KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/3030 E., 2023/3228 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2023
- Esas No
- 2023/3030
- Karar No
- 2023/3228
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ...
Karar Metni
926 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
. VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU
Danıştay Beşinci Dairesinin 23/02/2023 tarih ve E:2023/31, K:2023/1514 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve...sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun .. tarih ve ...sayılı kararının iptali, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle iadesine karar verilmesi ve 6749 sayılı Kanun’un 3. ve 10. maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti:Danıştay Beşinci Dairesinin 23/02/2023 tarih ve E:2023/31, K:2023/1514 sayılı kararıyla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/10/2022 tarih ve E:2022/1175, K:2022/2973 sayılı usule ilişkin bozma kararına uyularak,
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiasının 6749 sayılı Kanun’un 10. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 24/07/2019 tarih ve E:2016/205, K:2019/63 sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle Kanun'un 10. maddesine ilişkin Anayasa'ya aykırılık iddiası hakkında karar verilmesine imkan bulunmadığı, aynı Kanun'un 3. maddesine yönelik Anayasa'ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
Davacı tarafından bakılmakta olan bu dava dosyası ile Dairelerinin E:2016/43953 sayılı esasında kayıtlı bulunan dava dosyasının taraflarının ve konusunun aynı olduğundan bahisle birleştirilmesi talebi ise, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, davaların birleştirilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi anılan Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde uygulanmak üzere sayma yoluyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na atıfta bulunulan 31. maddesinde de davaların birleştirilmesi usulüne yer verilmediği görüldüğünden bu istem de yerinde görülmemiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, Yargıtay .... Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan kararın onandığı ve 17/12/2019 tarihinde mahkumiyet kararının kesinleştiği,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu"nun ve "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı"nın incelenmesinden; "..." ID numarasıyla kullanıcı adı almak suretiyle bu ağa dâhil olduğu, ayrıca davacı tarafından 0553...35 GSM numarasından, ..., ... IMEI numaralı cihazlarla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüt içerisinde grup başkanlığı yaptığına, örgüt içerisinde gizlice haberleşmek amacıyla Tango isimli programı kullandığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğunun değerlendirildiği,
Unvanlı görev yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK'da etkin olduğu dönemde İdare Mahkemesi Başkanı olarak görevlendirilmesinin diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 667 sayılı KHK'nın 3. maddesinin 1. ve 3. fıkraları ile 4. maddesinin 2. fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu. ByLock uygulamasını yüklemediği ve kullanmadığı.
ByLock delilinin hukuka aykırı yollarla elde edildiği; etkin pişmanlıktan yararlanan tanıkların özgür iradelerine dayanmayan, gerçeği yansıtmayan, sübjektif nitelikteki beyanların hükme esas alınamayacağı; kendi dönemi ile birlikte mahkeme başkanı olarak atandığı; dava konusu işlemin etki ve sonuçlarının OHAL ile birlikte sona ermesi gerektiği; dava konusu işlemlere dayanak gösterilen mevzuat hükümlerinin hatalı olduğu; dava konusu işlemin idari bir yaptırım kararı olduğu; ceza ve yaptırım hukukunun gereği olarak savunma hakkı tanınmasının hukuksal bir zorunluluk olduğu; dava konusu işlemlerde kişiselleştirme yapılmadığı;
geçmişe yürümezlik ilkesinin, suç ve cezaların geriye yürümezliği ve yasallığı ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ GÜL ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasaya aykırılık iddiası ise ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/3030, K. 2023/3228, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama