İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/2807 K.2022/3436

Dava konusu istem: 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca gerçekleştirilen ihale sonucu edinilen Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak davalı idarece tesis edilen işlemler…

Esas2022/2807Karar2022/3436Tarih30 Kasım 2022Okuma10 dk · 1.907 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/2807 E., 2022/3436 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
30 Kasım 2022
Esas No
2022/2807
Karar No
2022/3436
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Başkanlığı
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Altıncı ve Onüçüncü Daireleri Müşterek Kurulunca verilen 21/03/2022 tarih ve E:2021/1385, K:2022/1133 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.907 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca gerçekleştirilen ihale sonucu edinilen Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak davalı idarece tesis edilen işlemler nedeniyle uğranıldığı, ileri sürülen zararın şimdilik 1.900,000,00-TL'lik kısmının, satış sözleşmesinin imzalandığı tarihten itibaren işletilecek banka mevduatına uygulanan en yüksek faizle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı ve Onüçüncü Daireleri Müşterek Kurulunca 21/03/2022 tarih ve E:2021/1385, K:2022/1133 sayılı kararıyla;

Usule ilişkin olarak davalının itirazlarına itibar edilmemiş,

Esasa yönelik olarak, Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ... Köyü, ...ada, ... parselde kayıtlı bulunan taşınmazın, davacı tarafından Özelleştirme Yüksek Kurulunca gerçekleştirilen 13/09/2012 tarihli ihale sonucunda edinildiği ve 18/05/2015 tarihinde dava dışı ... isimli şahsa satıldığı,

Davalı idarenin tazmin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için öncelikle, bir zararın olması gerektiği, davacı tarafından, taşınmazın imar planına karşı açılan davalar sonucunda emsalin düşürülmesinden dolayı zarara uğradığı iddiasıyla, aradaki değer farkından kaynaklı olarak uğranıldığı ileri sürülen zararın şimdilik 1.900.000,00-TL'lik kısmının, varlık satış sözleşmesinin imzalandığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesinin istenildiği,

ancak davacı tarafından söz konusu taşınmazın, dava açılmadan önce 18/05/2015 tarihinde dava dışı bir şahsa satıldığı ve bakılan davada da, imar planına karşı açılan dava bulunması veya davada yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi gibi durumlar karşısında taşınmazın rayiç değerinden daha düşük bir bedelle satılması durumunda kalındığı gibi bir iddiada bulunulmadığı, imar planına karşı açılan davalardan, davalı idarece yapılan 16/12/2015 tarihli yazılı bildirimle haberdar olunduğu,

Davacının, taşınmazın satışından sonra imar planlarına karşı açılan davalardan haberdar olduğu da dikkate alındığında, taşınmazın hâlihazırda davacı uhdesinde bulunmaması nedeniyle uğradığı bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, ihale neticesinde edinilen taşınmaza ilişkin tanıtım dokümanı ve ihale şartnamesinde, taşınmaza yönelik onaylanan imar planlarına karşı dava açıldığı bilgisine yer verilmeyerek ayıplı mal satıldığı, oysa ihalenin yapıldığı tarihten önce, davalının bu davadan haberdar olduğundan, zeyilname düzenleyerek taşınmazın nihai hukuki durumunun ihaleye katılanlara bildirilmesi gerekmekte iken, idarece kusurlu hareket edilerek bu bilginin gizlendiği, Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca, idarenin tazminat yükümlülüğünün bulunduğu, idarece hukuka aykırı onaylanan imar planlarının yargı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle, taşınmazın değer kaybına uğradığı, bu zararın illiyet bağı çerçevesinde idarece tazmini gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, temyize konu kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Başkan ...'in, "... (taşınmazı sonradan edinen) adlı kişi tarafından açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesinin E:2017/1887, K:2020/797 sayılı dilekçe red kararı üzerine, davanın anılan şahsın babası ... tarafından yenilenmesinin, başkası tarafından açılan yeni bir dava niteliğinde olduğu ve bu usulün 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine aykırılık oluşturduğu, bu itibarla, davanın ... tarafından yenilenmesine yönelik olarak, yeniden 2577 sayılı Kanun'un anılan hükmü uyarınca dilekçe ret kararı verilmesi gerektiği" ve Üye ..., Üye ..., Üye ..., ..., Üye ...'nun "davacı tarafından söz konusu taşınmazın 18/05/2015 tarihinde satıldığı,

dolayısıyla davacının taşınmaz ile mülkiyet bağı kalmadığından imar planlarında yapılan değişiklik sonucunda zarara uğradığından bahisle dava açamayacağı, bu nedenle davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı" yolundaki usule ilişkin ayrışık oylarına karşılık, davacının ehliyetli olduğuna ve ihale kapsamında taşınmazı edinen davacı tarafından yenilenen davada, dilekçe ret kararı verilmesi gerekmediğine oyçokluğu ile karar verilerek, gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı ve Onüçüncü Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu 21/03/2022 tarih ve E:2021/1385, K:2022/1133 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 30/11/2022 tarihinde usulde ve esasta oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Özelleştirme programının başarısı için kaçınılmaz koşullardan biri olan "aleniyet ilkesi", özelleştirme uygulamalarının temel ilkelerinden biri olarak 4046 sayılı Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde, "Özelleştirme işlemlerinin değer saptaması da dahil aleniyet içinde yürütülmesi" hükmü ile ifade edilmiştir.

Söz konusu hüküm, özelleştirme uygulamaları sürecinin başlangıcından tamamlanmasına kadar geçecek süre içinde kamuoyunca bilinmesi gereken konularla ilgili bilgilerin çeşitli araçlarla duyurulması gereğini işaret etmektedir. Anılan hüküm ile, her ne kadar kamuoyunun bilgilendirilmesi amaçlanmakta ise de, düzenlemenin özelleştirme ihalesine katılacak olanlar açısından da önemi tartışmasızdır.

Özelleştirme Uygulamalarında Değer Tespiti ve İhale Yönetmeliği'nin "İhale işlem dosyası" başlıklı 12. maddesinde, "Başkanlık Makamından alınan ihale Oluru ile ekleri, ihale işlem dosyasının düzenlenmesi ve ihale komisyonuna sunulması için ilgili proje grup başkanlığınca İhale Hizmetleri Daire Başkanlığına gönderilir. Bu Daire Başkanlığınca hazırlanan 'İhale işlem dosyasında' Kurul kararı, ilan metni, ihale şartnamesi ve ekleri ile değer tespit komisyon kararı ve diğer belgeler yer alır." düzenlemesi bulunmaktadır.

Maddede yer alan "diğer belgeler" ile kastedilenlerden birisi de, özelleştirme sürecinin ihale işlemleri aşamasında ihaleye katılmak isteyenlere ihale şartnamesi ile birlikte özelleştirilecek kuruluş ile bulunduğu sektör hakkında tanıtıcı çeşitli bilgileri içeren ve "tanıtım dokümanı" olarak adlandırılan broşürdür.

Eğer özelleştirilecek olan taşınmaz mal ise, tanıtım dokümanında genellikle,

- Tapu kayıtları,

- Takyidat (taşınmazlar üzerindeki sınırlamalar) durumları,

- Yıllık sigorta tutarları ve sigorta süreleri, son tarih itibarıyla ödenecek sigorta borçları,

- Vasıfları ve hali hazır durumları,

- İfraz ve/veya imar durumu,

- Devam eden hukuki ihtilaflar gibi bilgiler yer almaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden. Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK)'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, Maliye Hazinesi adına kayıtlı Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ...

Köyü, ... ve... parsel sayılı taşınmazların satış yöntemiyle özelleştirilmek üzere kapsam ve programa alındığı, ÖYK'nın ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerine göre, imar uygulaması sonucunda Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ...

Köyü ... sayılı parselden oluşturulan ... ada, ... sayılı taşınmazın imar planında "konut alanı" olarak belirlendiği, söz konusu taşınmazın özelleştirilmesi amacıyla Başkanlık Makamının ... tarih ve ... sayılı Olur'u ile 4046 Kanun hükümleri çerçevesinde "satış" yöntemiyle özelleştirilmesi için 28/06/2012 tarihinden itibaren ihale ilanına çıkıldığı, ihaleye son teklif verme tarihinin 05/09/2012 olarak belirlendiği,

ihaleye katılan teklif sahipleriyle 12/09/2012 tarihinde yapılan pazarlık ve bilgilendirme görüşmelerinin devamında 13/09/2012 tarihinde tüm teklif sahiplerinin katılımıyla gerçekleştirilen nihai pazarlık görüşmeleri sonucunda açık artırma üzerine, taşınmazın ihalede en yüksek teklifi veren davacıya satıldığı ve ÖYK'nın ... tarih ve ... sayılı kararına istinaden alıcı davacı ile 29/03/2013 tarihinde varlık satış sözleşmesinin imzalandığı anlaşılmaktadır.

Daha sonra davacının, söz konusu taşınmazı oğlu ...'e sattığı ve oğlu adına 18/05/2015 tarihinde tapu tescilinin yapıldığı, özetlenen bu süreç devam derken, dava konusu taşınmazı da kapsayan Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ...

Mahallesi 1/25.000 ölçekli Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi Çevre Düzeni Planı değişikliği ile 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliğinin onaylanmasına ilişkin ÖYK'nın ... tarih ve ... sayılı kararına karşı açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 13/10/2015 tarih ve E:2012/3025, K:2015/5967 sayılı kararıyla, işlemin iptaline karar verildiği, daha önce verilen yürütmeyi durdurma kararına istinaden de, yargı kararının uygulanması amacıyla ÖYK'nın ... tarih ve ... sayılı kararı ile aynı yapılaşma koşullarında ikinci kez imar planlarının onaylandığı,

bu karara karşı açılan davada da, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2015/2515, K:2015/5968 sayılı kararıyla, işlemin iptaline karar verildiği, bu kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca onandığı görülmektedir.

Anılan iptal kararlarının uygulanması amacıyla, taşınmazın yapılaşma koşulunun E:0.30 yerine E:0.20 olarak belirlendiğinden, davacı tarafından; söz konusu davalar hakkında idarece herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, ihaleye E:0.30, Hmax:6.50 m'lik yapılaşma koşulu olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı dikkate alınarak girildiği, ihaleye konu taşınmaza ilişkin tanıtım dokümanında da imar durumunun bu şekilde belirtildiği, anılan dokümanda davalar hakkında herhangi bir bilginin yer almadığı, bu durumda imar planı değişikliği sonucu oluşan zararda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek,

şimdilik 1.900.000,00-TL'nin sözleşmenin imzalanma tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

4046 sayılı Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde ifadesini bulan aleniyet ilkesi ile, yukarıda da ifade edildiği üzere özelleştirme konusunda yalnızca kamuoyunun bilgilendirilmesinin amaçlanmadığı, bu ilkenin özelleştirmeye katılacaklar açısından da önem ifade ettiği açıktır.

Söz konusu hüküm, özelleştirme uygulamalarını sürecinin başlangıcından tamamlanmasına kadar geçecek süre içinde komuoyunca bilinmesi gereken konularla ilgili bilgilerin çeşitli araçlarla duyurulması gerektiğini ifade etmektedir.

Örneğin; özelleştirilmesine karar verilen kuruluşların özelleştirme kapsamına veya programına alınmalarına, bu kuruluşlarla ilgili olarak yapılan özelleştirmeye hazırlık çalışmalarına, kuruluşların mali, idari, hukuki yapılarına ve içinde bulundukları sorunlara, değer tespit çalışmalarına, belirlenen özelleştirme yöntemleri ile ihale yöntemlerine, ihalenin koşullarına, ihalelere katılanlara, yapılan ihale işlemlerinin sonuçlarına nihai devir işlemlerinin onayına, ihalenin onayı sonucu yapılacak sözleşmenin koşullarına,

ihalenin lehine sonuçlandığı gerçek ve tüzel kişilere ve ihale sürecini ilgilendiren daha pek çok konuya ilişkin komuoyunun bilgilendirilmesini içermektedir.

İhaleye katılacaklar açısından ise aleniyet ilkesinin, özelleştirilecek olan kuruluş ya da taşınmaz hakkında her yönüyle bilgilendirilmesi ile sağlanacağına kuşku bulunmamakta olup, bu bilgilendirmenin araçlarından biri ihale şartnamesi, diğeri ise taşınmaz ile ilgili bilgi ve belgeleri içeren ve yukarıda ayrıntısına değinilen tanıtım dokümanıdır.

Özelleştirmeye konu taşınmazın değerinin tespitinde, 'imar durumunun' önemli ölçütlerden biri olduğu tartışmasız olup, davacı da söz konusu tanıtım dokümanında yer verilen ve E:0.30 oranında belirlenen imar durumuna göre yatırım yapmak amacıyla anılan ihaleye teklif vermiş ve sonucunda da ihaleyi kazanmak suretiyle idare ile varlık satış sözleşmesi imzalamıştır.

Her ne kadar ihale şartnamesinde, İdare ve Hazinenin, tanıtım dokümanında yer alan bilgi ve belgeler ile açıklamaların doğruluğundan, tamlığından ve maddi hatalardan sorumlu olmadığı, tanıtım dokümanının hiç bir surette İdare ve Hazine'yi ilzam etmeyeceği, hukuki sorumluluğun sözleşmede belirtilecek hususlar ile sınırlı olacağı kuralı bulunmakta ise de, düzenlemenin bu şekilde yapılmasındaki amacın, tanıtım dokümanında yer alan bilgilerin doğruluğunun, ihaleye katılanlarca ilgili resmi makamlardan teyidinin yapılmasının mümkün olması olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla dosyanın değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazın özelleştirilmesine ilişkin olarak hazırlanan tanıtım dokümanında yer alan, taşınmazın imar durumuna ilişkin bilgilerde o tarih itibarıyla bir hata bulunmadığı açıktır.

Zira, tanıtım dokümanın yayımlanmaya başlandığı tarihlerde, davalının imar planlarının iptaline ilişkin davadan haberdar olmadığı açık olup, bu durumda, söz konusu davaya ilişkin tanıtım dokümanında herhangi bir bilgiye yer verilmesinden bahsedilmesi mümkün olmadığı gibi, anılan tarih itibarıyla, resmi makamlarda araştırma davacı tarafından yapılmış olsaydı dahi, davaya ilişkin olarak henüz bir karar verilmediğinden davacının bu durumdan haberdar olamayacağı da tartışmasızdır.

Ancak, taşınmaza ilişkin imar planlarına karşı Danıştay Altıncı Dairesinin E:2012/3025 sayılı dosyasında açılan ilk davanın 21/05/2012 tarihli olduğu ve ihalenin gerçekleştiği 13/09/2012 tarihi itibarıyla henüz yargı yerlerince verilmiş bir kararın bulunmadığı görülmekte ise de; söz konusu davada dava dilekçesinin davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığına 23/07/2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından, ihaleye son teklif verme tarihi olan 05/09/2012, bilgilendirme ve tanıtım toplantısının yapıldığı 12/09/2012, ihalenin gerçekleştirildiği 13/09/2012, özelleştirmeye onay verilen 19/02/2013 ve bu karar uyarınca varlık satış sözleşmesinin imzalandığı 29/03/2013 tarihlerinde, davalı idarenin söz konusu davadan haberdar olduğu açıktır.

Bu durumda, tanıtım dokümanında yer almasına olanak bulunmayan imar planlarına ilişkin hukuki ihtilafın, en erken ihaleye son teklif verme tarihi olan 05/09/2012 tarihinde davalı idarece öğrenildiği ve bu bilginin pazarlık ve bilgilendirme görüşmelerinin yapıldığı 12-13/09/2012 tarihlerinde teklif sahipleriyle paylaşılma olanağı varken bunun yapılmadığı dikkate alındığında, teklif verenlerin ihaleye katılıp katılmama iradeleri ile değer tespit sonucunu etkileyecek olan bu tür bir bilginin, ihaleye teklif verenlerle paylaşılmamasının aleniyet ilkesine aykırılık oluşturduğu ve idarenin hizmet kusurunu doğurduğu sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda, taşınmaza ilişkin imar planlarının yargı yerince iptaline karar verilmiş olması nedeniyle, uğranıldığı ileri sürülen zararın miktarının, gerekirse yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle tespit edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/2807, K. 2022/3436, 30 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2022/2807
Karar No
2022/3436
Tarih
30 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2022/2808 K.2022/7393
  • Danıştay 3. Daire E.2022/2809 K.2022/5602
  • Danıştay 3. Daire E.2022/2810 K.2022/5161
  • Danıştay 3. Daire E.2022/2814 K.2022/5572
  • Danıştay 9. Daire E.2022/2814 K.2022/6017
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/2817 K.2022/3663

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.