İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/2782 K.2025/1081

Dava konusu istem: 11/09/2020 tarih ve 31241 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 46. maddesinin 1 ve 2. fıkralarının iptali istenilmiştir.

Esas2023/2782Karar2025/1081Tarih21 Mayıs 2025Okuma17 dk · 3.404 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/2782 E., 2025/1081 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
21 Mayıs 2025
Esas No
2023/2782
Karar No
2025/1081
Temyiz eden (davacı)
... Derneği
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
Huk. Müş. ...
İstemin konusu
Danıştay Sekizinci Dairesinin 30/11/2022 tarih ve E:2020/7078, K:2022/7008 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.404 kelime·17 dk okuma·10 bölüm

Dava konusu istem: 11/09/2020 tarih ve 31241 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 46. maddesinin 1 ve 2. fıkralarının iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 30/11/2022 tarih ve E:2020/7078, K:2022/7008 sayılı kararıyla. 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1/1, 2, 3. fıkraları ile 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 13. maddesine yer verildikten sonra.

Dava konusu Yönetmelik'in iptali istenen hükümleriyle, ortaokul ve ortaöğrenim öğrencilerinin barınma hizmetini karşılayan yurt ve pansiyonları işleten kurumların kurucularının veya kurucu temsilcilerinin, 24/3/1950 tarih ve 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen suçlardan ceza almış olması veya terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği,

mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olması hâlinde kurumun kurum açma izni ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edileceği, kurucu ve kurucu temsilcilerinin bu suçlarla ilgili haklarında kovuşturma bulunması hâlinde kovuşturma sonuçlanıncaya kadar kurumun barınma hizmeti vermesinin geçici olarak durdurulacağı ve bu kovuşturmanın sonucunda bu kişilerin ceza almaması hâlinde geçici durdurma işleminin kaldırılacağının düzenlendiğinin görüldüğü,

5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinin 2. fıkrasında, yurt ve benzeri kurumların kurucularında, kurucu temsilcilerinde belirtilen suçlardan dolayı ceza almamış olması veya haklarında kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olmaması gerektiğinin açıkça hüküm altına alındığının görüldüğü,

Ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde eğitim gören öğrencilerin barınmasına yönelik açılacak yurt ve pansiyonlarda verilen hizmetin kamu hizmeti olduğu ve dolayısıyla bu hizmetin en iyi şekilde verilmesine yönelik denetim ve gözetim görevinin de davalı Milli Eğitim Bakanlığına ait olduğunun açık olduğu,Kanun'da belirtilen ve Türk Ceza Kanunu'nda yer alan önemli suçlardan dolayı kovuşturma geçiren kişilerin yurt ve pansiyon işletmeleri durumunda,

bu yurtlarda barınan öğrencilerin can ve mal güvenliklerinin tehlikeye girmesine ve bu öğrencilerin ruhsal yönden de birtakım sorunlar yaşamasına sebep olacağına dair riskin bulunduğunun tartışmasız olduğu, dolayısıyla eğitim hizmetinin devamı niteliğinde olan ve öğrencilerin barınmasına yönelik özel teşebbüsler tarafından işletilen yurt ve pansiyonların kurucu veya kurucu temsilcilerinin, her türlü şüpheden uzak olacak şekilde, öğrenciler üzerinde oluşabilecek ciddi sorunlara sebep olacak suçlardan ve suç isnatlarından uzak olması gerektiği, aksi takdirde,

gerek fiziksel olarak gerekse de sosyal ve psikolojik gelişim çağında olan öğrencilerin, bu tarz durumlardan zarar görme riski ile karşı karşıya bırakılacağı, bunun da geri dönüşü olmayacak birçok olumsuz sonuçlara sebep verebileceği,Bu durumda, eğitim hizmetinin devamı niteliğinde olan ve barınma hizmeti sunulan yurt ve pansiyonlarda barınan öğrencilerin her türlü etkiye açık oldukları dikkate alındığında, gerek can ve mal güvenliklerinin sağlanması gerekse de ruhsal yönden de korunmalarının gerekliliği noktasında,

yurt ve benzeri kurumların kurucularının ve kurucu temsilcilerinin suçtan ve her türlü şüpheden uzak kişiler olması amacıyla getirilen düzenlemenin, dayanağı olan Kanun hükmüne paralel olduğu ve kamu yararı göz önüne alınarak düzenleme yapıldığı sonucuna varıldığı,

Öte yandan, davacı tarafından, dava konusu edilen Yönetmelik'in dayanağı olan 5661 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan suçlardan kovuşturmaya başlanmamış veya ceza alınmamış olma şartının yurt açma ruhsatı verilmesi öncesinde ön şart olduğu,

dolayısıyla usulüne uygun alınarak ruhsat sonrasında bu durumun oluşması durumunda, anılan Kanun maddesine göre kurum açma şartlarından herhangi birini kaybeden kurumlara bu aykırılıkları gidermek için 3 ay süre verilmesi gerektiği, kurumların kurucu ve kurucu temsilcilerinin Kanunun 1. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen suçlarla ilgili haklarında kovuşturma bulunması veya ceza almış olması hâlinde de kurum açma şartlarından birini kaybetmiş olacağı belirtilerek iptali istenen Yönetmelik maddelerinin, üst hukuk normuna aykırı düzenleme içerdiği ileri sürülmüş ise de,

5661 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen suçlardan dolayı yurt ve benzeri yerleri işleten kurumların kurucularının veya kurucu temsilcileri hakkında kovuşturma bulunması veya ceza alınmış olması durumunda ruhsat verilmeyeceğinin açıkça düzenlendiği, dolayısıyla Kanun'da hangi suçlardan dolayı kovuşturma bulunması halinde bu tedbirin uygulanacağının açıkça belirtildiği,

kuruluş aşamasında aranan bir şartın sonradan kaybedilmesi halinde idarece verilen iznin askıya alınabileceği veya sonrasında da iptal edileceği tabii olduğundan, düzenlemenin bu yönüyle de dayanağı Kanun hükmü ve amacıyla uyumlu olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik hükümlerinin, dayanağını oluşturan kanuna aykırı olması nedeniyle normlar hiyerarşisine aykırılık oluşturduğu, zira dayanak Kanun'da kurum açma izni ile iş yeri açma ruhsatlarının hangi durumlarda iptal edileceği hususunun düzenlendiği, Kanun'da ruhsat iptali öngörülmeyen bir fiil için Yönetmelik'le ruhsat iptalinin getirilmiş olmasının Kanun'a aykırı olduğu, yurt ve benzeri kurumların kurucularında ve kurucu temsilcilerinde tahdidi olarak sayılan birtakım suçlardan kovuşturma dahi bulunmaması,

terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartının arandığı, söz konusu şartın kurum açma izni ile iş yeri ruhsatının verilmesinde aranılan ön şart olduğu, Kanun'da ise, belli suçlardan ceza alma durumunun sonradan meydana gelmesi halinde ruhsat iptalinin veya kovuşturma süresince barınma hizmetinin geçici durdurulmasına yönelik bir düzenleme bulunmadığı, dava konusu düzenlemeyle;

kanunilik ilkesinin, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin, eğitim ve öğretim hakkının ve çalışma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

Üye ...'in, dava konusu Yönetmelik'in dayanağı olan 5661 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, "...veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması" ibaresi ile çalışma hakkı ve özgürlüğüne getirilen sınırlamanın ölçüsüz olduğu ve bu ibarenin Anayasa'nın 13, 48 ve 49. maddelerine aykırı olduğu, nitekim benzer konuda Anayasa Mahkemesinin 26/01/2022 tarih ve E:2021/117, 2022/10 sayılı kararı ile 28/09/2022 tarih ve E:2022/76, K:2022/112 sayılı kararının bulunduğu,

yine aynı Kanun maddesinde yer alan, "...terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır." cümlesinde geçen "üyeliği, mensubiyeti ya da" ibaresinin, kesin hüküm tesis edilmeden kişilerin terör örgütü üyesi veya mensubu olarak nitelendirilmelerine sebebiyet verecek nitelikte olduğu, kesinleşmiş mahkumiyet hükmü olmadan kişilerin suçlu sayılmasına neden olacağı için masumiyet karinesini ihlal ettiği, bu nedenle Anayasa'nın 36 ve 38 maddelerine aykırı olduğu,

nitekim benzer konuda Anayasa Mahkemesinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/81, 2021/45 sayılı kararının bulunduğu, bu itibarla anılan ibarelerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği yolundaki Anayasa'ya aykırılık iddiasına karşılık, dava konusu düzenlemelerin dayanağını oluşturan Kanun hükümlerinde Anayasa'ya aykırılık bulunmadığına oyçokluğu ile karar verilerek, işin esasına geçildi:

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT

5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinde; "(Değişik birinci fıkra:27/6/2019-7180/1 md.) Gerçek ve tüzel kişiler tarafından yemekli ve yemeksiz öğrenci yurtları ve buna benzer kurumlar açılması ve işletilmesi ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığının, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığının iznine bağlıdır. İlgili Bakanlıklar bu yurt ve kurumları tespit edecekleri esaslara göre denetler.

(Ek fıkra: 15/8/2017-KHK-694/19 md.. Aynen kabul: 1/2/2018-7078/19 md.) Yurt ve benzeri kurumların kurucularında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde.

26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma,

suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır.

(Ek fıkra: 15/8/2017-KHK-694/19 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/19 md.) Yapılan inceleme, soruşturma ve denetimlerle yurt ve benzeri kurumun;

a) Bakanlıkça onaylı yerleşim planında izinsiz değişiklik yapması,

b) Mevzuatta belirtilen sayıda personel çalıştırmaması veya mevzuata aykırı personel çalıştırması,

c) Barınma hizmetine ilişkin yükümlülük veya taahhütlerini yerine getirmemesi,

ç) Sözleşme veya taahhütnamelerinde usulsüzlük yapması,

d) Bu Kanun ve buna dayanılarak yürürlüğe konulan yönetmelik, yönerge ve genelge hükümlerine aykırı fiillerde bulunması,

e) Kurum açma izninde belirlenen öğrenim düzeyi ve cinsiyetine aykırı öğrenci barındırması,

f) Kayıt dışı öğrencileri veya öğrenci olmayan kişileri barındırması,

g) Kurum açma şartlarından herhangi birini kaybetmesi,

ğ) Kurum açma izninde belirlenen amaç dışında kullanılması,

h) Yönetmelikle düzenlenen şartları yerine getirmeden kapatılması,

hâllerinin tespitinde; (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerindeki fiiller için brüt asgari ücretin iki katı; (e), (f) ve (g) bentlerindeki fiiller için brüt asgari ücretin üç katı; (ğ) ve (h) bentlerindeki fiiller için brüt asgari ücretin beş katı idari para cezası uygulanır ve (ğ) ve (h) bentlerindeki fiilleri işleyen kurumların kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatları iptal edilir. (ğ) ve (h) bentlerindeki fiillerin dışındaki fiillerin tekrarı halinde idari para cezası miktarı ilgili bentler için belirlenen para cezası miktarlarının beş katı olarak uygulanır ve bu bentlerdeki fiillerin üçüncü kez tekrarlanması halinde ise kurum

açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir. Bu fıkranın (ğ) ve (h) bentlerinin dışındaki bentlerde belirtilen fiiller nedeniyle idari para cezası verilmesi hâlinde ceza tebliğ edilir ve idari para cezasına neden olan hususun giderilmesi için ilgili kuruma en fazla üç ay süre verilir. Bu süre sonunda idari para cezasına neden olan hususların devam ettiğinin tespiti halinde ise yeniden kanuni işlem yapılır." hükmü bulunmaktadır.

652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 13. maddesinde; "(Değişik: 2/7/2018-KHK-703/22 md.)(2) 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7'nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen izin veya ruhsatlara ilişkin hükümler, öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlar hakkında uygulanmaz.

Öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlara iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığınca, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığınca verilir. Bakanlıklar bu yetkilerini valiliklere devredebilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." kuralı yer almaktadır.

11/09/2020 tarih ve 31241 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin, "Kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ve idari para cezaları" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumların kurucularının ve kurucu temsilcilerinin Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen suçlardan ceza almış olması veya terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olması hâlinde kurumun kurum açma izni ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir." kuralına,

2. fıkrasında da; "Kurumların kurucu ve kurucu temsilcilerinin Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen suçlarla ilgili haklarında kovuşturma bulunması hâlinde kovuşturma sonuçlanıncaya kadar kurumun barınma hizmeti vermesi Bakanlığın onayıyla belirlenen tarihten itibaren geçici olarak durdurulur. Kovuşturma sonucunda bu kişilerin ceza almaması hâlinde geçici durdurma işlemi kaldırılır." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Anayasa'nın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir.

Anayasa'ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gerekmektedir. Kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılması, kanun hükmü, bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa, düzenlemenin yönetmelikle yapılması zorunludur.

Ayrıca, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir.

Dava konusu Yönetmelik'in 46. maddesinin 1. fıkrası yönünden;

Dava konusu Yönetmelik'in iptali talep edilen 46. maddesinin 1. fıkrasında, ortaokul ve ortaöğrenim öğrencilerinin barınma hizmetini karşılayan yurt ve pansiyonları işleten kurumların kurucularının veya kurucu temsilcilerinin, 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen suçlardan ceza almış olması veya terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olması hâlinde kurumun kurum açma izni ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edileceği kuralına yer verilmiştir.

5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinin 2. fıkrasında, yurt ve benzeri kurumların kurucularında, kurucu temsilcilerinde belirtilen suçlardan dolayı ceza almamış olması veya haklarında kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olmaması şartının aranacağının belirtildiği görülmektedir. Söz konusu düzenlemede, yurt açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlenmesi amacıyla yapılan başvuru sırasında anılan şartın arandığı, diğer bir ifadeyle kurum açma şartlarından biri olduğu anlaşılmaktadır.

Bununla birlikte, kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alındıktan sonra, kurum açma şartlarından herhangi birisinin kaybedilmesi halinde, nasıl bir uygulamanın yapılacağı hususu Kanun'un 1. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre,

kurum açma şartlarından herhangi birisinin kaybedilmesi durumunda öncelikle yurt ve benzeri kuruma brüt asgari ücretin üç katı oranında idari para cezası uygulanacağı ve idari para cezasına neden olan hususun giderilmesi için ilgili kuruma en fazla üç ay süre verileceği, bu süre sonunda idari para cezasına neden olan hususların devam ettiğinin tespiti halinde ise yeniden kanuni işlem yapılacağı hüküm altına alınmıştır.Bu durumda, kurum açma izni verildikten sonra kurum açma şartlarından birini kaybeden kurumlara,

öncelikle idari para cezasının uygulanacağı ve bu hususun giderilmesi için üç ay süre verileceğinin açıkça hüküm altına alındığı görüldüğünden, kurucu ve kurucu temsilcisi hakkında, 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen suçlardan ceza almış olması veya terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olması hususunun ortaya konulması sonrasında,

kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilmeden önce kurumun devrine ilişkin gerekli işlemlerin yapılabilmesi için süre verilmesi ya da başkaca bir tedbir düzenlemesi yapılması gerektiği anlaşıldığından, doğrudan izin ve ruhsat iptaline gidilmesine ilişkin dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk görülmemiştir.Dava konusu Yönetmelik'in 46. maddesinin 2. fıkrası yönünden;

Dava konusu Yönetmelik'in iptali talep edilen 46. maddesinin 2. fıkrasında, kurumların; kurucu ve kurucu temsilcilerinin Kanun'un 1. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen suçlarla ilgili haklarında kovuşturma bulunması hâlinde kovuşturma sonuçlanıncaya kadar kurumun barınma hizmeti vermesinin Bakanlığın onayıyla belirlenen tarihten itibaren geçici olarak durdurulacağı, kovuşturma sonucunda bu kişilerin ceza almaması hâlinde geçici durdurma işleminin kaldırılacağı kuralına yer verilmiştir.

Bununla birlikte, dava konusu Yönetmelik'in dayanağını oluşturan 5661 sayılı Kanun'da, kurucu ve kurucu temsilcilerinde, Kanun'da belirtilen suçlardan dolayı ceza almamış olması veya haklarında kovuşturma bulunmaması şartının arandığı, belirtilen suçlarla ilgili haklarında kovuşturma bulunması hâlinde, kurum açma şartlarından birisi kaybedilmiş olunacağından söz konusu hususun giderilmesi için ilgili kuruma en fazla üç ay süre verileceğinin düzenlendiği, bunun dışında kurucu ve kurucu temsilcileri hakkında kovuşturma bulunması hâlinde barınma hizmeti veren kurumun geçici süre ile durdurulması tedbirinin uygulanmasının öngörülmediği görülmektedir.

Öte yandan, kurucu ve kurucu temsilcileri hakkında kovuşturma bulunması hâlinde barınma hizmeti veren kurumun geçici süre ile durdurulması tedbirinin uygulanması ve bu kişilerin ceza davasının sonunda ceza almaması hâlinde geçici durdurma işleminin kaldırılması halinde, kurumda barınma hizmeti alan öğrencilerin mağduriyetinin doğacağı da açıktır.

Bu durumda, dava konusu düzenlemede öngörülen tedbirin yasal dayanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır.Belirtilen nedenlerle, dava konusu düzenlemelerde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 30/11/2022 tarih ve E:2020/7078, K:2022/7008 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya idareye iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 21/05/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın, dava konusu Yönetmelik'in 46. maddesinin 1. fıkrasına ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı bulunmadığı, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın bu kısmının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

KARŞI OY

XX- Dava konusu Yönetmelik'in 46. maddesinin 1. fıkrası yönünden;

Dava konusu Yönetmelik'in iptali talep edilen 46. maddesinin 1. fıkrasında, ortaokul ve ortaöğrenim öğrencilerinin barınma hizmetini karşılayan yurt ve pansiyonları işleten kurumların kurucularının veya kurucu temsilcilerinin, 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen suçlardan ceza almış olması veya terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olması hâlinde kurumun kurum açma izni ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edileceği kuralına yer verilmiştir.

5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinin 2. fıkrasında, yurt ve benzeri kurumların kurucularında ve kurucu temsilcilerinde belirtilen suçlardan dolayı ceza almamış olması veya haklarında kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olmaması şartının aranacağının belirtildiği görülmektedir.

Anılan Kanun'un 3. fıkrasında, "(Aynen kabul: 1/2/2018-7078/19 md.) Yapılan inceleme, soruşturma ve denetimlerle yurt ve benzeri kurumun;

(...)

ğ) Kurum açma izninde belirlenen amaç dışında kullanılması, (...)

hâllerinin tespitinde; (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerindeki fiiller için brüt asgari ücretin iki katı; (e), (f) ve (g) bentlerindeki fiiller için brüt asgari ücretin üç katı; (ğ) ve (h) bentlerindeki fiiller için brüt asgari ücretin beş katı idari para cezası uygulanır ve (ğ) ve (h) bentlerindeki fiilleri işleyen kurumların kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatları iptal edilir. (...) Bu fıkranın (ğ) ve (h) bentlerinin dışındaki bentlerde belirtilen fiiller nedeniyle idari para cezası verilmesi hâlinde ceza tebliğ edilir ve idari para cezasına neden olan hususun giderilmesi için ilgili kuruma en fazla üç ay süre verilir. Bu süre sonunda idari para cezasına neden olan hususların devam ettiğinin tespiti halinde ise yeniden kanuni işlem yapılır." hükmü bulunmaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilen barınma hizmeti sunan kurumlarda yapılan denetim sonucunda, kurumun; kurum açma izninde belirtilen amaç dışında kullanıldığının tespit edilmesi halinde, brüt asgari ücretin beş katı idari para cezası uygulanacağı ve kurumun kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının iptal edileceği kural altına alınmıştır.

Buna göre, yurt ve benzeri kurumların kurucularının ve kurucu temsilcilerinin, Kanun'un 1. maddesinin 2. fıkrasında sayılan suçlardan dolayı ceza almış olması veya haklarında kovuşturma bulunması veyahut terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı bulunduğunun tespit edilmesi durumlarının, kurumun; kurum açma izninde belirtilen amaç dışında kullanılması kapsamında olacağı anlaşıldığından,

anılan fiillerin karşılığı olarak Yönetmeliğin dava konusu hükmünde kurumun kurum açma izni ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edileceği düzenlemesine yer verilmesinde normlar hiyerarşisine ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın bu kısmının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

KARŞI OY

XXX- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın, dava konusu Yönetmelik'in 46. maddesinin 2. fıkrasına ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı bulunmadığı, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın bu kısmının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/2782, K. 2025/1081, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Karşı Oy
  11. Karşı Oy
  12. Karşı Oy
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2023/2782
Karar No
2025/1081
Tarih
21 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2023/2783 K.2025/4995
  • Danıştay 3. Daire E.2023/2815 K.2025/2551
  • Danıştay 7. Daire E.2023/2821 K.2025/2035
  • Danıştay 8. Daire E.2023/2822 K.2025/4223
  • Danıştay 7. Daire E.2023/2822 K.2025/1933
  • Danıştay 7. Daire E.2023/2826 K.2025/2012

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.