KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/995 E., 2024/2722 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Esas No
- 2023/995
- Karar No
- 2024/2722
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 29/11/2022 tarih ve E:2020/650, K:2022/9433 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin yine aynı Kurulun ... tarih ve K:... sayılı kararıyla reddine dair karara yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:... K:...sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 29/11/2022 tarih ve E:2020/650, K:2022/9433 sayılı kararıyla;
Davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan sosyal medya paylaşımları ile davacı hakkında yürütülmüş olan soruşturma kapsamında ortaya konulan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının, hakim-savcı, avukat vb. herkesin üye olabildiği ve içerisindeki paylaşımlara herkesin ulaşabildiği "adalet.org" isimli sosyal paylaşım sitesinde, 2013- 2016 yılları arasında ...
Adalet Komisyonu Başkanı İ.İ.'yle, dönemin Hakimler ve Savcılar Kurulu ve üyeleriyle, Yargıda Birlik Derneği üyeleriyle alakalı olarak görevinin gerektirdiği tarafsızlığa ve bağımsızlığa aykırı olacak şekilde paylaşımlar yaptığının anlaşıldığı, bu şekilde davacıya isnat edilen eylemlerin, kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin saygınlığını yitirmesi sonucunu doğuran, şeref ve onurunu bozan nitelik ve ağırlıkta olduğu,
dolayısıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasında belirtilen meslekten çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçuna uyduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, düşünce ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiği, aynı fiilden dolayı iki kez meslekten çıkarılmasına karar verildiği, reddi muhakkik talebinin kabul edilmediği, toplanmasını talep ettiği delillerin toplanmadığı ve bu konudaki şikayetinin karara bağlanmadığı, yargı ve yargı mensuplarını ilgilendiren haberlerin paylaşılmasının suç olmadığı, bir taşra hakiminin eleştirel yazı yazarak hedef gösterme gibi önemli bir eylemi gerçekleştirmesinin hukuken mümkün olmadığı, şiddete teşvik edici bir yazının veya yorumun bulunmadığı, paylaşımlarının ceza hukuku bakımdan bir suç teşkil etmediği, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/995, K. 2024/2722, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama