İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/77 K.2024/945

2- ... Kurumu-... VEKİLİ : Av. ...

Esas2024/77Karar2024/945Tarih2 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.263 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2024/77 E., 2024/945 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
2 Mayıs 2024
Esas No
2024/77
Karar No
2024/945
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalılar)
1- ... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.263 kelime·11 dk okuma·10 bölüm

2- ... Kurumu-... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

Danıştay Onuncu Dairesinin 23/05/2023 tarih ve E:2018/2673, K:2023/2687 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bünyesinde görev yapmaktayken 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile davacının kamu görevinden çıkarılmasına dayanak teşkil eden bilgi ve belgelerin tarafına verilmesi istemiyle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri kapsamındaki tedbir ve işlemlerle ilgili bilgi edinme başvuruları hakkında almış olduğu ... tarih ve ... sayılı İlke Kararı'nın iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 23/05/2023 tarih ve E:2018/2673, K:2023/2687 sayılı kararıyla;

Anayasa'nın 15 ve 74/4 maddeleri, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 1, 4, 5, 8, 13, 14, 16, 18, 19 ve 20. maddeleri ile dava konusu Olağanüstü Hal KHK’ları Kapsamındaki Tedbir ve İşlemlerle İlgili Bilgi Edinme Başvuruları Hakkında 04/08/2016 tarih ve 2016/1 sayılı İlke Kararı'na yer verilerek;

Dava konusu Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 04/08/2016 tarih ve 2016/1 sayılı İlke Kararı incelendiğinde;

Olağanüstü hâli gerekli kılan konu, 667 sayılı KHK’nın amacı ile 3 ve 4. maddelerinde düzenlenen tedbirlerin kapsamı ve mahiyeti birlikte değerlendirildiğinde, anılan tedbirler vasıtasıyla başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılarak Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korunmak istendiğinin anlaşıldığı,

4982 sayılı Kanun'un 14. maddesinde; “Bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu oluşturulmuştur.” hükmünün bulunduğu,

Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik'in 25. maddesinde de, “Kurul; bilgi edinme başvurusuyla ilgili olarak yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları inceler ve karara bağlar; kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar verir. Kurul, bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin hususları düzenlemeye yetkilidir.” hükmüne yer verildiği,

Söz konusu maddelerden, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun, bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek amacıyla kurulduğu ve bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin ilkeleri belirleyen kararlar alabileceğinin anlaşıldığı,

4982 sayılı Kanun'un 5. maddesinde, kurum ve kuruluşların, bu Kanun'da yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlü olduklarının belirtildiği, 15 ila 28. maddeleri arasında da bilgi edinme hakkının sınırlarının çizildiği, bilgi edinme hakkı kapsamı dışında tutulan konular arasında Devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler, idari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler ile adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgelere de yer verildiği,

dava konusu İlke Kararı da 667 sayılı KHK'nin 3 ve 4. maddeleri uyarınca kamu görevinden çıkarılan kişilerle ilgili işlemler ile bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğu değerlendirilmesine dayandığı, bu itibarla anılan kararın dayanağı kanuni düzenlemelere aykırı bir yönünün bulunmadığı,

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem yönünden; Davacı kamu görevinden 679 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname uyarınca çıkarılan kişiler arasında olduğundan, bu kapsamdaki bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Kanun'un 16. ve 19. maddeleri ve İlke Kararı'na göre bilgi edinme hakkının istisnaları arasında yer aldığının anlaşıldığı, Bu itibarla, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 04/08/2016 tarih ve 2016/1 sayılı İlke Kararı'na istinaden davacının itirazının reddedilmesine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, temyize konu kararla Anayasal haklarının ihlal edildiği, meslekten çıkarılmasına ilişkin bilgi ve belgelerin kendisine bildirilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda görev yapmakta iken, 17/08/2016 tarihli ve 29804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır.

Davacının, kamu görevinden çıkarılmasına dayanak teşkil eden bilgi ve belgelerin tarafına verilmesi istemiyle yaptığı başvuru, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapılarla irtibatta olduğu değerlendirilen kişilerle ilgili yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin, 4982 sayılı Kanun'un 19 ve 20. maddelerinde düzenlenen istisnalar dahilinde ve bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğuna yönelik Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 04/08/2016 tarih ve 2016/1 sayılı İlke Kararı kapsamında kaldığından bahisle reddedilmiştir.

Bakılan dava, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun anılan işlemi ile bu işleme dayanak teşkil eden Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri kapsamındaki tedbir ve işlemlerle ilgili bilgi edinme başvuruları hakkındaki 04/08/2016 tarih ve 2016/1 sayılı İlke Kararı'nın iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı" başlıklı 74. maddesinin 4. fıkrasında, "Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir."; "Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması" başlıklı 15. maddesinde ise, "Savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir." düzenlemelerine yer verilmiştir.

4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde. "Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.", "Bilgi edinme hakkı" başlıklı 4. maddesinde. "Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir.", "Bilgi verme yükümlülüğü" başlıklı 5. maddesinde.

"Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.", "Yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler" başlıklı 8. maddesinde.

"Kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya yayın, broşür, ilân ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler, bilgi edinme başvurularına konu olamaz. Ancak, yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığı veya açıklandığı başvurana bildirilir.", "İtiraz usulü" başlıklı 13. maddesinde.

Bilgi edinme istemi (…) reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde Kurula itiraz edebilir. Kurul, bu konudaki kararını otuz iş günü içinde verir. Kurum ve kuruluşlar, Kurulun istediği her türlü bilgi veya belgeyi onbeş iş günü içinde vermekle yükümlüdürler.

Kurula itiraz, başvuru sahibinin idarî yargıya başvurma süresini durdurur.", dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihlerde yürürlükte olan haliyle "Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu" başlıklı 14. maddesinde. "Bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu oluşturulmuştur.

... Kurulun sekretarya hizmetleri Adalet Bakanlığı tarafından yerine getirilir.

Kurulun görev ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Başbakanlıkça hazırlanarak yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle düzenlenir.", "Devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler" başlıklı 16. maddesinde.

"Açıklanması hâlinde Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek ve niteliği itibarıyla Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.", "İstihbarata ilişkin bilgi veya belgeler" başlıklı 18. maddesinde. "Sivil ve askerî istihbarat birimlerinin görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.

Ancak, bu bilgi ve belgeler kişilerin çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte ise, istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler bilgi edinme hakkı kapsamı içindedir." hükmü, "İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler" başlıklı 19. maddesinde. "Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;

a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak,

b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak,

c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek,

d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek,

Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır." , "Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler " başlıklı 20. maddesinde; "Açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;

a) Suç işlenmesine yol açacak,

b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek,

c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek,

d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek,

Nitelikteki bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.

04/04/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 18/06/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 06/01/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve diğer özel kanun hükümleri saklıdır." hükmü bulunmaktadır.

Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 25. maddesinde; “Kurul; bilgi edinme başvurusuyla ilgili olarak yapılacak itirazlar üzerine, Kanun'un 16 ve 17 nci maddelerinde öngörülen sebeplere dayanılarak verilen kararları inceler ve karara bağlar; kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar verir. Kurul, bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin hususları düzenlemeye yetkilidir.” kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Daire kararının düzenleyici işleme ilişkin kısmı yönünden;

4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun bilgi edinme hakkının sınırlarını düzenleyen maddeleri arasında yer alan 19. maddesinde idari soruşturmaya ilişkin bilgi ve belgelerin, 20. maddesinde ise, adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgelerin bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmıştır.

Dava konusu İlke Kararı'nda ise, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve bu nedenlerle haklarında idari veya adli soruşturma başlatılan, açığa alınan ve/veya 667 sayılı KHK'nin 3 ve 4. maddeleri uyarınca kamu görevinden çıkartılan kişilerle ilgili bu işlemler ile bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Kanun uyarınca talep edilmesi durumunda, başvuruların mezkur Kanun'un 19 ve 20. maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilerek bu doğrultuda uygulamaya gidilmesi gerektiği düzenlenmiştir.

Söz konusu İlke Kararı ile belirlenen ve bilgi edinme hakkı kapsamı dışında tutulan hususların, olağanüstü hal çerçevesinde yapılan idari veya adli soruşturma kapsamında elde edilen bilgi ve belgelere yönelik olması ve 4982 sayılı Kanun'un 19 ve 20. maddelerinde yer alan idari ve adli soruşturma kapsamında zamanından önce açıklanması halinde maddede sayılan sonuçlardan birini doğuracak nitelikte bulunması nedeniyle anılan kararın, dayanağı kanuni düzenlemelere aykırı bir yönünün bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Daire kararının bireysel işleme ilişkin kısmı yönünden;

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Onuncu Dairesi kararının, bireysel işlemlere yönelik kısmı aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısımının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 23/05/2023 tarih ve E:2018/2673, K:2023/2687 sayılı kararının bireysel işleme ilişkin kısmının ONANMASINA oyçokluğuyla, 3. Anılan Daire kararının düzenleyici işleme ilişkin kısmının ise yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA oybirliğiyle, 4. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 5. Kesin olarak, 02/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

KARŞI OY X- Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." kuralına yer verilmiştir.

Demokratik bir toplumda vazgeçilmez bir hak niteliğindeki adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri olan mahkeme hakkı uyuşmazlığın bir mahkeme önüne getirilebilmesini, dava konusu edilen uyuşmazlığa ilişkin esaslı iddia ve savunmaların yargı merciince incelenerek değerlendirilmesini ve bir karara bağlanmasını, ayrıca verilen kararın icra edilmesini gerektirir.

Mahkemelerin önündeki uyuşmazlığı karara bağlarken taraflardan birinin iddia ve savunmasına bağlı kalarak, buna karşı diğer tarafın öne sürdüğü esaslı itirazları tartışmadan yargılamayı sonuçlandırmaları halinde (ortada şekli anlamda bir karar bulunsa bile) gerçek anlamda bir yargılama yapıldığından bahsedilmesi mümkün değildir.

Kaldı ki, mahkemelerin önündeki uyuşmazlığın esasını incelememeleri sadece adil yargılanma hakkını zedelemekle kalmayacak, aynı zamanda davanın konusunu oluşturan medeni hakkın bağlantılı bulunduğu diğer hak ve özgürlüklerin de ihlal edilmesine yol açacaktır. Yargısal başvuru yolları, çoğunlukla bir hak veya özgürlükle bağlantılı uyuşmazlıkların çözüme kavuşturulması amacıyla getirilmiştir. Kişiler dava açmak suretiyle mahkemelerden hak ve özgürlükleriyle ilgili olarak yargısal korunma talep etmektedirler. Bireylerin yargısal korunma taleplerine yanıt vermek, bu bağlamda dava konusu uyuşmazlığın esasını inceleyerek iddia ve savunmaları değerlendirdikten sonra davayı karara bağlamak yargı mercilerinin anayasal görevleridir.

Uyuşmazlıkta, davalı idarelerce davacının bilgi edinme başvurusunun, İlke Kararı'nda yer alan bilgi edinme başvurularının 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 16, 19 ve ve 20. maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle reddedildiği, ancak söz konusu başvurunun ilgili maddelerde yer alan hangi sonucun doğmasını engellemek amacıyla tesis edildiği yönünde bir somutlaştırma yapılmadığı, Daire kararında da bu hususa ilişkin herhangi bir değerlendirmenin ve açıklamanın bulunmadığı görülmektedir.

Bu durumda, bireysel işlem yönünden kararın hukukiliğinin irdelenebilmesi için, Dairece bu hususta bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiğinden, davacının temyiz isteminin bireysel işlem yönünden kabulü ile Daire kararının bu kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/77, K. 2024/945, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'in Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Maddi Olay
  11. İlgili Mevzuat
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2024/77
Karar No
2024/945
Tarih
2 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2024/78 K.2024/1345
  • Danıştay 6. Daire E.2024/83 K.2024/2466
  • Danıştay 13. Daire E.2024/85 K.2024/1721
  • Danıştay 6. Daire E.2024/89 K.2024/2228
  • Danıştay 3. Daire E.2024/91 K.2024/1863
  • Danıştay 9. Daire E.2024/93 K.2024/1991

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.