İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/2862 K.2025/2247

Dava konusu istem: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile anılan işlemin dayanağı olan 2020 yılına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi…

Esas2025/2862Karar2025/2247Tarih27 Ekim 2025Okuma14 dk · 2.786 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2025/2862 E., 2025/2247 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
27 Ekim 2025
Esas No
2025/2862
Karar No
2025/2247
Temyiz edenler
1- (DAVACI):...
Vekili
Av. ...
2-(davalı)
... Kurumu
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Onuncu Dairesinin 30/06/2025 tarih ve E:2021/3554, K:2025/3334 sayılı kararının, davacı tarafından esas, davalı idare tarafından vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.786 kelime·14 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile anılan işlemin dayanağı olan 2020 yılına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol'ün 5.3.9. maddesinin iptali ve MEDULA sistemine 242-Nöropatik ağrı kodunun eklenmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 30/06/2025 tarih ve E:2021/3554, K:2025/3334 sayılı kararıyla;

2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1 ve 10. maddeleri ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14 ve 15. maddeleri belirtilerek;

Uyuşmazlıkta, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından savunma dilekçesinde yapılan görev itirazının Danıştay Onuncu Dairesinin 25/10/2021 tarih ve E:2021/3554 sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca... tarih ve ...-.../... sayılı karar ile çıkarılan olumlu görev uyuşmazlığı neticesinde Uyuşmazlık Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla Dairelerinin görevlilik kararı kaldırılarak uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğuna kesin olarak karar verildiği;Bu durumda, uyuşmazlığın idari yargı mercilerince çözülmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmış, vekalet ücreti hakkında hüküm kurulmamıştır.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından, davada düzenleyici işlem olan Protokol'ün de iptalinin istendiği, bu düzenlemeye karşı adli yargıda dava açılamayacağı, düzenleyici işlemin hukukunu etkilemeye devam ettiği, sözleşmesinin feshi ve bir yıl süreyle sözleşme imzalanmaması gibi sonuçlar doğabileceği, adli yargının görevli olduğu kanaati var ise dilekçe ret kararı verilmesi suretiyle kendisine dava açma imkanı tanınması gerekirken davanın tümü yönünden görev ret kararı verilmesinde isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesinin 2. fıkrası uyarınca lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, yargı kolu bakımından görevsizlik kararı olduğundan davaya devamın söz konusu olmadığı, adli yargıda yeni bir dava açılacağı, bu nedenle kararın vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davacı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın davanın görev yönünden reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Uyuşmazlık Mahkemesince ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla somut olayda görev uyuşmazlığı bulunmayan dava konusu 2020 yılına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol'ü de kapsar şekilde davada adli yargının görevli olduğuna karar verildiği görüldüğünden, anılan karar nedeniyle davayı görev yönünden reddeden Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı, bu nedenle davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Sekizinci Dairesi kararının davanın görev yönünden reddine ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Davalı idarenin vekalet ücreti yönünden temyiz istemine gelince;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.

2577 sayılı Kanun'un "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinin yargılama giderleri hususunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde, avukatlık ücretinin yargılama giderlerine dahil olduğu, 326. maddesinde; avukatlık ücretinin de aralarında bulunduğu yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, 331. maddesinin 2. fıkrasında ise;

görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edeceği hükmü yer almaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile anılan işlemin dayanağı olan 2020 yılına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol'ün 5.3.9. maddesinin iptali istemiyle açılan davada, dava dilekçesinin 05/09/2021 tarihinde tebliği üzerine davalı idareyi temsilen avukat aracılığıyla 24/09/2021 tarihinde savunma dilekçesi verildiği, 30/06/2025 tarihinde Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu kararında, Uyuşmazlık Mahkemesi kararı uyarınca davada adli yargı yerlerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verildiği ve vekalet ücreti hakkında hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır.

2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; adli ve askeri yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine; idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.

Uyuşmazlığın esasını teşkil eden 6100 sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasında; açıkça farklı veya aynı yargı kolunun görev alanına girdiği gerekçesiyle verilen görevsizlik kararları şeklinde bir ayrım yapılmamış ise de işbu davada olduğu şekilde idari yargı yerince, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde adli yargı yerlerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilen davanın görev yönünden reddi kararları sonrasında Danıştay tarafından dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi hususunda bir hüküm bulunmadığı, Danıştayın bu görevsizlik kararı ile dava konusu uyuşmazlık hakkında nihai kararını verdiği ve idari yargı yerinde görevsizlik kararı verilen davanın devamı niteliğinde olmayan, adli yargı kolunda açılacak yeni bir davanın söz konusu olacağı sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda; davanın görev yönünden reddi kararı sonucunda haksız çıktığı tartışmasız olan davacının vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekmektedir.

Diğer yandan, temyize konu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan, 03/10/2024 tarih ve 32681 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Danıştayda, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde görülen dava ve işlerde ücret" başlıklı 15. maddesinde;

"(1) Danıştayda ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat, kabul, davanın konusuz kalması ya da herhangi bir nedenle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedilir.

(2) Şu kadar ki, dilekçelerin görevli mercie gönderilmesine veya dilekçenin reddine karar verilmesi durumunda avukatlık ücretine hükmolunmaz." kuralına yer verilmiştir.

Bu haliyle, davalı idarenin süresinde savunmasını verdikten sonra uyuşmazlığın sona erdiği dikkate alındığında yukarıda belirtilen Tarife'nin İkinci Kısım İkinci Bölümünün 21. satırında duruşmasız işler için öngörülen 28.000,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hususunun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, temyize konu Daire kararının hüküm fıkrasındaki, "2. Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına," ifadesinden sonra gelmek üzere, "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 28.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine," ifadesinin eklenmesi suretiyle kararın düzeltilerek onanması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 30/06/2025 tarih ve E:2021/3554, K:2025/3334 sayılı kararının davanın görev yönünden reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 2. Anılan kararın davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının, kararın hüküm fıkrasındaki, "2. Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına," ifadesinden sonra gelmek üzere, "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine," ifadesi eklenmek suretiyle düzeltilerek ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 27/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, yargılama giderlerinin kapsamının belirtildiği 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlıklı 331. maddesinin 2. fıkrasında da, "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder." kuralına yer verilmiştir.

Yargı sistemimizin, farklı yargı kollarına ayrılmış olması nedeniyle, bu yargı kolları arasında da göreve ilişkin ihtilaflar çıkabilmekte olup, mahkemelerce böyle bir durumla karşılaşıldığında verilen ve işin esasına yönelik olmayan görevsizlik kararlarında, dava dosyaları doğrudan görevli yargı yerine gönderilmeyerek, bir anlamda diğer yargı kolunda davaya devam edip etmeyeceği hususu davacının iradesine bırakılmaktadır. Davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yargılama giderine davaya devam edilen mahkeme tarafından hükmedileceği, devam edilmemesi halinde ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edeceği düzenlenmiştir.

6100 sayılı Kanun'da, her ne kadar adli yargının bir kolu olan hukuk mahkemelerinde yapılacak yargılamaya ilişkin usul hükümleri düzenlenmiş ve yukarıda belirtilen 331. maddenin 2. fıkrasının gerekçesinde, anılan düzenlemenin adli yargı mahkemelerinin görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararlarındaki yargılama giderinden kaynaklanan sorunların giderilmesinin amaçlandığı belirtilmiş ise de, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin 1. fıkrasında yer alan atıf nedeniyle, idari yargıda hükmedilecek yargılama giderleri de bu Kanun'a göre belirlenmektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar ışığında, idare tarafından tesis edilen bir işleme karşı idari yargıda açılan ve davalı idarenin savunması alındıktan sonra adli yargının görevli olduğundan bahisle verilen;

işin esasına yönelik olmayan ve sadece görevli yargı yerinin tespiti mahiyetindeki kararlarda, davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve davacının görevli yargı yerinde davaya devam etmemesi halinde, 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinin 2. fıkrası uyarınca talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm etmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinin 2. fıkrasında yer alan kuralın, yargı kolunu değiştiren görevsizlik kararlarında vekâlet ücretine hükmedileceği şeklinde yorumlanması mümkün değildir.

Bu itibarla, farklı yargı kollarının görevli olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararları davanın esasını çözen kararlar olmadığından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen görev ret kararında, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile atıf yapılan 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bu aşamada vekalet ücretine hükmedilmemesi ya da "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. ve 331/2. maddeleri uyarınca görevli ve yetkili Mahkemede davaya devam edilmemesi ve kararın kesinleşmesi halinde" ibaresi eklenerek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken böyle bir ibare eklenmeden vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu yolunda verilen temyize konu Daire kararında hüküm fıkrasına "...28.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ibaresinden önce gelmek üzere "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. ve 331/2. maddeleri uyarınca görevli ve yetkili Mahkemede davaya devam edilmemesi ve kararın kesinleşmesi halinde" ibaresi eklenerek kararın vekalet ücretine ilişkin bu kısmının düzeltilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

KARŞI OY

XX- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesinde Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiş ise de, davanın görev yönünden reddine karar verilen davada davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik uyuşmazlık, anılan Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren,

"yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık" kapsamında maddi hata olarak değerlendirilebilecek bir husus olmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, vekalet ücreti hakkında da davanın esası hakkında karar vermeye yetkili ve görevli olan Danıştay Onuncui Dairesince karar verilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Daire kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.

KARŞI OY

XXX- Dava, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile anılan işlemin dayanağı olan 2020 yılına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol'ün 5.3.9. maddesinin iptali ve MEDULA sistemine 242-Nöropatik ağrı kodunun eklenmesi istemiyle açılmıştır.

2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un "Olumlu görev uyuşmazlığı çıkarma" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında; görev uyuşmazlığı çıkarmanın; adli ve idari bir yargı merciinde açılmış olan davada ileri sürülen görev itirazının reddi üzerine ilgili Başsavcı veya Başkanunsözcüsü tarafından görev konusunun incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesinden istenmesini ifade ettiği, 2. fıkrasında; yetkili Başsavcı veya Başkanunsözcüsünün Uyuşmazlık Mahkemesinden istekte bulunabilmesi için, görev itirazının, hukuk mahkemelerinde en geç birinci oturumda, idari yargı yerlerinde de dilekçe ve savunma evresi tamamlanmadan yapılmış olması ve yargı yerlerinin de kendilerinin görevli olduklarına karar vermiş bulunmalarının şart olduğu belirtilmiştir.

Anılan Kanun'un "Yargı merciince yapılacak işlemler" başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasında; görev itirazında bulunan kişi veya makamın, itirazın reddine ilişkin kararın verildiği tarihten, şayet bu kararın tebliği gerekiyorsa tebliğ tarihinden, itiraz yolu açık bulunan ceza davalarında ise ret kararının kesinleştiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde, uyuşmazlık çıkarılmasını istemeye yetkili makama sunulmak üzere iki nüsha dilekçeyi itirazı reddeden yargı merciine vereceği, 3. fıkrasında ise; yargı merciin, itiraz dilekçesi üzerine verdiği itirazı ret kararını kaldırarak görevsizlik kararı vermediği takdirde;

yetkili makama sunulmak üzere kendisine verilen dilekçeyi, alınan cevabı ve görevsizlik itirazının reddine ilişkin kararını, dava dosyası muhtevasının onaylı örnekleriyle birlikte uyuşmazlık çıkarma isteminde bulunmaya yetkili makama göndereceği hükümlerine yer verilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta;

-Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından savunma dilekçesinde dava konusu Protokol'ün düzenleyici işlem olduğu, hukuki denetiminin idari yargı yerlerince yapılacağı konusunda tereddüt bulunmamakla birlikte bu düzenleyici işlem uyarınca davacıya cezai şart uygulanmasına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden adli yargının görevli olduğu ileri sürülerek bireysel işlem yönünden görev itirazında bulunulmuştur.

-Bunun üzerine Danıştay Onuncu Dairesince 25/10/2021 tarihinde dava konusu bireysel işlem ile ilgili uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğu sonucuna varılarak davalı idarenin bireysel işleme yönelik uyuşmazlığın adli yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiğinden bahisle yaptığı görev itirazının reddine karar verilmiştir.

-Görevlilik kararı sonrasında ise davalı idare tarafından bireysel işlem yönünden verilen bu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması isteminde bulunulmuştur.

-Söz konusu istem üzerine olumlu görev uyuşmazlığına ilişkin 2247 sayılı Kanun'da yer alan sürecin işletilmesinin ardından nihai olarak Uyuşmazlık Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla;

"...sözleşme kamu hukuku ağırlıklı değil, tarafların serbest iradesi ile oluşmaktadır. İdarenin sözleşmedeki fesih ve diğer yetkilerinin karşı taraftan fazla bulunması, bu sözleşmenin özel sözleşme niteliğini etkilemediği gibi; kamu hizmetine ilişkin bulunsa da idarenin üstün yetkilerle donatıldığı sonucunu doğurmamaktadır.

Yapılan Protokol, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan incelemeler neticesinde provizyon sistemine gerçeğe aykırı reçete kaydı yapılarak Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 (on) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacıya ilk uyarı tebliğ edileceğini belirlediğine göre; sözleşmenin devamı aşamasında ortaya çıkan cezai şarta ilişkin işlemin, cezai şart uygulanmasına dayanak olan protokol maddesinin iptali ile Medula sistemine 242-Nöropatik Ağrı kodunun eklenmesi isteminden doğan uyuşmazlığın, anılan sözleşme ve protokol hükümleri ile özel hukuk kuralları uyarınca adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir.

24. Öte yandan, dava konusu uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanması ve bu Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesinde yapılan düzenleme karşısında; uyuşmazlığın bu çerçevede çözüme kavuşturulacağı da açıktır..." gerekçesiyle, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir.

Yukarıda aktarılan sürece bakıldığında, davalı idare tarafından açıkça ve yalnızca dava konusu bireysel işlem yönünden adli yargı yerlerinin görevli olduğunun ileri sürüldüğü, nitekim Danıştay Onuncu Dairesince de yalnızca bu işlem yönünden görev itirazı reddedilerek görevlilik kararı verildiği, ancak Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından dosya kapsamında idari yargının görevli olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmayan Protokol de dahil edilerek davanın tamamı yönünden adli yargının görevli olduğu kararı verildiği görülmektedir.

İncelenen dosyada, görev uyuşmazlığının sadece dava konusu bireysel işleme ilişkin olarak ortaya çıktığı dikkate alındığında, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından 2247 sayılı Kanun'da kendisine verilen görev uyuşmazlığını karara bağlama yetki ve görevini aşar şekilde görev uyuşmazlığı olmayan konuda da (somut olayda Protokol) hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıda aktarılan mevzuat ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; Uyuşmazlık Mahkemesinin yalnızca görev uyuşmazlığı olan konuda yetkisinin bulunduğu, uyuşmazlığı çözen kararının ilgili yargı yerini, yalnızca uyuşmazlık olan konu ile sınırlı olarak bağlayıcı olduğu sonucuna varılmaktadır.

Bu haliyle, somut olayda, görev uyuşmazlığının davacı hakkında tesis edilen bireysel işlem olan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemine ilişkin olduğu anlaşıldığından, Uyuşmazlık Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının da yalnızca bu işlemle sınırlı olarak bağlayıcı olduğunun kabulü zorunludur.

Bu durumda, davanın yalnızca ... tarih ve ... sayılı bireysel işlem yönünden adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle reddi gerekirken davanın tamamının görev yönünden reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2025/2862, K. 2025/2247, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunmaları
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Karşı Oy
  9. Karşı Oy
  10. Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2025/2862
Karar No
2025/2247
Tarih
27 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2025/2866 K.2025/4938
  • Danıştay 12. Daire E.2025/2895 K.2025/4262
  • Danıştay 10. Daire E.2025/2924 K.2025/4241
  • Danıştay 10. Daire E.2025/2932 K.2025/4657
  • Danıştay 5. Daire E.2025/2962 K.2025/10668
  • Danıştay 6. Daire E.2025/2977 K.2025/5207

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.