KÜNYE
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2024/37 E., 2024/1292 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Esas No
- 2024/37
- Karar No
- 2024/1292
- Temyiz eden (davalı)
- ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi
- İstemin konusu
- Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 16/11/2022 tarih ve E:2021/725, K:2022/1394 sayılı bozma kararı üzerine verilen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, esnaf muaflığından faydalanan kişilerden aldığı bir kısım hurda emtiayı tevkifat yükümlülüğünden kaçınmak amacıyla gerçek emtia teslimine dayanmayan faturalar ile belgelendirdiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2006 yılının Ocak-Mart ila Ekim-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen gelir (stopaj) vergileri ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca 2006 yılı için yüzde elli oranında artırılarak kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine verilen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
i. Dava konusu gelir (stopaj) vergileri ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları yönünden yapılan inceleme:
Davacıya fatura düzenleyen firmalar hakkında tanzim olunan vergi tekniği raporundaki tespitlerden, düzenledikleri faturaların gerçek bir emtia teslimine dayanmadığı anlaşıldığından davacının esnaf muaflığından faydalanan kişilerden aldığı anlaşılan bir kısım hurda emtiası için tevkifat yükümlülüğünü yerine getirmediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle davacı adına tarh edilen gelir (stopaj) vergileri ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
ii. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca 2006 yılı için yüzde elli oranında artırılarak kesilen özel usulsüzlük cezaları yönünden yapılan inceleme:
213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için öncelikle maddede sayılan belgelerin verilmediğinin ve alınmadığının belirlenmesi ve bu belgeleri vermeyen ve almayanların saptandığına dair hukuken geçerli bir tespitin mevcut olması gerekmekte olup olayda ise bu yönde yapılmış somut bir tespit bulunmamaktadır. Bu nedenle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuki isabet görülmemiştir.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle dava konusu gelir (stopaj) vergileri ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları yönünden davayı reddetmiş, özel usulsüzlük cezalarını kaldırmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu özel usulsüzlük cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek kararın bu yönden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Kurulun bozma kararına uyularak verilen kararın özel usulsüzlük cezalarının kaldırılmasına yönelik hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak verilen kararlara ilişkin temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılması gerekmektedir. Temyize konu kararın aleyhe olan hüküm fıkrası Kurulun bozma kararındaki esaslara uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/37, K. 2024/1292, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama