KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/277 E., 2024/1206 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Esas No
- 2023/277
- Karar No
- 2024/1206
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 12/09/2022 tarih ve E:2017/7036, K:2022/5819 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
2.202 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının her maaş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 12/09/2022 tarih ve E:2017/7036, K:2022/5819 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde, davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (6749 sayılı Kanun) 3. maddesi ile ilgili Anayasa'ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
UYAP kayıtlarının incelenmesi sonucu, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verildiğinin görüldüğü,
Davacının kendi beyanı yönünden, Daire kararında yer verilen davacının ifade tutanağı incelendiğinde, E.K. hakkında vermiş olduğu karara yönelik iddianın yargılama faaliyetine ilişkin olduğu, hâkimin yargı yetkisi ve takdir hakkı kapsamında kaldığı, bu hak ve yetkinin davacı tarafından FETÖ/PDY terör örgütü lehine kullanıldığına dair bilgi ve belgenin davalı idarece dosyaya sunulamadığı.
2014 yılı HSK üye seçim sürecinde ''sözde'' bağımsız adaylar için kendisinden telefon görüşmesi yanında ev ziyareti ile de oy istenildiğini yine kendi beyanlarıyla ortaya koyduğu, bu nedenle bu hususu gizleme amacından da söz edilemeyeceği ve davacının bağımsız dahi olsalar kimlerin cemaat listesinde olduğunu bildiği,
bu kişilerin hiçbirine kesinlikle oy vermediği yönündeki beyanı da dikkate alındığında seçim sürecine ilişkin aktif görev aldığına ve seçim faaliyetlerine katıldığına yönelik herhangi bir beyanı ya da buna yönelik bir tanık beyanının dosyada bulunmadığı görüldüğünden davacının anılan beyanlarının örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,
Ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan ve Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca hazırlanan söz konusu Rapor incelendiğinde; davacının kendi adına kayıtlı ve kullanımında olan ... no'lu GSM hattının Adana İl Merkezindeki ... numaralı ankesörlü telefondan 23/11/2013 tarihinde (1) kez arandığı ve 24 saniye görüşme yapıldığının anlaşıldığı, davacının kendi adına kayıtlı olan GSM hattının tek bir tarihte ankesör/sabit hattan aranmış olmasının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, Dairelerince davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen başkaca soruşturma bulunup bulunmadığı yönünde verilen 11/03/2022 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen cevapta; davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ...
Dairesinin ... sayılı) disiplin dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından ve anılan dosyada Hakimler ve Savcılar Kurulunca daha önceden verilmiş bir meslekten çıkarma kararının bulunması ve kararın kesinleşmesi nedeniyle Hakimler ve Savcılar Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yeniden "karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği belirtildiğinden,
söz konusu soruşturmanın davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,
Diğer hususlar yönünden, davalı idarece dava konusu işlemin dayanaklarından birisi olarak olarak davacı hakkındaki sosyal çevre bilgilerinin gösterildiği anlaşıldığından, Dairelerinin 11/03/2022 tarihli ara kararı ile davalı idareye davacı hakkında sosyal çevre araştırmaları sonucunda elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğunun sorulduğu,
davalı idarece verilen 10/05/2022 tarihli cevapta davacı hakkında sosyal çevre araştırmaları sonucunda elde edilen bilgi ve belgelerin, gerek davacının görev yaptığı mahalden gerekse diğer kurumlardan intikal eden ve işlem tesisinde Kurul kanaatinin oluşmasına destek olan her türlü veri ve bilgiler olduğunun belirtildiği görülmekle birlikte, anılan veri ve bilgilerin davalı idarece dava dosyasına somut bir şekilde sunulmadığının anlaşıldığı,
netice itibarıyla, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile gerekçeli kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin 11/03/2022 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı,
Dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi gerektiği,
Öte yandan, davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle,
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline,
Davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının neden yerinde görülmediğinin gerekçesinin kararda yer almadığı; dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, bu nedenle hukuki denetimin disiplin işlemi kapsamında yapılamayacağı; meslekten çıkarılan bazı hakim ve savcılar tarafından açılan davalarda Dairenin verdiği bir kısım ret kararlarında yer alan değerlendirmeler ile bu dosyadaki iptal kararının gerekçesinde çelişkilerin bulunduğu;
davacının kendi ifadesinde E.K. isimli sonradan FETÖ/PDY ile irtibatlı/iltisaklı olduğu gerekçesiyle ihraç edilen hakimin bir gazetede yayımlanan haberde isminin geçmesi nedeniyle açtığı manevi tazminat davasında lehine karar verdiğini belirtmesi nedeniyle, baktığı davalarda FETÖ terör örgütü mensupları lehine yaklaşımı, 2014 HSYK seçimlerinde sözde bağımsız adaylara oy verdiğini söylemesi ve seçim döneminde FETÖ terör örgütü tarafından desteklenen adaylarla seçim döneminde olan ilişkileri,
davacının bylock kullanıcısı olduğu tespit edilen eski yargı mensubu A.D.nin 2014 HSYK seçimleri öncesinde kendisinden evine gelerek oy istediğini ceza soruşturması sırasında alınan ifadesinde gizlediği, davacı hakkında ankesörlü hatlardan ya da büfe vb. yerlerde kurulu bulunan kontörlü telefon hatlarından iletişime geçip geçmediğine yönelik yapılan çalışma sonucunda düzenlenen rapor birlikte değerlendirildiğinde, Kurul kanaatinin davacının FETÖ ile iltisaklı ve/veya irtibatlı olduğu yönünde oluştuğu, davacının yoksun kaldığı mali haklarının faiziyle birlikte ödenmesi talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğundan reddi gerektiği,
685 sayılı KHK kapsamında açılan tam yargı davalarına karşı yargı yolunun kapalı olduğu, 7075 sayılı Kanun'un 10/1. maddesi gereği maddi/manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, 685 sayılı KHK’nın yürürlüğe girdiği tarih öncesi için hiçbir şekilde parasal/özlük hak, maddi/manevi tazminat ve faize hükmedilemeyeceği, söz konusu parasal/özlük hak ve faiz taleplerinin dava tarihinden itibaren dikkate alınabileceğine dair yerleşik Danıştay içtihatlarına aykırı taleplerin kabulünün mümkün olmadığı, dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından, parasal/özlük hak ve faiz talebinin de reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun 31/01/2024 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevabın dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/277, K. 2024/1206, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama