İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Vergi Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2022/1456 K.2023/1427

Dava konusu istem: Davacı adına, Tasfiye Halinde ... Acentalığı ve Kara Taşımacılık Limited Şirketinin 2008 yılının muhtelif dönemlerine ait kurumlar vergisi, katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi, damga vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük…

Esas2022/1456Karar2023/1427Tarih13 Aralık 2023Okuma7 dk · 1.331 kelime

KÜNYE

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2022/1456 E., 2023/1427 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Karar tarihi
13 Aralık 2023
Esas No
2022/1456
Karar No
2023/1427
Temyiz eden (davalı)
... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.331 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Dava konusu istem: Davacı adına, Tasfiye Halinde ... Acentalığı ve Kara Taşımacılık Limited Şirketinin 2008 yılının muhtelif dönemlerine ait kurumlar vergisi, katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi, damga vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası, gecikme faizi, gecikme zammı ile yargı harcı borçlarının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:

Davacı tarafından, dava konusu ödeme emirleri içeriği borçların zamanaşımına uğradığı ileri sürülmekte ise de 2008, 2009 ve 2013 vadeli borçlar için asıl borçlu şirketin banka hesaplarına 2013 ve 2014 yıllarında haciz konulduğu görüldüğünden söz konusu borçların zamanaşımına uğramadığı sonucuna varılmıştır.

Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanlarının incelenmesinden, davacının 12/06/2008 tarihli ortaklar kurulu kararının 13/06/2008 tarihinde tescil ve 19/06/2008 tarihinde ilanı suretiyle %50 hisseyle şirket ortağı olduğu; 28/08/2008 tarihli ortaklar kurulu kararının 28/08/2008 tarihinde tescil ve 04/09/2008 tarihinde ilanı suretiyle de şirket ortaklığından ayrıldığı görülmektedir.

Diğer taraftan, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanlarına göre, 16/10/2008 tarihli ortaklar kurulu kararının aynı gün tescil ve 23/10/2008 tarihinde ilanı suretiyle asıl borçlu şirketin tasfiye haline girdiğinden ve tasfiye memurluğuna ... atandığından, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin bir kısmının 10/12/2009, 18/02/2009, 07/06/2010, 11/10/2011 ve 18/02/2014 tarihlerinde ...'a tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Öte yandan, ...'ın, 12/06/2008 tarihli ortaklar kurulu kararının 13/06/2008 tarihinde tescil ve 19/06/2008 tarihinde ilanı suretiyle şirket ortağı ve müdürü olduğu.

28/08/2008 tarihli ortaklar kurulu kararının aynı gün tescil ve 04/09/2008 tarihinde ilanı suretiyle müdürlük yetkisi kaldırılmakla birlikte şirket ortağı sıfatının devam ettiği dikkate alındığında, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin bir kısmının adı geçen şahsa iş yeri adresinde 19/09/2008, 27/10/2008 tarihlerinde işçi sıfatıyla, 02/07/2008 tarihinde şirket yetkilisi sıfatıyla tebliğ edilmesinde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Bu durumda, dava konusu ödeme emri içeriği borçlara ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve devamındaki takip yollarının da usulüne uygun şekilde tüketildiği görülmekte olup uyuşmazlığın çözümü, dava konusu ödeme emri içeriği borçlardan davacının sorumluluğunun bulunup bulunmadığında düğümlenmektedir.

5766 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinde yer alan, "Bu Kanunla 6183 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler ve eklenen hükümler, hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla tahsil edilmemiş bulunan amme alacakları hakkında da uygulanır" yolundaki kural, Anayasa Mahkemesinin 28/04/2011 tarih ve E:2009/39, K:2011/68 sayılı kararı ile iptal edildiğinden, uyuşmazlığın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinin 5766 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerekmektedir.

6183 sayılı Kanun'un 4369 sayılı Kanun ile değişik 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kuralına yer verilmiştir. Bu düzenleme karşısında, davacının ortaklık sıfatının bulunduğu 19/06/2008 - 04/09/2008 tarihleri arasındaki şirket borçlarından hissesi oranında sorumlu tutulabileceği açıktır.

Bu durumda, dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 2008 yılının Haziran ve Temmuz dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezası, Haziran dönemine ilişkin katma değer vergisi, damga vergisi, gecikme faizi, Haziran, Temmuz ve Ağustos dönemlerine ilişkin katma değer vergisi, damga vergisi, Nisan-Haziran dönemine ilişkin damga vergisi, Haziran, Temmuz ve Ağustos dönemlerine ilişkin gelir (stopaj) vergisi, damga vergisi;

... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 2008 yılının Ocak-Aralık dönemine ilişkin kurumlar vergisi, damga vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin damga vergisi, gecikme faizi, vergi ziyaı cezası, Haziran, Temmuz ve Ağustos dönemlerine ilişkin özel usulsüzlük cezası, Temmuz-Eylül dönemine ilişkin özel usulsüzlük cezası,

gecikme zammı borçları davacının ortaklık dönemine denk geldiğinden söz konusu ödeme emirlerinin bu kısımlarında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin bu borçlar dışında kalan kısımları ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinde ise hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Mahkeme, bu gerekçeyle ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirleri yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin ise iptaline karar vermiştir.

Tarafların istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı:

Hissesini devreden limited şirket ortaklarıyla ilgili 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinde yer alan sorumluluğun, ortağın, ortaklık sıfatının bulunduğu dönemle sınırlı olduğu konusunda ihtilaf bulunmamakla birlikte mevzubahis düzenlemeden üretilen çözümün, vergilendirme dönemlerinin iştirak dönemleri ile örtüşmediği bazı hallerde adil ve pratik bir sonuç doğurmayacağı açıktır. Bir limited şirket ortağının birkaç günlük ortaklığından dolayı bir takvim yılı kazancına ilişkin verginin tamamı ile sorumlu tutulması düşünülemez.

Olayda, davacının, 12/06/2008 tarihli ortaklar kurulu kararının 13/06/2008 tarihinde tescil ve 19/06/2008 tarihinde ilanı suretiyle şirket ortağı olduğu ve 28/08/2008 tarihli ortaklar kurulu kararının 28/08/2008 tarihinde tescil ve 04/09/2008 tarihinde ilanı suretiyle de şirket payını devrettiği görülmektedir.

Davacının vergilendirme dönemi içerisindeki kısıtlı zamana isabet eden ortaklığı nedeniyle 2008 yılının Nisan-Haziran dönemine ilişkin damga vergisi, gecikme faizi, vergi ziyaı cezası ile aynı yılın Ocak-Aralık dönemine ilişkin kurumlar vergisi, damga vergisi, vergi ziyaı cezası ve özel usulsüzlük cezasından sorumlu olmayacağı sonucuna varılmıştır.

Bu durumda istinaf istemine konu mahkeme kararının dava konusu ödeme emirlerinin bu alacaklara isabet eden kısmı yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Mahkeme kararının, dava konusu ödeme emirleri içeriğinde yer alan diğer alacaklara ilişkin hüküm fıkraları, hukuka ve usule uygun olup istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddialar anılan hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.

Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle davacının istinaf istemini kısmen kabul ederek, mahkeme kararının dava konusu ödeme emirlerinin 2008 yılının Nisan-Haziran dönemine ilişkin damga vergisi, gecikme faizi, vergi ziyaı cezası ile aynı yılın Ocak-Aralık dönemine ilişkin kurumlar vergisi, damga vergisi, vergi ziyaı cezası ve özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasını kaldırdıktan sonra dava konusu ödeme emirlerinin bu alacaklara isabet eden kısmını iptal etmiş; mahkeme kararının diğer hüküm fıkralarına yöneltilen istinaf istemlerini ise reddetmiştir.

Tarafların temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 08/02/2022 tarih ve E:2018/5972, K:2022/459 sayılı kararı:

Temyiz istemlerine konu kararın, ... sayılı ödeme emrinin 2008 yılının Haziran, Temmuz ve Ağustos dönemlerine ilişkin katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve ferîleri, Haziran ve Temmuz dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezaları, ... sayılı ödeme emrinin 2008 yılının Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve ferîleri, Haziran, Temmuz ve Ağustos dönemlerine ilişkin özel usulsüzlük cezası ve Temmuz-Eylül dönemine ilişkin özel usulsüzlük cezası ve gecikme zammına; aynı ödeme emirlerinin yukarıda belirtilen alacaklar dışında kalan kısmı ile ... sayılı ödeme emrinin 2008 yılının Nisan-Haziran dönemine ilişkin alacakları ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkraları aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle uygun bulunmuştur.

Şirket tüzel kişiliğine ait ve şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağından hissesi oranında sorumlu tutulabilecek olan davacının, 2008 yılına ilişkin olup ... sayılı ödeme emrinin konusunu oluşturan kurumlar vergisi ve ferîlerinin 12/06/2008-28/08/2008 kıst dönemine isabet eden kısmından hissesi oranında sorumlu tutulması 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereği olduğundan temyize konu kararın söz konusu ödeme emrinin değinilen kamu alacağı yönünden iptaline dair hüküm fıkrası hukuka uygun düşmemiştir.

Daire bu gerekçeyle temyize konu kararın ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin kurumlar vergisi ve ferîlerine ilişkin kısmının iptali yolundaki hüküm fıkrasını bozmuş; diğer hüküm fıkralarını onamıştır.

... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:

Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararının bozulan hüküm fıkrası yönünden ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan borçların tahsili amacıyla davacı adına hissesi oranında düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının Danıştay Üçüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay Üçüncü Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE, 2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 13/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/1456, K. 2023/1427, 13 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. Hukuki Değerlendirme
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2022/1456
Karar No
2023/1427
Tarih
13 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2022/1457 K.2023/6949
  • Danıştay 8. Daire E.2022/1461 K.2023/6950
  • Danıştay 8. Daire E.2022/1462 K.2023/7983
  • Danıştay 8. Daire E.2022/1464 K.2023/7978
  • Danıştay 8. Daire E.2022/1466 K.2023/7295
  • Danıştay 3. Daire E.2022/1482 K.2023/5192

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.