İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Vergi Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2004/79 K.2004/61

... Vergi Mahkemesi ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; hamiline yazılı olan veya cirosu kabil bir senede dayanan alacakların, senedin zaptolunması ile haczedilebileceği, senet fiilen ele geçirilmeden haciz bildirisi ile haciz yapılamayacağı,…

Esas2004/79Karar2004/61Tarih25 Haziran 2004Okuma5 dk · 980 kelime

KÜNYE

Vergi Dava Daireleri Kurulu 2004/79 E., 2004/61 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Karar tarihi
25 Haziran 2004
Esas No
2004/79
Karar No
2004/61
Temyiz Eden
... Vergi Dairesi Müdürlüğü
Karşı Taraf
...
Vekili
...
İstemin Özeti
Davacının satın aldığı otomobil nedeniyle borç senetleri verdiği ... Limited Şirketince, vergi borçları nedeniyle teminat olarak gösterilen senetlerin bedellerinin vergi dairesine ödenmesi gerektiğine ilişkin haciz bildirisine yapılan itirazın reddi yolundaki idari işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

980 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

... Vergi Mahkemesi ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; hamiline yazılı olan veya cirosu kabil bir senede dayanan alacakların, senedin zaptolunması ile haczedilebileceği, senet fiilen ele geçirilmeden haciz bildirisi ile haciz yapılamayacağı, zira bu tür alacaklarda asıl senet borçlusunun, senet alacaklısını önceden tespit edemeyeceği, devir beyanı ve teslim ile senet alacaklısının her zaman değişmesinin mümkün olduğu;

olayda, hamiline yazılı senetler söz konusu olduğundan, haczin ancak senedin fiilen zaptolunması ile tamamlanabileceği, borçlu şirketin senetleri davalı idareye teminat olarak göstermiş olmasının haczin tamamlanması için yeterli olmadığı, davalı idarece ele geçirilmemiş ve ciro edilmiş olan senetlerin alacaklısı anılan şirket olmadığından, davacının bu şirkete böyle bir borcu olduğunun kabulüne olanak bulunmadığı;

öte yandan, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 79 uncu maddesinde, haciz bildirisi tebliği yoluyla haczedilebilecek alacaklar arasında, hamiline yazılı olmayan ve cirosu kabil senede dayanmayan alacakların sayıldığı, bu durumda, söz konusu alacağın hamiline yazılı ve cirosu mümkün bir senede dayanması nedeniyle, haciz bildirisi ile haczinin mümkün olmadığı; kaldı ki, davacının haciz bildirisine itiraz etmesi üzerine, davalı idarece itirazın aksi kanıtlanmadığından, borcun davacının zimmetinde sayılamayacağı, gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal etmiştir.

Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi 16.10.2003 günlü ve E:2003/30, K:2003/2424 sayılı kararıyla; davacı tarafından verilen borç senetlerinin vergi borçlusu olan şirket tarafından davalı idareye teminat olarak gösterilmesi nedeniyle ...

İcra Müdürlüğünce haciz tatbik edildiğinin anlaşıldığı, 6183 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin "karşılığında teminat gösterilmiş bulunan amme alacağı vadesinde ödenmediği takdirde borcun 7 gün içinde ödenmesi, aksi halde teminatın paraya çevrileceği veya diğer şekillerde cebren tahsile devam olunacağı borçluya bildirilir.

7 gün içinde borç ödenmediği takdirde, teminat bu Kanunun hükümlerine göre paraya çevrilerek amme alacağı tahsil edilir" şeklindeki hükmü karşısında, haciz tarihinden sonraki borç senetlerinin bedellerinin davalı idareye ödenmesi gerektiği, öte yandan davacı tarafından, senetlerin ciro edildiği belirtilerek mükerrer ödeme yapılabileceği ileri sürülmesine karşın, senetlerin teminat olarak gösterilmesi nedeniyle, sadece davalı idarenin elinde teminat olarak bulunan senet bedelleri ödeneceğinden, mükerrer ödemeden de söz edilemeyeceği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Bozma kararına uymayan ... Vergi Mahkemesi ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak; ortada usulüne uygun olarak yapılmış bir haciz bulunmadığı, ...

İcra Müdürlüğü dosyasının, davalı idarenin teminatın paraya çevrilmesine ilişkin bir işlemiyle ilgili olmadığı, davalı idarece söz konusu dosyada limited şirketin alacağına konulan haciz üzerine, bu şirketin alacağının icra müdürlüğünce davalı idareye ödeneceği, borçlunun doğrudan davalı idareye ödeme yapma yükümlülüğünün bulunmadığı, alacağın teminat olarak gösterildiğinin belirtilmesiyle teminat gösterme işleminin hukuken tamamlanmış sayılmayacağı, fiilen zaptın da gerekli olduğu, idarenin elinde teminat olarak menkul mal bulunmadığından, 6183 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine göre işlem yapmadığı, uyuşmazlığın;

davacı itirazında, idarenin elinde mevcut senetleri ödeyeceğini belirttiği halde, idarenin elinde senet olmamasına rağmen kendisine ödeme yapılmasını istemesinden kaynaklandığı gerekçesiyle işlemin iptali yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir.

Israr kararı davalı idare tarafından temyiz edilmiş, söz konusu senetlerin teminat olarak gösterildiği, uygulanan işlemde yasal düzenlemeye aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti: Temyiz istemin reddi gerektiği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi ...'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...'nun Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine girmediğinden vergi dairesi temyiz isteminin reddi ile temyiz konusu Vergi Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi kararın özet bölümünde yazılı ... Vergi Mahkemesinin ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir. Bu nedenlerle, temyiz isteminin reddine, 25.6.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

X - KARŞIOY

Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca ısrar kararının bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, aksi yolda verilen karara katılmıyoruz.

XX - KARŞIOY

Kamu alacağının tahsili amacıyla, borçlunun üçüncü şahıslardaki hamiline yazılı olmayan veya ciro edilemeyen bir senede dayanan alacaklarının bunları ödemesi gereken üçüncü şahıslara; borçluya ait alacağın vergi idaresince haczedildiğinin yazılı olarak bildirilmesi 6183 sayılı Yasanın 79 uncu maddesinde öngörülmüştür. Maddenin ikinci fıkrası, üçüncü şahsın; borcunun olmadığı veya haciz bildirisinin tebliğinden önce ödendiği yahut tevdi edildiği hallerde bu durumu yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmemesi halinde borcun zimmetinde sayılacağı ve 6183 sayılı Yasaya göre takip edileceği kurala bağlanmıştır.

Bu düzenleme, haciz bildirilerine karşı yedi gün içinde borcun doğmadığı veya sona erdiği yönünde tahsil dairesine yapılacak yazılı bildirim ile üçüncü kişilere borcun zimmetinde sayılmasını önleyebilme olanağı tanımıştır. Bu süreden sonra yapılan bildirimlerin tahsil dairesince değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır. Zira 79 uncu maddenin ikinci fıkrası tahsil dairesine bu konuda yetki tanımamıştır.

Borç zimmetinde sayılarak kamu borçlusu olarak takip edilmedikçe kendisine haciz bildirisi duyurulan ve yedi gün içinde bildirimde bulunmayan üçüncü kişilerin bu süreyi geçirdikten sonra yaptığı başvuruya yazılı olarak veya zımnen verilen olumsuz yanıt dava hakkı doğurmayacağı gibi, gelecekte böyle bir takibe muhatap olunabileceği yaklaşımı da henüz tahsil dairesince 6183 Yasaya göre takibine başlanmamış üçüncü kişinin idari dava açmasına yeterli kabul edilemez.

Kendisine haciz bildirisi duyurulan davacının borçluya, satın aldığı taşıt bedelinden ibaret kısım için emre muharrer senetler verdiği tartışmasızdır. Emre muharrer senetler ise ciro edilebilir. Ciro edilebilen senetlerin borçlularına 6183 sayılı Yasanın 79 uncu maddesinin ilk fıkrasındaki açık düzenleme nedeniyle haciz bildirisi gönderilmesine gerek ve olanak yoktur. Bu konudaki iddiaların da, yedi günlük sürenin geçirilmesi nedeniyle ancak, davacı hakkında 79 uncu maddenin ikinci fıkrasının son cümlesi uyarınca takibe başlanması halinde açılacak davada incelenmesi mümkündür.

İncelenemeyecek bir davada esas incelenerek verilen ısrar kararının, Daire kararındaki nedenlerle değil, yukarıdaki nedenlerle bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2004/79, K. 2004/61, 25 Haziran 2004 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. X - Karşıoy
  5. XX - Karşıoy

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2004/79
Karar No
2004/61
Tarih
25 Haziran 2004

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2004/84 K.2004/3830
  • Danıştay 7. Daire E.2004/243 K.2004/1714
  • Danıştay 4. Daire E.2004/348 K.2004/1478
  • Danıştay 4. Daire E.2004/463 K.2004/1536
  • Danıştay 7. Daire E.2004/616 K.2004/1749
  • Danıştay 4. Daire E.2004/659 K.2004/1439

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.