KÜNYE
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2023/1016 E., 2024/924 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Esas No
- 2023/1016
- Karar No
- 2024/924
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı - ANKARA
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Derneği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- Danıştay Yedinci Dairesinin 06/03/2023 tarih ve E:2020/2742, K:2023/1264 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
803 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davalı Kurumun web sitesi olan www.tarimorman.gov.tr/TADAB adresinde 13/07/2020 tarihinde duyuru olarak yayımlanan "Alkollü İçki İthalatında Bandrol Talebinde Bulunulması, İncelenmesi ve Onaylanmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Genelge"nin 2. maddesinin (2.3.) numaralı alt bendinde yer alan "Bandrol onayı talep edilen ürünlere ilişkin; Kapatılmış Gümrük Beyannamesi ve Gümrük Vergi Tahsil Alındısı örneği istenir" düzenlemesinin iptali istemiyle dava açılmıştır. Danıştay Yedinci Dairesinin 06/03/2023 tarih ve E:2020/2742, K:2023/1264 sayılı kararı:
Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik dışında kılavuz, yönerge, tebliğ, genelge gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapma yetkisi bulunmaktadır. Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken normlar hiyerarşisine göre her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği her düzenleyici işlemin dayandığı üst hukuk normuna aykırı hüküm ihtiva etmemesi gerekmektedir.
Dolayısıyla kanundan sonra gelen düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan yetkinin kullanılması ile ilgili olacağı, ilgili metinlerde kanunla verilmiş olan yetkiyi genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir. Yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesi gereği, ikincil nitelikte kural koyma yetkisine haiz olan idarelerin yetkisini kanunun çizdiği sınırlar içinde kalarak ve kanuna uygun olarak kullanması zorunludur.
Kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılması, kanun hükmü bir konunun nasıl düzenlenmesini öngörüyorsa, yapılacak işlemlerin buna uygun şekilde ve çizilen sınırı aşmadan bir üst norma uygun olarak tesis edilmesi gerekmektedir.
Dava konusu Genelge'ye dayanak alınan, bandrollü ürün izleme sistemine ilişkin tebliğlerde yer aldığı üzere, tütün mamulü ve alkollü içkilerde bandrol uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirleme, mükelleflere bandrol verilmesinde vergi dairelerine vadesi geçmiş borcu bulunmadığına ilişkin belge arama zorunluluğu getirme görev ve yetkisi Hazine ve Maliye Bakanlığına aittir.
Düzenlemenin esasları anılan Bakanlıkça, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerde Bandrollü Ürün İzleme Sistemi Genel Tebliğleri ile belirlenmiştir.
Genelge’nin duyurulduğu tarihte yürürlükte olan Bandrollü Ürün İzleme Sistemi Genel Tebliği’nde (1 Sıra No.lu Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:8)) Kanun'da tanınan yetkiye istinaden alkollü içki ithal eden firmalar için aranan uygunluk onayına ilişkin başvuru ekinde, ithalatı yapılacak alkollü içki ürünleri için bandrol talepleri esnasında, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (III) sayılı Listenin (A) ve (B) cetvellerinde yer alan ürünlere ilişkin özel tüketim vergisi ile bu vergi türüne ait vergi ziyaı cezası, gecikme zammı,
gecikme faizi ve bu vergiye ait beyannameden doğan damga vergisinden toplamda 5.000 (Beş Bin) TL’yi aşan tutarda vadesi geçmiş borcu olmadığına dair aldığı belgeyi de talep formu ile beraber ibraz etmesi gerektiği belirlenmiştir.
Davada, iptali istenen düzenleme ile alkollü içki ithalatçısı firmaların bandrol onay başvurularında, bandrol onayı verilecek ürünlerin kapatılmış gümrük beyannamesi ve gümrük vergi tahsil alındısı örneğinin aranacağı kurala bağlanarak üst hukuk normu olan kanun, yönetmelik ve tebliğlerde sayılmayan ilave bir yükümlülük getirildiği görülmektedir. Genelge ile ihdas edilmiş olan bu ilave yükümlülükte, üst hukuk normlarına uygunluk bulunmadığı gibi alkollü içki ithalatçıları açısından bandrol taleplerinin karşılanması noktasında kısıtlayıcı mahiyette bulunması nedeniyle de hukuka uygunluk görülmemiştir. Daire bu gerekçeyle, dava konusu kuralı iptal etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Alkollü içki ithalatı için onay verilen bandrollerin özel tüketim vergisinin ödenmiş olması şartının aranmaması durumunda, teslim alınan bandrollerin bazı firmalar tarafından amacı dışında kullanılmasına, yurt içinde üretilen sahte içkilere uygulanmasına ve vergi kaybına sebep olunduğu belirtilmektedir.
Bandrol her ne kadar vergi güvenliğini sağlamak üzere getirilen bir uygulama olsa da orijinal bandrollerin sahte üretimde kullanılmak suretiyle ürün güvenliğini ve dolayısıyla kamu sağlığını tehlikeye atması neticesinde alkollü içki piyasası güvenliği de olumsuz etkilenmektedir.
Özel tüketim vergisine konu alkollü içkilerin ithalatında kullanılacak bandrollerin kamu sağlığı, vergi güvenliği ve alkollü içki piyasa güvenliğini olumsuz etkileyen amacı dışında kullanılmasının ortadan kaldırılmasını teminen, Genelge ile ithalatçı firmaların bandrol onay başvurularında bandrol onayı verilecek ürünlere ait kapatılmış gümrük beyannamesi ve gümrük vergi tahsil alındısı örneğinin aranması şartı getirilmiş ve tamamlanmış bandrol onay başvuruları neticesinde en geç 8 (sekiz) iş günü içinde ithalatçıya bandrollerin verildiği belirtilerek düzenleyici işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/1016, K. 2024/924, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama