İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Vergi Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2022/607 K.2022/1387

Dava konusu istem: Davacının 28/11/2014 tarihli borç döküm listesiyle öğrendiğini belirttiği 2002, 2006, 2007, 2012 yıllarına ilişkin muhtelif vergi, ceza, gecikme faizi ve gecikme zammının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.

Esas2022/607Karar2022/1387Tarih16 Kasım 2022Okuma9 dk · 1.729 kelime

KÜNYE

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2022/607 E., 2022/1387 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Karar tarihi
16 Kasım 2022
Esas No
2022/607
Karar No
2022/1387
Temyiz eden (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
… İnşaat Taahhüt Gıda ve Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketi
Vekili
Av. …
İstemin konusu
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.729 kelime·9 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacının 28/11/2014 tarihli borç döküm listesiyle öğrendiğini belirttiği 2002, 2006, 2007, 2012 yıllarına ilişkin muhtelif vergi, ceza, gecikme faizi ve gecikme zammının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.

... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:

Davanın konusu vergi borcuna yönelik olduğundan davalı idarenin davanın süresinde açılmadığına yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.

Olayda, davaya konu borç sorgulama işleminin dayanağı 2007 yılının Ocak ila Eylül dönemleri ile aynı yılın Ocak-Aralık ve 2012 yılına ait borca ilişkin ihbarnameler davacının ikametgâh adresinde tebliğe çalışılmış, davacının imzadan imtina etmesi nedeniyle 21/12/2012 tarihinde muhtara tebliğ edilmiş ve bir nüshası da davacının önüne bırakılarak tutanak düzenlenmiştir.

Bu durumda, usulüne uygun tebliğ edildiği halde ödenmeyen ve dava da açılmayan söz konusu borçta hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Davalı idarece, 2002 yılının Haziran dönemi ile 2007 yılının Ocak-Mart ila Ekim-Aralık dönemlerine ait borca ilişkin ihbarname ve tebliğ alındısı ibraz edilmemiştir. Bu durumda borcun usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği anlaşılamadığından değinilen kısımda hukuka uygunluk görülmemiştir.

Diğer taraftan, mahkeme kararıyla kaldırılan 2006 yılına ilişkin vergi borcunda da hukuki isabet görülmemiştir.

Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle borç döküm listesiyle öğrenildiği belirtilen 2002 yılına ait ceza, 2006 yılına ait vergi, ceza ve gecikme zammı ile 2007 yılının Ocak-Mart ila Ekim-Aralık dönemlerine ait gecikme zammını kaldırmış, 2007 yılının Ocak ila Eylül dönemleri ile aynı yılın Ocak-Aralık ve 2012 yılına ait vergi, ceza, gecikme faizi ve gecikme zammı yönünden davayı reddetmiştir.

Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 19/12/2019 tarih ve E:2016/11358, K:2019/7290 sayılı kararı:

Borç döküm listeleri, mükelleflerin fiziksel yahut elektronik ortamdaki talepleri üzerine vergi dairelerince hazırlanarak mükellefe verilen, güncel borç durumunu gösteren dökümlerdir. Vergilendirme açısından hüküm ifade eden bir vesika yahut yazı niteliği taşımaması sebebiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesi kapsamında bir "vergi vesikası" olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

Bilgilendirme amacı taşıyan bir dökümün aynı zamanda bazı durumlarda haberdar etme niteliği de taşıyabileceği açıktır. Borç döküm listesini alan bir kişiye, içeriği vergi ve cezalara karşı açacağı davada, döküm içeriği vergi ve cezalara ilişkin düzenlenen vergi vesikalarının (ihbarnamelerin, ödeme emirlerinin) 213 sayılı Kanun'da öngörülen tebligat esaslarına uygun olarak tebliğ edilip edilmediğinin irdelenmesine imkan tanınması mahkemeye erişim hakkının bir gereğidir.

Borç döküm listesinin 213 sayılı Kanun kapsamında bir vergi vesikası olmaması sebebiyle, borç döküm listesiyle öğrenilen vergi ve cezalara karşı açılacak davaların 2577 sayılı Kanun hükümleri uyarınca vergi ve cezaların öğrenildiği borç döküm listesinin temin edilmesinden itibaren genel dava süresi içinde açılması gerekmektedir.

