KÜNYE
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2022/972 E., 2024/4 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2024
- Esas No
- 2022/972
- Karar No
- 2024/4
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
786 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul alım-satımı faaliyetinde bulunduğundan bahisle 04/06/2010 ila 26/05/2014 tarihleri arasındaki dönem için tesis edilen gelir vergisi mükellefiyetinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Davacı 2002 yılında satın aldığı taşınmazı 23/05/2003 tarihinde, 2006 yılında aldığı taşınmazı 03/05/2007 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesiyle müteahhide vermiştir. İnşaatların tamamlanıp bir kısmının satılması üzerine de davalı idare tarafından, elde edilen kazancın ticari kazanç olarak kabul edilmesi suretiyle davacı adına gelir vergisi mükellefiyeti tesis edilmiştir.
Davacının arsa payı karşılığında müteahhitle yaptığı sözleşme ile bu arsa üzerine inşa edilen binada müşterek mülkiyete konu bağımsız bölümler oluşmuştur. Böylelikle arsa sahibinin arsası üzerindeki mülkiyet hakkı, kişisel olmaktan çıkarak kendisine intikal eden dairelere bağlı olarak müşterek mülkiyet hükümlerine göre arsa payı oranında diğer kat malikleri ile paydaş duruma gelmiştir. Bu bakımdan, ticari bir organizasyon ve devamlılık olmaksızın davacının 1976, 2002 ve 2006 yıllarında satın aldığı arsalar için arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak suretiyle maliki olduğu dairelerin satışını ticari faaliyet olarak değerlendirmek mümkün değildir.
Bu nedenle, elde edilen gelirin ticari kazanç kapsamında kabul edilmek suretiyle davacı adına tesis edilen mükellefiyet işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle dava konusu işlemi iptal etmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 03/06/2021 tarih ve E:2016/7369, K:2021/2934 sayılı kararı:
Danıştayın müstekar hale gelmiş içtihatlarında, bir işlemin devamlılık taşıdığının göstergesi, o işlemin aynı vergilendirme döneminde yinelenmesi ya da önceki vergilendirme döneminde de yapılmış olmasıdır. Dolayısıyla gayrimenkul alım, satım ve inşasından elde edilen kazancın ticari kazanç olarak vergilendirilebilmesi için maddi ve şekli anlamda bir ticari organizasyonun belirgin olmadığı durumlarda, kazanç doğuran işlemin çokluğu, devamlılık unsurunu belirleyen en objektif ölçüdür ve devamlılık unsurunun gerçekleşmesi halinde, bu işlemlerin kazanç sağlamak amacıyla yapılmadığını kanıtlama yükü vergi mükelleflerine düşecektir.
Bilindiği üzere, genellikle gayrimenkul edinimi kişisel gereksinim, servetin korunması veya satarak kazanç sağlama amaçlarından birine dayanmaktadır. Kişisel gereksinim nedeniyle gayrimenkul ediniminde sayının sınırlı olacağı ve servetin korunması amaçlı edinimin de tekrar satış gerektirmeyeceği dikkate alındığında, bu iki nedenden birine dayanılarak edinilen gayrimenkullerin gereksinimin ortadan kalkması veya servetin nakde dönüştürülmesini haklı ve gerekli kılan nedenlerle kanıtlanmadığı takdirde işlem sayısındaki çokluk, kazanç sağlama amacının da göstergesi kabul edilmelidir.
Davacının 2010 yılında iki, 2011 yılında dört, 2012 ve 2013 yıllarında üçer ve 2014 yılında bir adet gayrimenkul sattığı dikkate alındığında, olayda devamlılık unsurunun oluştuğu ve satışların ticari mahiyette olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, mükellefiyet işleminin tesis tarihi itibarıyla ticari nitelik taşıyacak sayıda gayrimenkul alım satımı faaliyetinde bulunulması, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 37. maddesinin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendi uyarınca, ticari faaliyet olduğundan aksi yöndeki Vergi Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Daire bu gerekçeyle temyize konu kararı bozmuştur.
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
Vergi Mahkemesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Uyuşmazlığa konu olayda, hakkında mükellefiyet tesis edilen dönemde davacının 14 taşınmaz satışının bulunduğu, bunların 13 tanesinin 2002 ve 2006 yıllarında alınıp, 2003 ve 2007 yıllarında. İnşaat Turizm Tekstil Otomotiv Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. (Önceki Ünvanı:. İnşaat Turizm Tekstil Otomotiv Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd.
Şti.) ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmeleri uyarınca müteahhit şirkete verilen 2 taşınmazdan elde edilen bağımsız bölümlerin satışı olduğu anlaşılmaktadır. Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri incelendiğinde, satılan 13 taşınmazın 6 tanesinin müteahhit şirketin payına düşen taşınmazlar olduğu görülmektedir.
Ancak, ticaret sicil gazetesi kayıtları incelendiğinde davacının aynı zamanda kat karşılığı inşaat sözleşmelerini yaptığı müteahhit şirketin ortağı ve şirket yöneticilerinin de kardeşi olduğu anlaşıldığından, davacının gayrimenkul alım-satımı faaliyetinin ticari bir organizasyon kapsamında yapıldığının kabulü gerekmektedir. Bu nedenle, ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
X - KARŞI OY
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/972, K. 2024/4, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama