İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Vergi Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1996/306 K.1997/166

11.3.1995 günlü ve 22224 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 50 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "Geçmiş yıl zararlarının % 20 oranlı kurumlar vergisi karşısındaki durumu" başlıklı II/B-e bölümünde yer alan "% 20 oranlı kurumlar vergisi matrahının…

Esas1996/306Karar1997/166Tarih21 Mart 1997Okuma7 dk · 1.478 kelime

KÜNYE

Vergi Dava Daireleri Kurulu 1996/306 E., 1997/166 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Karar tarihi
21 Mart 1997
Esas No
1996/306
Karar No
1997/166
Temyiz Eden
Maliye Bakanlığı
Karşı Taraf
... Anonim Şirketi
Vekili
...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.478 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

İstemin Özeti

11.3.1995 günlü ve 22224 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 50 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "Geçmiş yıl zararlarının % 20 oranlı kurumlar vergisi karşısındaki durumu" başlıklı II/B-e bölümünde yer alan "% 20 oranlı kurumlar vergisi matrahının tespitinde uygulanan istisna ve indirimler nedeniyle meydana gelen geçmiş yıl zararlarının matraha dahil edilmesine " ilişkin düzenlemenin iptali ve bu düzenleme dolayısıyla 1994 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde istisna ve indirimler nedeniyle geçmiş dönemlerde meydana gelen mali bilanço zararı düşülmeden hesaplanan ve ihtirazi kayıtla beyan edilen matrah üzerinden ödenen vergilerin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.

Davayı duruşmalı olarak inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi K:1996/1076 sayılı kararıyla.

"5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Vergi Oranı" başlıklı 25 inci maddesinin 3946 sayılı Kanunla değiştirilen 1 inci fıkrasında, kurumlar vergisinin bu Kanuna göre tespit olunan kurum kazancından % 25 oranında alınacağının, 2 nci fıkrasında ise yukarıdaki orana göre hesaplanan verginin, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının % 20 sinden az olamayacağının öngörüldüğü, anılan maddenin 4 üncü fıkrasında ise, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı'nın yetkili olduğunun belirtildiği,

maddede verilen yetkiye dayanılarak çıkarılan 50 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde % 20 oranlı kurumlar vergisinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların saptandığı, tebliğde geçmiş yıl zararlarının % 20 oranlı kurumlar vergisi karşısındaki durumu tartışılarak matrahın tesbitinde uyulacak bir kısım esasların belirlendiği, % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahı bulunurken kurum kazancından indirilecek istisna ve indirimler sayıldıktan sonra 1993 ve daha önceki yıllardan gelen zararların analiz edileceğinin belirtildiği,

iştirak kazançları dışındaki kazanç istisnası zararın oluşumunda etkili olmuşsa, istisna kaynaklı bu zararın mahsubunun yapıldığı yılda söz konusu zararın % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahına dahil edileceğinin ifade edildiği, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun safi kurum kazancının tespitinde "indirilecek giderler" başlıklı 14 üncü maddesinin 7 nci bendinde, her yılın zararının bilançolarda ayrı ayrı gösterilmesi ve beş yıldan fazla nakledilmemesi koşuluyla geçmiş yılların mali bilançolarına göre meydana gelen zararların gider olarak indirilmesinin öngörüldüğü,

maddede her ne kadar gider kaydından söz edilmişse de bu hükmün, geçmiş yıl zararlarının kurumlar vergisi beyannamesinde belirtilen gelirden mahsup edilmesi şeklinde uygulama imkanı bulduğu, mali bilançonun, vergi kanunları uyarınca düzenlenmiş bilanço olup, mahsup edilmesi gereken geçmiş yıl zararlarının mali bilanço zararından oluşacağı, mali zararların işletmenin normal faaliyeti sonucu ortaya çıkabileceği gibi, indirim ve istisna uygulaması nedeniyle ortaya çıkan zararı da kapsadığı, her iki tür zararın da vergi kanunlarının uygulanması sonucu ortaya çıkan zarar olduğu,

Kurumlar Vergisi Kanununda ya da diğer kanunlarda geçmiş yıl zararlarının kaynaklarına göre bir ayrıma tabi tutulmadığı, bu durumda 50 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğindeki özsermaye karşılaştırmasından doğan geçmiş yıl zararının % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahından düşülebileceği, fakat indirim ve istisnalardan doğan zararların düşülemeyeceği şeklindeki düzenlemenin, İdarenin uygulamaya ilişkin genel ve objektif kuralları kanuna aykırı olmamak şartıyla kendisine tanınan yetki sınırları içinde kullanması gerektiği biçiminde açıklanan ilkenin ihlali sonucunu doğurduğu,

Kurumlar Vergisi Kanununun 25 inci maddesine aykırı olarak ve bu maddeyle tanınan yetkinin aşılması suretiyle düzenlenen 50 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin II/B-e bölümünün istisna ve indirimlerin uygulanmasından doğan geçmiş yıllara ait mali bilanço zararının, % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahına dahil edilmesini öngören hükümlerinin iptali gerektiği, dolayısıyla 50 sayılı Tebliğ uyarınca hesaplayıp, ihtirazi kayıtla beyan edilen tutar üzerinden fazladan tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinde de isabet bulunmadığı,

davacı şirket, kanuna aykırı olarak fazladan tahsil edilen vergi için kanuni faiz hesaplanarak tarafına ödenmesini istemişse de niteliği gereği faiz, ancak sözleşme ya da kanun hükmüne dayanılarak talep edilebileceğinden, ne sebeple olursa olsun, ödenmiş bir verginin açılan dava sonunda iadesine karar verilmesi halinde, ilgilisine ayrıca faiz ödenmesini öngören bir kanun hükmü bulunmadığından,

davacının bu talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle 50 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin II/B-e bölümünün, istisna ve indirimlerden kaynaklanan geçmiş yıl zararlarının % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahının tesbitinde dikkate alınmasına ilişkin hükümlerinin iptaline, ihtirazi kayda rağmen, tebliğ hükümleri uyarınca fazladan tahakkuk ettirilen vergi ve fonların kaldırılmasına faiz isteminin ise reddine karar vermiştir.

Kararı Maliye Bakanlığı temyiz etmekte ve dava konusu tebliğ ile yeni bir yükümlülük getirilmediğini, Tebliğin idarenin Kanunu nasıl uygulaması gerektiği konusunda açıklamalar taşıdığını, icrai nitelikte bir işlem olmadığını, Bakanlıklarının görüşünün idari davaya konu olabilecek düzenleyici bir işlem olarak nitelendirilemeyeceğini, Tebliğin iptali istenen bölümünün, istisna konusuna giren kazançlar üzerinden en az % 20 oranında kurumlar vergisi alınacağı şeklindeki Kurumlar Vergisi Kanununun 25 inci maddesine aykırı olmadığını ileri sürmektedir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi ...'un Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, Danıştay Dördüncü Daire kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...'nın Düşüncesi: 11.3.1995 günlü ve 22224 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 50 Seri No'lu kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin II/B-e bölümünün istisna ve indirimlerden kaynaklanan geçmiş yıl zararlarının % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahının tesbitinde dikkate alınmasına ilişkin hükümlerinin iptali, ihtirazi kayda rağmen, tebliğ hükümleri uyarınca fazladan tahakkuk ettirilen vergi ve fonların terkini, davacının faiz hakkındaki talebinin ise reddi yolundaki Danıştay Dördüncü Daire kararının, Maliye Bakanlığınca bozulması istenilmektedir.

Davalı idarenin, davanın Vergi Mahkemesinde açılması gerektiği, ortada idari davaya konu olabilecek bir işlem bulunmadığı öte yandan karar aşamasında Vergi Dairesi Müdürlüğünün de hasım mevkiine alınmasının yerinde olmadığı yolundaki usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir.

5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1.1.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3946 sayılı Yasa ile değişik 25. maddesinin birinci fıkrasında; kurumlar vergisinin, bu kanuna göre tesbit olunan kurum kazancından % 25 oranında alınacağı, ikinci fıkrasında;

bu orana göre hesaplanan verginin, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının % 20 sinden az olamayacağı, bu hesaplamada, iştirak kazançları ile yatırım fonları ve ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançlarının dikkate alınmayacağı, son fıkrasında da, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hükme bağlanmış, ek geçici 21. maddesinde de, Kurumlar Vergisi Kanununun 3946 sayılı Kanunla değişiklik yapılmadan önceki 25. madde hükmü ile bu kanunla yürürlükten kaldırılan Mükerrer 25 ve geçici 19. maddeleri hükümlerinin, kurumların, 1993 yılına ilişkin olup,

1.1.1994 tarihinden itibaren beyanı gereken kazançları hakkında da uygulanacağı açıklanmıştır.

26.12.1993 tarihli ve 3946 sayılı Kanunla, Vergileme rejiminde önemli değişiklikler gerçekleştirilmiş bu arada, yukarıda da değinildiği gibi, kurumlar vergisi oranı % 46 dan % 25'e indirilmiş kurumlar vergisi matrahından indirilen veya istisna edilen kazançların hem sayısal hem de tutar olarak önemli bir büyüklüğe ulaşmasına, dolayısı ile verginin fiskal verimliliğinin düşmesine bir tepki olarak getirilen, ancak uygulamada önemli aksaklıklar yaratmış bulunan asgari kurumlar vergisi müessesesi kaldırılarak, yerine % 20 oranında kurumlar vergisi uygulaması getirilmiştir.

Bu uygulamanın da, önemli ölçüde azaltılmış bulunan indirim ve istisnaların, yine de kurum kazancını eritip yok etmesini önlemek amacı ile getirildiği kuşkusuzdur.

Böyle olunca ve yayımlanma tarihinin 30.12.1993 olduğu yürürlük tarihinin 1.1.1994 olarak belirlendiği öte yandan 5422 sayılı Yasada farklı bir uygulamaya imkan sağlayabilecek herhangibir hükmün bulunmadığı hususlarıda dikkate alındığında, sözü edilen Yasanın 25. maddesinin ikinci fıkrası, hükmüyle cari yıla ilişkin indirim ve istisnaların yanısıra geçmiş yıllarda kazancın bulunmaması yada yetersizliği nedeniyle indirilemeyen, indirim ve istisnalarında % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahına dahil edilmesinin öngörüldüğü sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu durumda, 50 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin II/B-e bölümünün mükerrer mahsup yapılamayacağı anlayışını açıklayan uyuşmazlık konusu hükümlerinin, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 25.maddesine aykırı olarak ve bu maddeyle tanınan yetkinin aşılması suretiyle düzenlendiğinin kabulü mümkün değildir.

Diğer taraftan, 5422 sayılı Yasanın 14.maddesinin 7.bendinde, zararın kaynağına göre bir ayırım yapılmamış olması,önceki yıllarda kazancın bulunmaması yada yetersizliği nedeniyle indirilemeyen indirim ve istisnaların, % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahından da düşülmesini zorunlu kılmaz.

Zira yukarıda da değinildiği gibi, vergileme rejiminde yapılan değişikliğin önemli bir parçası olan 5422 sayılı Yasa'nın 25.maddesinin ikinci fıkrası, ile önceki yıllara ait indirim ve istisnaların da % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahına dahil edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

Esasen, 5422 sayılı Yasanın 14.maddesinin 7.bendinde, geçmiş yılların mali bilançolarına göre meydana gelen zararların, beş yıldan fazla nakledilmemesi ve bilançolarda her yılın zararının ayrı ayrı gösterilmesi şartıyla, kurum kazancının tesbitinde gider olarak hasılattan indirilebileceği belirtilmiş olup, bu hükümle, ertesi yıllar kazancından indirilmesine imkan tanınan zararların, mali bilançolara göre meydana gelmiş olması kurala bağlanmış, bilançodan kaynaklanmayan zarar veya kazancın bulunmaması ya da yetersizliği nedeniyle indirilemeyen indirim ve istisnaların ertesi yıllar kazancından mahsubu da öngörülmemiştir.

Söz konusu indirim ve istisnalar, kurumlar vergisinin dönemselliği ilkesi gereği, ancak ilgili oldukları vergilendirme dönemleri içinde değerlendirilebilmekte, bunların sonraki yıllar kazançlarından indirilebilmeleri; yasalarda yapılan özel düzenlemeler çerçevesinde mümkün olabilmektedir.

Bu itibarla, Tebliğin sözü edilen hükümlerinin 5422 sayılı Yasa'nın 14.maddesinin 7.bendine aykırı olduğu da kabul edilemez.

Açıklamaya çalışılan bütün bu nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile Danıştay Dördüncü Daire kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, duruşma için belirlenen günde davalı idareyi temsilen gelen Hazine Avukatı ... ve Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü Şube Müdürü ... ile davacı şirket vekili Avukat ... dinlenip, Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi Kararın özet bölümünde yazılı Danıştay Dördüncü Dairesinin 20.3.1996 günlü ve E:1995/2669, K:1996/1076 sayılı Kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Kurulumuzca da uygun bulunmuş ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu nedenlerle temyiz isteminin reddine, yükümlü vekili için tayin ve takdir olunan ...- lira avukatlık ücretinin temyiz eden taraftan alınarak diğer tarafa ödenmesine 21.3.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 1996/306, K. 1997/166, 21 Mart 1997 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas No
1996/306
Karar No
1997/166
Tarih
21 Mart 1997

İlgili Kararlar

  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1996/311 K.1997/168
  • Danıştay 11. Daire E.1996/685 K.1997/705
  • Danıştay 11. Daire E.1996/989 K.1997/707
  • Danıştay 11. Daire E.1996/1250 K.1997/670
  • Danıştay 6. Daire E.1996/1302 K.1997/1338
  • Danıştay 6. Daire E.1996/1411 K.1997/1423

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.