KÜNYE
T.C. Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Adana
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2022
- Esas no
- 2019/779 Esas
- Karar no
- 2022/899
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ....
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ... -...
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/10/2019
- Kararın yazıldığı tarih
- ....
Karar Metni
1.741 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı tarafından, davacı müvekkil aleyhine Adana 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus haiz yoluyla haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, takibe konu borcun ise davacı müvekkil tarafından takip açılmadan önce ödendiğini, bu nedenle söz konusu takibe ilişkin ödeme emrinin tebliği ile birlikte, yasal prosedürüne uygun ve süresi içinde Adana 3. İcra Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasıyla borca itiraz davası açıldığını,
her ne kadar taraflarınca icra takibinin tedbiren durdurulması talep edilmiş ise de bu taleplerinin İcra Hukuk Mahkemesi tarafından reddedildiğini, tedbir talebinin reddedilmesiyle birlikte ve devam eden yargılama ve icra takibi süresince yine taraflarınca Adana 1. ASliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile de menfi tespit davasının açıldığını,
yapılan yargılama neticesinde takibe dayanak borcun müvekkil tarafından 10/06/2015 tarihinde davalıya ödendiği ve davalının ödemeyi kendi defterlerine işlendiği halde ödeme tarihinden çok sonra 14/03/2016 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine başlandığı tespit edilmiş ve bu hususta verilen kararın da 25/05/2018 tarihinde kesinleştiğini, her ne kadar davacı müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti hüküm altına alınıp kesinleşmiş ise de devam eden yargılama sürecinde haksız ve kötü niyetli açılan icra takibi ile birlikte müvekkil aleyhine bir kısım haciz işlemleri yapılmış,
müvekkil şirketin banka hesaplarına haciz müzekkelereni gönderilmiş ve araçlarına da haciz şerhi işlenmiş ve iş bu hacizler de zaman zaman yinelendiğini, müvekkil şirket adresinde gerçekleştirilen haciz işlemleri ile birlikte, bir kısım iç cephe bayası, iç cephe duvar macunu, dış cephe boyası, dış cephe astarı, batarya ve musluk gibi çok sayı ve kalitedeki mal ve malzemeler haczedilerek bulundukları yerden alınıp yediemin deposuna teslim edildiğini, en başında yapılan ödemenin göz ardı edilemeyeceği de açıkken, tereddüt oluşsa dahi somut durumda pek tabi davalı tarafça,
iddiaları doğrultusunda mahkemenin yapmış olduğu araştırma ve incelemeden daha kısa sürede ve kolayca aynı bilgiye erişilebileceğini belirterek haklı davanın kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinde itibaren ticari faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL maddi tazminatın haczedilen malların güncel değerinin temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak teşkil eden çekin ... ....
Taahhüt San.ve Tic.Ltd.Şti.tarafından müvekkilinine ciro edilerek verildiğini, davacı taraf takip açılmadan önce müvekkiline olan borcunu ödediklerini, başlatmış olduğu takibin haksız olduğunu, iddia edildiğini, davacı tarafın yapmış olduğu ödemelerin ... numaralı çekle ilgili olmayıp, müvekkiline olan başkaca borçları ile alakalı olduğunu, davacı yanın müvekkil şirkete elimizdeki tabloya göre 40.192,79 TL borcu olduğunun görüleceğini, bunların arasında çok sayıda çek ve fatura borcu bulunmadığını, yapılan ödemenin hangisine yönelik olduğuna dair kesin bir bilgi bulunmadığını,
yapılan ödemelerin herhangi bir çek numarası ve bununla alakalı ödeme dekontu belirtilmeden yapılmasının da iddialarını doğruladığını, alacaklı müvekkil tarafından davacı borçlu hakkında Adana 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatılmış, davacı borçlu tarafından imza inkarında bulunulmamış, borca itirazda bulunulduğunu, İİK'nun 169/a maddesine göre borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlanması gerektiğini,
ancak ödeme yapıldığı ileri sürülen T. ...Bankasına ait 10/06/2015 tarihli banka dekontunda takibe konu çekin ait olduğu banka şubesi, çekin tutarı, vade tarihi ya da çek numarasının açıkça belirtilmediği, ödeme dekontunda açıkça atıfta bulunulmaması nedeniyle ödemenin takibe konu çeke ilişkin yapıldığının kabulü oluşa ve kanunun ruhuna aykırı olduğunu, davacı yanın 24/12/2014 keşide tarihli çekin ödemesinin de 24/12/2014 tarihinde olduğunu iddia ettiğini, ilgili çekin keşide edildiği tarihle ödemenin yapıldığı tarihin aynı gün olduğu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
davacı yanca Adana 3.İcra Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası ile borca itiraz davası açılmış, ödeme yapıldığı ileri sürülen ...
Bankasına ait 10/06/2015 tarihli banka dekontunda takibe konu çekin ait olduğu banka şubesi, çekin tutarı, vade tarihi ya da çek numarasının açıkça belirtilmediği, ödeme dekontunda açıkça atıfta bulunulmaması nedeniyle ödemenin takibe konu çeke ilişkin yapıldığının kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddedildiğini, davacı yanca Adana 1. ASliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile ikame edilen menfi tespit davası ile takibe konu çeklerin ödendiğinden bahisle, eksik ve hatalı incelemeler neticesinde Adana 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin iptal edildiğini,
ancak davacı yan gerçekte resmi kayıtlara göre müvekkil şirkete borcunun göründüğünü, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, davacı yan zararını hukuka uygun delillerle ispat edemediğini, davacı yanın manevi tazminat talebinin de reddi gerektiğini, davacı yan tazminat talebinde bulunarak müvekkilinden ikinci kez haksız kazanç sağlamaya çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE : Davanın haksız fiilden oluşan tazminat davasıdır. Mahkememizce dosyanın inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından 16/04/2021 tarihli raporunda, Adana 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında bulunan ve 27/04/2016 tarihinde haciz tutanağı tanzim edilen ürünlerin değeri dava tarihi olan 24/10/2019 itibari ile değerinin 19.200,00 TL olduğu belirtilmiştir.
Dosyanın bir hesap uzmanı ve bir inşaat mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişiler tarafından 11/03/2022 tarihli raporunda; davacıya ait boya, banyo bataryası ve musluk türü malzemeler, 27/04/2016 tarihinde haczedilmiş, davalı aleyhine açılan menfi tespit davasının 25/05/2018 tarihinde kesinleşmiş olup, söz konusu malzemenin 2 yıl 4 ay boyunca hacizli kaldığının anlaşıldığını, boya cinsi malzemenin kullanım ümrünün 2 yıl olduğu,
daha sonrasında niteliğinin değişeceği ve kullanılamaz hale geleceği değerlendirildiğini, davaya konu batarya ve musluk malzemelerinin mevcut durumu hakkında dosyada bilgi ve belgenin mevcut olmadığını, bu malzemelerin saklama koşulları bilinmemekte olup, hasarlanıp hasarlanmadığı ve ne ölçüde değer kaybettiği belirlenmediğinden bu malzemelerin sebebiyle davacı şirketin zararının mevcut olup olmadığının tespit edilemediğini, davacıya ait boya cinsi malzemenin dava tarihi itibariyle güncel değerinin 7.130,00 TL banya bataryası ve musluk türü malzemelerin ise 14.270,00 TL değerinde olduğunun tespit edildiğini,
davacı şirketin niteliği değişen ve kullanılmaz hale gelen boya malzemesi sebebiyle dava tarihi olan 24/10/2019 tarihi itibariyle zararının 7.130,00 TL olarak hesaplandığını, davacı şirketin dava tarihinden itibaren haczedilip de bozulan boya malzemesi sebebiyle uğradığı 7.130,00 TL maddi zararın(güncel) dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte avans faizile birlikte ödenmesinin talep edebileceği anlaşılmakta olduğunu, davacı şirket, haciz sebebiyle araçları üzerinde tasarrufta bulunamadığı ve zarara uğradığını ileri sürdüğünü,
icra dosyasında davacı şirkete ait ... plaka sayılı 2000 model ... marka araç üzerinde davalı şirketin haciz dışında çok sayılı haciz olduğu görüldüğünden, aracın kullanılamaması sebebiyle zarar hesabı yapılmamış olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun m.58 hükmünde manevi tazminat davasının şartları düzenlenmiş olup, kusura dayalı sorumluluk söz konusu olduğunu, bu itibarla alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa da kusurlu olması da gerektiğini, davaya konu olayda davacı lehine manevi tazminata hükmedilip edilmeyeceğinin mahkemenin takdirine bırakıldığı belirtilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda;mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; davacıya ait boya, banyo bataryası ve musluk türü malzemeler, 27/04/2016 tarihinde haczedilmiş, davalı aleyhine açılan menfi tespit davasının 25/05/2018 tarihinde kesinleşmiş olup, söz konusu malzemenin 2 yıl 4 ay boyunca hacizli kaldığının anlaşıldığını, boya cinsi malzemenin kullanım ümrünün 2 yıl olduğu,
daha sonrasında niteliğinin değişeceği ve kullanılamaz hale geleceği değerlendirildiğini, davaya konu batarya ve musluk malzemelerinin mevcut durumu hakkında dosyada bilgi ve belgenin mevcut olmadığını, bu malzemelerin saklama koşulları bilinmemekte olup, hasarlanıp hasarlanmadığı ve ne ölçüde değer kaybettiği belirlenmediğinden bu malzemelerin sebebiyle davacı şirketin zararının mevcut olup olmadığının tespit edilemediğini, davacıya ait boya cinsi malzemenin dava tarihi itibariyle güncel değerinin 7.130,00 TL banya bataryası ve musluk türü malzemelerin ise 14.270,00 TL değerinde olduğunun tespit edildiğini,
davacı şirketin niteliği değişen ve kullanılmaz hale gelen boya malzemesi sebebiyle dava tarihi olan 24/10/2019 tarihi itibariyle zararının 7.130,00 TL olarak hesaplandığını, davacı şirketin dava tarihinden itibaren haczedilip de bozulan boya malzemesi sebebiyle uğradığı 7.130,00 TL maddi zararın(güncel) dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte avans faizile birlikte ödenmesinin talep edebileceği anlaşılmakta olduğunu, davacı şirket, haciz sebebiyle araçları üzerinde tasarrufta bulunamadığı ve zarara uğradığını ileri sürdüğünü,
icra dosyasında davacı şirkete ait ... plaka sayılı 2000 model ... marka araç üzerinde davalı şirketin haciz dışında çok sayılı haciz olduğu görüldüğünden, aracın kullanılamaması sebebiyle zarar hesabı yapılmamış olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun m.58 hükmünde manevi tazminat davasının şartları düzenlenmiş olup, kusura dayalı sorumluluk söz konusu olduğunu, bu itibarla alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa da kusurlu olması da gerektiğini, davaya konu olayda davacı lehine manevi tazminata hükmedilip edilmeyeceğinin mahkemenin takdirine bırakıldığı;
davalı tarafından icra takibine konu alacağın takipten önce ödenmesinei rağmen icra takibine konu edilmesi nedeniyle haksız haciz işleminde davalının kusuru bulunduğu, ancak manevi tazminat adı altında hükmedilecek paranın zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olması gerektiği fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasında amaç edinmediği hususları dikkate alınarak davanın kabulüyle; davacının manevi tazminat talebinin kabulüyle, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacının maddi tazminat talebinin kabulüyle, 7.130,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
13/10/2022 Katip ... Hakim ...
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/779, K. 2022/899, 13 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama