İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/30 K.2024/514

2- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

Esas2024/30Karar2024/514Tarih7 Mart 2024Okuma9 dk · 1.895 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2024/30 E., 2024/514 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
7 Mart 2024
Esas No
2024/30
Karar No
2024/514
Temyiz eden (davalılar)
1- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.895 kelime·9 dk okuma·9 bölüm

2- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası (... Şubesi) VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

Danıştay Altıncı Dairesinin 20/09/2023 tarih ve E:2022/7820, K:2023/6711 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: ... Holding AŞ ve ... İşletmeleri Genel Müdürlüğüne ait ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve... tarih ve ... sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli ve 1/5000 ölçekli nazım imar planları ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 20/09/2023 tarih ve E:2022/7820, K:2023/6711 sayılı kararıyla;

Davalı idarelerin süre aşımı ve ehliyete yönelik itirazları yerinde görülmemiş,

4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 1. maddesi, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası, Ek-3. maddesi, 5. maddesindeki "nazım imar planı" ve "uygulama imar planı" tanımlarına yer verilerek,

Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Yüksek Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli Merkez Planlama Bölgesi Nazım İmar Planı Değişikliği ile ... parsel (yeni ... ada, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel) sayılı taşınmazın, orta yoğunlukta (200 kişi/ha) gelişme konut alanı, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri ile gelişme konut alanı, ticaret alanı, özel sağlık tesisleri alanı, park alanı ve yol alanı olarak belirlendiği, anılan değişikliklerin iptali istemiyle ... Şehir Plancıları Odası (... Şubesi) tarafından açılan davada, Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla planların iptaline karar verildiği,

Bunun üzerine, uyuşmazlık konusu ... ili, ... İlçesi, ...

Mahallesi, ... ada, ..., ...... ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı (eski ... parsel) taşınmazlara ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan dava konusu 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planları ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 03/08/2022 tarih ve 5921 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylandığı, söz konusu 1/25000 ölçekli nazım imar planı ile anılan taşınmazların arazi kullanımının düşük yoğunlukta gelişme konut alanı olarak belirlendiği,

1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda ise söz konusu taşınmazların 33.181,05 m2'sinin (parsel alanının %40.24'ü) düşük yoğunlukta (51/120 kişi/ha) gelişme konut alanı, 11.671,63 m2'sinin (parsel alanının %14.15'i) ticaret-konut alanı, 5.175,14 m2'sinin (parsel alanının %6.28'i) ilkokul alanı, 16.061,65 m2'sinin (parsel alanının %19.48'i) park alanı, 16.069,51 m2'sinin (parsel alanının %19.48'i) yol alanı, 306,97 m2'sinin (parsel alanının %0,37'si) trafo alanı olarak belirlendiği, konut ve ticaret alanları için E:1.20, Hmax:12 kat, ilkokul alanı için E:1.50, Yençok=2 kat olacak şekilde yapılaşma şartlarının belirlendiği,

Şu halde dava konusu imar planlarında, iptaline karar verilen 06/02/2012 onay tarihli planlar ile benzer fonksiyonlar getirildiği, farklı olarak önceki plandaki yapılaşma yoğunluğunun düşürüldüğü ve özel sağlık tesisleri alanı fonksiyonunun kaldırılarak yerine eğitim tesisleri alanı (ilkokul alanı) fonksiyonunun getirildiğinin anlaşıldığı,

Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında.

"Uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu alanın ülkemizin önemli deprem kuşaklarından birinin içerisinde yer aldığı, taşınmazın bulunduğu bölgede yakın gelecekte büyük bir depremin olma olasılığının oldukça yüksek olduğu, parselin zemin koşulları olası bir depremde sıvılaşma riskinin fazla olduğunu ortaya koyarken, kuyu verilerinin bu alan içinde olası fay(lar)ın varlığına da işaret ettiği; bu koşullar dikkate alındığında ilgili alanın mevcut veriler ışığında yerleşime uygun olmadığı,

ayrıntılı paleosismoloji çalışmalarının yapılarak deprem riskinin daha ayrıntılı olarak belirlenmesi gerektiği, ... sayılı parselin bulunduğu alanın “Mutlak Tarım Arazisi” niteliğinde olduğu, buradaki mevcut prefabrik depo binaları ve yer döşemeleri dikkatli olarak kaldırıldığı takdirde, toprağın tarımsal üretim için kullanılabileceği, ... sayılı parsel ile bu parselin cephe aldığı yolun doğusunun, ...

Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanan 1/25.000 ölçekli Merkez Planlama Bölgesi Nazım İmar Planı ile 1/5000 ölçekli Demirtaş Nazım İmar Planında Tarımsal Niteliği Korunacak Alan olarak belirlenmiş olduğu, dava konusu planlarla bu parselin Tarımsal Niteliği Korunacak Alandan çıkarıldığı,

yolun doğusunda tarım dışı yapılaşmaya izin verilmesi emsal teşkil edeceği için bu kesimde, ruhsatsız yapılaşmış olanlar başta olmak üzere diğer parseller için de benzer yapılaşma taleplerinin gelmesiyle mevcut nazım planların Tarımsal Niteliği Korunacak Alan kararlarının uygulanamaz duruma gelebileceği, taşınmazın üzerinde inşa edilecek konutlarda yaşaması öngörülen yaklaşık 985 kişi için ilköğretim okulu inşa edilemeyeceğinden buradaki çocukların ilköğretim okuluna gitmek için 25 metre genişliğinde bir trafik arterini geçmek zorunda kalacak olmalarının şehircilik ilkeleriyle bağdaşmadığı,

bu nedenlerle dava konusu imar planlarıyla yapılan değişikliklerin, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve hukuka uygun olmadığı" yönünde gerekçelere yer verilerek yukarıda bahsedilen uyuşmazlık konusu taşınmazlara ilişkin önceki planların iptaline karar verildiği,

Bu itibarla, yukarıda aktarılan E:... sayılı dosyada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda yer alan tespitler ve 06/02/2012 onay tarihli imar planı değişiklilerinin iptaline ilişkin gerekçeler dikkate alındığında, planlama alanının ülkemizin önemli deprem kuşaklarından birinin içerisinde yer aldığı, taşınmazların zemin koşullarında sıvılaşma riskinin fazla olduğu, kuyu verilerinin bu alan içinde olası fay(lar)ın varlığına da işaret ettiği, bu bakımdan mevcut veriler ışığında yerleşime uygun olmadığı, ayrıca alanın mutlak tarım arazisi niteliğinde olduğu ve tarımsal üretim için kullanılabileceğinin anlaşıldığı,

dava konusu imar planlarında Dairelerinin yukarıda aktarılan kararında belirtilen hukuka aykırılıkların devam ettiği ve kararda belirtilen gerekçelerin gereği gibi yerine getirilmediği, bu durumda, dava konusu imar planlarında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davalı idareler tarafından, davanın süre aşımı ve ehliyet yönlerinden reddi gerektiği, uyuşmazlık konusu taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına dair işleme yönelik herhangi bir dava açılmadığı, taşınmazlara ilişkin önceki plan değişikliklerinin yargı kararıyla iptaline karar verilmesi ve anılan taşınmazların plansız kalması üzerine ilgili kanuni düzenlemeler dikkate alınarak, bölgenin ihtiyaçları ve çevrede yer alan kullanımlar irdelenerek,

kamu elinde bulunan ve atıl vaziyette olan kaynakların etkin ve verimli bir şekilde değerlendirilmesi ilkesi gözetilerek kamu yararının arttırılması ve kamuya ait kaynaklara ekonomik anlamda değer katılması amacıyla söz konusu taşınmazlarda imar planı yapılmasına karar verildiği, planların yapımı aşamasında ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alındığı, üst ölçekli plan kararlarına uygun olarak yapılan imar planlarında çevre imar bütünlüğüne de riayet edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, 2.Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 20/09/2023 tarih ve E:2022/7820, K:2023/6711 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 07/03/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Anayasa'nın "Devletleştirme ve Özelleştirme" başlıklı 47. maddesinin 2. fıkrasında, "Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir." hükmüne yer verilmiştir.

18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7142 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanunun "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." hükmü yürürlükten kaldırılmakla birlikte 4046 sayılı Kanunun Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevlerinin sayıldığı 3. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenleme yürürlükte bulunmaktadır.

Her ne kadar, 703 sayılı KHK'nın "Kurulların Görevleri" başlıklı geçici 8. maddesinde, bu KHK ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilmiş ise de; Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanunla verilmiş görev ve yetkilerin bizzat kimin tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmemiştir.

Nitekim, 703 sayılı KHK'nın geçici 8. maddesine dayanılarak hazırlanan 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanunla verilmiş görev ve yetkileri kullanacak makamın bizzat "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilmiştir. Görüleceği üzere, 703 sayılı KHK veya yasal bir düzenleme ile yetkili makam tespit edilmediğinden Genelgeye ekli 1 sayılı listenin üçüncü sırasında Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kullanacak makamı gösteren ayrık bir düzenlemeye daha gerek duyulmuştur.

Öte yandan, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği makamın Cumhurbaşkanı olduğu 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesine ekli 1 sayılı listenin üçüncü sırasında tespit edilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler arasındaki özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazlara ilişkin her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonlarının onaylanması hususunda karar verecek makamın genelge hükümleri ile tespit edilmesi normlar hiyerarşisine açıkça aykırıdır.

Yetki kuralları, idari kararların Anayasa ve kanunların yetkili kıldığı organ, makam ve kamu görevlileri tarafından alınmasını ifade etmektedir. "Görev ve yetki" kamu düzeninden olup varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınması hususunda karar verecek makamın da alt düzenleyici işlem niteliğindeki genelge ile değil, Anayasanın 47. maddesinin 2. fıkrasının açık hükmü gereğince ancak üst hukuk normu niteliğindeki kanun ile düzenlenmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler konusunda bizzat karar alacak makamın üst hukuk normlarında belirlenmediği, 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelgeye ekli 1 sayılı listenin üçüncü sırasında tespit edilmiş yetkiye dayalı şekilde işlem tesis edildiği dikkate alınarak dava konusu işlemin yetki kuralları yönüyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, 703 sayılı KHK'nın 85. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi ile 4046 sayılı Kanuna eklenen geçici 29. madde, 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Dolayısıyla 703 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde "görülmekte olan işler"in bu tarih itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin de "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 703 sayılı KHK yürürlüğe girdikten sonra tesis edilen 03/08/2022 tarihli işlemin 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden işler kapsamında olduğundan söz edilemez.

Bu itibarla, 03/08/2022 tarih ve 5921 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun geçici 29. maddesi kapsamındaki görülmekte olan işler niteliğinde bulunmadığından, bu maddeye dayanılarak işlem tesis edilmesi hukuken mümkün değildir.

Kaldı ki, geçici 29. maddeyle sadece bu KHK'nın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca "görümekte olan işlerin" Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağına ilişkin düzenlemeye gerek duyulmuş olması da, Özelleştirme Yüksek Kurulunun geçici 8. madde kapsamında olmadığını göstermektedir.

Bu durumda, dava konusu imar planlarının yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olmaları nedeniyle iptaline karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek iptaline karar verilmesinde sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

KARŞI OY

XX- Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına dair işleme yönelik herhangi bir dava açılmadığı, taşınmazlara ilişkin önceki plan değişikliklerinin yargı kararıyla iptaline karar verilmesi ve anılan taşınmazların plansız kalması üzerine ilgili kanuni düzenlemeler dikkate alınarak, bölgenin ihtiyaçları ve çevrede yer alan kullanımlar irdelenerek,

kamu elinde bulunan ve atıl vaziyette olan kaynakların etkin ve verimli bir şekilde değerlendirilmesi ilkesi gözetilerek kamu yararının arttırılması ve kamuya ait kaynaklara ekonomik anlamda değer katılması amacıyla söz konusu taşınmazlarda imar planı yapılmasına karar verildiği, planların yapımı aşamasında ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alındığı, üst ölçekli plan kararlarına uygun olarak yapılan imar planlarında çevre imar bütünlüğüne de riayet edildiği anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, temyiz istemlerinin kabulü ile dava konusu imar planlarının iptali yolunda verilen Daire kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/30, K. 2024/514, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenlerin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'in Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Karşı Oy
  11. Karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2024/30
Karar No
2024/514
Tarih
7 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2024/31 K.2024/559
  • Danıştay 6. Daire E.2024/31 K.2024/1714
  • Danıştay 10. Daire E.2024/32 K.2024/733
  • Danıştay 13. Daire E.2024/33 K.2024/1551
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2024/33 K.2024/188
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2024/34 K.2024/187

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.