KÜNYE
T.C. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Adana
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2022
- Esas no
- 2019/399
- Karar no
- 2022/547
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ....
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ... - ...
Karar Metni
1.573 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Av. ... - ... DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 02/11/2009
KARAR TARİHİ : 24/05/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili ile davalı arasında tarihsiz ... sayılı Sermaye Piyasası Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden daha sonra davalı aracı kurumun hukuka aykırı olarak yapmış olduğu borsa ve sermaye işlemlerinden dolayı müvekkilinin maddi olarak zarara uğradığını, fazlaya ilişkin talep ve alacak hakları saklı kalmak üzere 10.000,00.TL' lik kısmının temerrüt tarihi olan 30/09/2009 tarihinden itibaren Merkez Bankası avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01/04/2011 tarihli dilekçe ile dava değerini arttırarak toplam 52.181,74.TL' nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; müvekkili şirketin davacının talimatına aykırı olarak bir alım satım işlemi yapmadığını, davacının alım satım yapılmaması için telefon aracılığıyla talimat vermediği iddiasının doğru olmadığını, yeni bir emir verilmeden işlem yapılmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında akdedilmiş çerçeve sözleşme gereğince davacı için ... nolu hesap açıldığını, davacının sözleşme hükümlerinin verdiği imkan dahilinde ... nolu hesabı için telefonda talimat verdiğini ve bu doğrultuda işlemler yapıldığını, bu talimatlara ilişkin davacıya ait ses kayıtlarının bulunduğunu,
davacının alım satımlar sonucu uğradığı kazanç kaybının bulunmadığını, aksine malvarlığındaki değerlerinin arttığını, davacının gabin nedeniyle akdedilmiş çerçeve sözleşmenin geçerliliği konusundaki gabin iddiasının somut vakıalar ve delillerle ispat etmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava alacak talebine ilişkin olup, davacı ile davalı arasında Sermaye Piyasası Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi imzalandığı, davacının talimatı dışında davalı aracı kurum tarafından yapılan işlemler nedeniyle davacının zarara uğradığı belirtilerek uğranılan zararın tazmini talep edilmiş, davalı savunmasında, yapılan işlemlerin davacı tarafından verilen telefon talimatları doğrultusunda yapıldığını savunmuştur.
Taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğu ve davalı aracı kurum tarafından işlemlerin gerçekleştirildiği hususu ihtilaf konusu değildir. İhtilaf, yapılan işlemlerin davacının talimatı doğrultusunda gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, yapılan işlemler sonucunda davacının zarara uğratılıp uğratılmadığı, zarar oluşmuş ise bu zarardan davalının sorumlu olup olmadığı noktasından kaynaklanmaktadır.
Mevzuat gereği davalı kurum tarafından yapılan tüm telefon görüşmeleri kayıt altına alınmaktadır. Mahkememiz tarafından ses kayıtlarına ilişkin CD ve ses kayıtlarının yazıya dökülmüş hali dosyaya celp edilmiş, CD ve konuşma dökümlerine itiraz edilmesi üzerine dosya İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkeme'sine gönderilmiş, mahkeme tarafından oluşturulan bilirkişi heyeti davalı kurum kayıtları üzerinde yapmış oldukları inceleme sonucunda dosyaya ibraz ettikleri raporlarında, davacı ile davalı arasında yapılan en son konuşmanın 17.08.2009 tarihinde gerçekleştirildiği, bu konuşmada davacı tarafından "işlem yapılmaması" hususunda talimat verildiği, davalı tarafından bu talimata aykırı olarak işlem gerçekleştirildiği belirtilmiştir.
Bozmadan önce alınan 25/03/2011 tarihli rapor ve 28/09/2011 tarihli ek raporda; davacının davalıya emanet etmiş olduğu hisse senetlerinin bilgisi dışında satılması sonucunda uğradığı zararın 22/05/2009 tarihli hesap ekstresinden yararlanılarak portföy değeri hesaplandığını ve portföy yapısının aynen korunması halinde 30/10/2009 tarihindeki varsayılan portföy değerinin karşılaştırıldığında toplam 52.181,74'TL zararın oluştuğu belirtilmiştir.
Davalının SPK tarafından düzenlenmiş raporun dosyaya ibraz etmesi üzerine dosya yeniden İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkeme'sine gönderilmiş, Prof. Dr. ..., Mali Müşavir ... ile Finans uzmanı bilirkişi ...'in 21/04/2015 tarihli raporlarında; SPK tarafından sunulan rapor ve mahkememiz tarafından alınan raporlar karşılaştırılmak suretiyle yeni bir rapor hazırlanmış bu raporda, önceki bilirkişi kurulları tarafından yapılan tespit ve değerlendirmeler aynen benimsenerek teyit edildiği, yine SPK tarafından hazırlanan rapor ile mahkememiz tarafından alınan raporlar arasında çelişki bulunmadığı, raporların aynı paralelde olduğu belirtilerek, davacı zararı 52.181,74.TL. olarak hesaplanmıştır.
Mahkememizin 2009/... E. 2015/...
K. Sayılı kararı ile ; " taraflar arasında "Sermaye Piyasası Araçları Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi" nin imzalandığı, bu sözleşme kapsamında ... nolu hesabın açıldığı, sözleşme ile tarafların Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat gereğince menkul kıymet olarak kabul edilen hisse senetleri, hazine bonoları, banka bonoları gibi sermaye piyasası yatırım araçlarının kıymetler borsasında ve borsa dışında alım satımının yapılması için davalının aracılık yapması hususunda mutabık kaldıkları, sözleşmenin 17.maddesinde "telefonla veya şifahi olarak verilen talimatların işleme konulacağının" belirtildiği,
davacı tarafından 17.08.2009 tarihinde telefon ile davalı aracı kuruma "işlem yapılmaması" hususunda talimat verildiği, ancak, davalı aracı kurum tarafından davacının bu talimatına aykırı olarak işlem gerçekleştirildiği ve bu işlemler sonucunda davacının toplam 52.181,74.TL. zararının oluştuğu, davalı aracı kurum davacının talimatına aykırı olarak işlem yapmak suretiyle oluşan zarardan sorumlu olduğundan, davanın kabulü ile 52.181,74.TL.nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline" karar verilmiştir.
Bu karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11. HD'nin 2016/... E. 2017/...
K. Sayılı ilamı ile; " Mahkemece hükme esas alınan 25.03.2011 tarihli bilirkişi raporunda davacının imzası bulunan 22.05.2009 tarihli hesap ekstresi tarihi itibariyle davacıya ait hisse senedi portföy değeri belirlenmiş, hisse senedi portföy yapısının aynen korunması halinde dava tarihine kadar ulaşabileceği öngörülen değer hesaplanmak suretiyle bu miktar ile 22.05.2009 tarihli hisse senedi portföy değeri arasındaki fark davacının zararı olarak hesaplanmıştır.
Ancak bu hesaplama yöntemi doğru değildir. Dosyada mevcut davalı kurum işlemleri hakkında düzenlenen SPK raporunda davacının talimatı olmaksızın yapılan işlemler belirlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece dosyadaki mevcut deliller değerlendirilmek suretiyle mutabakat tarihi olan 22.05.2009 tarihi ile davacı portföyünün başka bir aracı kuruma devredildiği tarihe kadar davacının talimatı ve onayı olmadan yapılan işlemlerin belirlenip her bir işlem nedeniyle davacının zararının bulunup bulunmadığı tespit edilerek hesaplama yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı" belirtilerek kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olup, İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak Prof. Dr. ..., Mali Müşavir ... ile Finans uzmanı bilirkişi ...'ten bozma ilamında belirtilen şekilde hesaplama yapılması için ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 10/03/2021 tarihli ek raporda; davacının talimatı olmadan 16 adet işlem yapıldığı, bunlardan 6 tanesinin mutakabat tarihinden (22/05/2009) sonra olduğu, 20/08/2009 tarihinde portföyün başka bir kuruma devredildiği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Ayrıca ... hisselerinin talimat olmadan devrinden dolayı 10/03/2021 tarihi itibariyle davacının 19.327,20 TL tutarında temettü kaybına uğradığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporuna taraf vekilleri itiraz etmiştir. Ayrıca davacının portföyü 02/09/2009 tarihinde başka bir kuruma devredilmiştir. Bu nedenle hesaplamanın bozma ilamında da belirtildiği üzere taraflar arasında mutakabatın sağlandığı 22/05/2009 tarihinden 02/09/2009 tarihinde kadar yapılması gerekmektedir. Özellikle 02/09/2009 tarihinden sonra ve hatta dava tarihinden sonra dağıtılan temettüden dolayı davacının bir talepte bulunması mümkün değildir. Bu nedenle aynı heyetten yeniden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Mali Müşavir ... sağlık sorunlarından dolayı heyete katılamamıştır. Ancak ek raporun içeriği gereği bu husus sonuca etkili görülmemiştir. Bu ek raporad;
05.04.2010 tarihli SPK Raporuna göre, davacının portföyünde gerçekleştirilen 94 işlemden 15 tanesine ilişkin asgari unsurları taşıyan emir bulunduğu, 63 tanesine de davacının onay verdiği, kalan 16 işleme ilişkin ise herhangi bir emir/onay bulunmadığı, mutabakat tarihi olan 22.05.2009 ile portföyün başka bir aracı kuruma devredildiği 02.09.2009 arasında, davacının emir ve onayının bulunmadığı altı adet işlemin bulunduğu; buna göre, sadece 29.05.2009 tarihli “...” satım, 10.06.2009 tarihli “...” alım ve satım, 06.07.2009 tarihli “...” alım ve satım ile 09072009 tarihli “...” satım işlemleri bakımından hesaplama yapılmasının gerektiği belirtilerek,
-29/05/2009 tarihli ... hisse senedi satışından 325 TL zarar,
-10/06/2009 tarihli ... hisse senedi alım satımından 200 TL kar,
-06/07/2009 tarihli ... hisse senedi alım satımından 200 TL zarar,
-06/07/2009 tarihli ... hisse senedi satımından 500 TL kar sağlandığı
... hisselerinin davacının emri veya onayı olmaksızın satıldığı 09/07/2009 tarihi ile portföyün başka bir aracı kuruma aktarıldığı 02/09/2009 tarihinde ... hisselerine yönelik temettü dağıtımı gerçekleştirilmediği, bu nedenle davacının 09/07/2009-02/09/2009 tarihleri arasında ... hisse senetleri satışı nedeniyle bir zararının oluşmadığı belirtilmiştir. Bu rapor bozma ilamına, toplanan delillere ve özellikle SPK'nın hazırladığı 05/04/2010 tarihli rapora uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; taraflar arasında "Sermaye Piyasası Araçları Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi" nin imzalandığı, bu sözleşme kapsamında ... nolu hesabın açıldığı, sözleşme ile tarafların Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat gereğince menkul kıymet olarak kabul edilen hisse senetleri, hazine bonoları, banka bonoları gibi sermaye piyasası yatırım araçlarının kıymetler borsasında ve borsa dışında alım satımının yapılması için davalının aracılık yapması hususunda mutabık kaldıkları, sözleşmenin 17.maddesinde "telefonla veya şifahi olarak verilen talimatların işleme konulacağının" belirtildiği,
davacı tarafından 17.08.2009 tarihinde telefon ile davalı aracı kuruma "işlem yapılmaması" hususunda talimat verildiği, ancak davalı tarafından taraflar arasında mutabakat bulunan 22/05/2009 tarihi ile potföyün başka bir aracı kuruma devredildiği 02/09/2009 tarihi arasında davacının bilgi ve talimatı olmadan 6 adet işlem gerçekleştirildiği, bu işlemlerinin 2 tanesinde davacının toplam 525,00 TL zarar ettiği anlaşıldığından davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.
Katip ... Hakim ...
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/399, K. 2022/547, 24 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama