İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/384 K.2024/1023

2-… Bakanlığı VEKİLİ : Av. …

Esas2024/384Karar2024/1023Tarih9 Mayıs 2024Okuma13 dk · 2.616 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2024/384 E., 2024/1023 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
9 Mayıs 2024
Esas No
2024/384
Karar No
2024/1023
Temyiz edenler
I-(DAVALILAR) : 1-…
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.616 kelime·13 dk okuma·11 bölüm

2-… Bakanlığı VEKİLİ : Av. …

II-DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL

… Bakanlığı VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU

Danıştay Altıncı Dairesinin 02/11/2023 tarih ve E:2022/8424, K:2023/7847 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Kocaeli Serbest Bölgesinin sınırlarının ekli kroki ve koordinat tablosunda gösterildiği şekilde değiştirilmesi ile söz konusu serbest bölgeye dahil edilen ve ekli listede kamulaştırma bilgileri gösterilen taşınmazların, tapuda Hazine adına tescil edilmek üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nun 2. ve 5. maddeleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 14/08/2022 tarih ve 31953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan … tarih ve … sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın, Kocaeli ili, … ilçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 02/11/2023 tarih ve E:2022/8424, K:2023/7847 sayılı kararıyla;

Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,

Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3., 5., 6. ve 27. maddeleri; 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nun 2., 5. maddeleri ile Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği'nin 8. maddesinin son fıkrasına yer verilerek,

Acele kamulaştırma kararına yönelik yapılacak incelemede, nihai olarak taşınmazın kamuya devrinin gerçekleşmesi planlandığından, öncelikle acele kamulaştırma yoluyla el konulmak istenilen taşınmazın kamusal bir amaca -plan, proje ve bu konuda yetkili makamlarca alınan kamu yararı kararı gibi- özgülendiğinin ortaya konulması gerektiği, burada acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının bulunup bulunmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olup, kamu yararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin incelemenin ise olağan kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlere -kamu yararı/kamulaştırma kararı, proje vb.- karşı ilk derece yargı yeri olarak İdare Mahkemesinde açılacak davalarda yapılacağının tabii olduğu,

Diğer taraftan, acelilik halinin varlığının ortaya konulmasının, işlemin temel dayanağını teşkil ettiği, acelelik halinin varlığından söz edilebilmesi için, idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının, diğer bir ifadeyle gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerektiği,

Dosyanın incelenmesinden, Kocaeli Serbest Bölgesinin … tarih ve … sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yeri ve sınırlarının belirlendiği, Kocaeli Serbest Bölgesinin gemi inşaat sektöründe faaliyet gösteren firmalar için önemli bir cazibe merkezi olma özelliğini gösterdiği, yaklaşık 685 bin metrekaresi kullanılabilir durumda olan bölge arazisinin %98 oranında doluluğa ulaştığı, yeni yatırımcıların yatırım taleplerinin karşılanamadığı gerekçeleriyle, bölge sınırlarının değiştirilerek, yeni alan dahilinde kalan özel mülkiyete ait iki adet parselin acele kamulaştırılmasına ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın alındığı,

Kocaeli Serbest Bölgesinin genişleme alanına ait tamamlanmış bir imar planı bulunmamakla birlikte Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 15. fıkrası uyarınca bu bölgelerde imar planı yerine geçen Mekansal Yönetim Planının, Kocaeli Serbest Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile yürürlüğe konulduğunun anlaşıldığı,

Uyuşmazlıkta, her ne kadar … tarih ve …sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yeri ve sınırları belirlenen Kocaeli Serbest Bölge alanın, oluşan ihtiyaca istinaden 3218 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanlığınca genişletilebileceği açık ise de, Kocaeli Serbest Bölgesinin gemi inşaat sektöründe faaliyet gösteren firmalar için önemli bir cazibe merkezi olma özelliğini gösterdiği, yaklaşık 685 bin metrekaresi kullanılabilir durumda olan bölge arazisinin %98 oranında doluluğa ulaştığı, yeni yatırımcıların yatırım taleplerinin karşılanamadığı gerekçelerinin, uyuşmazlığa konu taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyrınca acele kamulaştırılması için yeterli olmadığı sonucuna ulaşıldığı,

Bu durumda, dava konusu acele kamulaştırma kararında, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumlar ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan üstün kamu yararı somut olarak ortaya konulamadığından, dava konusu acele kamulaştırma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle,

dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davalı idareler ile müdahil tarafından, acele kamulaştırma işleminin sebep ve amacının genel gerekçede yer aldığı, bölge doluluk oranının çok yüksek olması ve yatırımcılar için yeni arazilere ihtiyaç duyulmasının, bölgeye dahil edilecek (2) adet taşınmazın acele kamulaştırılmasının kamu yararı bakımından gerekli olduğunu ortaya koyduğu, içerik olarak da kamu yararı kararında bulunması gereken hususları ihtiva ettiği; yat üretimi konusunda faaliyet gösterecek yerli ve yabancı yatırımcıların ülke ve bölge ekonomisine ivedilikle katılımını sağlamak maksadıyla, taşınmazların olağan usul ile kamulaştırılması yerine acele kamulaştırma yöntemiyle elde edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idareler ile müdahilin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü; "Kamulaştırma" başlıklı 46. maddesinde, "Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir." hükmü yer almaktadır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Satın alma usulü" başlıklı 8. maddesinde; idarelerin, bu Kanuna göre, tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamalarının esas olduğu, anlaşma olmaması veya ferağ verilmemesi halinde bu Kanunun 10. maddesine göre işlem yapılacağı, "Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili" başlıklı 10. maddesinde de;

kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idarenin, 7. maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle, 8. madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat ederek, taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma, 3. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini isteyeceği hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise.

3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu'nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği,

bu Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlenmiştir.

3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Türkiye'de serbest bölgelerin yer ve sınırlarını belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Serbest bölgelerin, kamu kurum ve kuruluşlarınca, yerli veya yabancı gerçek veya tüzelkişilerce kurulmasına, işletilmesine Cumhurbaşkanınca izin verilir." hükmüne, 5. maddesinde, "Serbest bölge ilan edilen yerlerde ihtiyaç duyulacak arazi ve tesisler Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre sağlanabilir.

Cumhurbaşkanı bu arazi ve tesislerin acele kamulaştırılmasını kararlaştırabilir." hükmü yer almış, Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği'nin 8. maddesinin son fıkrasında ise, "Bölgede inşa edilecek üstyapıların tabi olacağı yapı ve inşa esasları ile bölge arazisinin kullanımına ilişkin mekânsal yönetim planları her bölge için Genel Müdürlükçe belirlenir.

Bölge faaliyete geçmeden önce inşa edilecek üst yapılara ilişkin projeler Genel Müdürlükçe onaylanır." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Mülkiyet hakkı, gerek Anayasa gerek uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel insan hakları arasında olup; bu düzenlemeler uyarınca ancak kanuna ve kamu yararına dayalı olarak kısıtlanabilmesi mümkündür.

Mer'i mevzuatımızda, mülkiyet hakkına yönelik müdahalelere yer verilen temel nitelikteki düzenlemelerden biri de, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'dur.

2942 sayılı Kanun'a göre idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde, eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırabilmeleri mümkündür.

Anılan Kanun'da, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.

Olağan kamulaştırma sürecinde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, Kanun'un 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır.

Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanun'un 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından Kanun'un 8. maddesine göre idarenin satın alma usulünü, karşılıklı anlaşmaya dayalı olarak denemesi gerekir.

Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, Kanun'un 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir.

Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.

Acele kamulaştırma usulü ise 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörülmüştür.

Kanun'un 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir.

Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.

Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır.

Dolayısıyla, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği açıktır.

Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın "Kamu Yararı" ve "Acelelik Hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, Kocaeli Serbest Bölgesinin … tarih ve … sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yeri ve sınırlarının belirlendiği, Kocaeli Serbest Bölgesinin gemi inşaat sektöründe faaliyet gösteren firmalar için önemli bir cazibe merkezi olma özelliğini gösterdiği, yaklaşık 685 bin metrekaresi kullanılabilir durumda olan bölge arazisinin %98 oranında doluluğa ulaştığı, yeni yatırımcıların yatırım taleplerinin karşılanamadığı gerekçeleriyle, bölge sınırlarının değiştirilerek, yeni alan dahilinde kalan özel mülkiyete ait iki adet parselin acele kamulaştırılmasına ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın alındığı,

Kocaeli Serbest Bölgesinin genişleme alanına ait tamamlanmış bir imar planı bulunmamakla birlikte Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 15. fıkrası uyarınca bu bölgelerde imar planı yerine geçen Mekansal Yönetim Planının, Kocaeli Serbest Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile yürürlüğe konulduğu anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, … tarih ve … sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yeri ve sınırları belirlenen Kocaeli Serbest Bölge alanın, oluşan ihtiyaca istinaden 3218 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanlığınca genişletilebileceği açık ise de, gemi inşaat sektöründe faaliyet gösteren firmalar için önemli bir cazibe merkezi olma özelliği gösteren ve yaklaşık 685 bin metrekaresi kullanılabilir durumda olan Kocaeli Serbest Bölgesinin arazisinin %98 oranında doluluğa ulaşması nedeniyle yeni yatırımcıların yatırım taleplerinin karşılanamamasına yönelik gerekçelerin, uyuşmazlığa konu taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılması için yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu durumda, dava konusu acele kamulaştırma kararında 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının somut olarak ortaya konulamadığı sonucuna varıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın uyuşmazlık konusu parselin acele kamulaştırılmasına yönelik kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.

Bu durumda, dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu parselin acele kamulaştırılmasına ilişkin kısmının iptali yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idareler ile müdahilin temyiz istemlerinin reddine, 2.Dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu parselin acele kamulaştırılmasına yönelik kısmının iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 02/11/2023 tarih ve E:2022/8424, K:2023/7847 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 09/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir. Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür.

Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.

Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir.

Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.

Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.

Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.

Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır.

Dava konusu işlem ile … tarih ve … sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yeri ve sınırları belirlen Kocaeli Serbest Bölgesinin, yaklaşık 685 bin metrekaresi kullanılabilir durumda olan bölge arazisinin %98 oranında doluluğa ulaşması ve yeni yatırımcıların yatırım taleplerinin karşılanamaması nedeni ile sınırları genişletilmiş, genişleme alanında kalan taşınmazların, tapuda Hazine adına tescil edilmek üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nun 2. ve 5. maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.

Dava konusu Karar ile gemi inşa sektörü için önemli bir üretim merkezi olan Kocaeli Serbest Bölgesinin genişletilerek yatırımcıların yeni yatırım yeri taleplerinin karşılanmasının amaçlandığı, davaya konu taşınmazın da içinde yer aldığı 60.307m2 alanın, yat üretimi konusunda faaliyet gösterecek yatırımcılara tahsis edilerek, yatırımın tamamlanması sonrasında yapılacak yat üretimi faaliyetlerinde yaklaşık 4 bin kişilik istihdam sağlanacağı ve yıllık 250 milyon ABD doları ihracat gerçekleştirilmesinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.

Bu durumda, ülke ekonomisinin, sanayisinin ve ticaretinin büyüyüp gelişmesini sağlayacak proje ve yatırımların en kısa sürede ve kamu kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde kullanılarak hayata geçirilebilmesini teminen, genişletilen serbest bölge sınırlarında kalan uyuşmazlık konusu taşınmazın kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğu ve 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinin uygulanabilmesinin şartlarından olan acelelik halinin bulunduğu ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idareler ile müdahilin temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/384, K. 2024/1023, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Iı-davalılar Yanında Müdahil
  4. Karşı Taraf (Davacı) : …
  5. İstemin Konusu
  6. Yargılama Süreci
  7. Temyiz Edenlerin İddiaları
  8. Karşı Tarafın Savunması
  9. Türk Milleti Adına
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. İlgili Mevzuat
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. Karşı Oy
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2024/384
Karar No
2024/1023
Tarih
9 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2024/384 K.2024/2402
  • Danıştay 4. Daire E.2024/385 K.2024/3170
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/388 K.2024/1065
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/392 K.2024/1108
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/393 K.2024/1024
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/394 K.2024/1025

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.