baz alınarak hazırlandığı, yapılan yeni düzenleme ile ülkemizde hangi alanların 1. derece deprem bölgesi, hangi alanların 2. derece deprem bölgesi içinde yer aldığının bilinmediği,

çok sayıda yurttaşın zarar görmesine neden olabilecek böylesi önemli bir düzenlemenin deprem bölgelemesi esasına dayalı çok sayıdaki düzenlemede gerekli revizyon çalışması yapılmadan hayata geçirilmesinin telafisi mümkün olmayan kamu zararlarına neden olabileceği, ayrıca yayımlanan harita ve parametre değerlerinin birçok diri fayın meydana getireceği depremlerin etkisini göz önüne almadığı, son olarak İzmir’de 117 vatandaşımızın yaşamını yitirmesi,

yüzlerce konutun ağır hasar görmesine neden olan depremde belirlenen parametre değerlerinin yetersiz olduğunun ortaya çıktığı, nitekim temyize konu Daire kararındaki karşı oy gerekçesinde açıklanan bu hususların bir kısmına yer verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 01/06/2022 tarih ve E:2019/2530, K:2022/6559 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, 4.Kesin olarak, 27/04/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/2452, K. 2023/875, 27 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. Hukuki Değerlendirme
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2022/2452
Karar No
2023/875
Tarih
27 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/2460 K.2023/693
  • Danıştay 3. Daire E.2022/2462 K.2023/1503
  • Danıştay 9. Daire E.2022/2465 K.2023/1180
  • Danıştay 9. Daire E.2022/2466 K.2023/1183
  • Danıştay 10. Daire E.2022/2467 K.2023/1838
  • Danıştay 9. Daire E.2022/2473 K.2023/1182

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.