KÜNYE
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2022/1466 E., 2024/5 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2024
- Esas No
- 2022/1466
- Karar No
- 2024/5
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
701 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul satışlarından elde ettiği ticari kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle takdir komisyonu kararı uyarınca re'sen tarh edilen 2010 yılına ait gelir vergisi, aynı yılın Ekim-Aralık dönemine ait geçici vergi, Aralık dönemine katma değer vergisi ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Davacının 1996 yılında satın aldığı arsayı 2007 yılında imzalanan kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesi uyarınca müteahhide vermesi sonucu kendisine kalan bağımsız bölümlerden bir kısmını 2010 yılında sattığı tespit edilmiştir. Bu faaliyet dolayısıyla elde edilen gelirin ticari kazanç olduğu ve söz konusu ticari kazancın beyan edilmediğinden bahisle davacı adına dava konusu cezalı tarhiyatlar yapılmıştır.
Olayda, davacının ticari bir organizasyon ve devamlılık olmaksızın 1996 yılında satın aldığı bir arsayı kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesi uyarınca müteahhide vermesi sonucu kendisine kalan bağımsız bölümlerin satışı ile elde ettiği gelirin ticari kazanç olmadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla ihtilaflı dönemde davacının elde ettiği gelirin ticari kazanç olarak kabul edilmesi suretiyle tarh edilen vergiler ve kesilen cezalarda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Mahkeme bu gerekçeyle cezalı tarhiyatları kaldırmıştır.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 10/12/2020 tarih ve E:2016/8541, K:2020/5516 sayılı kararı:
Davacının 2009 ve 2010 yıllarında yaptığı gayrimenkul alım satım işlemleri ile ilgili olarak beyanı alınmıştır. Gayrimenkullerin alış ve satış tutarları ile işlemlerin mahiyetini gösterir liste oluşturularak tüm hususlar tutanağa bağlanmıştır. Davacının 24/01/2014 tarihinde takdir komisyonuna sevk edilmesi üzerine takdir komisyonunca, yapılan satışlar dikkate alınarak tarh dosyası, GİB, e-VEDO ile TAK-KOM sistemlerinde yer alan bilgiler, Ankara TÜFE, ekonomik büyüme hızı, piyasa koşulları, faaliyet konusu ile ilgili diğer bilgiler, emsali mükellef beyanları ile söz konusu tutanak ve ekleri doğrultusunda ilgili dönem matrahları takdir edilmiştir.
Davacı hakkında düzenlenen tutanak ve Gelir İdaresi Başkanlığı Yönetim Bilgi Sistemlerinde yer alan ve Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından doldurulan 1 No'lu Formların incelenmesinden, davacının 2009 yılında çok sayıda gayrimenkul sattığı, ancak bu yıla ilişkin olarak 6111 sayılı Kanun'un 6. ve 7. maddeleri uyarınca matrah artırımında bulunduğu, 2010 yılında iki adet arsa yanında kat karşılığı inşaat sözleşmesi karşılığında edinmiş olduğu on beş adet gayrimenkulü sattığı, bu satışlar dışında Ankara ili … Mahallesi … Ada … Parsel'de 10 adet satışın ve Ankara ili … Mahallesi … Ada … Parsel'de bir adet satışın olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu dönemde ticari nitelik taşıyacak sayıda gayrimenkul alım ve satımının gerçekleştirilmesi sebebiyle bu faaliyetin ticari faaliyet olduğu ve aksi yöndeki mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, yeniden verilecek kararda, gelir vergisi matrahının hukuka uygun olup olmadığı hususu ile geçici vergi asılları bakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuş; davacının karar düzeltme istemini reddetmiştir.
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
Mahkeme, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Gerek yargı yerleri gerekse idare tarafından genel kabul gören anlayışa göre aynı işlemin bir vergilendirme döneminde birden fazla veya birden fazla vergilendirme döneminde birden fazla kez tekrar edilerek yapılmasının işlemin devamlı olarak gerçekleştirildiğini ifade ettiği, olayda ticari kazanç unsurlarının bulunduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
X - KARŞI OY
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/1466, K. 2024/5, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama