KÜNYE
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2024/479 E., 2024/754 K.·T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
- Esas No
- 2024/479
- Karar No
- 2024/754
- Temyiz eden (davacı)
- ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Başkanlığı - ... - (E-Tebligat
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.416 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Dava konusu istem: Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 26. Bölge Müdürlüğü tarafından ihale edilen "Yeni Yusufeli İlçesi İçmesuyu İsale Hattı İkmali" işi uhdesinde kalan davacı tarafından, bu işe ilişkin sözleşme ve hak edişler nedeniyle tahsil edilen damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine yapılan şikâyet başvurusunun reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı:
Yargı kararları ile istikrar kazandığı üzere, ancak kanunda belirtilen durumlarla sınırlı olarak hukuki ihtilaf içermeyen, basit ve açık hatalar, düzeltme ve şikâyet yoluna başvurulmak suretiyle dava konusu edilebilir.
Uyuşmazlığın çözümü, davacı tarafından kazanılan ihalenin döviz kazandırıcı nitelikte olup olmadığının tespitine bağlıdır. Söz konusu ihalenin döviz kazandırıcı nitelikte olup olmadığının tespiti ise 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun ek 2. maddesinin (4) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun ek 1. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan "uluslararası ihale" tanımının yorumlanmasına bağlıdır.
Anılan kanun hükümlerinde yer alan "ve yabancı firmalarca da teklif verilen" ibaresini iptal eden Anayasa Mahkemesi kararı, dava konusu damga vergisinin davacıdan tahsilinden sonra yayımlanmıştır. İptal edilen kanun hükmü damga vergisi kesintisinin yapıldığı tarihte yürürlükte olup vergilendirme de yürürlükte olan mevzuata göre yapılmıştır. İşlemin dayanağı olan kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinin, yürürlükte olduğu dönemde bu kanun hükmüne istinaden yapılmış işlemleri hukuka aykırı kılıp kılmayacağı, dolayısıyla uyuşmazlık özelinde tahsil edilen damga vergisinin iade edilip edilmeyeceği hususu hukuki bir ihtilaf içermektedir.
Bu durumda, uyuşmazlığın açık bir vergi hatası kapsamında olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle davayı reddetmiştir.
Davacının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ..... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin, Anayasa Mahkemesinin 24/12/2020 tarih ve E:2020/15, K:2020/78 sayılı kararının Resmî Gazete'de yayımlandığı 28/04/2021 tarihinden sonra (7 numaralı hak ediş için) tahsil edilen damga vergisinden kaynaklanan kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemi hakkındaki inceleme:
Anayasa Mahkemesi tarafından 24/12/2020 tarih ve E:2020/15, K:2020/78 sayılı kararla, 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile değişik 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun ek 2. maddesinin (4) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun ek 1. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan "ve yabancı firmalarca da teklif verilen" ibareleri iptal edilmiş, anılan karar 28/04/2021 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Anayasa Mahkemesinin belirtilen iptal kararının yürürlüğe girdiği 28/04/2021 tarihinden sonra yapılan hak ediş ödemesiden damga vergisi tahsil edilmesi mevzuda hata halini oluşturduğundan dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin, Anayasa Mahkemesinin 24/12/2020 tarih ve E:2020/15, K:2020/78 sayılı kararının Resmî Gazete'de yayımlandığı 28/04/2021 tarihinden önce tahsil edilen damga vergilerinden kaynaklanan kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemi hakkındaki inceleme:
Vergi Mahkemesi kararının anılan hüküm fıkrasının usul ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ve davacı tarafından ileri sürülen iddialar da bu hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, istinaf isteminin bu yönden reddi gerekmektedir.
Karar sonucu:
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle istinaf istemini kısmen kabul ederek Vergi Mahkemesi kararının, 7 numaralı hak edişten kesilen damga vergisine ilişkin davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasını kaldırmış, bu yönden davanın kabulüne karar vermiş; davacının diğer istinaf istemlerini reddetmiştir.
Tarafların temyiz istemlerini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 26/10/2023 tarih ve E:2022/4698, K:2023/4066 sayılı kararı:
I. Davalının temyiz istemi yönünden yapılan inceleme
Vergi Dava Dairesi kararının, 7 numaralı hak edişten kesilen damga vergisine ilişkin davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
II. Davacının temyiz istemi yönünden yapılan inceleme
Anayasa Mahkemesi tarafından 24/12/2020 tarih ve E:2020/15, K:2020/78 sayılı kararla, 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile değişik 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun ek 2. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan "ve yabancı firmalarca da teklif verilen" ibaresi iptal edilmiş, anılan karar 28/04/2021 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. İptal kararı sonrasında, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun ek 2. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan uluslararası ihale tanımı, "kamu kurum ve kuruluşları tarafından yerli ve yabancı firmaların ayrı ayrı veya birlikte iştirakine açık olarak çıkılan ihale" olarak Kanun'da yer almış bulunmaktadır.
Bunun sonucu olarak Anayasa Mahkemesinin 24/12/2020 tarih ve E:2020/15, K:2020/78 sayılı kararı ile iptal edilen Damga Vergisi Kanunu'nun ek 2. maddesinin (4) numaralı fıkrası ile Harçlar Kanunu'nun ek 1. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan "ve yabancı firmalarca da teklif verilen" kuralı uygulanarak bu karardan önce tesis edilmiş işlemlerin, tesis edildikleri andaki duruma göre hukuka uygun olsalar da kararın yayınlanmasından sonra oluşan yeni hukuki duruma göre hukuka aykırı hale geleceklerinde duraksama yoktur.
Olayda, Kalkınma Bakanlığının cari yıl yatırım programında yer alan ve idari şartnamede yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olduğu belirtilen ihaleye ilişkin olarak ödenen damga vergilerinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine yapılan şikâyet başvurusu, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği de belirtilerek Damga Vergisi Kanunu'nun ek 2. maddesinde yer alan şartların sağlanması halinde istisnadan yararlanılabileceği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra ortaya çıkan hukuki sonucun, uyuşmazlığa konu vergilendirme işlemini uluslararası ihale tanımı yönünden baştan itibaren etkilediği dikkate alındığında, anılan gerekçeyle tesis edilen işlemin hukuka uygun olmadığı ve olayda alınmaması gereken verginin tahsil edilmesi suretiyle hukuki değerlendirmeyi gerektirmeyecek açıklıkta bir vergilendirme hatası bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, temyiz istemine konu vergi dava dairesi kararının davacının istinaf isteminin kısmen reddine dair hüküm fıkrasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Daire bu gerekçeyle kararın, davacının istinaf isteminin kısmen kabulü ile davanın bu yönden kabulüne dair hüküm fıkrasını onamış; davacının istinaf isteminin kısmen reddine dair hüküm fıkrasını bozmuştur. Hâkimler ve Savcılar Kurulunun iş bölümü kararı uyarınca dosyanın devredildiği ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle bozulan hüküm fıkrası yönünden ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Danıştay Dokuzuncu Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Israr kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Israr kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi dava daireleri kararları arasında, vergilendirme işleminin dayanağı kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinin, yürürlükte olduğu dönemde bu kanun hükmüne istinaden yapılmış işlemlerin vergi hatası kapsamında değerlendirilmesine imkan verip vermeyeceği hususunda ortaya çıkan aykırılığın giderilmesi istemiyle yapılan başvuru üzerine Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 22/07/2023 tarih ve 32256 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 07/06/2023 tarih ve E:2023/2, K:2023/4 sayılı kararıyla,
iptal edilen hükme istinaden tesis edilmiş olan vergilendirme işlemleri yönünden Anayasa Mahkemesinin iptal kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonra çıkarılan uyuşmazlıklar bakımından iptal kararının geçmişe etkili sonuç doğurup doğurmayacağı hususunun, üzerinde hukuki yorum teknikleri ile farklı mülahazalar yapılabilecek nitelikte olduğuna ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun aradığı anlamda açık bir vergi hatası oluşturmadığına karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Kurulun söz konusu kararında belirtilen ilkelerden ayrılmayı gerektirecek herhangi bir maddi olgu ya da hukuki nedenin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 6728 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle değiştirilen ek 2. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan "...ve yabancı firmalarca da teklif verilen..." ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 24/12/2020 tarih ve E:2020/15, K:2020/78 sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine ihale edilen işe ilişkin sözleşme ve hak edişler nedeniyle tahsil edilen damga vergisinin,
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun ek 2. maddesi uyarınca vergiden müstesna hale geldiği belirtilerek iadesi istemiyle iptal kararının yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılan düzeltme ve şikâyet başvurularının reddi üzerine açılan davanın reddi yolundaki Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf isteminin kısmen reddi yolunda verilen ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
X - KARŞI OY
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dokuzuncu Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/479, K. 2024/754, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama