İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/245 K.2025/858

Dava konusu istem: Orman Genel Müdürlüğü, Orman ve Köy İlişkileri Dairesi Başkanlığı'nca hazırlanan 7022 No'lu ''Orman Köylülerinin Desteklenmesine Ait Tamim''in "Destekleme Çalışmaları" Bölümünün, "Tespit İşlemlerinde Dikkat Edilecek Hususlar" alt…

Esas2024/245Karar2025/858Tarih17 Nisan 2025Okuma12 dk · 2.303 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2024/245 E., 2025/858 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
17 Nisan 2025
Esas No
2024/245
Karar No
2025/858
Temyiz edenler
I- (DAVACI): ...
Vekili
Av. ...
Iı-(davalı)
... Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/05/2023 tarih ve E:2018/785, K:2023/2575 sayılı kararının, davacı tarafından davanın reddine ilişkin kısmı ile yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının, davalı idare tarafından davanın kabulüne ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.303 kelime·12 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Orman Genel Müdürlüğü, Orman ve Köy İlişkileri Dairesi Başkanlığı'nca hazırlanan 7022 No'lu ''Orman Köylülerinin Desteklenmesine Ait Tamim''in "Destekleme Çalışmaları" Bölümünün, "Tespit İşlemlerinde Dikkat Edilecek Hususlar" alt bölümünün ikinci fıkrasında yer alan ''...Baba vefat etmiş ise, ailenin diğer fertlerinden birisine kredi verilebilir.'' cümlesinin iptali ile düzenlemeden kaynaklandığı ileri sürülen zararlara karşılık olmak üzere 5.000,00-TL maddi tazminat ve yasal faizi ile 50.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/05/2023 tarih ve E:2018/785, K:2023/2575 sayılı kararıyla;

Anayasa'nın 10. maddesine, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 188. maddesine ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasına yer verilerek,

Dava konusu Tamim hükmü yönünden;

Eşitlik ilkesinin öncelikle bir hak olduğu, bu ilkeden yararlananlar açısından eşit işlem görmeyi ve ayrım gözetilmemesini isteme hakkını da içermesi gerektiği, dava konusu düzenlemenin, Anayasa'nın kanun önünde eşitlik ilkesine ve de Türk Medeni Kanunu'ndaki kadın-erkek eşitliğine aykırı olduğu; ancak dava konusu Tamim'de 28/04/2018 tarih ve 08 sayılı ve 21/05/2019 tarih ve 1014235 sayılı Makam olurlarıyla bazı değişiklikler yapıldığı ve bu değişiklikler sonucu dava konusu "Baba vefat etmiş ise, ailenin diğer fertlerinden birisine kredi verilebilir" düzenlemesinin kaldırıldığı görüldüğünden, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği,

Maddi tazminat istemi yönünden;

Anayasa'nın 10. maddesine göre herkesin; dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu, Devlet organları ile idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uymak zorunda olduğu; kanunların Anayasaya uygunluğunda ve idari işlemin yargısal denetiminde kullanılan bir ölçüt olan eşitlik ilkesinin idarenin düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, hukuka uygun olan uygulamayı sağlamak için objektif düzenlemeler yapması ve istikrarlı uygulamalarda bulunması gerektiği,

Davacının Orköy desteklerinden faydalanmak için ilgili idareye yaptığı başvurunun hukuka aykırılığı tespit edilen Tamim hükmü gerekçe gösterilerek reddedildiği, bu nedenle tesis edilen işlemin eşitlik ilkesine aykırı olduğu ve hukuka uygun olmadığı,

Dairelerince verilen 14/09/2022 ve 07/02/2023 tarihli ara kararları ile davacının açmış olduğu davayı ıslah edip etmediğinin sorulduğu, ancak davacı tarafça ıslah talebinde bulunulmadığı görüldüğünden, 5.000,00-TL maddi tazminatın davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği,

Manevi tazminat istemi yönünden;

Manevi tazminatın, malvarlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin değil, manevi tatmin aracı olduğu, manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişinin fiziki yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi veya idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntü duyulmuş olması ya da şeref ve haysiyetin rencide edilmiş olması gerekmekte olup, uyuşmazlıkta anılan şartlar oluşmadığından, davacının manevi tazminat isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle,

Orman Genel Müdürlüğü, Orman ve Köy İlişkileri Dairesi Başkanlığı'nca hazırlanan 7022 No'lu ''Orman Köylülerinin Desteklenmesine Ait Tamim''in "Destekleme Çalışmaları" Bölümünün, "Tespit İşlemlerinde Dikkat Edilecek Hususlar" alt bölümünün ikinci fıkrasında yer alan ''...Baba vefat etmiş ise, ailenin diğer fertlerinden birisine kredi verilebilir.'' cümlesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; davacının maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulüne ve 5.000,00-TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine; davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından, dava konusu Tamim hükmünün hukuka aykırı olduğunun Dairece kabul edilerek karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmiş ise de davanın açılmasına sebep olan davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken bu durumun kararda değerlendirilmediği, maddi zarar ile idari işlem arasında illiyet bağı kuran Dairece gerçek zarar hesabı yapılmaksızın ve davacıya gerçek zarar miktarı üzerinden ıslah imkanı tanınmaksızın verilen kararın eksik incelemeye dayandığı,

ayrımcılık yasağının ihlalinin kadının kimliğine, kişiliğine, onur ve haysiyetine yönelik bir saldırı niteliği taşıdığı ve davacının uğradığı ayrımcılık dolayısıyla ağır elem ve üzüntü yaşadığı gözetildiğinde manevi tazminat isteminin kabulü gerektiği belirtilerek Daire kararının karar verilmesine yer olmadığı yönündeki kısmının yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden, maddi tazminata ilişkin kısmının gerçek zararın hesaplanmaması yönünden bozulması gerektiği, manevi tazminat isteminin ise kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, davacının hibe desteği alma hakkını değil, verilen eğitim sonucu kuraya katılma hakkını elde ettiği, ancak gerçeğe aykırı beyanda bulunması nedeniyle şartları taşımadığından ilgili projeden yararlandırılmadığı, davacının hibeden yararlandırılması halinde ne kadar gelir elde edeceğinin, arıcılık faaliyetlerinin başarılı olup olmayacağının belli olmaması nedeniyle muhtemel bir zarardan idarenin sorumlu tutulmaması gerektiği belirtilerek Daire kararının maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulüne ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ

Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Sekizinci Dairesinin maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kararı aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Daire kararının hüküm fıkrası incelendiğinde;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı Tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı Tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.

Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı Tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.

Bu doğrultuda; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer (kabul edilen 5.000,00 TL maddi tazminat) üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının tümüyle haksız çıkan tarafa, başka bir deyişle davalı idareye yükletileceği, nispi karar harcı dışında kalan yargılama giderleri için haklılık oranına göre değerlendirme yapılacağı açıktır.

Bu durumda temyizen incelenen Daire kararının hüküm fıkrasında yer alan, "4. Hükmedilen tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 341,55 TL nispi karar harcından dava açılırken yatırılan 65,40 TL maktu karar harcı düşüldükten sonra kalan 276,15 TL'nin (dava açılırken dörtte birlik kısmı peşin yatırılmadığından) davacıya tamamlattırılmasına," ibarelerinin "Hükmedilen maddi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 341,55 TL nispi karar harcının davalı idareden tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

Öte yandan; temyize konu kararda yasal faizin başlangıç tarihi belirtilmeksizin "2. Davacının maddi tazminat istemi yönünden davanın KABULÜ ile 5.000 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine," karar verilmiş, dava dilekçesinde ise maddi tazminat istemi yönünden idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz isteminde bulunulmuş olup kararın bu kısmının "2. Davacının maddi tazminat istemi yönünden davanın KABULÜ ile 5.000 TL tazminatın idareye başvuru tarihi olan 03/05/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

Ayrıca kararda, "5. Davadaki haklılık oranına göre ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam 247,20 TL yargılama giderinin yarısı olan 180,45 TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, diğer yarısı olan 180,45 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına," hükmedilmiş ise de; belirtilen kısmın "5. Davadaki haklılık oranına göre ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam 247,20 TL yargılama giderinin yarısı olan 123,60 TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, diğer yarısı olan 123,60 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

Diğer yandan; dava konusu işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmekle birlikte davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idare aleyhine bu kısım yönünden avukatlık ücretine hükmedilmediği görülmekte olup temyize konu kararın hüküm fıkrasındaki, "6. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kabul edilen maddi tazminat talebi için 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine," ifadesinden sonra gelmek üzere, "karar verilmesine yer olmadığı kararı nedeniyle, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 19.000,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin eklenmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle işlem hakkında karar verilmesine yer olmadığı, maddi tazminat isteminin yasal faiziyle birlikte kabulü, manevi tazminat isteminin reddi yolundaki Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 03/05/2023 tarih ve E:2018/785, K:2023/2575 sayılı kararının maddi ve manevi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA, yasal faizinin başlangıç tarihi, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden yukarıda belirtilen şekilde olmak üzere düzeltilerek ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 17/04/2025 tarihinde maddi ve manevi tazminat yönünden oyçokluğu, diğer kısımlar yönünden oybirliği ile karar verildi.

KARŞI OY

X-Temeli “insan onuru” kavramına dayanan eşitlik ilkesi, Anayasa'nın 10. maddesinde “Herkes, dil, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” şeklinde düzenlenmiştir. Bundan başka eşit davranma ilkesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Avrupa Sosyal Şartı, Avrupa Ekonomik Topluluğu Andlaşması, Uluslararası Çalışma Örgütünün Sözleşme ve Tavsiye Kararlarında da çeşitli biçimlerde ele alınmış evrensel bir ilkedir.

Ayrımcılık ise, objektif ve makul bir neden olmaksızın, aynı durumdaki kişilere farklı muamelede bulunmak olarak tanımlanmakta olup (AİHM, Zarb Adami/Malta, B. No: 17209/02, 20/6/2006, § 71; Burden/İngiltere [BD], B. No: 13378/05, 29/4/ 2008, § 60), ayrımcılık yapmama da eşitlik ilkesinin ayrılmaz bir parçasıdır ve bir kişinin hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını cinsiyeti nedeniyle engelleyen veya zorlaştıran her türlü farklı muamele cinsiyet temelinde doğrudan ayrımcılık oluşturmaktadır.

Uyuşmazlık konusu olayda; Artvin ili, Şavşat ilçesi, Cevizli Köyünde tarım ve hayvancılık yapan, aynı zamanda arıcılık eğitim sertifikasına sahip olan davacının, anılan köyün rehabilitasyon projesi kapsamına alınması üzerine oluşturulan hibe programından yararlanmak amacıyla yaptığı başvuru neticesinde 23/03/2017 tarihinde yapılan kurada 3. asil olarak arıcılık hibesi almaya hak kazandığı; ancak dava konusu Tamim'de yer alan "Baba vefat etmiş ise, ailenin diğer fertlerinden birisine kredi verilebilir.'' kuralı uyarınca davacının evli olduğu erkek sağ olduğu için kadın olması dolayısıyla hibeden yararlanmasının engellendiği görülmektedir.

Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan üzüntü, elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar.

Bakılan uyuşmazlıkta; davacının cinsiyet esasına dayanan farklı bir muameleye maruz kaldığı, bunun objektif ve makul bir gerekçe içermediği ve meşru bir amaca yönelmediği görülmekte olup arıcılık eğitimi alarak aile bütçesine katkı sağlamayı amaçlayan davacının hukuka aykırı düzenleme nedeniyle bu faaliyeti gerçekleştirmesinin engellenmesi nedeniyle duyduğu üzüntü karşısında manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Davacının maddi tazminat yönünden istemi incelendiğinde; davacı tarafından, hibe programı kapsamındaki kazanmış olduğu hakları hukuka aykırı olarak elinden alındığı için bu programa göre hibe edilecek içinde arıları olan 20 adet arı kovanı, arıcılık faaliyeti için gerekli olan bütün alet ve malzemeler ile en az 600 kg bal üretebilme imkanından yoksun bırakılarak zarara uğradığı ileri sürülmüş olup, davacının, davalı idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü maddi zararın gerçek miktarının tespit edilerek varsa tazmin edilmesi gerektiği, bunun için 20 kovanlı arı ailesi ile birlikte üretebilecek bal miktarı,

maliyet bileşenleri, balın piyasa değeri ve uğranılan zararın gerçek miktarının hesaplanması uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bilirkişi marifetiyle hesaplanan gerçek zarar miktarı dava dilekçesinde talep edilen zararın üzerinde ise 2577 sayılı Kanun'un 16/4. maddesi uyarınca davacıya miktar artırım hakkının tanınması suretiyle maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanan Daire kararının maddi tazminata ilişkin kısmında da hukuki isabet bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının maddi ve manevi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.

KARŞI OY

XX- Artvin ili, Şavşat ilçesi, ... Köyünde tarım ve hayvancılık yapan, aynı zamanda arıcılık eğitim sertifikasına sahip olan davacının, anılan köyün rehabilitasyon projesi kapsamına alınması üzerine oluşturulan hibe programından yararlanmak amacıyla yaptığı başvuru neticesinde, 23/03/2017 tarihinde yapılan tespitte 79 puanla 3. asil olarak belirlendiği, ancak dava konusu Tamim uyarınca hibeden yararlanamadığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan; dosyada mevcut belgelerden, hibe programından yararlanacak kişilerin tespitinde kullanılan seçim kriterleri ile puanlamada kullanılan çiftçi puan formunda belirtilen seçim kriterleri uyarınca Artvin ili, Şavşat ilçesi, ...

Köyünde ... tarihinde katılımcıların kendi beyanlarına göre puanlama yapıldığı ve sıralama oluşturulduğu, ancak katılımcıların beyan ettiği bilgilerin diğer kurumlardan araştırılması neticesinde 1. asil olarak belirlenen S.A. ile 3. asil olarak belirlenen davacının seçim kriterlerine uymadığı gerekçesiyle elendiği;

bunun üzerine yapılan yeni sıralama neticesinde asil olarak belirlenen katılımcılardan “İcra Müdürlüğünden Borcu Yoktur” yazısının istenildiği ve katılımcıların Fetö ve diğer terör örgütleriyle ilgili bir bağlantısının olup olmadığı yönünde Şavşat Kaymakamlığından gelen cevaba göre sıralamanın güncelleneceğinin katılımcılara bildirildiği görülmektedir.

Bu durumda; idare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin malvarlığında meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan zarar olduğundan; bakılan davada, davacının Tamim'in dava konusu edilen hükmü dışında aranan koşullar yönünden yapılacak değerlendirmelerde hak sahibi olma koşulunu taşıyıp taşımadığının henüz kesinleşmediği; öte yandan, davacının hibe kapsamında alacağı 20 kovanlı arı ailesi ile yapacağı faaliyet sonrasında ne kadar gelir elde edeceğinin belli olmaması,

diğer bir ifadeyle maddi zararın muhtemel (olası) zarar niteliğinde olması nedeniyle bu aşamada maddi bir zarardan söz etmeye olanak bulunmadığından davalının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla bu kısım yönünden karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/245, K. 2025/858, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunmaları
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nun Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Karşı Oy
  9. Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2024/245
Karar No
2025/858
Tarih
17 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2024/264 K.2025/291
  • Danıştay 5. Daire E.2024/301 K.2025/4981
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2024/310 K.2025/353
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2024/311 K.2025/349
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/311 K.2025/861
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2024/314 K.2025/281

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.