KÜNYE
T.C. Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2023
- T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/41 Esas - 2023/398
- Esas no
- 2023/41 Esas
- Karar no
- 2023/398 Karar
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
- Vekili
- ... - ...
- Davalı
- ... BAŞKANLIĞI - ...
- Vekili
- ... - ...
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 20/01/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
923 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın 30/08/2021 tarihinde yolun karşısına geçmeye çalışan At cinsi hayvanın araca çarpması sonucunda maddi hasar meydana geldiğini, sahipsiz hayvanların toplatılmasından davalı belediyenin sorumluğu olduğunu, aracın sigortalısına 10/12/2021 tarihinde 50.000,00 TL, 30/03/2022 tarihinde de 39.500,85 TL olmak üzere toplam 89.500,85 TL hasar bedelinin rücuen tazmini için davalı belediyeye karşı Adana Genel İcra Dairesinin 2022/...
Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, davalının borca itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... D. İş sayılı dosyası üzerinden tespit yapıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamını mahkeme masrafının ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, husumet ve görev yönünden itiraz ettiğini, görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğunu, kazaya neden olan At ile ilgili olarak güçten düşmüş hayvan tanımına girip girmediği hakkında net bir bilgi bulunmadığını, müvekkili idareye Adana Valiliğinden veya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden kazaya karışan at ile ilgili herhangi bir şikayetin gelmediğini, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
Dava, itirazın iptali davasına ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir.
Görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22/03/1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/11564 Esas-2019/7614 Karar sayılı ve 17/06/2019 günlü ilamı).
Dosyanın incelenmesinde, davacı ve davalı arasında sigorta ilişkisi bulunmadığı, davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalısına ait aracın kullanımının hususi nitelikte olmasına göre dava dışı sigortalının ve davalı belediyenin tacir olmadığı, sigortalısının halefi sıfatıyla eldeki davayı açan sigorta şirketinin sigortalısının sahip olduğu hak ve yetkiden fazlasına ve farklısına sahip olamayacağı, bu sebeple uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmayıp haksız fiile dayalı rücuen tazminat niteliğindedir. Davanın açıklanan niteliğine göre, uyuşmazlıkta mahkememiz görevli değildir; görevli mahkeme genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/... Esas-... Karar ve 25/02/2021 günlü ilamı da bu yöndedir.
Tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi gereğince görev hususunun kamu düzenine ilişkin ve dava şartı niteliğinde olduğu, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağının belirtildiği, davanın niteliği itibariyle mahkememizin görevli olmadığı,
uyuşmazlığın çözümünde görevli ve yetkili mahkemenin genel görevli asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, taraflarca yasal süresi içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/41, K. 2023/398, 11 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama