İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/700 K.2024/1679

Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten…

Esas2023/700Karar2024/1679Tarih18 Eylül 2024Okuma11 dk · 2.127 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/700 E., 2024/1679 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
18 Eylül 2024
Esas No
2023/700
Karar No
2024/1679
Temyiz eden (davalı)
... Kurulu
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Beşinci Dairesinin 28/11/2022 tarih ve E:2017/3401, K:2022/9273 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.127 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti:Danıştay Beşinci Dairesinin 28/11/2022 tarih ve E:2017/3401, K:2022/9273 sayılı kararıyla;

Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,

"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,

Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;

Davacı hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından açılan adli soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunun 12/03/2019 tarih ve Soruşturma No:2019/32947, Karar No:2019/28531 sayılı kararıyla, davacının üzerine atılı suçları işlediğine dair kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak nitelikte ve yeterlilikte delil elde edilemediğinden müsnet suçlardan dolayı ayrı ayrı kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve UYAP sistemi üzerinde yapılan incelemede anılan kararın kesinleştiğinin görüldüğü,

Davacının kendi beyanları yönünden; sorgulama tutanağında yer alan ve davalı idare tarafından ileri sürülen söz konusu beyanların FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,

Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden; F.A. isimli tanığın ifadesinin, 2014 yılı HSK üye seçimlerinde örgütün sözde bağımsız adaylarını desteklediğine ya da örgütle bağlantısı bulunduğuna ilişkin somut bir veriye dayanmaması ve yalnızca yorum ve tahmine dayalı olması nedeniyle, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varıldığı; öte yandan, davalı idare tarafından Danıştay Savcı Düşüncesine Cevap dilekçe ekinde dosyaya sunulan CD'de yer alan ve davacının örgüt ile ilişkisi bulunmadığı yönünde kanaat bildiren tanık beyanlarının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varıldığı,

Kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararda yer alan tespitler yönünden;

Davalı idarece, davacı hakkındaki HTS analiz çalışmaları neticesinde düzenlenen 06/03/2017 tarihli rapordan bahsedilmiş ve bunun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu iddia edilmiş ise de, söz konusu raporun davalı idare tarafından dosyaya sunulmadığının görüldüğü; bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen adli soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca verilen ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında;

"...HTS analiz çalışmaları neticesinde düzenlenen 06.03.2017 tarihli raporda; şüphelinin (davacının) kullandığı telefon ile; haklarında FETÖ kapsamında soruşturma yürütülen bir kısım kişilerle görüşmesinin bulunduğunun belirtildiği ancak bu kişilerin genellikle o dönem görevde olan yargı mensubu olduğu ve örgütün üst düzey yöneticisi olduklarına dair de bir tespite yer verilmediği,..." şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiğinin görüldüğü;

bu durumda, davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda yer alan, davacının HTS analizine göre görüşme yaptığı kişilerin "genellikle o dönem görevde olan yargı mensubu olduğu" ve "örgütün üst düzey yöneticisi olduklarına dair de bir tespite yer verilmediği" yönündeki tespitler de dikkate alındığında, söz konusu raporun ve davacının yaptığı iddia edilen görüşmelerin örgütsel saikle yapıldığını gösterir somut herhangi bir veri, tanık beyanı ya da başkaca bilgi ve belgenin davalı idare tarafından dosyaya sunulmadığı görüldüğünden,

davacının haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında soruşturma yürütülen birkısım kişilerle görüşmesinin bulunduğu iddiasının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı,

Öte yandan, davacı hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından yürütülen soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararında davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını gösteren herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, anılan karardaki hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,

Davacının eşi M.E.'nin FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması yönünden; davacının eşi M.E.'nin hakkındaki tespitlerde ve M.E.'nin açtığı Dairelerinin E:2017/4102 sayısına kayıtlı dava dosyasına sunulan belgelerde, davacının bizzat kendisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususa yer verilmediği gibi, davacının eşi M.E.'nin açtığı davada da dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği anlaşıldığından,

davacının eşi M.E.'nin meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması ile buna dayanak gösterilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı,

Davacıyla ilgili ihbar/şikayet ve soruşturma bilgisi yönünden.

Daire kararında yer verilen şikayetlere ilişkin bilgiler incelendiğinde; davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu iddiasına yönelik şikayetlerin Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 2016/7900 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine; diğer iddialara yönelik şikayetler hakkında ise şikayetin işleme konulmaması hususunda Kurul Başkanına teklifte bulunulmasına karar verildiğinin görüldüğü,

öte yandan, Dairelerince yapılan 01/06/2022 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen 11/10/2022 tarihli cevapta da, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ...esas (Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... sayılı dosyası) sayılı soruşturma dosyasında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca daha önceden verilmiş bir meslekten çıkarma kararının bulunduğu ve kararın kesinleşmesi nedeniyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı kararı ile "yeniden karar verilmesine olmadığına",

ayrıca Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yer alan iddiaya ilişkin olarak ... tarih ve ... karar sayılı, Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Üçüncü Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yer alan iddiaya ilişkin olarak da ... tarih ve ... karar sayılı kararlar ile "şikayetin işleme konulmamasına" karar verildiği, bunun dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtildiğinden,

söz konusu soruşturmalar davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmamış, ayrıca davacı hakkındaki diğer iddialar hakkında şikayetlerin işleme konulmaması hususunda Kurul Başkanına teklifte bulunulmasına karar verilmiş olması, diğer bir ifadeyle bu şikayetlerle ilgili olarak davacı hakkında işlem yapıldığına ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmaması karşısında, söz konusu iddialara ilişkin şikayet bilgileri de davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,

Davacı hakkındaki sosyal çevre bilgileri yönünden; davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek,

Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairemizin 01/06/2022 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakını ve/veya irtibatını ortaya koyan nitelikte herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı,

Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisakının ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararlarda hukuka uyarlık bulunmadığı,

Dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ve özlük haklarının iadesi gerektiği,

Öte yandan, davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve/veya irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle,

Dava konusu Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline ve davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının neden yerinde görülmediğinin gerekçesinin kararda yer almadığı, dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, bu nedenle hukuki denetimin disiplin işlemi kapsamında yapılamayacağı, meslekten çıkarılan bazı hakim ve savcılar tarafından açılan davalarda Dairenin verdiği bir kısım ret kararlarında yer alan değerlendirmeler ile bu dosyadaki iptal kararının gerekçesinde çelişkilerin bulunduğu,

tanık F.A.'nın ifadesi, davacının üniversiteye hazırlık döneminde FETÖ/PDY'ye ait dershaneye gittiği yönündeki beyanı, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğuna dair ihbar ve şikâyetler olması, Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar içeriğinde yer alan HTS analiz çalışmaları neticesinde düzenlenen 06/03/2017 tarihli raporda yer alan "davacının kullandığı telefon ile,

haklarında FETÖ kapsamında soruşturma yürütülen bir kısım kişilerle görüşmesinin bulunduğu" şeklindeki tespit ile davacının sosyal çevresi anlamında en yakını kabul edilebilecek eşi M.E.'nin yargı mensubu iken örgütle irtibat ve iltisakı nedeniyle meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde Kurul kanaatinin davacının FETÖ/PDY ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu yönünde oluştuğu, öte yandan 667 sayılı KHK ve 6749 sayılı Kanun uyarınca meslekten çıkarılan yargı mensuplarının 685 sayılı KHK kapsamında Danıştayda açtıkları davalardaki parasal-özlük hak,

maddi/manevi tazminat ve faiz talepleri yasal dayanaktan yoksun olduğundan reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun 21/02/2024 tarihli ara kararına cevap verilmesi üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Beşinci Dairesi kararının davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin hükmü dışındaki kısımları, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın esastan bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Öte yandan, parasal hakların ödenmesinde, davacının meslekten çıkarıldığı tarihten, iptal kararı uyarınca mesleğe iade edildiği tarih arasında geçen dönemde varsa tespit edilecek çalışmaları karşılığında edindiği gelirin düşülmesi gerektiği tabiidir.

Daire kararının davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin kısmına gelince;

Faiz, en genel anlamıyla, konusu bir miktar paranının ödenmesinden ibaret olan borçlarda, alacaklının bu paradan yoksun kaldığı süre içinde oluşan zararına karşılık olarak ödenen ve alacağın türüne göre oranı değişen bir bedeldir.

Hukuka aykırı işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararların ya da yoksun kalınan maddi ve manevi hakların karşılanması zaman içinde gecikebildiğinden, ilgililerin bu gecikmeden doğan zararının giderilmesi için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca faiz uygulanması gerekli bulunmaktadır.

Yerleşik yargısal içtihatlara göre, hukuka aykırılığı saptanan idari işleme dayalı olarak hükmedilecek maddi ve manevi tazminata yürütülecek faizin başlangıç tarihinin, genel olarak idarenin temerrüde düştüğü tarih de olan işlem tarihi olduğu kabul edilmekle birlikte, davacı tarafından dava dilekçesinde yasal faizin başlangıç tarihinin belirtilmemesi hâlinde, iptal davasının açıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, davacının dava dilekçesinde parasal haklarına yasal faiz yürütülmesini istediği, ancak bunun başlangıç tarihini göstermediği, bu durumda dava açma tarihi olan 09/12/2016 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, Daire kararında meslekten çıkarıldığı tarihin yasal faizin başlangıcı olarak alındığı görülmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.

Bu durumda, temyize konu Daire kararının "İnceleme ve Gerekçe" kısmının "6-Sonuç olarak" bölümünün üçüncü paragrafındaki ve hüküm fıkrasının üçüncü sırasındaki "yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten" ifadesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, "meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihinden" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemlerin iptaline, davacının bu işlemler nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 28/11/2022 tarih ve E:2017/3401, K:2022/9273 sayılı kararının, davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin hükmü dışındaki kısımlar yönünden ONANMASINA,

3. Anılan Daire kararının, "İnceleme ve Gerekçe" kısmının "6-Sonuç olarak" bölümünün üçüncü paragrafındaki ve hüküm fıkrasının üçüncü sırasındaki "yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten" ifadesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, "meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihinden" şeklinde düzeltilerek ONANMASINA,

4. Kesin olarak, 18/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/700, K. 2024/1679, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2023/700
Karar No
2024/1679
Tarih
18 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2023/713 K.2024/4181
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/726 K.2024/1819
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/729 K.2024/1678
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/731 K.2024/1464
  • Danıştay 7. Daire E.2023/731 K.2024/3842
  • Danıştay 8. Daire E.2023/737 K.2024/4916

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.