İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Vergi Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1999/360 K.2000/103

Tarhiyata karşı açılan davayı inceleyen ... Vergi Mahkemesi, ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; 1992 ve izleyen yıllarda ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğunun, borç alanların ve davacının ifadesi ile sabit olduğu, kaçakçılık cezalı gelir…

Esas1999/360Karar2000/103Tarih25 Şubat 2000Okuma5 dk · 963 kelime

KÜNYE

Vergi Dava Daireleri Kurulu 1999/360 E., 2000/103 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Karar tarihi
25 Şubat 2000
Esas No
1999/360
Karar No
2000/103
Temyiz Eden
...
Vekili
...- ...
Karşı Taraf
... Vergi Dairesi Müdürlüğü
İstemin Özeti
İhbar üzerine davacının 1992, 1993 ve 1994 yıllarında ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğu ve faaliyetini vergi dairesinin bilgisi dışında yürüttüğü tespit edilerek 1992 yılı için adına kaçakçılık cezalı gelir vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi salınmış ve fon payı hesaplanmıştır.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

963 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Tarhiyata karşı açılan davayı inceleyen ... Vergi Mahkemesi, ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; 1992 ve izleyen yıllarda ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğunun, borç alanların ve davacının ifadesi ile sabit olduğu, kaçakçılık cezalı gelir vergisi ve banka sigorta muameleleri vergisinde yasaya aykırılık görülmediği, fon payının yükümlülerin beyanları üzerinden hesaplanabileceği, olayda resen bulunan matrah farkı üzerinden cezalı fon payı hesaplanmasında yasal isabet görülmediği gerekçesiyle davayı kısmen kabul ederek kaçakçılık cezalı gelir vergisi ve banka sigorta muameleleri vergisi yönünden davayı reddetmiş, kaçakçılık cezalı fon payını kaldırmıştır.

Tarafların temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi, 16.3.1999 günlü ve E:1997/3793, K:1999/1023 sayılı kararıyla; gelir vergisi ve banka sigorta muameleleri vergisine ilişkin yükümlü temyiz istemini reddetmiş, fon payının eksik tarh ve tahakkuk ettirilmesi halinde Vergi Usul Kanununun ikmalen ve resen tarhiyatı düzenleyen hükümlerinin uygulanmasına bir engel bulunmadığı, cezalı fon payının kaldırılmasında yasal isabet görülmediği,

213 sayılı Yasanın 348 inci maddesinde kaçakçılık ve ağır kusur sayılan haller dışında herhangi bir suretle vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin kusur cezası kesilmesini gerektiren bir hal olarak tanımlandığı, olayda, matrah farkının bulunuş biçimine göre kasten vergi ziyaına sebebiyet verildiğinden söz edilemeyeceğinden, salınan vergilere kusur cezası kesilmesi gerektiği gerekçesiyle vergi dairesi müdürlüğünün fon payı ile ilgili istemi ile davacının kaçakçılık cezalarına ilişkin temyiz istemini kabul ederek kararın söz konusu hüküm fıkralarını bozmuştur.

Bozma kararı üzerine ... Vergi Mahkemesi, ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; fon payı ile ilgili bozma hükmüne uyarak fon payı yönünden davayı reddetmiştir. İkrazatçılık faaliyetinden dolayı ticari kazancını vergi dairesinin ıttılaı dışında bıraktığı saptanan yükümlü adına kesilen kaçakçılık cezasında Vergi Usul Kanununun 341 ve 344 üncü maddelerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle ilk kararın kaçakçılık cezası ile ilgili hüküm fıkrasında ısrar etmiştir. Israr kararı yükümlü tarafından temyiz edilmiş, tarhiyatın varsayıma dayalı olduğu, ifadeler dışında hiçbir somut tespit bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi ...'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar ısrar kararının bozulmasını sağlayacak durumda görülmediğinden istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...'ün Düşüncesi: İkrazatçılık yaptığı öğrenilen yükümlü adına salınan kaçakçılık cezalı gelir, banka ve sigorta muameleleri vergileri ve fon tarhiyatını, kaçakçılık cezalı fonları kaldırmak suretiyle değişiklikle onayan Mahkeme kararının Danıştay 3.Dairesince cezalı fon payı ile kaçakçılık cezalarına ilişkin hüküm fıkralarının bozulması üzerine, Mahkemece bozma kararına kısmen uyularak kaldırılan fon payı ve kaçakçılık cezasının onanması, gelir vergisi ile banka ve sigorta muameleleri vergilerine ilişkin kaçakçılık cezalarının ise aynen onanmasında ısrar edilmesi üzerine söz konusu karar yükümlüce temyiz edilmektedir.

3824 sayılı Yasanın 19 uncu maddesine göre yükümlülerin beyannamelerinde hesapladıkları vergi üzerinden fon payı ödemeleri gerektiği; ikmalen veya resen tarhiyatlarda fon payı hesaplanmasına imkan bulunmadığı dikkate alındığında Mahkeme kararının fon payına ve buna ilişkin cezaya ait hüküm fıkrasında isabet bulunmamaktadır.

213 sayılı Yasanın 344.maddesinde kaçakçılık suçu mükellef veya sorumlu tarafından kasten vergi ziyaına sebebiyet verilmesi olarak tanımlandığından, yükümlünün ticari nitelikteki faaliyetini ve kazancını beyan etmemesi nedeniyle takdir yolu ile saptanan matrah üzerinden yapılan tarhiyatta kaçakçılık cezasının uygulanması gerekmektedir.

Açıklanan nedenle yükümlü temyiz isteminin cezalı fon payına ilişkin isteminin kabulüne, kaçakçılık cezalarına ilişkin isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 1992, 1993 ve 1994 yıllarında ikrazatçılık faaliyetini ve bu faaliyetten elde ettiği kazancını vergi idaresinin bilgisi dışında bıraktığı saptanan yükümlü adına 1992 yılı için salınan kaçakçılık cezalı gelir vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisine bağlı olarak kesilen kaçakçılık cezaları yönünden davanın reddi yolundaki ısrar hükmü temyiz edilmiştir.

213 sayılı Yasanın ilgili dönemde yürürlükte bulunan 341 inci maddesinde, vergi ziyaının; mükellefin veya vergi sorumlusunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade ettiği belirtilmiş, aynı Yasanın 344 üncü maddesinde de kaçakçılık, mükellef veya sorumlu tarafından kasten vergi ziyaına sebebiyet verilmesi şeklinde tanımlanmıştır.

Bu maddenin vergi ziyaına yol açılan tarihte yürürlükte bulunan (7) işaretli bendinde; beyan esasına dayanan mükellefiyetlerde beyanname verme süresi ve ek süre geçtiği halde, ticari, zirai veya mesleki kazanç sahiplerinin kazançları ile ilgili faaliyetlerinin vergi dairesinin ıttılaı dışında bırakılması halinde kasten vergi ziyaına sebebiyet verildiğinin kabul edileceği açıklanmıştır.

Davacının ikrazatçılık yapmasına karşın bu faaliyetini ve kazancını vergi idaresinin bilgisi dışında bıraktığı ve davanın vergi aslı yönünden reddi yolundaki hüküm fıkrası da temyiz istemi reddedilmek suretiyle kesinleştiğinden, davanın kaçakçılık cezası yönünden de reddine ilişkin ısrar hükmünde yasaya aykırılık görülmemiştir. Bu nedenle temyiz isteminin reddine, 25.2.2000 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

X - KARŞIOY

Danıştay Üçüncü Dairesinin 16.3.1999 günlü ve E:1997/3793, K:1999/1023 sayılı kararında belirtilen hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca vergi mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

XX - KARŞIOY

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 2. maddesinde gerçek gelirin vergilendirileceğinin benimsenmiş olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 134. maddesinde de vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, tesbit edilmesi ve sağlanması olduğunun düzenlenmiş bulunması karşısında; matrahın re'sen takdir yolu ile oluşturulması gereken hallerde dahi gerçek gelire en yakın geliri araştırmaya ve tesbite yönelmek zorunludur.

Açıklanan nedenlerle gerçek gelire ya da ona en yakın gelire ulaşmak yönünde, hukuken geçerli biçim ve içerikte yapılmış tesbitler bulunmadıkça; gelir elde edildiğine ilişkin karine, yorum, kıyas, kanaat ve çok değişik etkiler altında kalınarak verilmesi muhtemel bir takım ifadeler dayanak alınarak vergi salınması, elde edildiği tesbit edilmiş bir gelir yerine, elde edildiği varsayılmış bir geliri vergilendirmek olacağından, hukuken kabul edilemez.

Uyuşmazlık konusu olayda yapılmış olan tesbitler de salt ifadelere ve ipotek kayıtlarına dayanmakta olduğundan yapılan vergilemenin hukuka uygun bulunduğu söylenemez. Açıklanan sebeplerle yükümlünün temyiz isteminin kabulüne ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşü ile karara katılmıyorum.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 1999/360, K. 2000/103, 25 Şubat 2000 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. X - Karşıoy
  5. XX - Karşıoy

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas No
1999/360
Karar No
2000/103
Tarih
25 Şubat 2000

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.1999/416 K.2000/600
  • Danıştay 6. Daire E.1999/468 K.2000/850
  • Danıştay 9. Daire E.1999/522 K.2000/374
  • Danıştay 9. Daire E.1999/665 K.2000/281
  • Danıştay 7. Daire E.1999/666 K.2000/332
  • Danıştay 9. Daire E.1999/1128 K.2000/491

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.