Olayda, dava dilekçesine ekli borç sorgu dökümünün 28/11/2014 tarihli olduğu, yargılama esnasında Mahkemece verilen ara kararla taraflardan, borç döküm çıktısının hangi tarihte tebliğ edildiğinin sorulması üzerine davalı idarece, borç döküm çıktısının yapılandırma işlemine yönelik olarak başvuru sahiplerine verildiği, ayrıca tebliğ edilmediği, davacı tarafından ise borçlardan 14/12/2014 tarihinde haberdar olunduğu belirtilmiştir.

Bu durumda, tarafların ara karara cevapları ile davacı tarafından dava dilekçesi ekine 28/11/2014 tarihli borç dökümü çıktısının eklendiği maddi gerçeği göz önüne alındığında, davacının borç döküm listesi içeriği vergilerden haberdar olma tarihinin borç döküm listesi üzerinde yazılı 28/11/2014 olarak kabulüyle yasal dava açma süresi geçtikten sonra 09/01/2015 tarihinde açılan davanın süre aşımı yönünden reddi gerekmekte iken işin esası incelenmek suretiyle verilen Mahkeme kararının davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.

Daire, bu gerekçeyle kararın, 2002 yılına ait ceza, 2006 yılına ait vergi, ceza ve gecikme zammı ile 2007 yılının Ocak-Mart ila Ekim-Aralık dönemlerine ait gecikme zammını kaldırılması yolundaki hüküm fıkrasını bozmuş; davacının karar düzeltme istemini reddetmiştir.

... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:

Borç döküm listesiyle öğrenilen vergi ve cezalara karşı açılacak davalarda, dava açma süresinin hesabında borç döküm listesinin temin edildiği tarih değil, vergilendirmeye ilişkin vesikaların tebliğ edilmesine dair tarihin dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle ihbarnamelerin tebliğ edildiğini gösteren evrakların ayrı ayrı irdelenmesi sonucunda davalı idarenin davanın süresinde açılmadığına yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.

Olayda, davaya konu borç döküm listesinde yer alan vergi ve cezaların dayanağı olan ve ihbarname ve tebliğ alındıları dava dosyasına ibraz edilemeyen 2007 yılının Ocak-Mart ila Ekim-Aralık dönemlerine ait geçici vergilerin (1086 vergi kodlu gecikme zamları) usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği davalı idarece ispatlanamadığından, söz konusu amme borçlarında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, 2002 yılının Haziran dönemine ait ceza ile 2006 yılına ilişkin vergi ve cezalara (3073 kodlu usulsüzlük cezaları, 1086 vergi kodlu gecikme zammı, 0010 vergi kodlu kurumlar vergisi) ilişkin amme borçlarının dayanağı ihbarnamelerin ara kararıyla davalı idareden istenildiği halde, 2002 yılının Haziran dönemine ilişkin ihbarname ve tebliğ alındısının ibraz edilemediği görülmekle usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği davalı idarece ispatlanamamıştır.

Ayrıca Mahkeme kararları ile dayanağı ihbarnamelerin iptal edildiği anlaşılan 2006 yılına ilişkin vergi ve cezalarda da (3073 kodlu usulsüzlük cezaları, 1086 vergi kodlu gecikme zammı, 0010 vergi kodlu kurumlar vergisi) hukuki isabet görülmemiştir.

Vergi Mahkemesi ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle bozulan hüküm fıkrası yönünden ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Israr kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'iN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden reddi ile Mahkeme kararının diğer yönlerden temyizen incelenmesi için dosyanın Danıştay Üçüncü Dairesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) işaretli bendinde; idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtilmiştir. Kanun'un 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasında ise dilekçelerin, görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 2577 sayılı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanun'un 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinde de dilekçelerde, aynı Kanun'un 14. maddenin 3/c (ehliyet), 3/d (idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlemin olup olmadığı) ve 3/e (süre aşımı) bentlerinde yazılı hallerin bulunması halinde davanın reddine karar verileceğine yer verilmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 377. maddesinin birinci fıkrasında, mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilecekleri düzenlenmiştir. Kanun'un 378. maddesinde ise, vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödeme yapılmış veya ödemeyi yapan taraftan verginin kesilmiş olması gerektiği belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

i. Dava konusu edilen işlemin, 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (d) işaretli bendi uyarınca idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde olup olmadığı yönünden hukuki değerlendirme:

Davacı tarafından borç döküm listesi ile öğrenilmiş olan vergi ve cezalar ile bunlara bağlı olarak hesaplanan fer'iler dava konusu edilmiştir. Dava dilekçesinde borç döküm listesinin iptali istenilmemiştir. Vergi uyuşmazlığından doğan idari davanın konusu belirlenirken, 2577 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun kaldırılan hükümleri arasında yer verilmeyip hukuki varlığı korunan ve bu konuda özel hüküm niteliği taşıyan 213 sayılı Kanun'un 377 ve 378. maddelerinin de dikkate alınması gerekir. Dava konusu vergi ve cezaların 213 sayılı Kanun'un anılan kuralları uyarınca idari davanın konusunu oluşturabileceğinde duraksama bulunmamaktadır.

Kurul Üyeleri …, …, …, …, … bu görüşe aşağıdaki gerekçeyle katılmamışlardır:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinde dava dilekçelerinin kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği, Kanun'un 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinde dava konusu edilebilecek bir işlem bulunmadığı takdirde davanın reddedileceği hüküm altına alınmıştır.

Vergi mahkemesinde dava açmaya yetkili olanları belirleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 377. maddesinin birinci fıkrasında, mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilecekleri belirtilmiştir. Anılan Kanun'un 378. maddesinde de vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödeme yapılmış veya ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması gerektiği belirtilmiştir.

2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde öngörülen idari davalara konu edilebilecek idari işlemler, idari makamlar tarafından bir kamu hizmetini yürütmek üzere kendilerine tanınan kamu gücü kullanılarak ve idarenin tek yanlı iradesiyle tesis edilen, kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte olup ilgililerin menfaatini etkileyen hukuksal işlemlerdir.

Vergi mahkemelerinde dava konusu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler, tesis sebepleri, şekli, doğuracağı hukuki sonuçları vergi kanunlarıyla belirlenmiş vergi tarhiyatına, ceza kesilmesine ve vergi tevkifatına ilişkin işlemler ile düzeltme işlemleri, düzeltme ve şikayet başvurularının reddine ilişkin işlemler, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un uygulanmasına ilişkin ödeme emri, haciz, ihtiyati tahakkuk, ihtiyati haciz gibi işlemler ile ilgililerin hukuki menfaatini etkileyen diğer işlemlerdir.

Bu durumda mükelleflerin vergi idaresine olan borçlarını gösterir bilgilendirici mahiyette olan borç döküm listeleri idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai nitelikte işlem olmadıklarından, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendi uyarınca, borç sorgulama sonucu öğrenilen vergi borçlarının kaldırılması istemiyle açılan davanın incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle işin esasını incelenerek verilen ısrar kararında hukuki isabet görülmemiştir.

2577 sayılı Kanun'un 22. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer verilen, 15. maddede sayılan sebeplerden biri ile veya yargılama usulüne ilişkin meselelerde azınlıkta kalanların işin esası hakkında da oylarını kullanacaklarına ilişkin kural ve Kurulumuzun usule ilişkin meselelerde azınlıkta kalanların diğer usuli meselelerde ve nihai kararda oy kullanacaklarına dair içtihadı uyarınca usuli mesele yönünden karşı oyda kalanlar işbu davanın süresinde açılıp açılmadığı yönünden de oylamaya katılmıştır.

ii. Vergi Mahkemesince işin esası incelenerek verilen ısrar kararıyla kaldırılan vergi ve cezalar ile bunların üzerinden hesaplanan fer'ilere karşı açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (e) işaretli bendi uyarınca süresinde açılıp açılmadığı yönünden değerlendirme:

Danıştay Üçüncü Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE, 2- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

XX - KARŞI OY

Temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden reddi ile kararın diğer yönlerden temyizen incelenmesi için dosyanın Danıştay Üçüncü Dairesine gönderilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/607, K. 2022/1387, 16 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. XX - Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2022/607
Karar No
2022/1387
Tarih
16 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2022/613 K.2022/5112
  • Danıştay 4. Daire E.2022/613 K.2022/6939
  • Danıştay 13. Daire E.2022/613 K.2022/4046
  • Danıştay 3. Daire E.2022/617 K.2022/4512
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2022/617 K.2022/1433
  • Danıştay 12. Daire E.2022/619 K.2022/5324

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.