İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Vergi Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2020/896 K.2022/9

Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım emtia ve hizmet alımlarını gerçeği yansıtmayan faturalarla belgelendirdiği yolundaki saptamaları içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak sözü edilen faturalara dayalı katma değer vergisi indirimleri reddedilmek…

Esas2020/896Karar2022/9Tarih19 Ocak 2022Okuma11 dk · 2.185 kelime

KÜNYE

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2020/896 E., 2022/9 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Karar tarihi
19 Ocak 2022
Esas No
2020/896
Karar No
2022/9
Temyiz eden (davacı)
... Hafriyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
Karşı taraf (davalı)
... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.185 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım emtia ve hizmet alımlarını gerçeği yansıtmayan faturalarla belgelendirdiği yolundaki saptamaları içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak sözü edilen faturalara dayalı katma değer vergisi indirimleri reddedilmek suretiyle yeniden düzenlenen beyan tablosuna göre 2008 yılının Aralık dönemi için re'sen salınan katma değer vergisi, verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca aynı yıl için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.

... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:

Davacıya fatura düzenleyen ... Otomotiv Petrol Ürünleri Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerin, bu mükellef tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir emtia teslimine dayanmadığını kanıtlar nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle söz konusu mükelleften temin edilen faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle davacı adına yapılan cezalı tarhiyatın değinilen kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Davacı şirkete fatura düzenleyen Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi ... Reklam Basın Yayın Organizasyon Tasarım Gıda Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda şu tespitlere yer verilmiştir:

i. Şirket, 04/12/2007 tarihinde reklam ajansı faaliyetiyle iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirmiştir.

ii. Bilinen adreslerinde bulunamaması nedeniyle şirketin mükellefiyeti 30/05/2010 tarihi itibarıyla terkin edilmiştir.

iii. Şirketin yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi üzerine vergi incelemesi tarh dosyası nazara alınmak suretiyle yapılmıştır.

iv. Bazı mükellefler hakkında yapılan aramalarda şirkete ait fatura ve diğer belgelere rastlanılmış, şirket bu sebeple incelemeye alınmıştır. Adı geçen şahıslar, başka firmalar adına fatura bastırıp bu firmaların adına fatura düzenlediklerini itiraf etmişlerdir.

v. 26/05/2009, 16/07/2009, 16/10/2009, 22/09/2010 ve 27/10/2010 tarihlerinde şirketin ortaklık yapısı değişmiştir. Bu değişikliklerin bir kısmı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmemiştir.

vi. 25/12/2007 ve 27/12/2007 tarihlerinde şirketin iş yerinin kapalı olması sebebiyle tespit yapılamamıştır.

vii. Şirket hakkında 04/01/2008 tarihinde yapılan yoklamada, 04/12/2007 tarihinden itibaren reklam, basın ve yayın işiyle iştigal etmek üzere faaliyetine başlayan şirketin iş yerinde sadece demirbaşlarının bulunduğu, muhasebecisinin ... olduğu tespit edilmiştir.

viii. Şirket hakkında 05/02/2009 tarihinde yapılan yoklamada, şirketin faaliyetine devam ettiği, fatura ve sevk irsaliyesi kullanması gerektiği halde irsaliyeli fatura kullandığı tespit edilmiştir.

ix. Şirket hakkında 01/02/2010 ve 06/07/2010 tarihlerinde yapılan yoklamalarda ise 2009 yılının Aralık döneminden itibaren şirketin ilgili adresten ayrıldığı, başka bir mükellefin faaliyette bulunduğu tespit edilmiştir.

x. Kurucu ortaklar tarafından verilen ifadelerde, ... ve ...'in iş yerinde çalıştıklarını, ... ve ...'in muhasebeci olmaları sebebiyle şirket kuramadıklarından adlarına şirket kurulduğunu ancak şirketin tüm işlemlerinin verilen vekaletnamelerle bu şahıslarca gerçekleştirildiğini, şirketin ticaret yaptığına dair bir durumla karşılaşmadıklarını, ...'in emri üzerine fatura düzenlediklerini ancak sonrasında faturalardan ve diğer hususlardan şüphelenilmesi üzerine şirketteki hisselerini devrettiklerini beyan etmişlerdir. Adı geçen şahısların çalışanı olan şahsın ifadesi de bu ifadelerle aynı doğrultudadır.

xi. Şirketin hisselerini devralan ...'ın alınan ifadesinde; kredi çekebilmek amacıyla yüksek cirolu bir şirkete ihtiyaç duyması üzerine ... ile ... adında mali müşavirlerle görüştüğünü, bunun üzerine şirketin hisselerini satın aldığını, şirketin adresi ile bu şahısların muhasebe bürosunun aynı yerde olduğunu, diğer şirket ortağı ...'ın da kendisinin ricası üzerine şirkete ortak olduğunu, kredi alma işinin gerçekleşmemesi üzerine şirket hisselerini tekrar devralınması konusunda ... ve diğer şahsa başvurulduğunu, bunun üzerine şirket hisselerini ... ve ...'a devrettiğini, şirketin naylon fatura işini yaptığını daha sonraki bir tarihte duyduğunu, bu süreçte şirketin herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını beyan etmiştir.

xii. ... ve ....'ın ortağı olduğu diğer şirketler hakkında olumsuz tespitler yapılmıştır.

xiii. ... ve ...'in ortağı olduğu başka firmalar hakkında sahte fatura düzenlemekten dolayı olumsuz tespitler yapılmış, bu şahısların muhasebe hizmeti verdiği şirketlerin birbirlerine karşılıklı olarak fatura düzenledikleri saptanılmıştır.

xiv. ... ve ...'e ulaşılamamıştır. Ayrıca ...'in mali müşavirlere ait odaya üyeliği bulunmadığı, ...'ın mali müşavirlere ait odaya üyeliği bulunmakla birlikte hakkında uyarı cezası verildiği ve soruşturma açıldığı belirlenmiştir.

xv. ..., ..., ... tarafından oluşturulan sahte belgelere yönelik operasyonda ... Matbaa tarafından bastırılan mükellef kurum unvanlı irsaliyeli faturalar ele geçirilmiştir. Bu faturalarla ilgili olarak matbaa firmasının yetkililerinin ifadesine başvurulmuş, bu yetkililer, anılan faturaların basımının taraflarınca yapılmadığı, adı geçen firmayı tanımadıklarını, fatura üzerindeki şahıs ismi ve kimlik numarası ile kendisine ait bilgilerin örtüşmediğini beyan etmişlerdir.

xvi. Şirket 2007 yılının Aralık dönemine ait katma değer vergisi beyannamesi hariç diğer beyannamelerini vermiştir.

xvii. Şirketin, katma değer vergisi matrahlarının çok yüksek olmasına rağmen ödenecek katma değer vergisi bazı dönemlerde cüzi tutarda çıkmıştır.

xviii. Tahakkuk eden vergileri ödemeyen şirketin vadesi geçtiği halde ödenmeyen vergi borcunun 108.808,95 TL olduğu belirlenmiştir.

xix. Şirketin katma değer vergisi beyannamesinde beyan edilen tutarlar ile Bs formlarında bildirilen tutarlar ve şirketten alış yapan firmaların Ba formalarında beyan edilen tutarlar arasında uyumsuzluk ve tutarsızlık olduğu tespit edilmiştir.

xx. Tüm bu tespitler ışığında şirketin ... ve ... tarafından sahte fatura ticareti yapmak amacıyla kurulduğu sonucuna varılmıştır.

Yukarıda yer verilen tespitlerin değerlendirilmesinden; şirketin yasal defter ve belgelerin ibraz etmemesi, başka mükellefler nezdinde yapılan aramalarda mükellefe ait faturalara rastlanılması, şirkete ait hisse devirlerinin ilan edilmemesi, kurucu ortaklarının verdikleri ifadelerde şirketin paravan olarak kullanıldığını ve şirketin gerçek bir faaliyette bulunduğuna dair bir emarenin bulunmadığını beyan etmesi, katma değer vergisi matrahlarının yüksek olmasına karşın ödenecek vergilerin cüz'i çıkması, şirketin verdiği Ba-Bs formları ile karşı mükelleflerin bildirimlerinin uyumsuz olması,

şirketin ortaklarının ortak olduğu diğer şirketler hakkında olumsuz tespitlerin bulunması, şirket adına sahte olarak basılmış faturalara rastlanılması, tahakkuk eden vergilerin ödenmemesi hususları birlikte dikkate alındığında şirketin sahte fatura ticareti yaptığı sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, davacı adına faturayı düzenleyen şirket tarafından faturalarda yazılı katma değer vergisinin Hazineye aktarıldığına dair yeterli delil bulunmaması nedeniyle bu faturalara ait katma değer vergilerinin davacının indirimleri arasından çıkarılmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Davacı adına fatura düzenleyen her iki şirket hakkında yukarıda ulaşılan sonuç dikkate alındığında yeniden düzenlenen katma değer vergisi beyan tablosu uyarınca tarh eden verginin 36.331,08 TL'lik kısmı ile buna isabet eden cezanın hukuka uygun, cezalı tarhiyatın diğer kısmının ise hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Harcamaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı faturalarla belgelendirilmesi 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasında özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektiren eylemler arasında sayılmadığı gibi kesilen ceza maddenin öngörülüş amacına da uygun düşmediğinden davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle ... Otomotiv Petrol Ürünleri Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin düzenlediği faturalara ait katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesinde hukuki isabet; ... Reklam Basın Yayın Organizasyon Tasarım Gıda Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin düzenlediği faturalara ait katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulmayarak bu sonuca göre oluşacak katma değer vergisi beyan tablosuna istinaden dava konusu cezalı tarhiyatın, 36.331,08 TL'lik kısmı yönünden davayı reddetmiş, cezalı tarhiyatın bu tutarı aşan kısmını ve özel usulsüzlük cezasını kaldırmış, taraflar aleyhine yargılama giderlerine ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmetmiştir.

Tarafların temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 18/03/2016 tarih ve E:2014/991, K:2016/1459 sayılı kararı:

Davalı tarafından ileri sürülen iddialar, kararın dava konusu cezalı tarhiyatın ... Otomotiv Petrol Ürünleri Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınan faturalardan kaynaklanan kısmının ve dava konusu özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkralarının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.

... Reklam Basın Yayın Organizasyon Tasarım Gıda Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında davacıya fatura düzenlediği dönemde faal olmadığına dair herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Aksine 05/02/2009 tarihinde yapılan yoklamada şirketin faaliyetine devam ettiği tespit edilmiştir. Öte yandan şirket ilgili dönemde beyannamelerini de vermiştir. Davacının faturaları çekle ödediğini beyan etmesine rağmen bu husus araştırılmamıştır.

Bu nedenle söz konusu şirket tarafından düzenlenen faturaların sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu hususu açık ve somut bir şekilde ortaya konulamadığından, cezalı tarhiyatın bu kısmında ve Vergi Mahkemesi kararının değinilen hüküm fıkrasında hukuki isabet bulunmamıştır.

Daire bu gerekçeyle davacının temyiz istemini kabul ederek kararın, cezalı tarhiyatın, ... Reklam Basın Yayın Organizasyon Tasarım Gıda Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınan faturalarından kaynaklanan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasını bozmuş, cezalı tarhiyatın diğer kısmının ve özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkralarına davalı idare tarafından yöneltilen temyiz istemini reddetmiş ve değinilen hüküm fıkralarını onamıştır.

Danıştay Dokuzuncu Dairesinin bozma kararı üzerine davayı yeniden inceleyen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 310. maddesinde, feragat ve kabulün hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, 311. maddesinde ise feragat ve kabulün kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı kurala bağlanmıştır.

6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun'un 3. maddesinin (10) numaralı fıkrasında; bu madde hükmünden yararlanılması için madde kapsamına giren alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmamasının şart olduğu düzenlenmiştir.

Anılan Kanun'un 10. maddesinin (13) numaralı fıkrasının (b) bendinde ise davadan vazgeçme dilekçelerinin ilgili tahsil dairesine verileceği ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarihin ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçelerin ilgili yargı merciine gönderileceği hükmüne yer verilmiştir.

Davacı, 07/10/2016 tarihinde davalı idareye verdiği dilekçeyle dava konusu vergi ve cezaların 6736 sayılı Kanun'a göre yapılandırılmasını talep etmiş ve açmış olduğu işbu davadan vazgeçmiştir. Bu nedenle dava konusuz kalmıştır.

Her ne kadar davacı, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin mezkur kararı sonrası yapılandırmadan vazgeçtiğini belirtmiş ise de davacı tarafından iradesini sakatlayan bir gerekçenin sunulmamış olması, davalının yapılandırma tablosunu oluşturması ve davacı tarafından taksitlerin ödemeye başlanması dikkate alındığında bu talep itibar edilecek nitelikte görülmemiştir.

Öte yandan, davacının 6736 sayılı Kanun'dan yararlanmak amacıyla davadan feragat ettiği dikkate alındığında hakkaniyet ilkesi gereği davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine gerek bulunmamaktadır.

Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle konusu kalmayan istem yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 27/12/2018 tarih ve E:2017/2577, K:2018/8246 sayılı kararı:

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36 ve 125. maddeleri ile 6736 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (13) numaralı fıkrası dikkate alındığında, 6736 sayılı Kanun'da belirtilen dava açmama veya açılan davalardan vazgeçme şartı, Kanun'dan yararlanılmasına ilişkin olup anayasal bir hak olan dava açma hakkını kısıtlayıcı niteliği bulunmamaktadır. Dava açmama ya da açılan davalardan vazgeçme şartına uymama halinde anılan Kanun hükümlerinden yararlanılmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan 6736 sayılı Kanun'a ait genel gerekçe göz önünde bulundurulduğunda, Kanun'la getirilen ödeme kolaylıklarından yararlanılmasının tamamen ilgililerin serbest iradelerine bırakıldığı, bu konuda herhangi bir zorunluluk getirilmediği anlaşılmaktadır.

07/10/2016 tarihli dilekçeyle 6736 sayılı Kanun'dan yararlanmak üzere başvuruda bulunulan davacı tarafından, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin kararının tarafına tebliği üzerine, 21/11/2016 tarihinde Mahkeme kaydına alınan dilekçeyle davalı idareye yeniden başvuruda bulunularak yapılandırma talebinden vazgeçildiği belirtilmiştir. Bu aşamada mahkemece bozma üzerine henüz bir karar verilmemiştir.

Bu durumda, davacının başvurusunun 6736 sayılı Kanun'da öngörülen başvurusu süre içinde olması ve anılan Kanun'da da Kanun hükmünde yararlanma talebinden bulunanların bu talepleriyle bağlı oldukları ve yine başvuru süresinde önceki başvurudan vazgeçerek dava açamayacakları veya açtıkları davalara devam edemeyecekleri yolunda herhangi bir kural bulunmaması dikkate alındığında davacının, davasına devam edilmesine dair iradesinin göz önüne alınması yargısal bir zorunluluktur.

Bu nedenle davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle verilen kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.

Daire bu gerekçeyle kararı bozmuş; davalının karar düzeltme istemini ise reddetmiştir.

Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı üzerine Danıştay Dokuzuncu Dairesinin temyiz incelemesi sonucunda verdiği kararı dikkate alarak davayı bu yönüyle inceleyen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:

Vergi Mahkemesi, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin temyiz incelemesi sonucu kesinleşen kısımlarını kararında belirtikten sonra, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Dokuzuncu Dairesince bozulan hüküm fıkrası yönünden, bir önceki kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiş, davacı aleyhine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde duruşmalı işler için belirlenen vekalet ücretine hükmetmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

...

Reklam Basın Yayın Organizasyon Tasarım Gıda Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin düzenlediği tüm faturaların sahte olduğu şeklinde bir genelleme yapılması mümkün olmayıp kendileri adına düzenlenen faturaların sahte olduğu hususunun açık ve somut bir şekilde ortaya konulmasının gerektiği, vergi inceleme elemanınca Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde yer alan düzenlemelere uyulmaksızın rapor düzenlendiği, satın alınan malların bedellerinin çek ile ödenmesine karşın bu konuda herhangi bir saptamanın yapılmadığı,

kullanılan faturalar yönünden kastın varlığının aranılmasının gerektiği, diğer taraftan şirket adına düzenlenen raporlara istinaden yapılan tarhiyatların kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılmadığı, söz konusu firmanın vergisel yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı sorumlu tutulmalarının hukukun temel kurallarına aykırı olduğu, davaya duruşmasız devam edilmesine karşın Mahkemece ısrar kararında aleyhlerine duruşmalı işler için belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı belirtilerek aksi yöndeki gerekçeyle verilen ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1- Davacının temyiz isteminin REDDİNE,

2- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,

3- Yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden, yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,

4- Davacıdan hüküm altına alınan tutar üzerinden, mahkemece karara bağlanan nispi harç mahsup edilmek suretiyle 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri ve Kanun'a ek (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,

2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/896, K. 2022/9, 19 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'in Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2020/896
Karar No
2022/9
Tarih
19 Ocak 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2020/897 K.2021/7657
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2020/897 K.2022/8
  • Danıştay 6. Daire E.2020/903 K.2022/71
  • Danıştay 12. Daire E.2020/904 K.2022/196
  • Danıştay 8. Daire E.2020/908 K.2022/344
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2020/914 K.2022/5

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.