KÜNYE
T.C. Adana
- Mercii
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2022
- T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2018/194 Esas - 2022/228
- Esas no
- 2018/194 Esas
- Karar no
- 2022/228
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- ... - ...
- Davalı
- ... ŞİRKETİ - ...
- Vekili
- ... - ...
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 16/12/2014
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
1.613 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/07/2014 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın kaza yapması sonucu araçta yolcu bulunan müvekkilinin yaralanarak malül kaldığını, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunduğunu belirterek 1.000,00.TL maddi tazminat tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari veya yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 13/02/2017 tarihli ıslah dilekçesinde ise dava değerini 13.672,69.TL arttırarak toplam 14.672,69.TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi' ne gönderilmesi gerektiğini belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın usulden yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacıya ait tedavi evrakları, hazırlık dosyası, trafik kayıtları, hasar dosyası celp edilmiş, ekonomik sosyal durum araştırması yapılmış, dava konusu olay nedeniyle davacıya her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı SGK dan sorulmuş, davacıda oluşan maluliyet oranı tespit edilmiş, kusur ve hesap bilirkişisinden raporlar alınmıştır.
30/07/2014 tarihinde sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç ile ... yönetimindeki ... plakalı araç arasında meydana gelen ölümlü ve yaralamalı trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacı yaralanmıştır.
... plakalı araç kaza tarihini de kapsayacak şekilde ... Şirketi tarafından ZMMS ile sigortalanmıştır.
Kusur bilirkişisi Makine Mühendisi ... mahkememize verdiği 04/05/2015 havale tarihli raporunda, 30/07/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...' ı n %100 oranında kusurlu olduğunu, ... plaka sayılı kamyonet sürücüsü ... 'ın ise kusursuz olduğunu belirtmiştir.
Davacı tedavi evrakları ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı' na sevk edilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu Başkanlığı tarafından tanzim edilen 30/11/2016 tarih ve ... sayılı raporda, davacının geçirmiş olduğu kaza sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre meslekte kazanma gücünün %2.1' oranında kaybettiği belirtilmiştir. Davacı vekili bu rapora süresinde itiraz etmemiş, 07/02/2017 tarihli duruşmada rapora itiraz etmiştir.
Hesap Bilirkişisi ...'nun dosyaya sunmuş olduğu 01/02/2017 tarihli raporunda; davacının iş kaybından kaynaklanan zararının 14.672,69 TL olduğu belirtilmiştir. Bu raporda PMF yaşam tablosu ve progresif rant formolü esas alınmıştır. Davacı bu rapora itiraz etmemiş, davasını bu rapordaki miktar üzerinden ıslah etmiştir.
Mahkememizin 2014/... E. 2017/... K. sayılı kararı ile, açıklanan bilirkişi raporu esas alınarak; "davanın kabulüne, 14.672,69.TL' nin dava tarihi olan 16/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmiştir.
Bu karar, davacı vekilinin istinaf etmesi üzerine, Gaziantep BAM 17. H.D.'nin 29/11/2017 tarihli 2017/... E. 2017/... K. sayılı kararı ile; "davacı vekili tarafından dosyaya sunulan, ... Üniversitesi ...
Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 14.10.2015 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının % 16 oranında özürlü olduğu bildirilmişken, mahkemenin ara kararı üzerine davacının maluliyetine ilişkin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30.11.2016 tarihli raporda ise davacının % 2,1 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği belirtilmiştir.
Her iki rapor da kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne uygun düzenlenmediği gibi, maluliyet oranları bakımından ciddi anlamda çelişki içermekte olup bu çelişki giderilmeden karar verilemez.
Bu sebeple mahkemece, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun şekilde davacının maluliyet oranının tespitine ilişkin raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli, davacının maluliyet derecesi ve oranını belirleyen rapor alınıp istinaf sebeplerine göre taraflar lehine oluşan kazanılmış haklara da dikkat edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmediğinden" kaldırılmıştır.
Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 6. Maddesi'nde genel kurulun oluşumu düzenlenmiş ve madde başlığı da "Genel Kurul" iken 3/11/2016 tarihli 6754 sayılı kanun ile. "Adli Tıp Üst Kurulları" olarak değiştirilmiş, ayrıca genel kurulun görevlerinin düzenlendiği 15. maddenin başlığı da yine "Adli Tıp Üst Kurulları" olarak değiştirilmiş, keza çalışma usullerinin düzenlendiği 23. maddede yer alan "Genel Kurul" ibaresi de değiştirilmiştir.
Geçici 7. Maddede ise; bu kanunla Adlî Tıp Kurumu bünyesinde yeni kurulan ihtisas kurulları ile üst kurullar, 1/1/2018 tarihinde göreve başlar. Bu tarihe kadar kurulların oluşumu tamamlanır. Kurulların göreve başlayacakları tarihe kadar, Adlî Tıp Kurumu Genel Kurulu ve ihtisas kurulları mevcut görevleri kapsamında çalışmaya devam eder. Belirtilen kurullar göreve başladığında dosyalar, 6 ncı ve 7 nci maddelerde belirlenen görevler kapsamında ilgili kurullara devredilir.
Düzenlemesi getirilmiştir. Bu nedenle dosyanın ATK 2. Üst Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. ATK 2. Üst Kurulu 05/03/2019 tarihli yazısı ile; dosyanın hiçbir işleme tabi tutulmaksızın iade edildiği bildirilmiştir. Bu yazıdan sonra davacı vekili dosyanın Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'na gönderilmesini istemiştir. ÇÜTF Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 27/04/2021 tarihli raporunda.
Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre kişilerin sadece malul olup olmadıklarını saptamanın mümkün olduğu, meslekte azalma gücü oranını hesaplamanın mümkün olamayacağı, bu nedenle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacıda %2.1 oranında kalıcı beden gücü kaybı oluştuğu, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
İstinafın kaldırma kararında da belirtildiği üzere; dava konusu poliçenin düzenlendiği ve kazanın meydana geldiği tarihe göre Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği esas alınması gerekiyor ise de; benzer dosyalarda Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği' ne göre rapor düzenlenmesi istenilen durumlarda Adli Tıp Kurumu'nun cevap yazılarında belirttiği üzere; Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği sadece çalışma gücü kaybıyla ilgili olup, herhangi bir oran içermediği gibi A,B,C,D,E cetvellerinin de bulunmadığı, çalışma gücünün %60 ını kaybettirecek arazların yer aldığı, Ek1 bölüm bulunduğu, Ek3 bölüm bulunmadığı cihetle,kıyasen de olsa bu yönetmeliğe göre kalıcı ve geçici işgörmezlik oranlarının tespitinin mümkün olmadığı gözetilerek itirazın reddine karar verilmiştir.
Hesap bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 03/11/2021 havale tarihli ek raporda; TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülü esas alınarak yapılan hesaplamaya göre, davacının kalıcı iş gücü kaybından dolayı 35.496,62 TL zararının bulunduğu belirtilmiştir.
İstinafın kaldırma kararından önce alınan maluliyet raporuna davacının süresinde yaptığı bir itiraz yoktur. Süresinden sonra duruşmada sözlü olarak itiraz etmiştir. Üstelik bu rapor esas alınarak hazırlanan tazminat raporuna davacı itiraz etmemiş ve davasını bu tazminat raporuna göre ıslah etmiş, önceki karar davacı tarafından maluliyet yönünden istinaf edilmiştir.
Bu hususlar ve usuli kazanılmış haklar dikkate alındığında, istinafın kaldırma kararının maddi hataya dayandığı kanaatine varılmıştır. Aksi düşünüldüğünde de, kaldırma kararından sonra ÇÜTF Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın düzenlediği raporda da, maluliyet oranı %2,1 olarak belirlenmiştir.
Kazanılmış haklar gözetilerek (tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) ve ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, %1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nun 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği de dikkate alınarak,
davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerekmektedir. ( Yargıtay 17 HD 2019/6352 E. 2020/8575 K., 2020/2598 E. 2021/34 K., 2020/3949 E. 201/2563 K., Ankara BAM 2021/687 E. 2021/681 K. ,HGK'nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar, Yargıtay 17. HD 2019/4785 E. 2021/398 K. , Yargıtay 4. HD 2021/14906 E. 2021/2639 K. , 2021/16373 E. 2021/2959 K.).
Kaldı ki davacının kazadan sonra 2018 yılında sigortalı işte çalışmaya başladığı, asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği davacı vekilinin ibraz etiği hizmet cetvelinden anlaşılmaktadır. Diğer yandan bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile, diğer (bilirkişi raporuna itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğar.
Yani, bir taraf bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğerinin itirazı (veya mahkemenin kendiliğinden gerekli görmesi) üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılır (veya aynı bilirkişiden ek rapor alınır) ve ikinci bilirkişi raporu (veya ek rapor) birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden ve bununla diğer (itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğundan, mahkemenin ilk bilirkişi raporuna göre karar vermesi gerekir (Kuru, B., Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s. 2753, HGK 2018/10(21)-94 E. 2021/111 K)
2918 Sayılı KTK'nun 85 /1 maddesinde işletenin sorumluluğu düzenlenmiş, 91/1 maddesinde; "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü getirilmiştir. Devam eden maddelerde ise zorunlu trafik sigortasının kapsamı düzenlenmiştir. ZMSS, motorlu bir aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işletenin zarara uğrayan 3.kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitlerle sigortalamaktadır.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın sürücüsünün %100 oranındaki kusuru ile sebebiyet verdiği kazada davacının kusursuz olduğu, bu kazada yaralanan davacının %2,1 oranında malul kaldığı, sürekli iş gücü kaybına uğradığı, davanın bu nedenle kaynaklanan zararın tazmini için açıldığı, meydana gelen zarardan ... A.Ş.'nin KTK'nın 91. vd. maddeleri gereğince zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olarak poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğu, zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak davanın 14.672,69 TL üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · E-İmza Hakim ... · E-İmza
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/194, K. 2022/228, 24 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama