İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/2832 K.2023/3295

Dava konusu istem: 02/12/2017 tarih ve 30258 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Dağıtım Şirketleri Denetim Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendindeki "yerindelik ve önceliği" ibaresinin, aynı maddenin 2.…

Esas2023/2832Karar2023/3295Tarih25 Aralık 2023Okuma7 dk · 1.448 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/2832 E., 2023/3295 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
25 Aralık 2023
Esas No
2023/2832
Karar No
2023/3295
Temyiz eden (davacı)
... Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
...Bakanlığı
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Onüçüncü Dairesinin 06/06/2023 tarih ve E:2022/1998, K:2023/2900 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.448 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: 02/12/2017 tarih ve 30258 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Dağıtım Şirketleri Denetim Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendindeki "yerindelik ve önceliği" ibaresinin, aynı maddenin 2. fıkrasının, 7. maddesinin 1. fıkrasındaki "veya Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş ihtisas sahibi kamu kurum ve kuruluşları" ibaresinin, 9. maddesinin 1. fıkrasındaki "ile bunların her türlü alt yüklenicisi de dâhil olmak üzere" ibaresinin iptali istenilmektedir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 06/06/2023 tarih ve E:2022/1998, K:2023/2900 sayılı kararıyla;

Dairelerinin 21/10/2020 tarih ve E:2018/290, K:2020/2666 sayılı kararıyla dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verildiği, anılan karara yönelik olarak davalı idare tarafından temyiz isteminde bulunulduğu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/02/2022 tarih ve E:2021/1311, K:2022/330 sayılı kararı ile;

"Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan iptale yönelik Danıştay Onüçüncü Dairesi kararının dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasındaki "veya Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş ihtisas sahibi kamu kurum ve kuruluşları" ibaresine ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Daire kararının Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendindeki "yerindelik ve önceliği" ibaresi ile aynı maddenin 2. fıkrasına ilişkin kısmına gelince;

6446 sayılı Kanun'un "Dağıtım faaliyeti" başlıklı 9. maddesinin 2. fıkrasında, dağıtım şirketleri, lisanslarında belirtilen bölgedeki dağıtım sistemi tesislerini yenilemek ve kapasite ikame ve artırım yatırımlarını yapmakla yükümlü kılınmış; aynı maddenin 5. fıkrasında ise Kurul tarafından onaylanan talep tahminleri doğrultusunda yatırım planlarının hazırlanması ve Kurul onayına sunulması, onaylanan yatırım planı uyarınca yatırım programına alınan dağıtım tesislerinin projelerinin hazırlanması ile gerekli iyileştirme ve kapasite artırımı yatırımlarının yapılması ve/veya yeni dağıtım tesislerinin inşa edilmesi görevinin ilgili dağıtım sistemini işleten dağıtım şirketine ait olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu bağlamda, dağıtım şirketleri, bir kamu hizmeti niteliği taşıyan elektrik dağıtım hizmetine ilişkin yatırımları yapmakla, Devlet ise bahse konu yatırımlar üzerinde denetimle yükümlü kılınmıştır.

Yukarıda aktarılan kanuni düzenlemelerde, yatırımlar üzerindeki denetimin kapsamını sınırlandırıcı nitelikte bir belirleme yapılmadığı ve "yerindelik ve öncelik" bakımından yapılacak denetimin, aynı Yönetmeliğin 4. maddesinde "dağıtım şirketlerinin faaliyetleri ile ilgili her türlü; izleme, kontrol, inceleme, ölçme, değerlendirme, raporlama ve benzeri faaliyetler" olarak tanımlanan "denetim" kavramını aşar bir nitelik taşımadığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca, dağıtım şirketlerinin yatırım maliyetlerinin tarifeler yoluyla ve dağıtım bedeli altında kullanıcılardan tahsil edildiği hususu göz önünde bulundurulduğunda, dağıtım şirketlerinin denetim konuları arasında "yatırımların yerindelik ve önceliği" hususunun da sayılmasına ilişkin dava konusu düzenlemenin, 6446 sayılı Kanun'un 1. maddesinde belirtilen, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreye uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü,

istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması amacının gerçekleştirilebilmesine yönelik ve dağıtım şirketlerinin yapacağı yatırımların gerçek zamanlı izlenebilmesi, kamu kaynaklarının etkin, ekonomik ve verimli kullanılmasını sağlamak amaçlı bir düzenleme olduğu anlaşılmakta olup, dağıtım şirketlerinin yatırımları üzerindeki denetimin evleviyetle "yerindelik ve öncelik" bakımından yapılması gerektiği konusunda tereddüt bulunmamaktadır.

Diğer yandan, Yönetmeliğin 6. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, şirketlerin ilgili yıla ait yatırım planının, EPDK’ya sunulmadan önce yerindelik ve öncelik bakımından Bakanlık tarafından yetki devri yapılmış ihtisas sahibi kamu kurum ve kuruluşları tarafından inceleneceği yönündeki düzenlemenin ise, elektrik dağıtım şirketlerinin denetiminin, 6446 sayılı Kanun’un 15. maddesi gereği, Bakanlık tarafından yetki devriyle ihtisas sahibi kamu kurum ve kuruluşlarına yaptırılabileceği kuralı uyarınca, Bakanlığın her türlü hakkı saklı kalmak kaydıyla denetim yetkisinin TEDAŞ’a devredilmesi ve tüm denetimlerin TEDAŞ tarafından yürütülmesinin 31/05/2017 tarih ve 1198 sayılı Bakan Olur'u ile uygun bulunduğu görüldüğünden, hukuka aykırılık taşımadığı anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendindeki "yerindelik ve önceliği" ibaresi ile aynı maddenin 2. fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup, iptale yönelik Daire kararının söz konusu düzenlemelere ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Yönetmeliğin 9. maddesinin 1. fıkrasındaki "ile bunların her türlü alt yüklenicisi de dâhil olmak üzere" ibaresi yönünden;

"Alt yüklenici", sözleşme konusu işin nev'i itibarıyla bir kısmını yüklenici adına ve ona bağlı olarak gerçekleştiren gerçek veya tüzel kişiyi ifade etmektedir.

Yönetmeliğin 4. maddesinde, "denetim"in, dağıtım şirketlerinin faaliyetleri ile ilgili her türlü izleme, kontrol, inceleme, ölçme, değerlendirme, raporlama ve benzeri faaliyetlerini ifade ettiği belirtilmiştir. Bahse konu tanımdan anlaşılacağı üzere "denetim", dağıtım şirketlerinin faaliyetlerine yönelik olarak gerçekleştirilmektedir.

Alt yüklenicinin gerçekleştirdiği işi asıl yüklenici olan dağıtım şirketi adına yaptığı ve denetimin, dağıtım şirketinin faaliyetlerine yönelik olarak gerçekleştirildiği hususları göz önüne alındığında, dağıtım şirketlerinin alt yüklenicilerin yaptığı iş ve işlemlerden de sorumlu oldukları açıktır.

Yönetmeliğin dava konusu 9. maddesinde, alt yüklenici şirketlerden, sadece dağıtım faaliyetine ilişkin denetim konuları ile ilgili ve bu konularla sınırlı olmak üzere bilgi, belge, kayıt vb. talep edilmesi hususlarının düzenlendiği, bahse konu düzenlemeyle, alt yüklenici şirketlerin değil, dağıtım faaliyetinin denetlenmesinin amaçlandığı ve anılan düzenlemenin alt yüklenici şirket nezdinde bulunan ve denetleme esnasında ihtiyaç duyulan bilgi, belge ve dokümanlara ulaşılabilmesini sağlamaya yönelik olduğu anlaşılmış olup söz konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen nedenlerle, Elektrik Dağıtım Şirketleri Denetim Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendindeki "yerindelik ve öncelik" ibaresinde, aynı maddenin 2. fıkrasında ve 9. maddesinin 1. fıkrasındaki "ile bunların her türlü alt yüklenicisi de dâhil olmak üzere" ibaresinde hukuka aykırılık görülmediğinden,

temyize konu Daire kararının söz konusu düzenlemelerin iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır." gerekçesiyle Dairelerinin iptal kararının Elektrik Dağıtım Şirketleri Denetim Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 1. fıkrasındaki "veya Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş ihtisas sahibi kamu kurum ve kuruluşları" ibaresine ilişkin kısım yönünden onanmasına, anılan Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendindeki "yerindelik ve öncelik" ibaresi, aynı maddenin 2. fıkrası ve 9. maddesinin 1. fıkrasındaki "ile bunların her türlü alt yüklenicisi de dâhil olmak üzere" ibaresine ilişkin kısımlar yönünden bozulmasına karar verildiği,

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihaî kararlarının Danıştayda temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği; 2577 sayılı Kanun'un 49/4 ve 50. maddelerinde, Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmayıp, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu kurala bağlandığı,

Aktarılan Kanun hükümlerine göre, Danıştay dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca bozulması hâlinde Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmadığından, bozma kararına uyularak İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle, dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendindeki "yerindelik ve öncelik" ibaresi, aynı maddenin 2. fıkrası ve 9. maddesinin 1. fıkrasındaki "ile bunların her türlü alt yüklenicisi de dâhil olmak üzere" ibaresi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasının yolu kamu iradesinin özelleşen hizmetleri yürüten şirketlerin iradesinin yerine geçmesiyle değil piyasanın EPDK tarafından regüle edilmesi ve kontrolü ile mümkün olduğu, yapılan düzenleme ile kamu iradesinin doğrudan doğruya piyasada yer alan özel şirketleri yönetme boyutuna varan yerindelik denetimi haline ulaştığı, EPDK'nın görev alanında bulunan hususlara yetki aşımı yapılarak müdahale edildiği, bir enerji yatırımının yerindeliğine ve önceliğine karar verecek olanın ilgili dağıtım şirketinden başkası olamayacağı, aksi halde yapılmış olan özelleştirmelerin gerçek anlamda bir özelleştirme olduğundan bahsetmeye imkan kalmayacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/02/2022 tarih ve E:2021/1311, K:2022/330 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu Yönetmelik'in 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendindeki "yerindelik ve öncelik" ibaresi, aynı maddenin 2. fıkrası ve 9. maddesinin 1. fıkrasındaki "ile bunların her türlü alt yüklenicisi de dahil olmak üzere" ibaresi yönünden reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 06/06/2023 tarih ve E:2022/1998, K:2023/2900 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 25/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/2832, K. 2023/3295, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2023/2832
Karar No
2023/3295
Tarih
25 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2023/2835 K.2023/5798
  • Danıştay 3. Daire E.2023/2837 K.2023/5979
  • Danıştay 3. Daire E.2023/2838 K.2023/5980
  • Danıştay 3. Daire E.2023/2839 K.2023/5981
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/2839 K.2023/3207
  • Danıştay 3. Daire E.2023/2840 K.2023/5978

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.