İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Vergi Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1998/381 K.1999/341

Tarhiyata karşı açılan davayı inceleyen ...

Esas1998/381Karar1999/341Tarih11 Haziran 1999Okuma8 dk · 1.612 kelime

KÜNYE

Vergi Dava Daireleri Kurulu 1998/381 E., 1999/341 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Karar tarihi
11 Haziran 1999
Esas No
1998/381
Karar No
1999/341
Temyiz Eden
...
Vekili
...
Karşı Taraf
…Vergi Dairesi Müdürlüğü
İstemin Özeti
... yılı için davacı adına resen geçici vergi salınmış, ağır kusur cezası kesilmiştir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.612 kelime·8 dk okuma·3 bölüm

Tarhiyata karşı açılan davayı inceleyen ...

Vergi Mahkemesi, ... günlü, E: ..., K: ... sayılı kararıyla; inceleme raporuyla yükümlünün 1989 yılında satın alıp 1991 yılında parsellettiği arazinin bir parseline arsa karşılığı inşa ettirdiği daire ve dükkanların 1995 yılında satışından elde ettiği ticari kazancını beyan etmediğinin tespiti üzerine resen salınan gelir vergisinin % 50'si tutarında geçici vergi salınıp ağır kusur cezası kesildiği, mahkemelerince 8.5.1997 günlü kararla ağır kusur cezalı gelir vergisi tarhiyatına karşı açılan davanın; ... lira matraha isabet eden cezalı vergiye ilişkin kısmının reddedildiği,

yıllık beyanname verme süresi geçtikten sonra salınan geçici vergide isabet görülmediği, Vergi Usul Kanununun 347 nci maddesi gereğince kesilen ağır kusur cezasında yasaya aykırılık bulunmadığı ancak, cezanın azaltılan matraha göre yeniden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davayı kısmen kabul ederek geçici vergiyi kaldırmış, ağır kusur cezasını değiştirmiştir.

Tarafların temyiz istemlerini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi, 3.6.1998 günlü, E:1997/4693, K:1998/2395 sayılı kararıyla; bir vergilendirme dönemi için ikmalen veya resen vergi tarhı halinde bu vergi tutarı üzerinden takip eden vergi dönemi için geçici vergi hesaplanması mümkün olmadığından vergi ziyaına yol açıldığından söz edilerek, geçici vergi için ceza kesilebileceğinin kabulünde isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararı bozmuş, vergi dairesi müdürlüğü temyiz istemini reddetmiştir.

Bozma kararına uymayan ... Vergi Mahkemesi ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca direnmiştir.

Karar, yükümlü tarafından temyiz edilmiş, geçici verginin kaldırılması yolundaki kararın kesinleşmiş olması karşısında bu vergiye bağlı cezanın değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar vergi mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...'in Düşüncesi: Davacı adına 1995 yılı için resen tarhedilen cezalı gelir vergisi nedeniyle 1996 yılı için cezalı geçici vergi tarhiyatı yapılması üzerine dava açılmış, gelir vergisini tadilen tasdik eden Vergi Mahkemesi, "onanan kısım üzerinden resen geçici vergi tarhiyatı yapılması yerinde ise de, yasa gereği vergi aslının aranmayacağı" gerekçesiyle geçici vergiyi kaldırmış, bulunan matrah üzerinden ceza kesilmesini ise onamıştır.

Mahkeme kararının karşılıklı olarak temyizi üzerine Danıştay Dördüncü Dairesi 3.6.1998 günlü kararıyla geçici vergi için ceza kesilemeyeceği görüşüyle kararın bu kısmını bozmuştur.

Vergi Mahkemesi kısmen bozma kararına uymayarak, geçici verginin cezasına ilişkin olarak verdiği kararında ısrar etmiş, karar bu kezde davacı tarafından temyiz edilmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun olay tarihinde yürürlükte bulunan Mükerrer 120 nci maddesinde, gerçek usulde gelir vergisine tabi ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabının cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsup edilmek üzere geçici vergi ödeyecekleri, geçici verginin yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilip yıllık gelir vergisi ile birlikte tarh ve tahakkuk ettirileceği, kurumlarda dahil olmak üzere mükelleflerin dilerlerse ilgili hesap döneminde üçer aylık bilanço ve gelir tablosuna göre hesaplanan kazançlarının % 25 ini geçici vergi olarak ödeyebilecekleri,

bu usulde hesaplanan geçici verginin üçer aylık dönemleri takip eden ayın 20 nci günü akşamına kadar beyan edilip aynı süre içinde ödeneceği, yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş dönemlere ait geçici verginin eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalen geçici vergi tarh edileceği, ancak, yıllık beyanname verme süresi geçtikten sonra geçici verginin aslı aranmayıp, bu vergiye gecikme faizi ve ceza uygulanacağı hükme bağlandıktan sonra devam eden 5 nci fıkrada, bir önceki takvim yılında tahakkuk eden geçici vergi, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir,

mahsup edilemeyen tutar, içinde bulunulan yıla ilişkin olarak ödenecek geçici vergiye, artan kısmı diğer vergi borçlarına mahsup edilir, bu mahsuplara rağmen kalan geçici vergi tutarı, mükellefin o yıl sonuna kadar yazılı olarak talep etmesi halinde kendisine red ve iade edilir denilmektedir.

Görüldüğü gibi madde mükelleflere geçici verginin ödenmesi konusunda iki seçenek sunmaktadır. Ya yıllık beyannamenin verilmesi sırasında hesaplanan bir yıllık vergi tutarı üzerinden, gelecek yıl için, belli bir oranda peşin vergi niteliğindeki geçici vergi ödenecek, yada işle ilgili üçer aylık bilanço ve gelir tablosuna göre hesaplanacak tahmini kazancın belli bir yüzdesi geçici vergi olarak üçer aylık dönemler halinde ödenecektir. Her iki halde de esas olan, ödenen geçici (peşin) verginin yıl sonunda verilecek gelir yada kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilmesi, artan miktarın mükellefe iadesidir.

Yine maddenin 4 üncü fıkrasında, beyan dönemi geçtikten sonra, yapılan beyanda bir eksiklik saptanır ise bu eksikliğin resen yada ikmalen yapılacak vergi tarhiyatına bağlı olarak geçici vergi tarhiyatını da gerektireceği, ancak, mahsup imkanı ortadan kalktığı için geçici vergi aslının aranamayacağı, ama bu vergi için gecikme faizi ve ceza uygulanacağı prensibi konulmuş ve bu prensibin uygulanması açısından geçici verginin ödenmesi ile ilgili seçeneklerden hangisinin seçilmiş olması gerektiği konusunda bir ayırım yapılmamıştır.

Yani, ister yıllık beyanname ile isterse üçer aylık beyannamelerle ödenmiş olsun geçici vergi matrahında, beyanname verildikten sonra saptanacak noksanlık için hesaben bulunan vergi farkı (mahsup dönemi geçtiği, mahsup imkanı kalmadığı için) mükelleften istenemeyecek ancak vergi açısından meydana gelen gecikme ve kayıp nedeniyle ceza ve gecikme faizi istenebilecektir.

Dava konusu olayda da resen tarhedilen cezalı gelir vergisinde isabetsizlik görülmediğine göre, bu matrah farkından doğan geçici vergi için ceza kesilmesinde de yasaya aykırılık bulunmadığından, cezayı onayan Mahkemenin ısrar kararı hukuka uygun olup, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

1989 yılında satın alıp parsellettiği arsanın bir kısmı üzerine arsa karşılığı inşa ettirdiği daire ve dükkanların 1995 yılında satışından elde edilen ticari kazancın beyan edilmediğinin tespiti üzerine resen salınan gelir vergisinin % 50'si oranında geçici vergi salınamayacağı ancak, değiştirilen matraha göre kesilen ağır kusur cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı yolundaki ısrar hükmü temyiz edilmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 120 nci maddesinin üçüncü fıkrasında; yapılan incelemeler sonucunda geçmiş dönemlere ait geçici verginin eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalen geçici vergi tarh edileceği, ancak yıllık beyanname verme süresi geçtikten sonra geçici verginin aslının aranmayacağı, bu vergiye gecikme faizi ve ceza uygulanacağı kurala bağlanmıştır.

Geçici verginin bağlı olduğu gelir vergisine karşı açılan davada matrah azaltılarak tarhiyatın değiştirilmesine ilişkin mahkeme kararına karşı tarafların temyiz istemleri Danıştay Dördüncü Dairesinin 3.6.1998 günlü, E:1997/4723, K:1998/2394 sayılı kararıyla reddedilmiş olduğundan, yıllık beyanname verme süresinin geçmiş olması karşısında kesinleşen geçici vergi kaldırılmış ise de, söz konusu karar uyarınca geçmiş döneme ait geçici verginin eksik beyan edilmiş olması nedeniyle ceza uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığından geçici verginin yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi özelliği taşımasından dolayı yol açılan vergi kaybı nedeniyle ağır kusur cezası değil kusur cezası uygulanması gerekmektedir.

Bu nedenlerle temyiz isteminin kısmen kabulü ile ... Vergi Mahkemesinin ... günlü, E: ..., K: ... sayılı kararının bozulmasına, yeniden verilecek kararda karşılanacağından yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 11.6.1999 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

X - KARŞIOY

5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun mükerrer 40 ıncı maddesinde, kurumlar vergisi mükelleflerinin cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere, Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120 nci maddesinde belirtilen esaslara göre geçici vergi ödeyecekleri, belirtilmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesinin ikinci fıkrasında, geçici vergi tutarı, içinde bulunulan yılda verilen" yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinin", ticari ve mesleki kazanca isabet eden kısmının yüzde ellisi olarak belirlenmiştir. Fıkrada ayrıca, "Geçici vergi, yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilir ve yıllık gelir vergisi ile birlikte tarh ve tahakkuk ettirilir" denilmiştir.

Bu hükümlerden, "cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsupedilmek üzere", "yıllık gelir vergisi beyannamesi ile "beyan edilecek olan geçici verginin, "yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinin" yüzde ellisi oranında olacağı anlaşılmakta olup, yıllık beyannamede gösterilen dönem matrahı dışında herhangi bir tutar üzerinden hesaplanıp istenmesi olanağı bulunmadığı görülmektedir.

Yıllık beyanname ile bildirilmesi gereken dönem matrahının hiç beyan edilmemesi yada noksan beyanı nedeniye ikmalen yada re'sen tarh edilen vergi "yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisi" olarak nitelendirilemeyeceğinden, ikmalen yada re'sen tarholunan yıllık kurumlar vergisi üzerinden ayrıca geçici vergi hesaplanıp istenmesinde, sözü edilen hükümler karşısında olanak bulunmamaktadır.

Bununla beraber, mükerrer 120 nci maddeye, 3946 sayılı Kanunla eklenen dördüncü fıkrada, "Yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş dönemlere ait geçici verginin eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici vergi tarhedilir. Ancak, yıllık beyanname vermesüresi geçtikten sonra geçici verginin aslı aranmaz, bu vergiye gecikme faizi ve ceza uygulanır." denilmektedir. 3946 sayılı Kanunla, maddenin birinci ve ikinci fıkralarında bir değişiklik yapılmamış, geçici verginin "yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisi" üzerinden hesaplanacağı kuralı değiştirilmemiştir. Bu haliyle yeni dördüncü fıkra hükmünü, ikmalen veya re'sen salınacak gelir vergisiyle birlikte geçici vergi de tarhedileceği biçiminde anlamak mümkün değildir.

Re'sen veya ikmalen geçici vergi tarhı ancak, yine 3946 sayılı Kanunla, mükerrer 120 nci maddeye eklenen 3 üncü fıkra uygulamasında sözkonusu olabilir. Sözü edilen üçüncü fıkrada aynen, "Kurumlar da dahil olmak üzere, mükelleflerdilerlerse, ilgili hesap döneminde üçer aylık bilanço ve gelir tablosuna göre hesaplanan kazançlarının % 25 ini geçici vergi olarak öderler.

Bu usulde hesaplanan geçici vergi, üçer aylık dönemleri takip eden ayın 20 nci günü akşamına kadar gelir veya kurumlar vergisi bakımından bağlı olunan vergi dairesine beyan edilir ve aynı süre içinde ödenir. Bu usulü seçen mükellefler hakkında ikinci fıkra hükümleri uygulanmaz. Bu usulü seçen mükellefler iki yıl geçmeden bu usulden dönemezler." denilmektedir.

Bu usulü seçen mükelleflerin, üç aylık beyannameyi vermemeleri yada beyanlarının bilanço ve gelir tablolarına yada gerçeğe uygun olmaması halinde, re'sen veya ikmalen geçici vergi tarhı ve vergi ziyaına sebebiyet vermeleri nedeniyle cezaya muhatap tutulmaları gerektiğinden dördüncü fıkra hükmünün de haklarında uygulanması mümkün bulunmaktadır.

Sonuç olarak, bir vergilendirme dönemi için ikmalen veya resen vergi tarhı halinde, bu vergi tutarı üzerinden, takip eden vergi dönemi için, geçici vergi hesaplanması mümkün bulunmadığından, vergi ziyaına yol açıldığından söz edilerek geçici vergi için ceza kesilebileceğinin kabulünde isabet yoktur. Israr kararının bu nedenlerle bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.

XX - KARŞIOY

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler, bozulması istenen mahkeme kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında yerinde ve ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte değildir. Bu nedenle temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 1998/381, K. 1999/341, 11 Haziran 1999 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. X - Karşıoy
  5. XX - Karşıoy

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas No
1998/381
Karar No
1999/341
Tarih
11 Haziran 1999

İlgili Kararlar

  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1998/382 K.1999/332
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1998/385 K.1999/339
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1998/388 K.1999/348
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1998/404 K.1999/334
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1998/412 K.1999/359
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1998/414 K.1999/343

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.