İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/889 K.2025/1111

Dava konusu istem: ...

Esas2023/889Karar2025/1111Tarih22 Mayıs 2025Okuma11 dk · 2.296 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/889 E., 2025/1111 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
22 Mayıs 2025
Esas No
2023/889
Karar No
2025/1111
Temyiz eden (davalı)
... Kurulu
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
İstemin konusu
Danıştay Beşinci Dairesinin 04/11/2022 tarih ve E:2021/1154, K:2022/8102 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.296 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: ...

Cumhuriyet Savcısı iken ... tarih ve ... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ...

Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 04/11/2022 tarih ve E:2021/1154, K:2022/8102 sayılı kararıyla;2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinin birinci ve son fıkrası ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararıyla kabul edilip benimsenen ve tüm hakim ve savcılara duyurulan Bangalor Yargı Etiği İlkelerine yer verildikten sonra,

Dava konusu meslekten çıkarma cezasına ilişkin olarak davacıya isnat edilen eylemlerden dolayı görevi kötüye kullanmak suçundan davacı hakkında açılan davada, Yargıtay ....

Ceza Dairesinin (İlk Derece) ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; "...Suça konu ihbar incelendiğinde, ihbarcısının belli olduğu ve beyanına başvurulma imkanının bulunduğu, somut şekilde kişi, yer ve zaman örgüsü içerisinde başta dönemin Tarım Bakanı olmak üzere Bakanlık Teftiş Kurulunda görevli müfettişlerin bir kısmı ile il ve ilçe Tarım Müdürlüklerinin üst kadrosunun bilgisi dahilindeki pamuk teşvik paralarına ilişkin usulsüzlük olayından bahsedildiği, bu itibarla ihbara konu eylemin 4483 sayılı Yasa kapsamındaki bir suça ilişkin olduğu ve ihbarın işleme konulabilir nitelikte bulunduğu,

ihbar içeriğine göre anılan Yasanın 4/1. maddesinde belirtilen ivedilikle toplanması gerekli ve kaybolma ihtimali bulunan herhangi bir delilin de bulunmadığının kabul edilmesinin gerektiği, bu itibarla müracaat bürosunda görevli olan sanığın söz konusu ihbara ilişkin tutanağın resmi yazı ile gönderilmesini teminden sonra evrakı memur suçları bürosuna intikalini ve bu büro tarafından işleme tabi tutulmasını sağlaması gerektiği,

zira 4483 sayılı Yasa kapsamındaki bir suça ilişkin eylemin öğrenilmesi halinde CMK'nın 160. maddesi uyarınca işin gerçeğini araştırmakla yükümlü olan Cumhuriyet savcısının re'sen soruşturma yapma yetkisinin bulunmadığı, anılan yasa hükümlerine göre, soruşturmanın başlamasının yetkili merci tarafından izin verilmesi koşuluna bağlı olduğu,

yetkili merci izin vermedikçe soruşturma aşamasına geçilemeyeceği, ayrıca ihbar içeriğinin araştırılması için ihbarda belirtilen illerin Emniyet Müdürlüklerine yazı yazılması yönündeki talimatın da CMK'nın 161/1 maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısının, adlî görevi gereğince nezdinde görev yaptığı mahkemenin yargı çevresi dışında bir işlem yapmak ihtiyacı ortaya çıkınca, bu hususta o yer Cumhuriyet savcısından söz konusu işlemi yapmasını ister şeklindeki düzenlemeye aykırı olduğu,

bu itibarla kamu görevlisinin görevinin ifası bağlamında tesis etmiş olduğu işlem ve eylemlerde, görev sahasının dışına çıkmasını, söz konusu işlem ve eylemin tesisi açısından kanunda öngörülen usule aykırı davranmasını ifade eden görevin gereklerine aykırı davranışın sanık tarafından verilen talimatla gerçekleştiği hususunda tereddüt olmadığı,

ancak sanık tarafından verilen talimatın işlemsiz şekilde iadesinin istenilmesi nedeniyle herhangi bir işlem yapılmamış olduğu ve ihbarın muhatabı olan ilgili Bakanlık tarafından eylemden doğrudan zarar gördüklerine dair bir iddianın ileri sürülmediği nazara alındığında,

sanığın norma aykırı davranışı nedeniyle kişi mağduriyeti veya kamu zararı ya da kişilere haksız bir menfaat sağlanması şeklindeki objektif cezalandırma koşulunun somut olayda gerçekleşmemesi karşısında sanığa atılı görevi kötüye kullanma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından..." gerekçesiyle sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı,

Dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda yer alan disiplin hükümleri çerçevesinde davacının görevin gereklerine aykırı bulunan eylemlerine uyan bir disiplin cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, davacıya isnat edilen eylemlerin 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesi kapsamında olmadığı kanaatine varıldığı,

Bununla birlikte her ne kadar davalı idarece davacının eylemlerini FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda yürütülen bir organizasyonun parçası olarak gerçekleştirdiği belirtilmişse de, davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve .../... sayılı kararının iptaline,

bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebiyle açılan davada Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "...davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı,

ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairemizin 17/03/2022 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan nitelikte herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu nedenle davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı..." gerekçesiyle dava konusu kararların iptaline, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiğinin görüldüğü,

Bu itibarla, davacının, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte bir eylemde bulunduğu gerekçesiyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediği,

Dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediğinden, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle,

Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden incelenme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline ve davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, kararın gerekçesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, yerindelik denetimi anlamına gelebilecek iptal kararı verildiği, 18/02/2014 tarihinde ...

İl Emniyet Müdürlüğü 155 hattına ihbarın, 04/03/2014 tarihinde müracaat bürosunda görevli olan davacıya bildirildiği, davacının kendisine gelen evraka soruşturma numarası vermeden “ihbar içeriğinde belirtilen hususların araştırılması için yine ihbar içeriğinde belirtilen 12 ilin Emniyet Müdürlüklerine yazılarak ihbarla ilgili adli makamlarla irtibata geçilip alınacak talimatlar doğrultusunda gerekli işlemlerin yapılması'' yönündeki talimatı verdiği, ...

Cumhuriyet Başsavcılığı Genel Çalışma Esas Ve Usulleri Hakkında Yönerge’nin Müracaat ve İlk Kayıt Bürosu’nun işlemlerini düzenleyen esaslara ve mevzuatın öngördüğü prosedüre açıkça aykırı davrandığı, bir hakim veya Cumhuriyet savcısının bu şekilde fahiş bir hatayı yapmasının meslekteki kıdeminin az oluşundan veya tecrübesizliğinden kaynaklanabileceği, ancak davacının olay tarihinde meslekte 21. yılında olduğu,

davacı hakkında FETÖ terör örgütü ile iltisak ve irtibatı nedeniyle görevine son verilmesine ilişkin işlem Danıştay Beşinci Dairesince iptal edilmiş ise de, söz konusu dosyada yer alan HTS raporu ile R.A. isimli tanığın beyanı dikkate alındığında, davacının söz konusu eylemlerini FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda yürütülen bir organizasyonun parçası olarak gerçekleştirdiğinin kabulü gerektiği, temyize konu kararda davacının eyleminin neden 2802 sayılı Yasa'nın 69. maddesinin son fıkrasına uyarlık göstermediği hususunun kararda tartışılmadığı,

ayrıca dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından temyize konu kararın bozulması ve davacının parasal haklarının ödenmesine yönelik taleplerinin de reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, Cumhuriyet Savcısı olarak görevli ve yetkili olduğu sırada adli kolluğa telefonla yapılan ihbarla ilgili verilen talimatların mevzuata uygun olduğu, hukuka ve yasalara aykırı hiçbir talimatın verilmediği, görevinin gereği olarak talimat verdiği, FETÖ/PDY terör örgütüyle hiçbir bağının ve ilgisinin bulunmadığı, Yargıtay Ceza Dairesince soruşturma konusu eylemlerinin suç olmadığının belirtildiği ve HSK tarafında da soruşturma sonucunda ceza tayinine yer olmadığı yönünde bir karar verildiği dikkate alındığında, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b)Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Beşinci Dairesi kararı, davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin hükmü dışındaki kısımlar yönünden, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın esastan bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Öte yandan, parasal hakların ödenmesinde, davacının meslekten çıkarıldığı tarih ile iptal kararı uyarınca mesleğe iade edildiği tarih arasında geçen dönemde varsa tespit edilecek çalışmaları karşılığında edindiği gelirin düşülmesi gerektiği tabiidir.

Daire kararının davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin kısmına gelince;

Faiz, en genel anlamıyla, konusu bir miktar paranının ödenmesinden ibaret olan borçlarda, alacaklının bu paradan yoksun kaldığı süre içinde oluşan zararına karşılık olarak ödenen ve alacağın türüne göre oranı değişen bir bedeldir.

Hukuka aykırı işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararların ya da yoksun kalınan maddi ve manevi hakların karşılanması zaman içinde gecikebildiğinden, ilgililerin bu gecikmeden doğan zararının giderilmesi için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca faiz uygulanması gerekli bulunmaktadır.

Yerleşik yargısal içtihatlara göre yasal faizin başlangıç tarihinin dava dilekçesinde gösterilmediği durumlarda, iptal davasının açıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, davacının dava dilekçesinde yoksun kaldığı parasal haklarına yasal faiz yürütülmesini istediği, ancak bunun başlangıç tarihini göstermediği, bu durumda dava açma tarihi olan 26/02/2021 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, Daire kararında işlem tarihinin yasal faizin başlangıcı olarak alındığı görülmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.

Bu durumda, temyize konu Daire kararının "İnceleme ve Gerekçe" kısmının son paragrafındaki ve hüküm fıkrasının ikinci sırasındaki "...işlemin tesis edildiği tarihten" ifadelerinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, " dava tarihinden" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu kararların iptaline, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 04/11/2022 tarih ve E:2021/1154, K:2022/8102 sayılı kararının, davacı lehine hükmedilen parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin kısmı dışındaki kısımlar yönünden ONANMASINA,

3. Anılan Daire kararının, "İnceleme ve Gerekçe" kısmının "son paragrafındaki ve hüküm fıkrasının ikinci sırasındaki "işlemin tesis edildiği tarihten" ifadelerinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, "dava tarihinden" şeklinde düzeltilerek ONANMASINA,

4. Kesin olarak, 22/05/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Dava, ...

Cumhuriyet Savcısı iken ... tarih ve... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ...

Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

2082 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun meslekten çıkarma cezasının düzenlendiği 69. maddesinin son fıkrasında, "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmü yer almıştır.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonunun 23 Nisan 2003 tarihli oturumunda kabul edilen ve Hâkimler ve Savcılar Kurulunun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararı ile benimsenmiş bulunan Bangalor Yargı Etiği İlkelerinde de, bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk, dürüstlük, eşitlik, ehliyet ve liyakat korunan değerler olarak sayılmış olup, hâkimlerin herhangi bir yerden herhangi bir sebeple doğrudan ya da dolaylı olarak gelebilecek her türlü dış etki, rüşvet, baskı, tehdit ve müdahaleden uzak şekilde,

olaylara ilişkin kendi değerlendirmelerine dayanarak ve hukuka dair kendi vicdani anlayışları ile uygun biçimde yargı işlevini bağımsız olarak yerine getirmeleri gerektiği; yargı görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmek zorunda oldukları; mahkeme içerisinde ve dışında, halkın, hukukçuların ve dava taraflarının yargı ve hâkim tarafsızlığına duyduğu güveni koruyacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmaları gerektiği;

davranışlarının makul bir kişinin gözünde tasvip edilir nitelikte olmasını sağlamaları ve hâl ve davranış tarzlarının, insanların yargının doğruluğuna ilişkin inancını kuvvetlendirici nitelikte olması gerektiği; yalnızca adaleti sağlamakla kalmamaları, bu görüntüyü yansıtılmak zorunda da oldukları; sıradan bir vatandaşın ağır olarak nitelendirebileceği kişisel sınırlamaları kabul etmek durumunda oldukları ve bunu özgürce ve kendi iradeleriyle yapmaları gerektiği; ailelerinin, sosyal ilişkilerinin veya diğer ilişkilerinin, hâkim olarak meslekî davranışlarını veya kararlarını uygunsuz bir şekilde etkilemesine izin vermemeleri gerektiği;

yargı görevinin yerine getirilmesinde herhangi bir kimsenin kendilerini uygunsuz bir şekilde etkileyebileceği izlenimine yol açmamaları ve başkalarının böyle bir izlenime yol açmasına müsaade etmemeleri gerektiği; özetle, hâkimlerin yargı vazifesinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmak zorunda oldukları belirtilmiştir.

Dava dosyasında; ilgili bilgi ve belgeler ile usulüne uygun olarak yürütülen soruşturma raporunun yer aldığı, anılan raporun ve dosyada yar alan diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden, soruşturma konusunu oluşturan ve disiplin cezasını gerektiren hal ve fiillerin sübut bulduğu kanaatine ulaşılmıştır. Bu nedenle davacı hakkında 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararın kaldırılması talebinin reddine ilişkin dava konusu Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu Kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, aksi yönde değerlendirme ile verilen Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/889, K. 2025/1111, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'in Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2023/889
Karar No
2025/1111
Tarih
22 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2023/895 K.2025/380
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2023/896 K.2025/381
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2023/897 K.2025/382
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2023/898 K.2025/383
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2023/899 K.2025/384
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2023/900 K.2025/379

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.