KÜNYE
T.C. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Adana Asliye Ticaret 2. Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2022
- Esas no
- 2017/580
- Karar no
- 2022/581
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... (T.C.:...
- Vekilleri
- Av. ... - ...
Karar Metni
2.364 kelime·12 dk okuma·18 bölüm
Av. ... - ... DAVALI : ...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/06/2015
MAHKEMEMİZİN BİRLEŞEN 2015/... ESAS, 2015/... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVACI : ... (T.C.:...)
VEKİLLERİ
Av. ... - ...
DAVALILAR
1-.... - ... 2-... T.C.:...) - ...
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 08/09/2015
KARAR TARİHİ : 27/12/2016
YAZIM TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : 03/06/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
ASIL DAVADA DAVANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 19.06.2015 günü dava dilekçesinde özetle 04.10.2007 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkili ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'nin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile,
kaza tarihinden itibaren ya da dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi veya yasal faizi ile birlikte 1.000,00-TL maddi tazminatın, davalı ... şirketinden tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı ... şirketinden tahsilini talep ve dava etmiş davcı vekili ayrıca yine mahkememizin 2015/... esas sayılı dosyasında aynı kaza nedeni ile kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsü ve işleteni olan davalılar ... ve ...'den de 1000,00-TL maddi tazminat ile 20.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 01.09.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile birleşen dosya davalıları (... ve ...) yönünden 71.849,01-TL, asıl dosya davalısı (... Sigorta A.Ş) yönünden 80.000,00-TL olmak üzere toplamda 151.849,01-TL'ye yükseltmiştir.
ASIL DAVADA SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ...Ş vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde, kazanın 04.10.2007 tarihinde meydana geldiğini, bu nedenle zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini, yagılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ...'e dava dilekçesi, ön inceleme ve tahkikat duruşma günleri usulünce tebliğ olunmuş davalılar duruşmalara katılmadığı gibi yazılı yada sözlü bir cevap vermemiş ve kendisini bir vekille temsil ettirmemişlerdir
BİRLEŞEN DAVADA DAVANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.10.2007 tarihinde davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın ... Mahallesi 4. Sokak istikametinden 6. Sokak istikametini takiben seyri esnasında karşı istikametten gelen müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile çarpışması sonucu maddi ve manevi zarar meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 1.000,00-TL maddi ve 20.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 21.000,00-TL tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalıların cevapları alınamamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici iş göremezlik, kalıcı maluliyet tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakı, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiş, davacının ve davalıların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmıştır.
SGK tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.
Kusur bilirkişi ...'ya ait 21.12.2015 tarihli raprorunda; ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu, motorsiklet sürücüsü ...'in ise kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı bildirilmiştir.
Davalı vekili tarafından kusur raprouna itirazda bulunulması üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesin'den alınan 08.04.2016 tarihli kusur raporunda; otomobil sürücüsü ...'ın %80 oranında kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsü ...'in kusursuz olduğu, kimliği yayaların yol içinden yürümüş olmaları olay üzerine %20 oranında etken olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce alınan ilk kusur raporunda da davacıya kusur atfedilmediği anlaşılmakla bu rapor hükme esas alınmıştır.
Davacının maluliyet durumunun tespiti için Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına sevki yapılmış ve 08/10/2015 tarihli raporda; ...'in çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliğinde şahısın mesleği düz işçi kabul edilerek ve yaşa göre hesaplandığında meslekte kazanma gücü azalma oranının %26 olduğunu, geçici iş göremezlik için ön görülen sürenin 135 gün olduğu belirtilmiştir.
Aktüer bilirkişi ...'e ait 25.08.2016 tarihli raporunda. 04.10.2007 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı ...'in maluliyet oranına göre davacının uğramış olduğu zararın 151.849,01-TL olduğu, kaza tarihinde geçerli olan kişi başına sakatlanma ve ölüm sigorta limiti 80.000,00-TL olduğundan ve davacı talebi bu limiti aştığından davalı ...Ş'nin 80.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere diğer davalılar ... ve ... ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu,
... ve ...'ın ise maddi zararın tamamından sorumlu olduklarını, davacı için hesaplanan tazminat alacağına davalı ...Ş yönünden dava tarihi olan 19.06.2015 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 04.10.2007 tarihinden itibaren yasal temerrüt faizi işletilmesi gerekeceği bildirilmiştir. Mahkememizce alınan bu rapor usul ve yasaya uygun denetime olanak vermesi dosya içeriği bilgi ve belgelerle uyumlu olması nedeni ile hükme esas kabul edilmiştir.
Davacı vekili 01.09.2016 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek birleşen dosya davalıları (... ve ...) yönünden 71.849,01-TL, asıl dosya davalısı (... Sigorta A.Ş) yönünden 80.000,00-TL olmak üzere toplamda 151.849,01-TL'ye yükseltmiştir.
Davacı vekili tarafından 22.09.2016 tarihli dilekçe ile davalı ...Ş ile sulh olduklarını ve bu davalı yönünden alacaklarının 80.000,00-TL lik kısmını tahsil ettiklerini davalarının konusuz kaldığını beyan ettikleri görülmüştür.
Davalı ...Ş. vekili tarafından sunulan 03.10.2016 tarihli dilekçe ile davacı tarfla sulh olduklarını ve söz konusu ödemeyi yaptıklarını, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ettikleri dilekçe ekinde makbuz ve ibraname sundukları görülmüştür.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine ait 08.05.2017 tarih, 2017/... esas ve 2017/... karar sayılı kaldırma kararı ile; davalılar ... ve ... aleyhine Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/... esas sayılı dosyasında açılan maddi ve manevi tazminat dosyası asıl dosya ile birleştirilmiş ise de dosyaların incelenmesi sonucu birleşen dosyanın davalıları ... ve ...'a birleşen davanın dava dilekçesi tebliğ edilmeden taraf teşkili sağlanmadan karar verildiği,
taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve mahkemelerce resen gözetilmesi gerektiğini, bu nedenle mahkemece yapılacak iş birleşen davanın dava dilekçesinin adı geçen davalılara HMK'nun 122. Maddesi uyarınca tebliğ edilip müteakip usuli işlemler yerine getirildikten sonra davalılar tarafından gösterilmesi halinde delilleri toplandıktan sonra işin esasın hakkında hüküm kurulması gerektiğini bu nedenle önceki hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası mahkememizce birleşen dava davalılarına usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesine ait 22.05.2019 tarihli raporunda; ...'in 04.10.2007 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması nedeniyle Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerinden yararlanılarak E cetveline göre %14.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin 04.10.2007 tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği yönünde rapor sunulmuştur.
Davacının trafik kazasından sonra başvurduğu ... Eğitim Hastahanesi Komutanlığının hastaya operasyon önerildiği ancak kendi istediği ile operasyonu kabul etmediği, bu durumun maluliyetin derecesine etkisi hususunda İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesine ait 06.12.2021 tarihli cevabi raporunda; açık tibia kırıklarının hastane ortamında ilk bir kaç saatte uygun tedavisinin başlaması halinde ortaya çıkan tedavi sonuçlarının hastane dışında konservatif tedavi yöntemleri ile takip edilen vakalara oranla daha iyi sonuçlandığı tıbben bilinmekle birlikte kişinin tüm güncel tıbbi uygulamalar eksiksiz yapılsaydı bile maluliyet durumunun ne olacağı hususunda ön görüde bulunmanın tıbben mümkün olmadığı yönünde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi ...'e ait 04.04.2022 tarihli raporunda; 04.10.2007 tarihinde meydan gelen trafik kazası neticesinde sigortalının %80 kusur durumuna ve %14.3 maluliyet oranına binaen davacı ... için sigorta şirketi ödemesinin güncellenerek tenzili neticesinde bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 163.392,23-TL olduğu, 9 aylık iyileşme (iş göremezlik) dönemine ilişkin tazminat tutarının 3.920,00-TL olduğu ve aracın kullanım amacının hususi olduğu yönünde rapor sunulmuştur.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.
Manevi tazminat yönünden; hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği, murisin, hak sahiplerinin ve davalıların kaza tarihindeki yaşı, geliri, sosyal ve ekonomik durumları, destek süreleri, kusur durumu, paranın satın alma gücü, kaza tarihi dikkate alınarak tazminat belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir (HGK 23/06/2004, 13/291-370).
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle.
04.10.2007 tarihinde meydana gelen ve davacının sürücüsü olduğu ... plakalı motorsiklet ile karıştığı kazada yaralandığı, yaralanması nedeni ile asıl davada kalıcı maluliyet talebinde bulunduğu, alınan kusur bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğu, kusur raporuna yapılan itirazlar akabinde ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda da davacının kusursuz olduğu, ancak sigortalı araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğu,
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından verilen raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşletmeliği Yönetmeliği hükümlerine göre davacının %26 oranında maluliyetinin bulunduğu, aktüer bilirkişi tarafından sunulan rapordan sonra davacının davasını ıslah ettiği, ıslahtan sonra davalı ... şirketi yönünden sulh protokolü ibraz edildiği ve tarafların sulh olduğu, yapılan yargılama sonunda verilen hükmün, Gaziantep BAM tarafından birleşen davanın taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm kurulması nedeniyle kaldırıldığı,
taraf teşkili sağlandıktan sonra ATK'dan alınan ilk raporda Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre davacının %14,3 oranında maluliyetinin bulunduğu, davacının kazadan sonra operasyon önerisini kabul etmemesi nedeniyle alınan ikinci raporda; bu durumun maluliyete etkisinin tıbben tespitinin mümkün olmayacağının belirtildiği,
aktüer bilirkişiden alınan raporda, davacının almış olduğu ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak yapılan hesaplamada, davalı ... şirketinin yaptığı ödemenin yetersiz olduğu kanaati ile güncel verilere göre ve TRH-2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak suretiyle yeniden yaptığı hesaplamada; davacının 163.392,23-TL tazminat talep edebileceğinin hesaplandığı, mahkememizce asıl davada davalı ... şirketi ile sulh gereğince ibraname verildiği dikkate alınarak asıl dava hakkında davanın konusuz kaldığı, birleşen davanın işleten ve sürücü yönünden açıldığı,
davacı vekilinin 01.09.2016 tarihinde asıl ve birleşen davalar yönünden ıslah talebinde bulunduğu ve davalı işleten ve sürücü için poliçe teminat limitini aşan 71.849,01-TL'lik kısım için davasını ıslah ettiği, davacının sürücü belgesiz olması, kaza neticesinde tibia ve fibila şaft kırığı meydana geldiği ve dizlik takmadığı ayrıca kazanın hemen akabinde ameliyat hazırlığı yapıldığı, hasta yakınları tarafından ameliyatın kabul edilmeyip davacının taburcu edildiği, 2015 yılı ve sonrasında davacının ardışık 5 ameliyat olduğu ve kırığın kaynamaması denilen kısalık meydana geldiği, nitekim Yargıtay Hukuk 17. Dairesinin bir kararında da;
"....Eğer zarar gören kendinden beklenilen tedbirleri almazsa, birlikte kusur (mütefarrik kusur) işlemiş sayılır. Zararın ve dolayısıyla tazminatın belirlenmesinde mağdurun çalışma gücünden yoksun kalmasını azaltacak bir ameliyata ya da tedaviye rıza gösterip göstermemesi özellikle gözönünde tutulması gerekir ...." şeklinde belirtildiği (Y,17.
H.D.'nin 2019/4602 E.,2020/6901 K.), bundan başka yine Yargıtay Hukuk 17. Dairesinin başka bir kararında "...dosyada aldırılan ATK raporuna göre davacının yaralanmasının, sağ femur ve tibia-fibula cisim kırıkları ve sağ tibia distali anteriorunda minimal kırık şeklinde olduğu görülmüş olup, bu durumda, davacının kazalı motosiklete koruyucu ekipman kullanmaksızın (dizlik v.s) bindiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılması gerekmektedir..." (Y.17.H.D.'nin 2016/9418 E., 2019/3611 K.) şeklinde karar verildiği, davacının sürücü belgesinin olmaması,
kaza esnasında dizlik takmaması ve hastahane tarafından tavsiye edilen operasyonun kabul edilmemesi hususlarının müterafik kusur teşkil ettiği, hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı (71.849,01-TL X%20(-)= 57.479,21-TL), bundan başka tazminatta indirimi gerektiren başka bir nedenin bulunmadığı, birleşen davada işleten ve sürücü yönünden tazminat talep edilmekle kaza tarihinden itibaren yasal faiz talebinin yerinde olduğu,
davacının manevi tazminat talebi yönünden ise kaza tarihi, kazanın meydana geldiği tarihteki ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile paranın satın alma gücü, kusur durumu ve müterafik kusur hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının 5.000,00-TL manevi tazminat talebinin yerinde olduğu kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
Davalı ... şirketi mahkememize gönderilen dilekçede; davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediği, davacının talep etmiş olduğu 80.000,00TL maddi tazminatın yargılama aşamasında tahsil edildiği, bu kısım yönünde dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş olup, dava tarihi itibari ile davacının dava açmakta haklı olduğu kabul edilerek davalı ... şirketi aleyhine yargılama giderlerine hükmolunması düşünülmüş ise de davacı tarafında kabul edilen ve davalı tarafından dosyaya sunulan davacıya yapılan ödemeye dair belge incelendiğinde;
davacıya yargılama gideri olarak 3.375,00-TL ödeme yapıldığı, mahkememizce kaldırma kararı öncesindeki yapılan yargılama giderlerinin davalı ... şirketi tarafından ödendiği, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama giderinin ise kabul veya red oranına göre paylaştırılması gerektiği, takdiri indirim sebebi olarak reddedilen kısım yönünden davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiği anlaşılmış olup,
ayrıca davacı taraf kaldırma kararı öncesindeki yargılamaya ilişkin davalı ... şirketinden 80.000,00-TL üzerinden vekalet ücretini tahsil etmiş olması nedeni ile bu meblağ üzerinden davacıya yeniden vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
Katip ... · e- imzalıdır Hakim ... · e- imzalıdır
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/580, K. 2022/581, 3 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama