İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/1630 K.2023/3292

...

Esas2023/1630Karar2023/3292Tarih25 Aralık 2023Okuma10 dk · 2.042 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/1630 E., 2023/3292 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
25 Aralık 2023
Esas No
2023/1630
Karar No
2023/3292
Temyiz eden (davacı)
... Geçiş Sistemleri ve Biletleme Teknolojileri Anonim Şirketi
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Elektrik, Su, Havagazı, Otobüs ve Troleybüs Genel Müdürlüğü (... Genel Müdürlüğü
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.042 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

...

VEKİLLERİ

Av. ..., Av. ...

İSTEMİN KONUSU

... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: İzmir Büyükşehir Belediyesi Elektrik Su Havagazı Otobüs ve Troleybüs (ESHOT) Genel Müdürlüğünce 05/08/2019 tarihinde açık ihale usulüyle gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı "Akıllı Ücret Toplama Sistemi Hizmeti Alımı" ihalesi uhdesinde kalan davacı ile 14/11/2019 tarihinde akdedilen sözleşmenin ihalenin hukuka aykırı olarak sonuçlandırılması nedeniyle 07/02/2020 tarihinde feshi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan maddi zararlarının tazmini amacıyla şimdilik 300.000,00-TL’nin 09/06/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının tazminat isteminin dayanağı olan işlemin 14/11/2019 tarihinde imzalanan sözleşmenin 07/02/2020 tarihinde feshedilmesine ilişkin işlem olduğu, sözleşmenin feshedilmesi ile birlikte davacının zararının somutlaştığı, belirlenebilir hâle geldiği ancak Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararları ile düzeltici işlem tesis edilerek ihale sürecinin devam ettiği,

zararın kesinleşmesinin ... tarih ve ... sayılı ihale komisyonu kararıyla davacının sunduğu aşırı düşük teklif açıklaması yerinde görülmeyerek teklifinin değerlendirme dışı bırakılması ve ihalede geçerli teklif kalmadığından ihalenin iptali ile davacıyla imzalanan sözleşmenin feshi kararıyla ortaya çıktığı, anılan komisyon kararının 12/02/2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, söz konusu iptal kararına karşı davacı tarafından 23/02/2021 tarihinde şikâyet yoluna başvurulduğu, şikâyet başvurusunun davalı idarenin... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedildiği,

işlemin 05/03/2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve bu işleme karşı davacı tarafından itirazen şikâyet yoluna başvurulmadığı, ihalenin iptaline ilişkin 12/02/2021 tarihli ihale komisyonu kararının kesinleştiği, sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle, idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddiasında bulunan davacı tarafından, bu fesih işleminden sonraki (05/03/2021 tarihinden itibaren 04/05/2021 tarihine kadar dava açılması gerekirken) 60 gün içerisinde doğrudan veya yine bu süre içinde olmak üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında idareye yapacağı başvuru üzerine dava açılması gerektiği hâlde,

bu süre geçirildikten çok sonra 09/09/2021 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 22/12/2022 tarih ve E:2022/4451, K:2022/4960 sayılı kararıyla; Mahkemeye erişim hakkının, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsuru olduğu, Anayasa'nın 36. maddesine "adil yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan âdil yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildiğinin vurgulandığı, Sözleşme'yi yorumlayan AİHM'nin, Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının mahkemeye erişim hakkını içerdiğini belirttiği (AYM, Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/13156, 20/4/2017, § 34),

Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkının, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına geldiği (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52).

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), mahkemeye etkili erişim hakkını “hukukun üstünlüğü” ilkesinin temel unsurlarından biri olarak kabul etmekte ve mahkemeye etkili erişim hakkının, mahkemeye başvuru konusunda tutarlı bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada açık, pratik ve etkili fırsatlara sahip olmasını gerektirdiğini, bu sebeple hukuki belirsizliklerin ya da uygulamadaki belirsizliklerin tarafların mahkemeye erişimine zarar verdiği durumlarda bu hakkın ihlâl edildiğine karar verildiği (Geffre/Fransa, B.

No: 51307/99, 23/1/2003, § 34),

Belli bir hakkın mahkemede ileri sürülebilmesi ya da hak arama hürriyeti kapsamında bir davanın açılabilmesi için öngörülecek süreler hukuk güvenliği ilkesi gereği olup adil yargılanma hakkının ihlâli olarak değerlendirilemeyeceği, söz konusu süreler, mahkemelerin zamanın geçmesi nedeniyle güvenilirliği kalmayan, eksik ya da ulaşılması zor kanıtlara dayanarak uzak geçmişte meydana gelmiş olaylar hakkında karar vermelerini istemekle oluşabilecek adaletsizliklerin önüne geçmek ve hukuk güvenliğini sağlamak gibi önemli ve meşru amaçlara hizmet ettiği, süre sınırlaması getiren bu müdahaleler,

devletin takdir yetkisi içinde olup ulaşılmak istenen meşru amaçla orantılı oldukça ve hakkın özünü zedelemedikçe Anayasa'da yer alan hak arama hürriyetini engellemiş sayılmayacağı (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Stubbings ve diğerleri/Birleşik Krallık, B.No: 22083/93,22095/93. 22/10/1996, § 51),

Bunun yanında bir mahkemeye başvuru hakkının kanunî birtakım şartlara tâbi tutulması kabul edilebilir olsa da mahkemeler usûl kurallarını uygularken bir yandan âdil yargılanma hakkını ihlal edebilecek aşırı şekilcilikten, diğer yandan da kanunlarda düzenlenen usûl kurallarının ortadan kaldırılması sonucunu doğurabilecek aşırı gevşeklikten kaçınmaları gerektiği (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Walchli/Fransa, B.No: 35787/03, 26/7/2007, § 29),

Davalı idare tarafından "Akıllı Ücret Toplama Sistemi Hizmeti Alımı" işi için dört adet ihalenin gerçekleştirildiği, bu ihalelerin dördüne de davacı tarafından iştirak edildiği, birinci ihalenin davacının uhdesinde kalması üzerine davacı ile sözleşme yapıldığı, bu sözleşme kapsamında davacı tarafından bazı masrafların gerçekleştirildiği, ihalenin Kurul tarafından iptaline karar verilmesi üzerine davacı ile yapılan sözleşmenin feshedildiği, birinci ihalenin iptaline yönelik kararın iptal edilmesi üzerine, davacı tarafından sunulan aşırı düşük teklif açıklaması yerinde bulunmayarak birinci ihalenin idare tarafından iptaline karar verildiği,

anılan kararın davacıya tebliğ edilmesi üzerine, davacı tarafından şikâyet başvurusunda bulunulduğu ancak yapılan şikâyet başvurusunun idarece 03/03/2021 tarihinde reddedildiği, şikâyet başvurusunun reddine yönelik işlem davacıya 05/03/2021 tarihinde tebliğ edilmiş ise de davacı tarafından dördüncü ihaleye sunulan aşırı düşük teklif açıklamasının yerinde bulunmamasına yönelik işleme karşı yapılan şikâyet başvurusunun da reddine karar verildiğinin aynı gün davacıya tebliğ edildiği,

bu karara karşı davacı tarafından itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu ve Kurul tarafından davacıdan istenen aşırı düşük teklif açıklamasının tekrar istenilmesine yönelik düzeltici işlem belirlendiği, düzeltici işlemin gerekleri yerine getirilmeden önce ikinci ihalenin iptaline yönelik kararın iptal edilmesi nedeniyle, ikinci ihale kapsamında dava dışı şirketle sözleşme yapıldığı, dava dışı şirketle sözleşme yapılması ve bu nedenle dördüncü ihalenin iptal edilmesine yönelik kararın 09/06/2021 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine 07/09/2021 tarihinde bakılan davanın açıldığı,

Uyuşmazlığın birinci ihalenin hukuka aykırı şekilde sonuçlandırılması üzerine sözleşme kapsamında yapılan masrafların tazmini istemiyle açılan davada, dava açma süresinin hangi tarihten başlatılması gerektiğinden kaynaklandığı,

İdarî işlemlerden doğan tam yargı davalarında dava açma süresini düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca idarî işlemden doğan tam yargı davalarında dava açma süresinin kural olarak uyuşmazlık konusu idarî işleme karşı dava açma süresine tâbi olduğu, ancak ilgililer idarî işlemle birlikte tam yargı davası açabilecekleri gibi, idarî işleme karşı açtıkları iptal davasının kesin olarak karara bağlanmasından sonra da tam yargı davası açabilecekleri, öte yandan, hukuka aykırı olduğu iddia olunan işleme karşı iptal davası açılmadan da tam yargı davası açılmasının mümkün olduğu,

Tam yargı davalarında tazminata hükmedilebilmesinin tek şartının idarenin hizmet kusurunun bulunması olmadığı, bunun yanında bir zararın varlığı ve zarar ile davalı idarenin hizmet kusuru arasında uygun illiyet bağının bulunmasının da gerektiği, bu nedenle tam yargı davalarında, dava açma süresinin başlangıcı tespit edilirken aşırı şekilcilikten uzak bir şekilde, tazminatın şartlarının oluştuğu tarihin belirlenmesi önem taşıdığı,

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin, zararın ilgilisince öğrenildiği tarihi dikkate almayan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararı sonrasında yapılan bireysel başvuru üzerine alınan bir kararında, "Somut davada Mahkeme, başvuranın 25 Eylül 1995 tarihinde kafatasındaki mermiden haberdar olmadığı tartışma konusu olmadığından, kendisinin beş yıl içerisinde tazminat davası açmasının beklenmesinin mâkul olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmektedir.

Mahkemenin nazarında, şahsî yaralanmayla ilgili tazminat davalarında dava açma hakkının, taraflar uğradığı zararı gerçekte değerlendirebildiğinde kullanılması gerekmektedir. Buna göre, söz konusu AİHM’e yapılacak bir başvuru olduğunda, başvuranın olaydan sonra beş yıl içerisinde tazminat talebinde bulunması söz konusu olamazdı; zira zarar ancak daha sonraki bir tarihte tespit edilmişti.

Sonuç olarak, işbu davada, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi'nin süre sınırı hakkındaki katı yorumu, davanın esasının tam olarak incelenmesine engel olmuştur. Dolayısıyla Askerî Yüksek İdare Mahkemesi, başvurana orantısız külfet yükleyerek, başvuranın mahkemeye erişim hakkının özüne halel getirmiştir." gerekçesiyle mahkemeye erişim hakkının ihlâl edildiğine karar verdiği,

Davacı tarafından, idarenin hizmet kusurunun, birinci ihalenin hukuka aykırı şekilde sonuçlandırılarak kendisiyle sözleşme yapılmış olmasına dayandırıldığı, sözleşmenin hukuka aykırı olarak yapıldığının öğrenildiği tarih 07/02/2020 ise de zararın öğrenildiği tarihin de ayrıca ortaya konulması gerektiği,

Davacı tarafından maddî tazminat istemine ilişkin olarak "Kesin teminat mektubu komisyonu", "Sözleşme damga vergisi", "Kamu ihale kurumu payı", "Validatör ve yedek parça alımı ile montajı", "POS cihazı alımı", "Dizüstü bilgisayar ve cep telefonu alımı", "Yedek parça montaj ve bakım hizmeti alımı", "Ofis kira gideri", "Ofis kurulum gideri", "Konaklama gideri", "Personel gideri" ve "Araç kiralama gideri" gibi masraflar talep edilmiş olduğundan, 07/02/2020 tarihinde davalı idarece feshedilen sözleşmeye güvenilerek yapıldığı iddia edilen söz konusu masrafların bir zarar kalemine dönüştüğü tarihin, zararın aynı zamanda tam ve kesin olarak doğduğu tarihi göstereceği,

Davacıyla imzalanan sözleşmenin feshinden ve birinci ihalenin Kurul kararıyla hukuk alemine dönmesinden sonra davacı tarafından yapılan aşırı düşük teklif açıklaması kabul edilmeyerek ihalenin idarece iptal edilmesi,

bu karara karşı davacı tarafından şikâyet başvurusunda bulunulduktan sonra itirazen şikâyet yoluna başvurulmaması sonucu kesinleşen şikâyet başvurunun reddine yönelik işlemin davacıya tebliğ edildiği 05/03/2021 tarihi itibarıyla birinci ihale kapsamında ihalenin uhdesinde kalmayacağının davacı tarafından anlaşıldığı ve sözleşmeye ilişkin zararın bu tarihte doğduğu kabul edilebilirse de dördüncü ihale kapsamında yapılması planlanan işin birinci ihaleye konu işle aynı olduğu, anılan tarih itibarıyla dördüncü ihalenin davacının uhdesinde kalması ihtimalinin de bulunduğu,

dördüncü ihalenin davacının uhdesinde kalması hâlinde sonuç olarak yapılan masrafların bir zarar kalemine dönüşmeyeceği, bu bağlamda aynı işe ilişkin olarak gerçekleştirilen ihale süreçleri birlikte değerlendirildiğinde davacı ile davalı idare arasında anılan işe ilişkin olarak sözleşme imzalanmayacağı noktasında bir kesinlik bulunmadığından ve dördüncü ihale sonuçlanmadan önce davacıdan dava açmasının beklenilmesi mâkul olmayacağından, dördüncü ihale kapsamında davacı ile sözleşme yapılmayacağının davacı tarafından öğrenildiği tarihte iddia edilen zarar kalemlerinin tam ve kesin bir şekilde doğduğu sonucuna varıldığı,

Bu itibarla, tam yargı davasına konu zarar dördüncü ihalenin davacı uhdesinde kalma ihtimalinin bulunmadığının ortaya çıktığı 09/06/2021 tarihinde kesinleştiğinden, zararın doğumundan itibaren süresinde açılan işbu davada süre aşımı bulunmamakta olup aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usûl kurallarına uygunluk görülmediği gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesinin ısrar kararında neden ısrar edildiğinin açıklanmadığı, davalı idarenin birinci ihalenin iptali kararı nedeniyle sözleşmesini feshettiği ve kendilerinin yüklenicisi olduğu ihale ile 21/05/2020 tarihinde ihalesi yapılan ve kendilerinin de teklif verdiği ihalelerin aynı olduğu,

dava açma süresinin tespitinde zararın hangi tarihte kesin ve nihai olarak ortaya çıktığının belirlenmesinin önem arz ettiği, bu kapsamda feshedilen sözleşmeye konu işin ifası aşamasında yapılan harcamaların büyük bölümünü oluşturan donanım giderlerinin ikinci ihalenin kendileri üzerinde kalması halinde işin yeniden ifası halinde yapılmasına gerek kalmayacağından bu giderlerin kendileri açısından zarar kalemi oluşturup oluşturmadığının 2. ihalede üçüncü kişi ile sözleşme imzalandığının öğrenildiği tarihte kesinlik kazandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, yapılan ihalelerin farklılıklar içerdiği, birbirinin devamı niteliğinde kabul edilmesine imkan bulunmadığı, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 22/12/2022 tarih ve E:2022/4451, K:2022/4960 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/1630, K. 2023/3292, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekilleri
  4. İstemin Konusu
  5. Yargılama Süreci
  6. Temyiz Edenin İddiaları
  7. Karşı Tarafın Savunması
  8. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2023/1630
Karar No
2023/3292
Tarih
25 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/1637 K.2023/3213
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2023/1637 K.2023/1558
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/1638 K.2023/2990
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/1643 K.2023/3169
  • Danıştay 3. Daire E.2023/1644 K.2023/5241
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2023/1645 K.2023/1565

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.