İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/1273 K.2024/2630

Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun... tarih ve E... sayılı işlemiyle bildirilen davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve E... sayılı işlem ile ekinde yer alan 89.254,29-TL tutarındaki idarî para cezası…

Esas2024/1273Karar2024/2630Tarih5 Kasım 2024Okuma21 dk · 4.124 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2024/1273 E., 2024/2630 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
5 Kasım 2024
Esas No
2024/1273
Karar No
2024/2630
Temyiz eden (davacı)
... Telekomünikasyon AŞ
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Kurumu
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Onüçüncü Dairesinin 30/11/2023 tarih ve E:2017/162, K:2023/5162 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.124 kelime·21 dk okuma·11 bölüm

Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun... tarih ve E... sayılı işlemiyle bildirilen davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve E... sayılı işlem ile ekinde yer alan 89.254,29-TL tutarındaki idarî para cezası karar tutanağının ve 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 45. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "(...) denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlâller hariç olmak üzere 23. maddenin birinci fıkrası, 24. maddenin birinci fıkrası ile 25. maddenin birinci fıkrasında yer alan idari yaptırımları uygulamaya Kurul Başkanı (...) yetkilidir." ibaresinin iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 30/11/2023 tarih ve E:2017/162, K:2023/5162 sayılı kararıyla;

İşletmecilerin, elektronik haberleşme şebekesine ilişkin yatırımların belirli bir bölümünü Türkiye'de Ar-Ge merkezi bulunan tedarikçilerden ve bir kısmını da Türkiye'de ürün veya sistem geliştirmek üzere kurulmuş olan KOBİ niteliğindeki tedarikçilerden sağlanmasına ilişkin yükümlülüğü yerine getirip getirmediklerinin tespitini teminen gerçekleştirilen denetim sonucunda.

Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 19/1-a maddesi ve davalı idare ile davacı şirket arasında imzalanan IMT-2000/UMTS İmtiyaz Sözleşmesi'nin 23. maddesi hükmüne aykırı olarak 30/04/2012-29/04/2013 döneminde IMT-2000/UMTS yatırım yükümlülükleri kapsamında gösterilmesi gereken bazı faturaların yükümlülük kapsamında gösterilmemesi, IMT-2000/UMTS yatırım yükümlülükleri kapsamında gösterilmemesi gereken bazı faturaların yükümlülük kapsamında gösterilmesi,

IMT-2000/UMTS yatırım yükümlülükleri kapsamında gösterilmesi gereken bazı faturaların ise IMT-2000/UMTS harici (2N) yatırım kapsamında gösterilmesi suretiyle yanlış raporlama yaparak, davalı idareye yanlış bilgi verilmesi nedeniyle, davacı şirket hakkında 03/11/2016 tarih ve E.61849 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlık Makam Oluru ile 2012 yılı net satış tutarının yüz binde ikisi (%0,002) oranında idarî para cezası uygulandığı;

25/05/2019 tarih ve 30784 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile, dava konusu edilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 45. maddesinin, "(1) Bu Yönetmelikteki idari para cezaları ve idari tedbirleri uygulamaya bu maddenin ikinci fıkra hükmü hariç olmak üzere Kurul yetkilidir.

Kurul bu yetkisinin bir bölümünü çerçevesini belirleyerek Kurul Başkanına devredebilir. (2) 5651 sayılı Kanun kapsamında uygulanacak idari yaptırımlar ile bu Yönetmeliğin 23'üncü maddesinin birinci fıkrası, 24'üncü maddesinin birinci fıkrası ile 25'inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan idari yaptırımları uygulamaya Kurul Başkanı. 18'inci ve 36'ncı maddelerde belirtilen idari yaptırımları uygulamaya Bölge Müdürleri yetkilidir.

(3) Denetim mevzuatı kapsamında yürütülen idari süreçlerde Kurul ve Kurul Başkanının idari yaptırım uygulamaya yetkili olduğu ihlâllerin birlikte bulunması hâlinde, bu kapsamdaki idari yaptırımların tamamı doğrudan Kurul tarafından uygulanabilir." şeklinde değiştirildiği, ancak hem davacı şirket hakkında değişiklikten önce uygulama işleminin tesis edilmesi hem de yapılan değişiklik ile davacının yakındığı hukukî durumun korunduğu görüldüğünden esasın incelenmesine geçilmiş;

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "Kurumun yetkisi ve idari yaptırımlar" başlıklı 60. maddesinin 1., 8. ve 9. fıkraları. 2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun'un 5809 sayılı Kanun'un 67. maddesi ile değişik "Kuruluş" başlıklı 5. maddesinin 5. fıkrası, "Personel nitelikleri" başlıklı 8. maddesinin 12., 13. ve 14. fıkraları;

dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihteki hâliyle, 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin dava konusu "Yetki" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrası, "Bilgi ve/veya belgelerin süresinde verilmemesi" başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrası, "Yanlış bilgi ve/veya belge verilmesi" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrası, "Eksik bilgi ve/veya belge verilmesi" başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasına yer verilerek;

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 45. maddesinin 1. fıkrası yönünden;

Yukarıda aktarılan mevzuatın incelenmesinden, elektronik haberleşme sektörüne yönelik kararları almaya esasen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun en üst organı olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun yetkili olduğu, Başkanın, alınan kararları uygulamaya yönelik işlemler tesis edebileceği ve hizmet birimlerinden gelen önerileri Kurula sunacağı, öte yandan, Kurulun, bir kısım yetkilerini, sınırlarını ve gerekçesini belirlemek suretiyle yetki devri ile Kurul Başkanına devredebileceğinin anlaşıldığı;

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu tarafından kabul edilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin dava konusu 45. maddesi ile idarî yaptırımları uygulamaya ilişkin yetkili organların belirlendiği, bu çerçevede, denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlaller hariç olmak üzere 23. maddenin 1. fıkrası, 24. maddenin 1. fıkrası ve 25. maddenin 1. fıkrasında yer alan idarî yaptırımları uygulamaya "Kurul Başkanı"nın yetkili olduğunun kurala bağlandığı;

İdare hukukunda yetki devrinin, yasal düzenlemelerin açıkça öngördüğü veya yasaklamadığı durumlarda yapılabildiği; dava konusu Yönetmeliğin 45. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemiyle açılan bir başka davada, idari yaptırım yetkisinin devri için, kanunda, özel olarak "idari yaptırım uygulama yetkisinin devri"ne de olanak tanıyan açık bir hüküm bulunması gerektiği, böyle bir hüküm olmaksızın Kurul'un bu konudaki yetkisini Kurul Başkanına devredemeyeceği gerekçesi ile dava konusu işlemin iptali yolundaki Dairelerinin 16/06/2020 tarih ve E:2014/4471, K:2020/1402 sayılı kararının,

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/11/2021 tarih ve E:2020/2080, K:2021/2625 sayılı kararıyla; uyuşmazlığın çözümü için, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun en üst karar organı olması nedeniyle idari yaptırım uygulama yetkisine sahip olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun bu yetkisini devredip devredemeyeceğinin açıklığa kavuşturulması gerektiği, 2813 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 13. fıkrasında, Kurulun, sınırlarını ve gerekçesini belirlemek suretiyle görevlerinden bir kısmını Kurul Başkanına devretmeye yetkili olduğu belirtilmek suretiyle,

herhangi bir ayrım yapılmaksızın Kurulun tüm görevlerini Kurul Başkanına devredebileceğinin belirtildiği ve söz konusu devrin gerçekleşebilmesi için sınırlarının ve gerekçesinin belirtilmesi şartının getirildiği, bu durumda, Kurulun, sınırlarını ve gerekçesini belirtmek suretiyle idari yaptırım yetkisini de Kurul Başkanına devretmesinin mümkün olduğu, buradan hareketle dava konusu uyuşmazlığa bakıldığında.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin dava konusu 45. maddesinin 1. fıkrasında; denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlaller hariç olmak üzere 23. maddenin 1. fıkrası, 24. maddenin 1. fıkrası ile 25. maddenin 1. fıkrasında yer alan idarî yaptırımları uygulamaya Kurul Başkanının yetkili olduğu belirtilmek suretiyle, Kurul Başkanının idari yaptırım uygulayabilmesinin sınırlarının çizildiğinin görüldüğü,

kamu hizmetinin daha verimli yürütülmesinin amaçlandığı belirtilmek suretiyle, Kurul Başkanına idari yaptırım uygulama yetkisi verilmesinin gerekçesinin de ortaya konulduğu gerekçesi ile bozulduğu; bozma kararı üzerine ise bozma kararına uyularak Dairelerinin 27/04/2023 tarih ve E:2022/24, K:2023/2089 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği;

Yetki devrine ilişkin hukuk kurallarının yorum ve uygulanmasının “öngörülemez” nitelikte olmaması, yetki devrine ilişkin hükmün yorumunda hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerinin zedelenmemesi için yargı kararlarında yeknesaklığın sağlanması gerektiği, Dairelerinin 16/06/2020 tarih ve E:2014/4471, K:2020/1402 sayılı iptal kararına yönelik bozma kararı sonrasında, bakılan uyuşmazlık açısından yetki devrine ilişkin hukuki düzenlemelerde ve uyuşmazlığa konu maddi vakıalarda farklı bir hukukî yorum yapılarak İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda anılan kararında yer verilen gerekçeden ayrılmayı gerektirir herhangi bir değişiklik olmadığının görüldüğü;

Bu itibarla, dava konusu Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 45. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "(...) denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlâller hariç olmak üzere 23. maddenin birinci fıkrası, 24. maddenin birinci fıkrası ile 25. maddenin birinci fıkrasında yer alan idari yaptırımları uygulamaya Kurul Başkanı (...) yetkilidir." ibaresinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı;

İdarî para cezası yönünden;

İşletmecilerin, elektronik haberleşme şebekesine ilişkin yatırımların belirli bir bölümünü Türkiye'de Ar-Ge merkezi bulunan tedarikçilerden ve bir kısmını da Türkiye'de ürün veya sistem geliştirmek üzere kurulmuş olan KOBİ niteliğindeki tedarikçilerden sağlanmasına ilişkin yükümlülüğü yerine getirip getirmediklerinin tespitini teminen gerçekleştirilen denetimde 52.259 fatura kalemi içerisinden örnekleme ile seçilen 152 adet fatura ve bu faturalara ilişkin sipariş formalarının incelendiğinin görüldüğü;

İptali istenen uygulama işlemleri açısından, taraflar arasındaki uyuşmazlığın idarî para cezasını gerektirir fiilin gerçekleşip gerçekleşmediği, diğer bir deyişle yatırım yükümlülüklerine ilişkin raporlamada yanlış bilgi verilip verilmediği noktasında toplandığı; buna göre, davalı idarece 30/04/2012-29/04/2013 döneminde IMT-2000/UMTS yatırım yükümlülükleri kapsamında gösterilmesi gereken bazı faturaların yükümlülük kapsamında gösterilmemesi, IMT-2000/UMTS yatırım yükümlülükleri kapsamında gösterilmemesi gereken bazı faturaların yükümlülük kapsamında gösterilmesi,

IMT-2000/UMTS yatırım yükümlülükleri kapsamında gösterilmesi gereken bazı faturaların ise IMT-2000/UMTS harici (2N) yatırım kapsamında gösterilmesi suretiyle yanlış raporlama yapıldığı iddia edilmekte iken, davacı tarafından, idarece yapılan bu tespite itiraz edilerek "... numaralı faturalar" haricindeki faturaların yanlış raporlanmadığı, idarece yapılan tespitin hukuka aykırı olduğu, anılan faturaların ise sehven yanlış raporlandığının iddia edildiği;

Bu durumda, her ne kadar taraflar arasında bir kısım faturanın ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile belirlenen yatırım kalemleri listesinde olup olmadıkları konusunda çekişme olsa da taraflar arasında "... numaralı faturaların" yanlış raporlandığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu durumun ise yaptırıma konu fiilin gerçekleştiğinin kabulü açısından yeterli olduğu, yanlış raporlama nedeniyle idarî para cezası uygulanabilmesi için fiilin kasten gerçekleştirilmesinin şart olmadığı göz önüne alındığında davacının anılan faturaların sehven yanlış raporlama yapıldığı iddiasının hukuken geçerli olmadığı;

Öte yandan, yapılan tespitin, raporlanan 52.259 fatura kalemi içinden değil, denetim sırasında örnekleme yoluyla seçilen 152 adet fatura ve bu faturala ilişkin sipariş formalarının incelenmesinden ortaya çıktığı, daha önce davacı şirketin IMT-2000/UMTS yatırım yükümlülükleri kapsamında gösterilmesi gereken bir kısım faturayı yükümlülük kapsamında göstermereyek bir kısım faturayı da harici yatırımlar kapsamında göstererek kuruma yanlış bilgi verdiğinden bahisle uyarıldığı, bu işleme karşı açılan davanın ...

İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, anılan Mahkeme kararının Dairelerinin...tarih ve E:... K:...sayılı kararı ile onandığı, karar düzeltme talebinin ise Dairelerinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile reddedildiği görüldüğünden idarî para cezası uygulanmasının ölçülü olmadığının da söylenemeyeceği;

Bu itibarla, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ...tarih ve E... sayılı işlemiyle bildirilen davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlem ile ekinde yer alan 89.254,29-TL tutarındaki idarî para cezası karar tutanağında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik düzenlemesi kapsamında yetki devri yapıldığına ilişkin gerekçenin hukuki belirlilik ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olduğu, dava konusu işleme ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadan davalı idarenin savunması doğrultusunda ve eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kısmen reddi ile Daire kararının düzenleyici işlem yönünden davanın reddine ilişkin kısmının onanması, temyiz isteminin kısmen kabulü ile Daire kararının bireysel işlem yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

İşletmecilerin, elektronik haberleşme şebekesine ilişkin yatırımların belirli bir bölümünü Türkiye'de Ar-Ge merkezi bulunan tedarikçilerden ve bir kısmını da Türkiye'de ürün veya sistem geliştirmek üzere kurulmuş olan KOBİ niteliğindeki tedarikçilerden sağlanmasına ilişkin yükümlülüğü yerine getirip getirmediklerinin tespitini teminen gerçekleştirilen denetim sonucunda.

Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 19/1-a maddesi ve davalı idare ile davacı şirket arasında imzalanan IMT-2000/UMTS İmtiyaz Sözleşmesi'nin 23. maddesi hükmüne aykırı olarak 30/04/2012-29/04/2013 döneminde IMT-2000/UMTS yatırım yükümlülükleri kapsamında gösterilmesi gereken bazı faturaların yükümlülük kapsamında gösterilmemesi, IMT-2000/UMTS yatırım yükümlülükleri kapsamında gösterilmemesi gereken bazı faturaların yükümlülük kapsamında gösterilmesi,

IMT-2000/UMTS yatırım yükümlülükleri kapsamında gösterilmesi gereken bazı faturaların ise IMT-2000/UMTS harici (2N) yatırım kapsamında gösterilmesi suretiyle yanlış raporlama yaparak, davalı idareye yanlış bilgi verilmesi nedeniyle, davacı şirket hakkında ... tarih ve E... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlık Makam Oluru ile 2012 yılı net satış tutarının yüz binde ikisi (%0,002) oranında idarî para cezası uygulanmıştır.

Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "Kurumun yetkisi ve idari yaptırımlar" başlıklı 60. maddesinin 1. fıkrasında, "Kurum; mevzuata, kullanım hakkı ve diğer yetkilendirme şartlarına uyulmasını izleme ve denetlemeye, aykırılık hâlinde işletmecilere bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde üçüne kadar idarî para cezası uygulamaya, millî güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi ve kanunlarla getirilen hükümlerin uygulanması amaçlarıyla gerekli tedbirleri almaya, gerektiğinde tesisleri tazminat karşılığında devralmaya,

belirlediği süre içerisinde yetkilendirme ücretinin ödenmemesi ya da ağır kusur hâlinde verdiği yetkilendirmeyi iptal etmeye yetkilidir.". 8. fıkrasında, "Bu maddedeki idarî para cezaları Kurum tarafından verilir.".

9. fıkrasının dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihteki hâlinde de, "Bu maddenin uygulanmasına ve bu Kanun'da öngörülen yükümlülüklerin işletmeciler tarafından yerine getirilmemesi hâlinde uygulanacak idarî para cezalarına ilişkin hususlar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." kurallarına yer verilmiştir.

2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun'un 5809 sayılı Kanun'un 67. maddesi ile değişik "Kuruluş" başlıklı 5. maddesinin 5. fıkrasında, "Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu, Kurumun karar organıdır. Kurul, biri başkan olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur. Kurul Başkanı Kurumun da başkanıdır.".

"Personel nitelikleri" başlıklı 8. maddesinin 12. fıkrasında, "Kurul, bu Kanun ve diğer mevzuatta belirtilen görevler yanında aşağıdaki görevleri yapar ve yetkileri kullanır: a) Elektronik haberleşme sektörüyle ilgili uluslararası ilke ve uygulamaları da dikkate alarak ikincil düzenlemeleri yapmak ve kanunlarla Kuruma verilen görevlere ilişkin hususları görüşüp gereken kararları almak. b) Kurum başkan yardımcılarını, I. hukuk müşavirini, daire başkanlarını ve bölge müdürlerini atamak. c) Kurumun stratejik planını, performans ölçütlerini, amaç ve hedeflerini, hizmet kalite standartlarını belirlemek,

insan kaynakları ve çalışma politikalarını oluşturmak, Kurumun hizmet birimlerini ve bunların görevlerini belirlemek. ç) Kurumun stratejik planı ile amaç ve hedeflerine uygun olarak hazırlanan bütçe teklifini görüşmek ve karara bağlamak. d) Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak."; aynı maddenin 13. fıkrasında, "Kurul sınırlarını ve gerekçesini belirlemek suretiyle görevlerinden bir kısmını Kurul Başkanına devretmeye yetkilidir.".

14. fıkrasında ise, Başkanın görev ve yetkileri sayılmıştır.

Dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihteki hâliyle, 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin dava konusu "Yetki" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, "5651 sayılı Kanun kapsamında uygulanacak idarî yaptırımları uygulamaya Telekomünikasyon İletişim Başkanı, 18'inci ve 36'ncı maddede belirtilen idarî yaptırımları uygulamaya Kurum Bölge Müdürlükleri, denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlaller hariç olmak üzere 23'üncü maddenin birinci fıkrası,

24'üncü maddenin birinci fıkrası ile 25'inci maddenin birinci fıkrasında yer alan idarî yaptırımları uygulamaya Kurul Başkanı, diğer idarî para cezalarını ve yaptırımları uygulamaya ise Kurul yetkilidir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Bilgi ve/veya belgelerin süresinde verilmemesi" başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında, "Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat gereği verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin Kuruma süresi içinde verilmemesi hâlinde 44'üncü maddede yer alan ölçütler dikkate alınarak işletmeci uyarılır veya işletmeciye bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde üçü (%0,003) oranında idarî para cezası uygulanır.".

"Yanlış bilgi ve/veya belge verilmesi" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasında, "Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin yanlış olması hâlinde 44'üncü maddede yer alan ölçütler dikkate alınarak işletmeci uyarılır veya işletmeciye bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idarî para cezası uygulanır.".

"Eksik bilgi ve/veya belge verilmesi" başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin eksik olması durumunda, 44'üncü maddede yer alan ölçütler dikkate alınarak işletmeci uyarılır veya işletmeciye bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idarî para cezası uygulanır." düzenlemeleri yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Onüçüncü Dairesi kararının, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 45. maddesinin 1. fıkrası yönünden davanın reddine ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ... tarih ve E... sayılı işlemiyle bildirilen davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlem ile ekinde yer alan 89.254,29-TL tutarındaki idarî para cezası karar tutanağı yönünden davanın reddine ilişkin kısmına gelince;

Dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihteki hâliyle, 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin dava konusu "Yetki" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, 5651 sayılı Kanun kapsamında uygulanacak idarî yaptırımları uygulamaya denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlaller hariç olmak üzere 23. maddenin birinci fıkrası, 24. maddenin birinci fıkrası ile 25. maddenin birinci fıkrasında yer alan idarî yaptırımları uygulamaya Kurul Başkanının, diğer idarî para cezalarını ve yaptırımları uygulamaya ise Kurulun yetkili olduğu düzenlenmiştir.

Bahse konu düzenlemeden, Kurul yerine Kurul başkanının idari yaptırım uygulama yetkisinin "denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlaller" dışındaki ihlallerle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır. Diğer bir anlatımla, Kurum tarafından yapılan bir denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili bir ihlal durumunun ortaya çıkması halinde Kurul başkanının değil, Kurulun idari yaptırım uygulama yetkisi bulunmaktadır.

Temyize konu edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemde, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Sektörel Denetim Dairesi Başkanlığınca Başkanlık Makamına sunulan Olur yazısı olduğu, söz konusu yazıda "...tarih ve ... sayılı, ... tarih ve... sayılı, ... tarih ve... sayılı v... tarih ve ... sayılı Denetim Görev Onayları ile IMT2000/UMTS imtiyaz sözleşmesi gereğince yürütülen inceleme kapsamında hazırlanan İnceleme Raporlarında yer verilen değerlendirmeler çerçevesinde tespit edilen ihlaller aktarılarak,

dava konusu Yönetmeliğin 24. maddesinin birinci fıkrası ve 44. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanması hususunun Kurul başkanı Oluruna sunulduğu ve anılan yazının Kurul Başkanı tarafından 03/11/2016 tarihinde e-imza ile imzalandığı görülmektedir.

Söz konusu yazının içeriğinden, davacı şirket hakkında idari para cezası verilmesine konu edilen ihlallerin, "Denetim Görev Onayı" kapsamında yapılan inceleme sonucunda tespit edildiği ve inceleme raporu ile Kurum bilgisine sunulduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, bahse konu ihlallerin "denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlaller" kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Yetki" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrası gereği bu ihlaller karşılığında idari yaptırım uygulamaya Kurul başkanının değil, Kurulun yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ... tarih ve E... sayılı işlemiyle bildirilen davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin davacı şirkete ilişkin kısmı ile ekinde yer alan 89.254,29-TL tutarındaki idarî para cezası karar tutanağına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,

2. Danıştay Onüçüncü Dairesinin 30/11/2023 tarih ve E:2017/162, K:2023/5162 sayılı kararının, 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 45. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "(...) denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlâller hariç olmak üzere 23. maddenin birinci fıkrası, 24. maddenin birinci fıkrası ile 25. maddenin birinci fıkrasında yer alan idari yaptırımları uygulamaya Kurul Başkanı (...) yetkilidir." ibaresine ilişkin kısmının ONANMASINA,

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ... tarih ve E... sayılı işlemiyle bildirilen davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin...... tarih ve E... sayılı işlem ile ekinde yer alan ...-TL tutarındaki idarî para cezası karar tutanağına ilişkin kısmının BOZULMASINA,

3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 05/11/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ... tarih ve E... sayılı işlemiyle bildirilen davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve E... sayılı işlemin davacı şirkete ilişkin kısmı ile ekinde yer alan 89.254,29-TL tutarındaki idarî para cezası karar tutanağına ilişkin ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu Daire kararının bu kısmının da onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

KARŞI OY

XX- Dava konusu uyuşmazlıkta, işletmecilerin, elektronik haberleşme şebekesine ilişkin yatırımların belirli bir bölümünü Türkiye'de Ar-Ge merkezi bulunan tedarikçilerden ve bir kısmını da Türkiye'de ürün veya sistem geliştirmek üzere kurulmuş olan KOBİ niteliğindeki tedarikçilerden sağlanmasına ilişkin yükümlülüğü yerine getirip getirmediklerinin tespiti amacıyla gerçekleştirilen denetimde 52.259 fatura kalemi içerisinden örnekleme ile seçilen 152 adet fatura ve bu faturalara ilişkin sipariş formlarının incelendiği görülmektedir.

Bu doğrultuda, davacının 30/04/2012-29/04/2013 döneminde IMT-2000/UMTS yatırım yükümlülükleri kapsamında göstermesi gereken bazı faturaları yükümlülük kapsamında göstermediği, IMT-2000/UMTS yatırım yükümlülükleri kapsamında göstermemesi gereken bazı faturaları yükümlülük kapsamında gösterdiği, IMT-2000/UMTS yatırım yükümlülükleri kapsamında göstermesi gereken bazı faturaları ise IMT-2000/UMTS harici (2N) yatırım kapsamında göstermesi suretiyle yanlış raporlama yaptığının davalı idarece tespit edildiği anlaşılmaktadır.

Temyize konu Daire kararında "... davacı tarafından, idarece yapılan bu tespite itiraz edilerek "... numaralı faturalar" haricindeki faturaların yanlış raporlanmadığı, idarece yapılan tespitin hukuka aykırı olduğu, anılan faturaların ise sehven yanlış raporlandığının iddia edildiği; iptali istenen uygulama işlemleri açısından, taraflar arasındaki uyuşmazlığın idarî para cezasını gerektirir fiilin gerçekleşip gerçekleşmediği, diğer bir deyişle yatırım yükümlülüklerine ilişkin raporlamada yanlış bilgi verilip verilmediği noktasında toplandığı;

bu durumda, her ne kadar taraflar arasında bir kısım faturanın ...tarih ve... sayılı Kurul kararı ile belirlenen yatırım kalemleri listesinde olup olmadıkları konusunda çekişme olsa da taraflar arasında "... numaralı faturaların" yanlış raporlandığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu durumun ise yaptırıma konu fiilin gerçekleştiğinin kabulü açısından yeterli olduğu,

yanlış raporlama nedeniyle idarî para cezası uygulanabilmesi için fiilin kasten gerçekleştirilmesinin şart olmadığı göz önüne alındığında davacının anılan faturaların sehven yanlış raporlama yapıldığı iddiasının hukuken geçerli olmadığı..." değerlendirmesiyle uygulama işlemleri yönünden davanın reddine karar verildiği görülmektedir.

İdari yargılamaya konu edilen bir uyuşmazlığın çözümünde, yargı merciince davacının dava dilekçesinde iptalini talep ettiği idari işleme ilişkin ileri sürdüğü hukuka aykırılık nedenlerinin tamamı hakkında hukuki bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda, davacı tarafından, "herhangi bir ihlâlin söz konusu olmadığı, 3N yatırımlarına yönelik yükümlülük kapsamında Kuruma bildirilen Kapsam içi alımlara ilişkin olarak; ... numaralı faturaların idare tarafından yapılan tespitin aksine doğru raporlandığı, idarenin yanlış raporlama tespitinin hukuka uygun olmadığı; ... ve ... numaralı faturaların ise sehven hatalı raporlandığı,

fatura bedeli 206,50-TL olan ...-... numaralı fatura dışındaki faturaların bu şekilde raporlanmasının kendilerine avantaj sağlamadığı" iddia edilmek suretiyle "... numaralı faturalar" dışında diğer faturalara yönelik davalı idarenin tespitlerine yönelik de hukuka aykırılık iddiasında bulunulmasına karşın Dairece sadece "... numaralı faturalar" a yönelik hukuki denetim yapılması ve diğer faturalara yönelik idarenin tespitlerine ilişkin hukuki bir değerlendirme yapılmadan dava konusu uygulama işlemlerinin hukuka uygun olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü bütün hukuka aykırılık nedenleri değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, Dairece davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hukuka aykırılık nedenlerinin tamamı göz önünde bulundurularak uyuşmazlık konusu diğer faturalar yönünden de hukuki irdeleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu Daire kararının uygulama işlemleri yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşüyle kararın bozmaya ilişkin kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.

KARŞI OY

XXX- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un; idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde; diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; 22. maddesinin birinci fıkrasında, kabahat dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye ilgili kanunda açıkça gösterilen idarî kurul, makam veya kamu görevlilerinin yetkili olduğu; ikinci fıkrasında, Kanun'da açık hüküm bulunmayan hâllerde ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst amirinin bu konuda yetkili olduğu kurala bağlanmıştır.

İdarece suç derecesindeki fiillerden daha hafif nitelikte ihlâl içeren ve bu nedenle de suç oluşturmayan davranışların karşılığında, araya yargı kararı girmeksizin ve idarî usullere göre kararlaştırılıp uygulanan işlemlere idarî yaptırım denilmektedir. Bu itibarla, idarî yaptırımlar diğer idari işlemlerden, cezalandırma ve caydırma amaçlarının da bulunması nedeniyle farklılaşırlar.

İdarenin hizmetlerini gereği gibi ve ivedilikle görebilmesi için, yaptırım uygulama yetkilerine gereksinimi olmakla beraber, idarenin kamu yararını gerekçe göstererek sınırsız bir şekilde yaptırım uygulayamayacağı açık olup, belirli usul ve ilkeler dâhilinde hareket etmesi gereklidir.

İdare hukukunda, yetki devri yasal düzenlemelerin açıkça öngördüğü ve yasaklamadığı konularda yapılabilmektedir. Bununla beraber, cezalandırıcı ve caydırıcı niteliği bulunan idarî yaptırımlarda yetki devri, ancak kanunda açık hüküm bulunması durumunda mümkündür. Bunun dışında, Kabahatler Kanunu'nda belirtildiği üzere yaptırımı yetkili idarenin en üst mercii uygulayabilecektir.

Öte yandan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun da dâhil olduğu bağımsız idari otoriteler; “toplumsal yaşam için özel bir önem ve duyarlılık taşıyan, temel hak ve özgürlükler ile ekonomik ve sosyal sektörlerde veya alanlarda düzenleme, denetleme ve yönlendirme faaliyetinde bulunan, kararları üzerinde hiçbir makam ve merciin etkisinin olmadığı, karar organları özel güvencelere sahip, mali özerkliği haiz, özerk bütçeli kamu tüzel kişileri” şeklinde nevi şahsına münhasır kurumlar olarak tanımlanmaktadır.

Bu kurumların karar organı, tek bir üst yönetici olarak değil, kurul olarak yapılandırılmıştır. Böyle bir tercihin sebebi ise Kurumun Kanunlarla verilen görevleri yerine getirmede ve yetkilerini kullanmada idari özerkliğinin ve bağımsızlığının temin edilmesidir. Bu nedenle, Kurum işlemlerinin tek bir irade beyanı ile oluşmasından ziyade; kolektif olarak, bir değerlendirme ve müzakere süreci sonunda oluşan Kurul kararıyla tesis edilmesi öngörülmüştür.

2813 sayılı Kanun'da Kurul'un bir kısım yetkilerini Kurul başkanına devretmesine imkân sağlandığı görülmekle birlikte; gerek anılan Kanun'da, gerekse 5809 sayılı Kanun'da, (elektronik haberleşme tesislerinden kaynaklanan yaptırımları uygulama yetkisinin taşra teşkilatına devredilebileceği dışında) idari yaptırımlar konusunda açıkça yetki devrine izin veren bir kural bulunmamakta; aksine anılan Kanunlarda idarî yaptırımların Kurum tarafından uygulanacağı ve Kurum'un karar organı ile en üst merciinin Kurul olduğu hükmü yer almaktadır.

Bu durumda, Kanun'da açıkça belirtilenler dışındaki idarî yaptırım uygulama yetkisinin bağımsız idari otoritelerin özelliği gereği Kurul tarafından bir başka organa devredilememesi gerekmekte olup, Yönetmeliğin 45. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlaller hariç olmak üzere 23'üncü maddenin birinci fıkrası, 24'üncü maddenin birinci fıkrası ile 25'inci maddenin birinci fıkrasında yer alan idari yaptırımları uygulamaya Kurul Başkanı" ibaresinde ve bu maddeye dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından davanın reddi yolundaki Daire kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/1273, K. 2024/2630, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Karşı Oy
  12. Karşı Oy
  13. Karşı Oy
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2024/1273
Karar No
2024/2630
Tarih
5 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2024/1275 K.2024/6587
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/1277 K.2024/2851
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/1278 K.2024/2679
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/1279 K.2024/2861
  • Danıştay 2. Daire E.2024/1280 K.2024/5305
  • Danıştay 4. Daire E.2024/1282 K.2024/6828

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.