İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/1319 K.2025/579

Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel…

Esas2024/1319Karar2025/579Tarih13 Mart 2025Okuma10 dk · 1.970 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2024/1319 E., 2025/579 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
13 Mart 2025
Esas No
2024/1319
Karar No
2025/579
Temyiz edenler
1- (DAVACI) : ...
Vekili
Av. ...
2-(davalı)
... Kurulu
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Beşinci Dairesinin 28/11/2023 tarih ve E:2016/37490, K:2023/17635 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.970 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararının iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının meslekten çıkarılma tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 28/11/2023 tarih ve E:2016/37490, K:2023/17635 sayılı kararıyla;

Davacının 31/03/2016 tarihli dilekçe ile meslekten çekilme talebinde bulunduğu, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve K:... sayılı kararı ile tebliğ tarihinden itibaren geçerli olmak üzere meslekten çekilme talebinin kabulüne karar verildiği, anılan kararın Strazburg Başkonsolosluğunun ... tarih ve... sayılı, "Tebligat evrakına ilişkin bildirim" konulu yazısı ile, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 30 gün süre ile tebligata konu evrakın teslim alınmadığı takdirde evrakın tebliğ edilmiş sayılacağına ilişkin şerh düşülmek suretiyle, 28/04/2016 tarihinde davacıya gönderildiği ve 27/05/2016 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş sayıldığı,

Bu durumda, davalı idarece, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan. "Davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan Bylock kullanıcısı olduğunun tespit edilmesi ve bu kapsamda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde aktif olarak yer aldığı konuşmaları içeren bylock yazışmalarını gösteren ... ID numaralı Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı, Ç.S. isimli tanığın.

FETÖ terör örgütü ile iltisaklı/irtibatlı kişilerin katılım sağladığı çeşitli cemaat ortamlarında davacı ile karşılaştıklarına ilişkin ifadesi, A.Ş. isimli tanığın; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait evlerde kaldığını belirten ifadesi, A.Ö. isimli tanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği 02/05/2017 tarihli ifadesinde;

hakim adaylığı döneminde davacının FETÖ mensubu olduğunu öğrendiği ve dönem arkadaşlarının kendisine bu yönde bilgiler verdiği şeklindeki beyanı, davacının FETÖ'nün yargıda etkin olduğu dönemde kamu imkanıyla yurt dışı eğitim/iş seyahati vs. olanaklardan yararlandırılmasına (12/10/2012-03/07/2014 tarihleri arasında Avrupa Konseyi Daimi Temsilciliği)" dair tespit ve delillerin dava dosyasına sunulduğu görülmekle birlikte,

667 sayılı KHK'nın değiştirilerek kabul edilmesine dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrasının “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen …hâkim ve savcılar"a ilişkin olarak düzenlendiği, işlem tarihinde 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun 51. maddesi hükmüne uygun biçimde meslekten çekildiği ve dolayısıyla hakim/savcı görevinde olmadığı anlaşılan davacı hakkında uygulanmasına imkan bulunmadığı sonucuna varıldığından,

dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı,

Öte yandan, davacının işlem tarihi itibarıyla meslekten çekilmiş olması nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarından bahsetme imkanı bulunmadığından işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarılma tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği,

Bunun yanında, davacı tarafından dava açma süresi geçtikten sonra verilen ve 19/11/2018 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren savunmaya cevap dilekçesi ile, 100.000,00TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi talebine yer verildiği görüldüğünden, dosyanın tekemmül aşaması da dikkate alındığında ayrı bir davanın konusunu oluşturabilecek nitelikte olan ve davanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalan bu istemin incelenme imkanının bulunmadığı,

Gerekçesiyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve .../... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının meslekten çıkarılma tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından, Dairenin iptal kararının gerekçesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiği ve maaş kaybı nedeniyle maddi tazminat talep edemeyeceğini bilmekle birlikte, avukatlık, noterlik ve arabuluculuk yapamayacak olmasından ve emekli olma hakkının ihlal edilmesinden dolayı uğradığı zararın tazmin edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, dava konusu meslekten çıkarma işleminin davacının meslekte olduğu dönemdeki eylemleri nedeniyle tesis edildiği, hukuka aykırı eylemlerinden ötürü davacının sorumluluğunun devam ettiği, görevde iken hukuka aykırı eylemlerde bulunan kamu görevlisinin meslekten çekilme yoluyla sorumluluktan kurtulmasının yargı eliyle meşrulaştırılmaması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalı idareden savunma alınmamıştır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ

Kararın, davacı tarafından temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi gerektiği; davalı idarenin temyiz isteminin kabul edilerek Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

12/10/2012-03/07/2014 tarihleri arasında Avrupa Konseyi Daimi Temsilciliğinde adalet müşaviri olarak görev yapan, 15/10/2014 tarihinde aylıksız izne ayrılan, aylıksız izinde iken Hakkari Cumhuriyet Savcılığına atanan ve 31/03/2016 tarihli dilekçe ile meslekten çekilme talebinde bulunan davacının, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve K... sayılı kararı ile tebliğ tarihinden itibaren geçerli olmak üzere meslekten çekilme talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Anılan karar, Strazburg Başkonsolosluğunun... tarih ve ... sayılı, "Tebligat evrakına ilişkin bildirim" konulu yazısı ile, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 30 gün süre ile tebligata konu evrakın teslim alınmadığı takdirde evrakın tebliğ edilmiş sayılacağına ilişkin şerh düşülmek suretiyle, 28/04/2016 tarihinde Strazburg'da yaşayan davacıya gönderilmiş ve 27/05/2016 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmıştır.

... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından... tarih ve ... sayılı kararla reddedilmiştir. Davacı tarafından, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın iptaline ve yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarılma tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa’nın 139. maddesinde, “Hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir.

667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin değiştirilerek kabul edilmesine dair 6749 sayılı Kanun’un 3. Maddesinin birinci fıkrasında, “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen …hâkim ve savcılar hakkında hâkimler ve savcılar yüksek kurulu genel kurulunca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir.

Bu kararlar, Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır.

Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir.” kuralına, üçüncü fıkrasında, “Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler hakkında da 4 üncü maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır.” kuralına, aynı Kanun’un 4. maddesinin ikinci fıkrasında “Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler;

görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bu fıkrada sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu fıkra hükümleri uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Davacının temyiz istemi yönünden;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde ilgili merciin kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğunun anlaşıldığı hâllerde, bu fıkrada sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği kuralı yer almaktadır.

Uyuşmazlıkta; Kurulumuzun 28/06/2024 tarih ve E:2024/1319 sayılı yazısı ile temyiz dilekçesinin işleme konulabilmesi için verilmesi zorunlu olan harç ve posta ücretinin yedi gün içinde tamamlanması ve buna ilişkin alındıların bir dilekçe ile birlikte gönderilmesi gerektiği, anılan tutarın belirtilen süre içerisinde yatırılmaması hâlinde 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 6. ve 7. fıkraları uyarınca kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği hususu davacıya bildirilmiştir.

Dosya evrakına bakıldığında, anılan yazının davacı vekiline 06/07/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, talep edilen harç ve posta ücretinin süresi içerisinde yatırılmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 2577 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen 48/7. maddesi uyarınca davacının temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.

Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;

Anayasa’nın 139. maddesinde hâkim ve savcıların görevlerinin sona ermesi sonucunu doğuran işlemler, disiplin cezaları ve meslekte kalmalarının uygun olmadığı yönünde verilen kararlar olarak ikiye ayrılmıştır. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Hâkimlik ve savcılık görevlerinin sona ermesi" kenar başlıklı 53. maddesinde de disiplin cezası niteliğindeki meslekten çıkarma işlemi ile hâkimlik ve savcılık görevinin sona ermesi sonucunu doğuran diğer işlemler ayrı ayrı belirtilmiştir.

Dolayısıyla 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca hâkim ve savcıların meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararların, bu kişilere disiplin cezası verilmesine ilişkin kararlardan ayrı nitelikte olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır.

667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen yargı mensuplarının, “meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.

Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi ile “terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen” üstün kamu gücü yetkisi kullanma ayrıcalığına sahip bu kişiler hakkında uygulanmak üzere olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte yeni bir tedbir getirilmiştir.

Nitekim, 667 sayılı KHK'nın 4. maddesinin 2 numaralı fıkrasında yer alan "Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır." kuralı da davacı hakkında tesis edilen işlemin, kamu düzeninin bozulmadan işleyişine devam etme amacı ağır basan, hizmetin düzgün işlemesini olumsuz etkileyebilecek ihlâlleri engelleyici ve durdurucu nitelik taşıyan bir "idari tedbir" olmasından kaynaklı olarak doğurduğu sonuca işaret etmektedir.

Dolayısıyla dava konusu işlem salt bir meslekten çıkarma işlemi olmayıp, mesleklerini icra ettikleri dönemde terör örgütü ile irtibat ve ilisakları olduğu tespit edilen hakim ve savcıların, hakimlik/savcılık mesleği statülerinin (bu statüden kaynaklı her türlü sonucu ortadan kaldıracak şekilde) sona erdirilmesi sonucunu doğuran ve geleceğe yönelik olarak kamu görevinde istihdam edilmelerinin önünde engel teşkil eden bir idari tedbirdir.

667 sayılı KHK ile öngörülen idari tedbirin tatbiki zorunlu olup; görevden ayrılmış olan hakim ve savcıların görevlerinden ayrılmadan önceki döneme ilişkin eylemlerinden dolayı hukuk düzeninde doğacak sonuçlardan, meslekten çekilmek suretiyle kaçınmaları olanaklı değildir.

Yukarıda yer verilen açıklamalar kapsamında, davacı her ne kadar meslekten çekilmiş olsa da, dava konusu işlemin salt davacının meslekten çekilmiş olması sebebiyle hukuka aykırı hale geleceğinden söz edilemez. Bu nedenle, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygunluğunun denetlenmesi suretiyle yargılama yapılması gerekmekte olup, davacının meslekten çekilmiş olması sebebiyle verilen iptal kararında hukuki isabet bulunmadığı, Dairece uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrasında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48/7. maddesi uyarınca kararın davacı tarafından TEMYİZ EDİLMEMİŞ SAYILMASINA, 2. Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 28/11/2023 tarih ve E:2016/37490, K:2023/17635 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 13/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/1319, K. 2025/579, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunmaları
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nun Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2024/1319
Karar No
2025/579
Tarih
13 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2024/1319 K.2025/1169
  • Danıştay 9. Daire E.2024/1320 K.2025/1090
  • Danıştay 8. Daire E.2024/1322 K.2025/3192
  • Danıştay 7. Daire E.2024/1326 K.2025/863
  • Danıştay 4. Daire E.2024/1331 K.2025/1704
  • Danıştay 4. Daire E.2024/1338 K.2025/2036

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.